İçeriğe geç

Plajda Aşk

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Plajda Aşk

Bölüm 4

Dondurma mı? Limonata mı?

Sanırım Atakan ve Kader'de biryerlerde uyumuş olmalılar ki gözümü açtığımda hava aydınlanmıştı ve yanımda Mehmet'ten başka kimse yoktu. Burada böylece uyuyakaldığımızın farkında değildim ve baya üşümüşüm hemen Mehmet'i uyandırdım. "Tatlım uyan sabah olmuş"

Uyurken öyle tatlı görünüyordu ki yanaklarını sıktırıp öpesim vardı ama yapmadım. Gözleri hafif şişmiş , yarı açıktı. Sonunda uzandığı yerden kalktı ve gözlerini ovuşturup "günaydın tatlım, burada uyumuşuz anlaşılan diğerleri nerede"? Diye sordu. Bilmediğimi, Ama biryerlerde onlarında uyukluyor olduğuna emin olduğumu söyledim.

Denizin manzarası eşliğinde güne uyanmıştık, herkes denemeli , insana iyi geliyor diye düşündüm. Sonra canım birşeyler içmek istediği için, Mehmet'e ( limonata alalım mı) diye sordum. O da bana" limonata içmekten bıkmadın mı " Diye güldü. "Önce bizimkileri bulalım ve kahvaltı yapalım , sonra ben sizi şurada meşhur olan bir dondurmacı var oraya götüreyim olur mu"? Diye sorarak gözlerimin içine baktı. Ne yalan söyleyeyim onun teklifi çok daha cazip gelmişti ve onayladım teklifini. Yanağıma bir öpücük kondurdu ve evet bu bir ilkti. Tuhaf ve hoşnut hissettim kendimi. Gülümsedim ve nazikçe yerden kalktım, onun da kalkması için elimi uzattım ve başladık bizim gizli aşıkları bulmaya. Onların gittigi yöne doğru biraz yürüdükten sonra baktık ki onlar da el ele bize doğru yürüyorlardı. Yanlarına vardığımızda bize " naber gençler , biz lunaparktan geliyorz" dedi Atakan. Şaşırmıştım çünkü onların uyuduklarını düşünüyordum. " hangi lunapark , bu saatte?" Diye sordum.

"Gece sizden ayrıldıktan sonra buraya yakın olan devasa bir lunapark var , taksiyle oraya gittik, yaz mevsimi olduğu için sabaha kadar açıkmış şansımıza, bizde orada zaman geçirmeye karar verdik, siz neler yaptınız"? Dedi Kader.

O an Mehmet'le göz göze geldik ve yine gülüştük. "Uyuduk" dedim tebessümle. Onlar da bize güldü ve gerisini sormadılar. Birlikte kahvaltı yapmaya gittik. Önce aç karnımızı bir duyurmamız gerekiyordu, sonrasını planlardık elbet. Yol kenarında bir restoranda serpme kahvaltı söyledik. Yanında da ben çay değil de portakal suyu içmek istediğimi söyledim ve siparişlerimiz hızlıca geldi. Aç bir kurt misali masadaki herşeyden tabağıma doldurup, herşeyden tadıyordum. Mehmet'te arada bir bana bakıyordu ve bakışlarını yakalayınca gözünü kaçırıyordu. Muhtemelen benim bu çılgın açlık halim komiğine gidiyordu, masada herşeye benden çok saldıran yoktu. Yinede umursuzca yemeye devam ettim ve tabağımı silme bitirdim. Artık karnım toktu ve mutluydum. Keyfim de yerine gelmişti tabii. "Bir çay da ben alabilirmiyim ?" Diyerek garsondan rica ettim. Diğerleri zaten çay içiyordu , onlara eşlik etme zamanı gelmişti. Konu konuyu açarken nihayet asıl konu bizim İzmir'e döneceğimiz güne ve sonrasında ne olacağına geldi. Atakan'da bizden sonra Muğla'ya döneceğini söyledi. Anılarla bu şehirde aynı yerde kalan bir tek Mehmet olacaktı. İçimdeki bu Mehmet sevgisi beni inanılmaz cesaretli ve özgür kılıyordu . Sorsan 23 yaşındaydım ve Tatile bile annemle geliyorum, biryere giderken izin alıyorum vs. ama şimdi bu içime sığmaz sevgi bana burada duracağın süreyi artırabilirsin diyordu. Ha on gün ha bir ay benim için bir saniye bile çok şey ifade ederdi. Atakan ve Kader'i bilemeyeceğim ama ben burada bir ay daha kalacağım dedim , net tavrımla beraber. İçindeki mutluluğu yüzüne yansıtan Mehmet, büyük onurlanmıştı bunu hissettim. Çünkü benim ağzımdan çıkan "bir süre daha burda kalacağım" cümlesi, onun kulağına " senin için burdayım, seni bırakmayacağım " olarak yansıdığına eminim.

