"Eylül ikinci hastaya dikkat et bence şimdiye kadar gördüğün en pisikopat hasta olabilir"
"Neden"
"Daha önce ona ilaç içirmeye çalışan bir doktoru öldürmüş aynı zamanda dosyasında on dört yaşında babasını zehirleyip suçu alkol zehirlenmesine attığı ve bırakıldığı yetimhanedeki müdireyi öldürdüğü yazıyor"
"Bu kadar mı "
"Keşke ama hayır, on dört yaşından yirmi iki yaşına kadar bir seri katilmiş ta ki yirmi iki yaşında hapisanede de aynı katta bulunduğu herkesi öldürüp oradan da kaçmış sonra da polise yakalandıktan sonra deliler hastanesine sevk edilmiş"
"Zor bir hastaya benziyor"
"Zor bir hastaya benzemiyor, zaten zor bir hasta nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun hiç anlamıyorum cidden"
"Ne bekliyorsun 'bu hasta tam bir deli ben de öleceğim' diye ağlamamı falan mı ? Eğer öyleyse çok beklersin canım"
"Eylül! Senden bunu beklemiyorum, hem neden bekleyin ki? Sadece çok ruhsuzsun en azından ufak da olsa bir tepki ver artık çok yoruldum "
"Tamam haklısın peki ilk hasta?"
"İlk hasta mı o küçük bir kız, ailesini yanarken izlemiş ve şuan bir şizofren"
"Tamam o diğerine göre daha kolay bir hasta"
"Ah keşke bu bölümü okumasaydım sen nasıl bu kadar sakinsin?"
"Sen fazla tepki veriyorsun Helin"
Ben Eylül 23 yaşındayım ve psikoloji okuyup buraya geldim şimdiye kadar bir sürü hasta ile ilgilendim ve bir çok kez ölümden döndüm. Şuan ise bu gün için ilk hastamın yanına gidiyorum. Tam kapıyı açıp içeri girecektim ki bir ağlama sesi duydum. Bu Helin'in gösterdiği fotoğraflaki kızdı. Daha önce aynı progleme sahip bir hastam olmuştu bu yüzden biraz daha deneyimliydim. Helin ailesini bir yangında kaybettiğini söylemişti ve muhtemelen şuan ailesini görüyordu. Ona doğru ilerleyip sarıldım. Biraz kucağımda ağladıktan sonra nihayet onu odaya götürebilmiştim. Çocuk kliniğine girdiğimizde önce ona kavanozdaki şekerlerden birini verdim.
Bir kaç saat onunla ilgilendiren sonra çok yorulmuş ve acıkmıştım hemen kantine gitmek için asansöre bindim asansörde benim harucimde yalnızca bir kişi vardı. Yanımdaki adamın görünüşü çok tuhaftı. Birden asansörden bir ses geldi ve şiddetle aşağı düşmeye başladı. İlk defa böyle bir durum başıma geliyordu ve haliyle tiz bir çığlık koparmıştım. Yanımdaki adama baktığımda ise onun hiç tepki vermediğini fark ettim. Yüzüne daha yakından bakınca onun Helin'in bahsettiği ikinci hastam olduğunu fark ettim. Helin hayaliyle onun da fotoğrafını göstermişti. Ben bunları düşünürken adamdan nihayet bir ses geldi.
"Sen benim yeni doktorum olmalısın"
"Sen de benim yeni hastam oluyorsun sanırım"
"Sanırım"
"Sanırım"
Asansörden bir ses daha gelince tekrar bir çığlık koparmıştım.
"Sakin olur musun artık"
"Sana sordum mu"
"Bu cevap vermeme engel mi?"
Sorusunu eş geçip telefonumdan Helin'i aramaya çalıştım ama telefon çekmiyordu.
"Telefon çekmiyor."
"Asansördeyiz tabiki çekmez"
"Şansımı denemek istedim sadece "
"Şu sizin şans dediğiniz şey böyle durumlarda bir işe yaramıyor haberin olsun"
"Sinir bozucusun"
"Bunu çok duyarım"
Asansörün tuşlarıyla oynamaya başlalamıştım. En azından telefon tuşu çalışıyordu.
"Orada biri var mı"
"Çıkamayacağız muhtemelen boşuna uğraşma"
"Susar mısın artık"
Karnım guruldamaya başlamıştı.
"Otur hadi"
Cebinden bir bisküvi paketi çıkartıp yere oturmuştu.
"Hadisene gel"
Bende yanına oturdum ve bisküvileri yemeye koyulduk. Bir süre sonra bir ses gelmeye başladı.
"Hey orada biri var mı"
"Evet buradayız" diye bağırdım.
"Bak işte kurtulacağız"
Ben bunları derken kapı açılmıştı.
Sizi seviyorum Allah'a emanet olun
💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓💓






