İçeriğe geç

Poyraz

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Poyraz

Bölüm 1

1. Bölüm

Yurt Müdiresi sabah yaşadığı telefon konuşmasından dolayı şaşkındı. Yurtta kalan öğrencilerden ikisinin kardeş olduğunu ve gerçek ailelerinin onları bulduklarına dair hastane çalışanıyla bir görüşme yapmıştı.

'Bunca zaman neredeydiler?' Diye düşündü Müdire Hanım.

Çocukların zaten birbirlerine benzerlikleri ortadaydı fakat Müdire Hanım bu olay hakkında hala şaşkındı. Saatine baktı. Poyraz okuldan gelmiş olmalıydı. Odasında ki aynadan kendine bakıp, üzerini düzeltti ve dışarı çıktı.

Poyraz daha çok küçüktü. Onu evlat edinmek isteyen aileleri genelde reddeder, Mila'yı yalnız bırakmak istemezdi. Bu sefer Mila'da onunla gelecekti fakat Müdire Hanım vereceği tepkiyi kestiremiyordu.

Daha 10 yaşında bir çocuk olmasına rağmen çoğu şeyi biliyordu. Müdire Hanım en çokta Poyraz'ın, Mila'yı kardeşi gibi sevmesi üzerine bugün aldığı telefonla bu olayın doğru olabileceğini anladığında şaşırmıştı. Mila, Poyraz'ın kardeşi olabilirdi.

Müdire Hanım odanın önüne geldiğinde derin bir nefes alarak kapıyı tıklattı. İçeriden gelen "Gelebilirsiniz." Sesiyle kapıyı yavaşça açarak içeri girdi.

Girmişti girmesine ama ne diyeceğini bilmiyordu. Yatağının üzerinde bağdaş kurarak oturan Poyraz'ı gördü. Anladığı kadarıyla elleriyle bir şeyler sayıyordu.

Müdire Hanım yatağın ucuna oturarak "Merhaba Poyrazcığım." Dedi. Poyraz kafasını kaldırarak Müdire Hanım'a baktı. "Merhaba öğretmenim." Dedi.

Müdire Hanım hafifçe gülümseyip "Nasılsın bakalım?" Dedi. Poyraz kaşlarını çattı. Müdire Hanım'ın gözlerindeki ifadeden bir şeyler olduğunu anlamıştı. "İyiyim öğretmenim neden ki?" Dedi.

Müdire Hanım her seferinde Poyraz'ın bu zekası karşısında hayran kalıyordu.

"Poyrazcığım seninle bir konu hakkında konuşmamız gerekiyor. Fakat düşünüp taşınmadan tepki vermeni istemiyorum." Dedi Müdire Hanım.

"Yine mi beni evlat edinmek istiyorlar öğretmenim? Yüz defa söyledim Mila'yı bırakmak istemiyorum." Dedi Poyraz bıkkınca.

Mila'sını bırakmak istemiyordu.

"Bebeğim evlat edinme değil de daha farklı bir şey bu sefer." Dedi Müdire Hanım. "Dinliyorum öğretmenim." Dedi Poyraz.

Yaşına göre gerek hareketleri, gerek konuşması gayet olgundu. 'Büyümüş de küçülmüş" deyimi tam olarak Poyraz'ı ifade ediyordu.

"Başlıyorum o zaman, iyi dinle beni. Bu sabah beni hastaneden aradılar ve senin gerçek aileni bulduklarını söylediler. Bu yüzden bizi hastaneye çağırıyorlar." Dedi Müdire Hanım temkinli bir şekilde.

"Gerçek ailem mi? Öz ailem mi yani? Mila'da benimle gelecekse olur." Dedi Poyraz. Müdire Hanım rahat bir şekilde nefes vererek.

"Mila'yı da götürmeliyiz zaten bir tanem." Dedi Müdire Hanım. Poyraz hızla yerinde doğrularak kaşlarını çattı.

"Mila'yı neden götürmeliyiz öğretmenim? Hasta mı oldu? Ateşi mi çıktı? Öksürüyor mu? Grip mi olmuş? Çok mu hasta? Yanına gidebilir miyim?" Diye hızla sıraladı sorularını.

Müdire Hanım şaşkınlıkla çoktan ayağa kalkmış Poyraz'a baktı. "Hayır oğlum, hiç bir şey olmadı. Hastane çalışanının söylediğine göre...." Müdire Hanım lafını tamamlayamadan Poyraz konuştu.

"Ne söyledi öğretmenim?" Dedi sabırsızlıkla. Müdire Hanım derin bir nefes alarak "Mila senin kardeşin olabilirmiş." Dedi.

Poyraz şaşkınlıkla, Müdire Hanım'a baktı. Ne diyordu o öyle? "Öğretmenim bu imkansız!" Dedi inanamaz bir şekilde. "İmkansız olup olmadığını hastanede göreceğiz bebeğim. Sen üzerini giyin, bende Mila'ya bakayım." Dedi ayağa kalkarak.

Poyraz aynı şaşkınlıkla kafasını salladı.

_____________

Müdire Hanım Mila'yı hazırlamış yetimhanenin kapısında Poyraz'ı bekliyordu. Kendine önem veren bir çocuktu. Saçını yapmadan asla dışarı çıkmazdı. Merdivenden gelen seslerle o tarafa döndü. Poyraz bir mafya edasıyla kasılarak merdivenden iniyordu.

Müdire Hanım kendine engel olamayarak kahkaha attı. Poyraz kaşlarını çatarak ona baktı. Çok havalıydı, Müdire Hanım neden gülüyordu?

Müdire Hanım kendini durdurarak yanına gelen Poyraz'ın elini tuttu. "Gel bakalım küçük adam." Dedi gülüşlerinin arasından. Poyraz kaşlarını daha da çatarak öğretmenine baktı. "Ben küçük değilim!" Dedi hiddetle. Müdire Hanım daha fazla kahkaha atma isteğini içine atarak çocukları arabaya bindirdi.

Kendisi de sürücü koltuğuna geçip hastaneye doğru sürmeye başladı. Bir yandan çocuklardan ayrılacağı için üzülüyor, bir yandan da artık bir aileleri olacağı için seviniyordu.

Gözleri arka koltuğa takıldı. Poyraz, Mila'ya doğru eğilmiş onunla sohbet etmeye çalışıyor, Mila ise onu hiç takmıyordu.

"Prensesim nasılsın? İyi misin? Hep iyi ol tamam mı?"

"Neden cevap vermiyorsun?"

"Küstün mü benimle?"

"Biz kardeş olabilirmişiz biliyor musun? Artık bana abi demek zorunda olacaksın."

"Hayıyyy!!" Dedi Mila bağırarak. Poyraz şaşkınlık içinde kaşlarını çattı.

"Ne demek hayır? Abi diyeceksin tabii kızım. Aramızda 7 yaş var!" Dedi.

"Poyyaş dicem." Dedi Mila. Küçücük kaşlarını çatmış, sinirli bir şekilde Poyraz'a bakıyordu. Poyraz pes ederek Müdire Hanım'a döndü.

"Öğretmenim gideceğimiz yer çok mu uzak?"

"Hayır bir tanem. 15-20 dakikaya varmış oluruz."

Poyraz kafasını sallayarak camdan dışarıyı izlemeye başladı. Ailesini çok merak ediyordu. Fakat Mila onun kardeşi değilse katiyen onu bırakmazdı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.