Cümlemin ardından Kader devreye girdi " sinemle geldim , ancak Sinem'le dönerim bu yüzden bende bir süre daha buradayım"dedi. Artık söz Atakan'a düşüyordu. "Tamam çocuklar herkes bir girişimde bulunuyor madem bende onbeş gün kadar burada duracağım, bol keseden atamam günleri kusura bakmayın, sürenin sonunda dönmek zorundayım, halletmem gereken sırayla işlerim var" dedi Atakan. Muhtemelen gerçekten elinden gelen birşey olsa kalırdı buna hepimiz eminiz , çünkü böyle bir ortamı kim keyfi bir şekilde bırakır ki? "O zaman şimdi buradan kalkalım ve Mehmet'in bana sözünü ettiği dondurmacıya gidelim , uzanan günlerin şerefini kutlayalım "diyerek ayağa ilk kalkan ben oldum.

Yine ve yeniden Mehmet bize önderlik etti ve bahsettiği şu meşhur dondurmacıya geldik. Neli seversin diye sordu bana. Çikolatalı ve limonlu istediğimi söyledim , sonra kaderle birlikte masaya oturduk. Erkekler siparişi verip yanımıza geldi. Mehmet'le ben yan yana oturuyorduk , bir yandan da kolunun altındaydım tabi. Saçlarımı okşuyor arada bir de öpüyordu. Garsonun siparişlerimizi getirmesiyle birlikte yerimden doğruldum. Ve yine fark ettim ki benim söylediğimin aynısından söylemiş kendine de. Gözlerinin içine bakıp "ciddimisin" dedim.

"Bilmem , ordan nasıl görünüyorum dedi"

"Biraz komik görünüyorsun ama bir sorayım dedim yinede" dedim bende alay ederek.

" Sana seni gerçekten sevdiğimi söylemiştim "dedi.

"Bu kadar da beklemiyordum " dedim.

"Beklesen iyi olur" dedi.

"Alışmaya çalışacağım " dedim .

" İyi edersin gözleri güzelim"dedi. Konuşmamız komiklik seviyesinden çıkıp artık romantikliğe kaçıyordu , ama ikimizde halimizden memnunduk . Bu konuşma böyle sürsün gitsin istiyordum.

"Dudağına dondurmanın çikolatası bulaşmış " dedi.

"Hemen siliyim" dedim.

"İstersen ben sileyim "dedi.

"Peki"dedim küçük bir kız gibi.

Müthiş çekici olan eline bir peçete aldı ve yavaşça gözlerime bakarak dudağımın kenarını sildi. Nazikçe teşekkür ettim ve gülümsedim çünkü o da gülümsüyordu.

Toplasan beş dakika süren konuşmamız ve bakışmamızın büyüsünden kendimizi kurtarıp Kader'e ve Atakan'a döndüğümüzde onlar koyu bir muhabbet içindeydiler.

Kâsedeki dondurmamız bitmişti ve inanılmaz beğenmiştim bu yüzden hepimiz birer kâse daha sipariş verdik, ama bu sefer incelikli olan taraf ben olacaktım bu yüzden erken davrandım ve Mehmet'in "sade" dondurma sevdiğini öğrenerek ikimiz içinde aynısını sipariş ettim. Keyifle yediğim bu dondurma hayatım boyunca en güzel dondurma olarak kalacaktı beynimde. Bazı anlar ve anılar unutulmaz, bazı tatlar, şarkılar, bazı görseller , kokular, bazı tatiller, bazı uykular, bazı aşklar...

Mehmet'de benim hafızamda en güzel anı olarak kalacaktı hep. Onunla geçirdiğim şu kısacık üç gün ve geçirecek olduğum günler adına seviniyordum. Hayatıma aldığım bu adam bana hediye edilmişti sanki. Bu adam bana denizden gelmişti, sahilden gelmişti, bu adam bana geceden gelmişti. Bu adam bana sevgiyi ve aşkı tattırmaya , beni güldürmeye, beni sevmeye , beni korumaya , bu adam bana mevsimlerin en güzelini yaşatmaya gelmişti, biliyorum...

Beğenip ,yorum bırakmayı unutmayın, sevgiyle ve kitapla kalın ❤️

Bölüm sonu

2 yorum