İçeriğe geç

Plajda Aşk

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Plajda Aşk

Bölüm 14

Artan samimiyet

Hava çok bunaltıcı olduğu için genellikle akşam dışarı çıkıyorduk Mehmet'le.

Yine o akşamlardan biriydi ve evden çıkmadan güzelce süslenip püslendim. Mehmet'de hazır olduktan sonra evden çıktık. Bu akşam beni, arkadaşı Furkan'la tanıştıracaktı.

Hep birlikte bir kafede buluşmak için sözleşmiştik ve biz kafeye vardığımızda Furkan çoktan gelmiş bizi bekliyordu.

Furkan'da aynı Mehmet gibi uzun boylu esmer bir çocuktu. Tanıştıktan çok kısa bir süre sonra kanka olduk diyebilirim. Espri yeteneği çok yüksek, cana yakın bir kişiliği vardı.

Bana "yenge" diye hitap ediyordu. Uzun süredir ciddi bir ilişkisi varmış ama çok yeni bitmiş. Biraz bundan bahsetti bana. Beni yakın hissettiği için. Kalbindeki o kırgınlığı hissedebiliyordum, ama bu görüntüyü kapatmak için kendini şakaya , espriye vuruyordu bu çok bariz belliydi.

Konu konuyu açıyordu sürekli, muhabbet gittikçe koyulaşıyordu , güzel bir gece olacağı belliydi.

Mehmet beni Furkan'a ballandıra ballandıra anlatmış.

" Mehmet'in anlattığından da fazlasın yenge " Diye beni gaza getiriyordu Furkan.

Bu arada ben onun ablasıymışım gibi davranıyordu yanlış anlaşılmasın çünkü Furkan daha yeni yirmi yaşına girmiş. Bizden üç beş yaş küçük anlayacağınız. O da bana ablasıymışım gibi davranıyordu, çok sevecen bir çocuktu benim için. Mehmet'in arkadaşı olması bunu kanıtlıyordu zaten. Mehmet'in sayılı dostlukları vardı çünkü, güvenmediği biri ile beni tanıştırmazdı bu kesindi.

Bir süre Furkan'ının kabaca hayat hikayesini dinledik. Sonra Mehmet benimle nasıl tanıştığını falan anlattı ona. Böyle böyle derken saat epey geç olmuştu. Başka bir gün tekrar görüşmek için sözleştikten sonra evlere dağılmak için kafeden ayrıldık. Eve giderken Mehmet'le takside biraz lafladık. Her zaman olduğu gibi günü özetledik yani. Beraber çok kıymetli anılar biriktiriyorduk. Günler çok hızlı geçiyordu. Tabi biz birbirimize doyamıyorduk. Bir yılı bir güne tekamül ettiriyorduk. Bu arada biz hâlâ Mehmet'in ailesiyle yaşıyorduk. İleride birgün beraber bir eve geçecektik, bunun sözünü almıştım ama yinede hep beraber kalabalık bir aile ortamında olmaktan da memnundum. Annemle ve Kader'le de sürekli iletişim halindeydim. Kader eskisi gibi hergün bize uğruyormuş hatta bensiz daha rahatlarmış esprisini bile yapıyor:)

Onları özlüyorum bende tabiki ama bu yeni hayat, yeni sayfa ve aşk üçgeni telaşındayken ne hissettiğimi düşünecek vaktim olmuyor:(

Her neyse ben bu şekilde halimden gayet memnun bir şekilde aradan bir hafta geçtikten sonra Mehmet'le yine plaja gitmeye, ilk tanıştığımız günü anmaya, gezip dolaştığımız, beraber uyuyakaldığımız yerlere tekrar ayak basmaya niyetlendik. Tek kötü yanı ise o zamanki gibi Kader ve Atakan yanımızda olmayacaktı. Biz Mehmet'le beraber tek başımıza ama içimizde büyük bir aşkla ve ilk günkü kadar taze heyecanla birlikte sabah erkenden gittik denize. Ona karşı içimde en ufak bir heyecan eksilmesi yoktu. Hâlâ onunla el ele tutuştuğumda kalbim güm güm atıyor, nabzım tavan yapıyordu. Onun da aynı hislere sahip olduğuna eminim, bakışlarından anlıyordum bi kere. İlk günkü gibi bakıyordu, göz bebekleri parlıyor, büyüyordu bana bakarken. Benimle konuşurken cümleleri cımbızla seçerek konuşuyordu sanki, beni incitecek bir söz söylemekten korkuyordu. İnce düşünceli ve ince ruhlu bu pamuk şeker kalpli erkek kalbini bana kaptırmıştı, bende ona.

Akşama kadar yüzdükten sonra yine ateş yaktık. Hatta tişörtünü yine bana verdi. Yedek tişörtüm vardı yanımda, ama sırf şımarıklık yapmak için ve hoşuma gittiği için, yanımda getirmemişim yalanını uydurdum. Belki o da bunun farkındaydı ama bana belli etmiyordu, şımarmamı seviyordu belkide bilemiyorum. Yine de istediğim olmuştu bu beni mutlu ediyordu.

Ateşin başına geçtik ve yan yana sarılarak oturduk. Şimdi heryer sessiz ve sakindi. Sadece ateşin çıtırtısı duyuluyordu bizde bu manzaraya eşlik ediyorduk. Size çok normal geliyor olabilir, ama bana tarifsiz bir mutluluk veriyordu. Kaç sene geçti aradan hâlâ dün gibi aklımda her detay. Hâlâ hatırladıkça kalbim titriyor, yüzümü tarifsiz bir tebessüm alıyor. Mükemmel bir aşk yaşadık biz, belki tam anlamıyla birbirimizin olmadık ama bizim saf ve masum bir birlikteliğimiz oldu. Duygu dolu, saf ve temiz. Belki de unutamamamın sebebi herkesten ve herşeyden bu yönde farklı oluşuydu.

Öylece yanan ateşi izledik ,tanıştığımız ilk günü konuştuk, yüzlerce kez "İyi ki" dedik. İyi ki dememiz için sebebimiz çoktu. Bunu size artık anlatabildiğimi düşünüyorum.

Herkes bilsin , duysun istiyorum benim yaşadıklarımı, hissettiklerimi. Herkes aşka inansın, Sinem yaşadıysa bizde yaşayabiliriz umudu taşısın. Var böyle adam gibi adamlar yürekten sevenler desinler. Şu hayatta adam gibi adam olan çok kişi tanıdım ben. İlki babamdı , ikinci Mehmet, üçüncüsü ise kardeşim gibi gördüğüm Furkan. İleride Furkan'la yaşayacağımız dostluğu detaylı anlatacağım, siz de görecek ve bileceksiniz. Bir kere daha ne kadar da şanslıymışsın vay be diyeceksiniz. Umarım siz de hayatınız boyunca adam gibi adam, kadın gibi kadınlar tanırsınız. Hepimizin yaşayıp, birgün bitireceğimiz ömrümüzde güzel insanlar , kaliteli dostluklar yaşamamız dileğiyle...

Beğenmeyi ve takip etmeyi unutmayın.

Sevgiyle ve kitapla kalın❤️

Instagram- oykumarslaan

Bölüm sonu

1 yorum