Biliyormusunuz tatile geldiğimiz günün üzerinden beş gün geçti ve biz o beş günü de birlikte sahilde geçirdik. Hayat bir yolculuk, ve bu yolculukta en mutlu olacağım günleri, Antalya'da sahilde, Mehmet'imle geçireceğimi bilmiyordum.
Şimdilerde düşünüyorum da Onu denizde ilk görüşümde, çekinmeden yanına gittiğimde işin bu noktaya geleceğini bilemezdim kabul. Yine de çekim gücü vardı aramızda yoksa boşu boşuna bu kadar cesaretlenmemiştim durduk yere değil mi?
Onun da bana inanılmaz auran var dediginde, beni de ona çeken bir enerji olduğunu kanıtlıyoruz böylelikle. İçimdeki çılgın çocuk ortaya çıkmıştı onun sayesinde. Sürekli müzik dinliyor, dinlerken onu düşünüyor, her şarkı sözünü kendime ve Mehmet'e uyarlıyordum. Sanki tüm aşk şarkıları bizim için yazılmış gibi geliyordu ve bende hem dinleyip hem eşlik ediyordum şarkıya. Deli gibi dans edişim de ayrı komik tabii. Annem bu şaşkın hallerimi anlamış muhtemelen ve sürekli içten içe gülüyor, evden çıkacağım zaman "nereye"diye sormuyordu. Benden bir açıklama beklemiyordu çünkü açıklama yapacağım bir ilişkim olsa eğer mutlaka bahsederim ve bunu biliyor. Bende açıklamak için erken olduğunu düşünüyor ve uygun zamanı kolluyorum açıkcası. Kader'in aşk hayatı ise Mehmet ve benimki kadar ciddi olmasa da , anın tadını çıkarmak için müthiş eğlenceli bir çift oldular. İkisi de gayet keyifli ve bu yüzlerine yansıyor görüyorum. Sabaha karşı eve geldigimiz günlerde Kader'le bu konuları konuştuk elbet. Daha çok Mehmet ve ben üzerine konuşuyoruz, çünkü aramızdaki ciddiyeti her ikimizde farkındayız bu yüzden arkadaşım benim üzülmemi asla istemez. Yine de buralardan döneceğim zaman uzak mesafe ilişkisi olarak ilişkimi yürüyeceğimi anlattım Kader'e. O daha önce uzak mesafe ilişkisi yaşamıştı ve biliyordu zorlukları. Bana sürekli anlatıyordu hatırlıyorum o zamanları, ama insan sevince gözü hiçbirşey görmüyor, bir kez daha kesin bir şekilde anlamıştım bunu.
Yeni uyandığım için yatakta keyif yapıyordum bir yandan da kahvaltının hazır olmasını bekliyordum. Mutfaktan tabak bardak sesi geliyordu , annem kahvaltıyı hazırlıyor anlamına geliyordu bu. Genelde annem seslenene kadar yataktan kalkmazdım , ne zaman ki annem " Hadii kahvaltı hazır çayları koyuyorum" dediğinde yatağımdan fırlar ve mutfağa koşuştururdum.
*****
Evet hikayede baba karakteri eksik eminimki fark etmişsinizdir. Kısaca bu konuya da değinmek istiyorum .
Ben yazar Öyküm Akpil Arslan.
Bu bir kurgudur yine de gerçek hayatta babam vefat ettiği için, kurgu yazarken de baba figürünü yaratmak istemiyorum. Bu yüzden Sinem'in de babası vefat etmiş olarak düşünebilirsiniz. O konuya değinmeyeceğim bilginize:)
Devam edelim...
İşte beklediğim o ses geldi. Annem kahvaltı hazır diye seslenerek beni ve Kader'i mutfağa çağırdı. Hava gerçekten o kadar sıcaktı ki klima çalışmasa muhtemelen eriyip giderdik. Dışarıda serinlemek için de denizi kullanıyorduk biliyorsunuz:)
Bugün diğer günlerden farklı olarak Mehmet'le buluşmayacaktım, çünkü bu günü birlikte geçirmek için anneme ve abime söz vermiştim. Abim Allah'tanki rahat bir tipti , bu yüzden bana karışmazdı. En önemlisi de bana güvenirlerdi. Bende onların güvenini sarsacak birşey yapmamak için elimden gelen özeni gösteriyordum. Biz bu şekilde ailecek çok mutluyduk. Ha birde aileden bir parça gibi olan , evin kızı gibi olan benim canım arkadaşım Kader'de çoğu anımıza, tatilimize ortak olurdu. Benim annemi kendi annesinden çok sever, kendi evinden çok bizim evimizde kalırdı. Biz de onu çok benimsemiştik ve onsuz bir yere gitmiyor sayılırdım.
Derken, ailecek güzel bir kahvaltı yaptık ve masadan kalktık. Bu günü dolu dolu geçirecektik ve gideceğimiz yerlerin planlarını yapmıştık. Planımıza göre birazdan çıkarsak geceye doğru eve gelmiş olurduk. Ve aynen öyle yaptık. Müthiş eğlenceli ve dolu bir gün geçirmiştik. Her yer ne kadar da kalabalıktı? Her türden turistler buraya akın etmiş cadde ve sokaklar aşırı kalabalıktı. Yine de ona rağmen güzel bir gün geçirmiştik ve yorulmuştuk. Gece eve gelir gelmez kendimi duşa attım ve sonrasında Kader'le odamıza geçtik.
Biraz günün dedikodusunu yapmaya başlıyorduk ki odaya bir anda abim girdi. Birşey isteyeceğini düşündüm çünkü kaç saattir beraberdik zaten .
" ne oldu abi?" Diye sordum.
"Yarın buluşacak mısın Mehmet'le " Diye sert bi tavırla sordu bana.
" Sen nerden biliyorsun Mehmet'i?" Dedim.
O anda Kader atıldı lafa " abinle bugün birlikte bi ara yalnız kalmıştık ya , biraz sohbet ettik bende plajda tanıştığımız arkadaşlarımızdan bahsettim" dedi.
O an içimden Kader'e fena kızmıştım. Sana mı düşüyor benim özelimi benim abime anlatmak demek istedim ama sadece içimden geçirdim bu sözleri.
" Ee yani?" Dedim abime.
Bir anda yüzündeki ciddiyet gitmişti ve gülmeye başlamıştı.
" şaka yapıyorum ahmak, seni biraz korkutayım Dedim, kiminle istersen onunla buluş karışacak değilim ya!" Dedi.
İçimdeki o tuhaf korku geçmişti artık. Rahatlama hissi gelmişti yerine. Sorusuna cevap vermem gerekiyordu yine de " sormuşken söyleyeyim bari bil, evet yarın da onlarla buluşacağız" dedim. " Tamam bende yarın dışarıda olacağım zaten , iyi geceler yatıyorum " dedi ve gıcıklığına ışığı kapatıp kapıyı açık bırakıp gitti. Ah bu abiler! Ne kadar da tuhaf varlıklar. Kaç yaşında adamsın yahu , ne zaman bitecek içinizdeki bu çocuksu hareketler diye söylendikten sonra bende uyumak için yatağa yattım.
Yatağı karşımda olan Kader'e " bir daha bana sormadan kimseye birşey anlatma yine de olurmu kanka" dedim.
" Sorun olmayacağını biliyordum bir anlık boş bulundum kusura bakma haklısın " dedi ve yarın sabah erkenden uyanacağımız için artık uyumamız gerektiğinden konuşmamızı kesip derin gece uykusuna yattık.
Beğenip ,yorum bırakmayı unutmayın, sevgiyle ve kitapla kalın ❤️