İçeriğe geç

Plajda Aşk

Bölüm 12 · 4 dk okuma

Plajda Aşk

Bölüm 12

Eve alışma süreci

Merhaba sevgili okurlarım yine yeniden hoş geldiniz. Kaldığımız yerden devam ediyoruz ❤️

O akşam eve çok geç geldik. Biz geldiğimizde herkes çoktan yatmıştı. Babasını yine görememiştim yani. Bu arada Mehmet'in kız kardeşi nerede diye soracak olursanız, "yasemin" tatil sebebiyle kuzeninin yanına Bodrum'a gitmiş.

Bana da kafede otururken söyledi Mehmet.

Sessizce kimseyi uyandırmadan ben kendi odama, Mehmet kendi odasına geçti. Üzerimi değiştirdim ve yatağa geçtim. Bavulumu yarın yerleştirmeyi düşünüyordum hem çok geç olmuştu saat hem de yarın bütün gün evde olmayı planlıyorduk. Yatağa uzandığımda biraz telefon kurcalayıp uyuyacakken Mehmet mesaj attı.

"Uyudun mu gözleri güzelim"

"Hayır hayatım,daha uyumadım " dedim.

"Yanında uyumak isterdim"dedi.

"Bunu biliyorum"dedim. Allah'ım bu ne özgüven bendeki:)

Sadece gülücük emojisi gönderdi.

Sonra ben başka bir konu açmak için:

" Ayy Mehmet sana birşey diyecegim" dedim.

"Söyle birtanem yine ne istiyorsun" dedi yine aynı emojiyle

"Bugün çok güzel geçti benim için, ama bunu ne kadar yansıtabildim sana bilmiyorum. Sabah kahvaltıyı ben hazırlamak, ve annenle biraz aramı yakınlaştırmak istiyorum. Bu yüzden alarm kurmam lazım annenler kaçta uyanıyor? Diye sordum.

"Aşkım böyle şeylere gerek yok , annem seni zaten çok sevdi buna inanabilirsin".

"Ya olmaz Mehmet lütfen bak içimden geldi" dedim.

"Peki öyleyse babam sabah 9da gidiyor işe, 8 gibi kahvaltı yapıyorlar ama sen yine de zahmet etme bence uyu dinlen "

Ya bak iyi niyetini yine ortaya koyuyordu benim aşkım. Yaw ben sabah akşam çalışan bir insan değilim ki ne yorulması:)

Ben yorulacağım diye ödü kopuyor şaşkın🤭

" Tamam canım tamam hadi uyuyalım, sabah kahvaltı işi bende kesin" yazdım ve sonrasında sırıta sırıta uyuyakalmışım.

Sabah zırıl zırıl çalan alarmın sesine uyandım.

Saat tam sekizdi. Hemen banyoya gidip elime yüzüme bir çeki düzen verdim. Sonra koşturarak mutfağa gittim. Herkes hâla yatıyordu. İlk önce çayı demledim. Mutfak gerçekten çok büyüktü. Ev yapımı her türden reçel kavanozları dikkatimi çekti. Birer tabak onlardan da koydum. En iyi yaptığım şey olan; kişiye özel mantarlı, peynirli, kırmızı biberli omlet yaptım. Saat sekiz buçuk olmuştu ki bir tıkırtı duydum. Gelen Emel teyzeydi.

"Kızım günaydın napıyorsun bakiyim"dedi tüm güleryüzüyle.

"Günaydın Emel teyzeciğim size kahvaltı hazırlayayım dedim , masa hazır Ahmet amcayı da uyandıralım isterseniz " dedim.

" Ah sen ne ince düşüncelisin kızım ellerine sağlık, ama bence bana anne de istersen. Ben seni kızım gibi görüyorum çünkü " dedi. Bir yandan da tek elini omzuma koymuştu.

"Peki anne" dedim yine utanarak.

Sonra Emel teyze Ahmet amcayı uyandırmaya gittiginde ,bende Mehmet'i uyandırmak için kapısına gittim . Yavaşça kapıyı tıklattım ve odaya girdim. Yastığına yorganına sımsıkı sarılmış, baygın gibi uyuyordu benim aşkım. Hemen uyandırmadım, bi beş dakika kadar onu öyle izledim. Odası kendisi gibi kokuyordu. Ferah ve güzel. Sonra yatağının başına kadar gittim. Bu nasıl bir uykudur hâla uyuyordu. Yüzüne doğru eğildim "Aşkım, aşkım hadi uyan kahvaltıya gel".

