Arabanın durmasıyla Müdire Hanım'a baktı. "Hadi bakalım iniyoruz." Dedi Müdire Hanım. Poyraz kapısını açarak aşağı indi. Müdire Hanım ise Mila'yı kucağına alarak Poyraz'ı kolunun altına aldı.
Danışma ile konuştuktan sonra söylenilen odaya gittiler. Odanın önüne geldiklerinde kapıyı tıklatıp içeri girdiler. İçeride bir sürü insan vardı. Müdire Hanım "Merhaba." Diyerek gülümsedi ve boş olan koltuğa çocukları oturttu.
Poyraz, Müdire Hanım'ın ayakta durmasını istemediği için " Öğretmenim siz oturun ben oturmak istemiyorum." Dedi ve ayağa kalktı. Müdire Hanım Poyraz'ın inat edeceğini bildiği için Mila'yı kucağına aldı ve Poyraz'ın geri yerine oturması için eliyle yan tarafını işaret etti.
Poyraz üstelemeden geri yerine oturdu. Etrafına baktı. Bir sürü insan vardı. Doktor Hanım'ın konuşması ile ona döndü.
"Eveett. Herkes geldiğine göre testimizi yapabiliriz. Önce sizden başlayalım isterseniz Emre Bey?" Dedi Doktor Hanım.
Müdire Hanım, Emre Bey'in odadaki çocukların babası olduğunu tahmin ediyordu. Odada 4 tane genç vardı. 20'li yaşlarında görünüyorlardı. Hepsi sabırsızlıkla test yapılmasını bekliyorlardı.
Poyraz ve Mila'nın doğdukları günlerde Karahan ailesine, çocukları öldü olarak gösterilmişlerdi. Karahan ailesi bunun üzerine kendilerine gelememişlerdi. 6 yıl arayla kardeşlerini kaybetmişlerdi.
1 hafta önce evlerine gelen mektupta Poyraz ve Mila'nın yaşadığı yazıyordu. Karahan ailesi bu durumu biraz araştırdıklarında bunun doğru olduğunu anladılar. Sonrası ise hızla gelişmişti. Yetimhane Müdiresi ile görüşmüş onu buraya çağırmışlardı.
Emre Bey'den kan alındıktan sonra sıra Poyraz'a gelmişti. "Gel bakalım delikanlı. Korkma hiç acımayacak tamam mı?" Dedi Doktor Hanım. "Korkmuyorum zaten." Dedi Poyraz sesine yansıyan küçümseme ile.
Bu cesareti içeridekileri güldürmüştü.
Doktor Hanım gülümseyerek iğneyi yapıp koluna bastırması için Poyraz'a pamuk verdi.
Müdire Hanım sıranın Mila'ya geldiğini anlayınca derin bir nefes alarak ayağa kalktı. Poyraz, Mila'nın iğnelerden korktuğunu bildiği için ayağa kalkarak yanına gitti. Mila, Poyraz'ı görünce kollarını ona uzatarak kucağına almasını istedi.
Müdire Hanım Mila'yı, Poyraz'a verdi. Poyraz kucağındaki Mila ile birlikte koltuğa oturdu. "Korkma bebeğim tamam mı? Bak benim ki hiç acımadı." Dedi kolunu göstererek. Bebeğim kelimesini Müdire Hanım sürekli ona söylediği için o da Mila'ya söylüyordu.
Odadakiler Poyraz'ın, Mila'ya karşı olan sevgisinden dolayı bayağı şaşırmışlardı. Ayrıca bu yaştaki bir çocuk nasıl bu kadar olgun olabiliyordu?
Doktor Hanım gülümseyerek Mila'nın kolunu açtı. Poyraz, Mila'nın olanları anlamaması için kafasını göğsüne yasladı.
Çok geçmeden Mila'nın ağlama sesi duyuldu. Doktor Hanım koluna pamuğu yapıştırdığı anda ağlamaya başlamıştı.
