İçeriğe geç

Pisikopat

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Pisikopat

Bölüm 3

Aşk

Kafeteryanın en sessiz köşesinde sakince çayımı yudumluyordum. O aklımdan hiç çıkmıyordu. Acaba şimdi ne yapıyordu? Yarım saat sonra onun randevusu vardı. Neden bu kadar düşünüyordum bilmiyorum ama düşünmeden bir saniye dahi durmuyordum.

Çayımı tazelemeye giderken onu görmüştüm. Yalnız başına bir şeyler yiyordu. Çayımı alıp onun yanına giderken ayağımdaki ince topuklulardan birinin kırılmasıyla yere yuvarlanmam bir olmuştu. Yere düşerken kaynar çayı da üstüme döktüğüm için malesef her yerim felaket yanıyordu. Utancım acımdan daha büyük olduğu için kırık topuğumu ne vicudumdaki yanıkları umursamadan koşarak odama doğru ilerledim. Dolabımda yedek kıyafet vardı ama ayakkabı için ne yapacağımı bilmiyordum. Ben kafeteryada çıkarken Kara'nın da arkamdan baktığını farketmiştim ama şuan hiç bir şey umurunda deildi. Sadece odama varıp kıyafetlerimi deiştirmek ve yanan yerlerime biraz buz tutmak istiyordum. İkinci kata geldiğimde hemen odama girdim her odada iki kişi kalıyordu. Bende tabiki Helin'le kalıyordum. Helin odadaydı ve beni gözyaşları içerisinde ve ıslak bir şekilde görünce haliyle şaşırmıştı.

" Eylül iyi misin?"

" Hayır deilim"

"Ne oldu peki?"

" Kafeteryada topuğum kırıldı ve üstüme çay döktüm her yerim felaket yanıyor "

Dolabımdan kıyafetleri alıp kabine girmiştim.

" Sende yedek ayakkabı var mı "

" Bir kaç tane terlik olması gerekiyor dur bekle getireyim "

Üstünü deiştip kabinden çıktım. Helin terlikleri getirmişti. Onları da ayağıma giyip buz aldım ve yanan yerlerime tutmaya başladım.

" Bir şeye ihtiyacın var mı "

" Yok sağol "

" Eylül bir şey söyleyeceğim "

"Evet dinliyorum "

" 10 dakika kalmış ikinci hastan ile randevum için heyecanlı mısın "

" Onunla tanıştık zaten çok güzel bir şekilde, asansörde kalarak "

" Bugün cidden kötü günündesin "

" Sanırım "

Kliniğe girdiğimde Kara oturmuş beni bekliyordu.

" İyi misin kötü düştün "

" İyiyim ilgin için teşekkür ederim "

Birden beni duvara yasladı ve göğsümü okşamaya başladı. Onu bir an gelen bir refleksle geriye ittim.

" Ne yapıyorsun sen be "

" Neden güzelim beğenmedin mi "

Resmen bana yavşıyordu. Tekrar bana yaklaşınca sarhoş olduğunu fark ettim.

" Sana alkolü yasaklıyorum "

Kara'dan:

Sana alkolü yasaklıyorum diyip yüzümü yıkamaya başlayınca kendine gelmiştim.

" Özür dilerim "

Üç yıldır alkol kullanıyordum babamın beni dövdüğü zamanlar kendine asla alkol kullanmıyacağım diye yemin etmiştim ama bu sözümde de duramadım. Karşımdaki kıza baktım, çok güzeldi. Hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadın olabilirdi. İsmi Eylül dü sanırım, evet evet Eylül dü. Çok güzel bir ismi vardı. Aynı kendisi gibi.

" Bir daha ağzıma sürmiyeceğim "

" Daha önce sana ilaç içiren bir doktoru öldürüldüğün doğru mu "

O bunu nereden biliyordu.

"Sen bunu nereden öğrendin?"

"Dosyanda yazıyordu "

Doğru ya bı de şu dosya zımbırtısı vardı.

"Bana da öyle bir harekette bulunmassın diye umuyorum" ben bunu ona asla yapmazdım.

"Güzel kadınları öldürmüyorum "

Bir süre yüzümü inceledi. Muhtemelen hala sarhoş olup olmadığımı anlamaya çalışıyordu ama ben sarhoş falan deildim.

"Pekala"

Daha önceki bir kaç doktorumkilere benzer sorular sordu ve daha sonra beni gönderdi. Hayatımın en güzel kırk beş dakikasıydı sanırım. Emin deilim ama ben aşık olmuştum sanki. Bir psikolog ve bir seri katil mi ? Sanırım bu imkansız aşktan farksız deildi.

Bir bölüm daha sona erdi kendinize iyi bakın canlar💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓 💓

Bölüm sonu

6 yorum