Sesimi duyar duymaz gözlerini açtı. Sersemken bir başka yakışıklıydı kahretsin:).

"Günaydın sevgilim" dedi gülümseyerek.

"Hadi annenler gelmeden çıkayım ben , mutfakta görüşürüz " dedim ve yanağına bir öpücük kondurup hızlıca odadan çıktım.

Beş dakika kadar sonra artık herkes kahvaltı masasındaydı.

Sonunda Mehmet'in babasıyla tanışmıştım.

Ahmet amca da beni aynı Emel teyze gibi sıcakkanlı karşılamıştı. Mehmet bugün dışarıda işleri olduğu için babasıyla beraber evden çıkacaktı. Bizde Emel teyzeyle beraber evde kalacaktık. Artık eve yerleşmem ve evi tanımam gerekiyordu çünkü.

Kahvaltı için herbiri bana tek tek teşekkür etti. Ne kadar kibar olduklarını bir kere daha anlatmama gerek yok herhalde. Mehmet ve Ahmet amcayı, Emel annemle birlikte kapıdan uğurladık. Daha sonra Emel anne bana beraber kahve içmeyi teklif etti ve bahçeye çıktık kahvelerimizle beraber. "Biliyormusun, Mehmet seni ilk gördüğü günden beri hergün bana anlatıyor kızım. Ne kadar güzel bir seçim yaptığını şimdi bir kere daha anlıyorum. Bak kızım, Mehmet benim bu hayattaki en değerli varlığımdan biri. Bu yüzden onun sevdiği benim de sevdiğimdir. Canın ne isterse , ne almak istersen, nasıl rahat hissedersen söyle bana çekinme sakın. Artık burası seninde evin. Zamanı geldiğinde size güzel bir düğün yaparız ve kendi evinize geçersiniz. Buna şüphen olmasın, ben sizin arkanızdayım. Bir ara ayarlayalım beraber İzmir'e aileni görmeye ve tanışmaya gidelim olur mu? Bu sözleri söyledi Emel anne.

Artık onu kendime daha yakın hissediyordum. Hissettirdiği, annemin hissettirdiğinden farksızdı. Burada hiç yabancılık çekmiyordum, inanılmaz rahattım, her açıdan...

" söyledikleriniz çok kıymetli anneciğim, bende sizi annem gibi görüyorum, bunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlk günden samimiyetinizi hissettim. Ve bunun için sizlere çok teşekkür ederim" dedim. Bir yandan da kahvelerimizi yudumluyorduk.

Bahçede olduğumuz için biraz da esinti vardı, bu sıcak havada öyle güzel geliyordu ki...

"Ailem tatile geldiğimiz için ve Mehmet'le ilişkimiz çok aceleye geldiği için döndüler, sizinle tanışma fırsatları olmadı bunun için üzgünüm, ama en kısa sürede İzmir'e gitme fikri çok güzel olur " dedim.

İkimiz de memnunduk , kahvelerimiz bitti ve ben eşyalarımı yerleştirmek için odama çıktım.

Normalde yatağımı arayan bir insan olmama rağmen,buraya çok hızlı alışmıştım. Dün gece gerçekten huzurlu bir uyku uyumuştum. Tatil için yanımda getirdiğim bir bavulluk kadar eşyamı gardroba yarım saatte yerleştirdim. Odanın camlarını açtım, masama parfümlerimi, kremlerimi, kişisel bakım eşyalarımı yerleştirdim. Banyoya , diş fırçamı ve şampuanlarımı koydum. Tamamen yerleşmiş sayılırdım.

Evin her odasını gezdirmişti Emel anne. Tamamen hakimdim evin her köşesine. Bu böyle bir ay kadar devam etti. Ben artık ailenin bir parçasıydım, ve her günüm birbirinden daha güzel geçiyordu.

Hikayenin devamı için takip et , beğen , yorum yap❤️✏️

Sevgiler❤️

Bölüm sonu

3 yorum