"Ağlama bebeğim bak geçti." Dedi kısık sesiyle. "Abiciii" Diyerek bağırdı Mila. Poyraz kaskatı kesilmişti. Abi mi demişti o?
Müdire Hanım'da Poyraz gibi şaşırmıştı. Abi dememek için inat eden Mila, kendi isteği ile Poyraz'a abi demişti. Poyraz şaşkınlıkla öğretmenine baktı.
"Öğretmenim bana abi dedi duydunuz değil miii?" Dedi sevinçle. Odadakilerden bir kahkaha duyuldu. "Duydum Poyrazcığım." Dedi.
Emre Bey ve eşi çocuklara gülümseyerek bakıyorlardı. Oğulları ise inanmak istemezcesine Poyraz ve Mila'ya bakıyordu. Neden bu kadar güzeldiler? Ailenin bütün güzel genleri neredeyse onlardaydı!
Poyraz'ın yakışıklılığı ve Mila'nın güzelliği göz kamaştırıyordu.
Mila akan burnunu Poyraz'ın üzerine silecekti ki Poyraz son anda olaya müdahale etti. "İğrençsin Mila!" Dedi tiksinerek. Mila ise gülerek ona baktı. Poyraz cebine koyduğu peçetelerden birini alıp Mila'nın burnunu sildi.
"Sonuçlar yaklaşık 2-2 buçuk saate çıkar. Bu karışıklık yüzünden hastanemiz adına özür diliyorum." Dedi Doktor Hanım.
"Bir kafeye gidip orada konuşmamızın bir sakıncası var mı?" Dedi Emre Bey, Müdire Hanım'a bakarak. "Hayır, yok." Dedi Müdire Hanım. Önden Emre bey, arkasından odadakiler çıkarak hastanenin yan tarafında ki kafeye gitmişlerdi.
_____________
"Emre ben, senin adın ne bakayım?" Dedi Emre Bey, Poyraz'a elini uzatarak. "Poyraz." Dedi Poyraz ve Emre Bey'in elini sıktı.
"Miray bende." Dedi Emre Bey'in eşi. Aynı şekilde o da Poyraz'a elini uzattı. Poyraz ismini bir daha söyleme gereği duymadan Miray Hanım'ın da elini sıktı ve Mila'ya döndü.
Mila ise elindeki çatal ile pastayı yemeye çalışıyordu. Poyraz yavaşça çatalı elinden alıp pastadan küçük bir parça alarak Mila'ya yedirdi. "Sen kendi pastanı ye bebeğim. Ben Mila'ya yediririm." Dedi Müdire Hanım.
Yurtta ki bütün çocuklara karşı böyleydi. Sevgi dolu ve sıcak. Bir anne gibi.
Poyraz kafasını sallayarak pastasını yemeye başladı. Yan tarafında Emre Bey'in 4.oğlu Ateş oturuyordu.
Poyraz pastasını yiyor, Ateş onu izliyordu. Diğerleri ise sohbet ediyorlardı.
Poyraz'ın pastası bittiğinde arkasına yaslandı. Ateş, Poyraz'ın portakal suyunu içmediğini fark etti.
"Portakal suyunu neden içmedin? Sevmiyorsan başka bir şey getirsinler." Dedi ilgiyle. Poyraz bakışlarını ona çevirdi. Onunda gözleri yeşildi.
"Portakala alerjim var." Dedi Poyraz. "Öyle mi? Polat abimin de portakala alerjisi var. Bak şu en köşede oturan. Yüzü aynı mahkeme duvarına benziyor. 2. abimiz o. " Dedi Ateş hafif gülümseyerek.
Poyraz bakışlarını oraya çevirdi. Polat'la göz göze geldiğinde hemen bakışlarını çekti. Çok korkutucu bir yüz ifadesi vardı. Ateş hafifçe gülerek Poyraz'a baktı. "Çok korkutucu bir suratı var değil mi? Büyük ihtimalle şuan da benim sana ne dediğimi anlamaya çalışıyor. Neyse çikolatalı milkshake alalım mı sana? Sever misin? Benim en sevdiğim içecektir." Dedi.
