Mor taşın yok olmasının üzerinden aylar geçmişti.
Bu süre boyunca hiçbir saldırı olmadı.
Hiçbir Pokémon kontrol edilmedi.
Gökyüzü hep maviydi.
Orman huzurluydu.
Pikachu, Charmander, Squirtle, Bulbasaur ve Eevee yine eski günlerdeki gibi birlikte vakit geçiriyordu.
Bir gün büyük bir ağacın altında dinlenirken Squirtle gerinerek konuştu.
"Ne kadar sıkıcı olmaya başladı."
Charmander güldü.
"Geçen sefer de böyle demiştin. Sonra bütün orman ele geçirilmişti."
"Tamam tamam, geri aldım."
Herkes gülmeye başladı.
O gün ormanın daha önce gitmedikleri bir bölgesini keşfetmeye karar verdiler.
Saatlerce yürüdüler.
Sonunda yaşlı ağaçlarla dolu çok eski bir bölgeye ulaştılar.
Burada yaşayan Pokémonlar oldukça yaşlıydı.
Aralarında yaşlı bir Noctowl vardı.
Noctowl onları görünce şaşırdı.
"Siz Pikachu Takımı olmalısınız."
Pikachu utangaç bir şekilde gülümsedi.
"Evet."
Noctowl uzun süre Pikachu'ya baktı.
Sonra garip bir ifade takındı.
"Demek sensin..."
Pikachu şaşırdı.
"Ben miyim?"
Noctowl başını salladı.
"Aynen beklediğim gibi."
Bulbasaur meraklandı.
"Neyden bahsediyorsunuz?"
Noctowl cevap vermedi.
Bunun yerine onları eski taş tabletlerin bulunduğu bir mağaraya götürdü.
Duvarlarda çok eski çizimler vardı.
Pokémonlar...
Kristaller...
Ve mor enerji...
Eevee heyecanlandı.
"Mor taş!"
Noctowl başını salladı.
"Evet. Bu çizimler yüzlerce yıllık."
Pikachu dikkatlice baktı.
Sonra bir şey fark etti.
Duvarlardan birinde kendisine benzeyen bir Pokémon çizilmişti.
Sarı renkli.
Uzun kulaklı.
Elektrik kullanan bir Pokémon.
Pikachu şaşkınlıkla çizime baktı.
"Bu... bana benziyor."
Noctowl yavaşça konuştu.
"Çünkü benziyor."
Ekip bir anda sessizleşti.
"Ne demek istiyorsunuz?" diye sordu Charmander.
Noctowl derin bir nefes aldı.
"Bu tabletlere göre geçmişte de mor taş ortaya çıkmış."
Herkes dikkatle dinliyordu.
"Ama ilginç bir şey var."
"Nedir?" dedi Squirtle.
"Mor taşın gücü bazı Pokémonları etkilemiyormuş."
Eevee hemen sordu.
"Hangi Pokémonları?"
Noctowl gözlerini Pikachu'ya çevirdi.
"Pikachu gibi olanları."
Bir anda mağara sessizleşti.
Pikachu şaşkınlıkla etrafına baktı.
"Benimle ne ilgisi olabilir ki?"
Noctowl başını salladı.
"Bilmiyorum."
"Yani mor taş neden beni etkilemiyor bilmiyor musun?"
"Bilmiyorum."
Bu cevap kimsenin hoşuna gitmedi.
Soruları artmıştı ama cevapları yoktu.
Birkaç gün boyunca bu konu hakkında düşündüler.
Ama hiçbir şey bulamadılar.
Tam o sırada...
Bir gece gökyüzünde yeniden mor bir ışık belirdi.
Pikachu ilk gören oldu.
"Arkadaşlar!"
Herkes dışarı koştu.
Uzakta küçük bir mor enerji sütunu yükseliyordu.
Squirtle gözlerini açtı.
"Yine mi?!"
Bulbasaur homurdandı.
"Bu taş hiç pes etmiyor."
Beş arkadaş hemen olay yerine gitti.
Bu kez karşılarında devasa bir kristal yoktu.
Sadece küçük bir mor kristal parçası vardı.
Ama yine de çevresindeki birkaç Pokémonu kontrol etmişti.
Mor gözlü birkaç Pokémon saldırıya geçti.
Pikachu ileri çıktı.
"Bu sefer hazırız."
Savaş başladı.
Ama bu kez çok kısa sürdü.
Thunderbolt!
Flamethrower!
Water Gun!
Vine Whip!
Swift!
Beş saldırı aynı anda kristale çarptı.
ÇAT!
Kristal hemen parçalandı.
Mor enerji yok oldu.
Kontrol edilen Pokémonlar normale döndü.
Hepsi şaşkınlıkla etrafına bakıyordu.
Squirtle kahkaha attı.
"Bu kadar mıydı?"
Charmander güldü.
"Geçen seferki kadar güçlü değilmiş."
Eevee rahat bir nefes aldı.
"İyi ki."
Ama Pikachu gülmüyordu.
Aklı hâlâ mağaradaki çizimlerdeydi.
Mor taş neden onu etkilemiyordu?
Neden ekip de onun yanındayken etkilenmiyordu?
Bulbasaur bunu fark etti.
"Hâlâ düşünüyorsun değil mi?"
Pikachu başını salladı.
"Evet."
"Belki bir gün öğreniriz."
"Belki."
O gece beş arkadaş büyük bir kayanın üzerinde oturup yıldızları izledi.
Mor taş yine yenilmişti.
Orman yine güvendeydi.
Ama cevaplanmamış bir soru hâlâ duruyordu.
Pikachu ile mor taş arasında nasıl bir bağlantı vardı?
Kimse bilmiyordu.
Belki yarın öğrenirlerdi.
Belki gelecek yıl.
Belki çok daha sonra.
Ama bir şey kesindi.
Bu gizemin cevabı bir yerlerde onları bekliyordu.
Ve bir gün mutlaka ortaya çıkacaktı.
Şimdilik ise beş arkadaş huzurlu bir şekilde yıldızları izlemeye devam etti.
⚡🔥💧🌿🦊