"Gerek yok teşekkür ederim." Dedi Poyraz. Başkalarına bir şey aldırmayı sevmezdi. "Kuru kuru gitmez ama alalım bence. Hem bende içeceğim zaten." Dedi Ateş.
"Peki." Dedi Poyraz. Ateş garsonu çağırıp iki çikolatalı milkshake istedi. "Küçük kızı çok seviyorsun sanırım." Dedi Ateş. İsmini bilmediği için böyle hitap etmek zorunda kalmıştı.
Bu olayı bile hastaneye gelmeden önce öğrenmişti.
"Küçük kız değil, Mila. Evet çok seviyorum." Dedi Poyraz bakışlarını önünden kaldırmayarak.
Ateşin "Çok güzel bir kı-" demesine kalmadan Poyraz bakışlarını hızlıca ona çevirmişti. "Evet çok güzel ama sadece bana güzel." Dedi çatık kaşlarıyla beraber.
Ateş kahkaha attı. "Sakin ol şampiyon. Bu yaşta bu kıskançlık fazla değil mi?" Dedi. Poyraz bir şey demeden garsonun getirdiği içeceğinden içti. Ateş'in telefonunun çalmasıyla izin isteyip dışarı çıktı.
Poyraz bir anda yüzüne gelen nesneyle irkilmişti. Elini hızlıca yüzüne götürüp ne olduğuna baktı. Pastaydı. Sol tarafına baktığında eli pasta olmuş ona gülerek bakan Mila'yı gördü.
Müdire Hanım, Miray Hanım ile konuştuğu için bu yaptığını görmemişti. "Öğretmenim lavaboya gidebilir miyim?" Dedi Poyraz. Bir an için kendini okulda hissetmişti.
Müdire Hanım ona baktığında sol yanağının pasta ile kaplı olduğunu gördüğünde şaşkınlıkla kalmıştı. Bakış açısına Mila'nın pasta olmuş elini gördü.
"Dur bir tanem beraber gidelim." Dedi fakat Mila'yı kime bırakacağını bilmiyordu. Polat soğuk ve sert sesiyle "Ben götürürüm." Dedi. Poyraz korkmuş bakışlarıyla ona döndü. Yutkunarak ayağa kalktı. "Zahmet olmasın size." Dedi Müdire Hanım. "Sıkıntı yok." Dedi Polat aynı ses tonuyla.
Polat, Poyraz'ın yanına ilerleyerek onu kolunun altına aldı. "Kaç yaşındasın?" Dedi Polat. Poyraz hakkında tüm bilgileri biliyordu fakat konuşmak için soruyordu. "10 yaşındayım." Dedi Poyraz. Korkuyordu, fakat belli etmiyordu.
Lavaboya geldiklerinde Polat, duvardaki kağıt havludan alıp Poyraz'ın yüzünü silecekti ki Poyraz irkilerek geri çekildi. "Ateş sana ne dedi bilmiyorum ama benden korkmana gerek yok." Dedi Polat sinirlenmişti fakat sesini yumuşatmaya çalışıyordu. Poyraz yutkunarak kafasını salladı.
Elindeki peçeteyle Poyraz'ın yüzünü silmeye başladı. Yüzünü tamamıyla temizledikten sonra dışarı çıktılar. Masaya döndüklerinde herkes ayağa kalkmıştı.
"Hastaneden aradılar oğlum. Sonuçlar çıkmış." Dedi Miray Hanım. Polat kafasını salladı ve Poyraz'ı kolunun altına alarak yürümeye başladı.
Poyraz, Polat'ın bakışlarından ve yüz ifadesinden dolayı korkutucu bir insan olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden de Polat'la göz göze geldiğinde bakışlarını kaçırıyor, yan yana geldiklerinde ise korkusunu belli etmemeye çalışıyordu.