İçeriğe geç

PİJAMALI KIZ

Bölüm 10 · 5 dk okuma

PİJAMALI KIZ

Bölüm 10

10. Bölüm

****

Elimdeki bavulu daha sıkı tutarken tedirginlik içinde ayağımla yerde çukur açarmış gibi çeviriyordum. İstanbul'a gelmiştim, uçaktan indiğimde etrafa bakmıştım ama Ulaş yoktu.

Kenara çekilip onu beklerken tedirginlik içinde etrafa bakıyordum. Nerede kalmıştı ki? Bir insan bu kadar bekletilmezdi. Zaten onunla aynı evde bir ay geçiriceğim için tedirgindim kendimi sakinleştirmek imkansız bir hal alıyordu.

Arkama dönüp etrafa bakınmaya devam ettim, geçen insanlar saç renkleri, göz renkleri, aileler, gençler, yaşlılar. Geçen herkesi incelerken öğle saatlerine geldiğimiz için gözlerimi kısarak bakıyordum insanlara.

"Hoşgeldin Olca"

Duyduğum o tanıdık sesle kalbim harakete geçmişti. Arkamda ki sese yüzümü dönerken bir anda onun sesini duyduğum için dibimdeki Ulaş'tan bir kaç adım geriledim.

Ayağım kaldırımın çukuruna denk geldiği için arkama düşerken onun yüzünde tedirgin bir ifade oluştu. Bir anda üzerime eğildiğinde elleri belimi sarıp düşmemi engelledi.

Elleri belimdeyken geriye doğru yattığım için gözlerim güneşinin izin verdiği kadarıyla onun güzel yüzünde dolaştı gözlerim.

Güneşten dolayı gözlerimi kısarken onun dolgun dudağında kayan bakışlarımı çekip kahverengi gözlerine baktım. Buğday teninde, güzel burnuna, saçlarına bakakaldım öylece. Dik çenesine rağmen bebeksi bir yüzü vardı. Beni çekip ayakta kalacağım şekilde bıraktığında geri çekilerek bana baktı.

Onun gözleri üzerimdeyken hiç çekinmeden gözlerini bedenimde gezdirip süzdü. Ama bakışları rahatsız edici değildi. Benden uzun bedeni hemen yanımdayken onun bir yılda değişimine baktım. Gerçektende İstanbul ona yaramıştı.

Restorandan çıkıp gelmiş olucak ki üzerinde ki yemek kokusunu almıştım. O beni izledikçe tenimin yandığını hissediyordum. Gözlerimi ondan çektiğimde öksürdüm hafifce.

"Hâlâ aynısın Olca, sakarlığından hiçbir şey kaybetmemişsin" sözleri azarlar gibi değilde yumuşak çıkmıştı. Sesini bile özlemişken heyecandan titreyen ellerimi saklamak için arkama götürmek yetmiyordu.

"Sen çok değişmişsin" dedim kelimeler ağzımdan zor çıkarken nefesimi kontrol etmeye çalışıyordum. "Umarım iyi anlamdadır" dediğinde bavulumu alıp kaldırımda yürümeye başlamıştı.

İyi anlamda demek istedim ama sustum. Beyaz bir arabanın önünde durduğumuzda o bavulumu koymakla ilgileniyordu. Arabaya bakılırsa iyi bir kazanca sahipti. Bu bir yıl ona maddi açıdanda iyi gelmişti.

Arabaya ikimizde bindiğimizde onun parfüm kokusunu sarmış olduğu arabadan sessiz bir nefes çektim içime. O arabayı çalıştırırken ben sakin kalmaya çalıştım. Yan bakışlarla ona baksamda bunu ona çaktırmıyordum.

Kalbimin rahat bırakmadığı bir araba yolculuğunun sonunda merkez bir yerde durmuştuk. Kafamı kaldırıp baktığımda güzel bir konumda ve yeni olduğunu düşündüğüm apartmana baktım.

"Hadi gel" bavulum elindeyken o önden ilerledi. Hemen arkasında ilerlerken böylesi daha iyiydi onun önünden yürürken kendime hakim olamazdım. Heyecanlı ve sakar biriydim.

Asansöre bindiğimizde 9. Katın düğmesine bastı. Ellerim üzerimdeki kısa şortumun üstünde tutarken sıcak bana olduğundan daha fazla geliyordu.

"Sıcak mı?" dedi bakışları bana dönerken. Alsında diğer günlere göre daha serin bir gündü ama yanımda olduğu için yanıyordum. "Biraz" dedim içimden geçenleri söyleyemeyeceğim için.

"Evde klima var daha rahat edersin" dedi düşünceli sesine gülümsedim. Asansörden çıktığımızda bavulumu kenara koyup evin kapısını açtı. Kenara çekildiğinde bana öncelik vermişti.

Onun hemen önünden geçip eve girdiğimde salonda bulmuşum kendimi. Salon ve mutfak bitişikken güzel dizayn edilmiş daire göz yormayacak şıklıktaydı. O restorandan gayet iyi mevlalar kazandığı açıktı.

"Misafir odasına koydum bavulunu" ona döndüğümde kapı girişinde ki koridorun kısımındaki kapıdan çıkıyordu.

"Otursana" gösterdiği koltuğa oturduğumda gözüm evde dolaştı ama yaptığım heyecandan dolayı ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Elinde ki telefonu cebine koyarken bana döndü "Olca ben restorana geçiyorum sen dinlen ve lütfen bir yere çıkma başına bir şey gelmesini istemiyorum. Yarın senide restorana götürürüm, mutfakta yemekler var acıktığınde yersin, akşam geç kalabilirim" beni bir çocuk gibi uyardıktan sonra gitti.

Ayağa kalkıp etrafa göz gezdirdim. Cama ilerlediğimde yerden yüksekliğine baktım. Güzel bir evi vardı, bu bir yılda hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı aşikardı.

***

Yatakta yüz üstü tavanı izlemeye devam ettim. Ulaş'ın mutfağa koyduğu yemekleri yedikten sonra duş almıştım. Üzerimdeki pijamalarımla rahattım ama Ulaş daha gelmemişti.

Gece yarısı olmak üzereydi ama hâlâ restoranda olmalıydı. Benimde erken uyumam gerekiyordu ama hiç uykum yoktu. Yarın bende restorana gidicektim.

Şarjda ki telefonumu aldım birazda pijamalı kızı hayatta tutmalıydım.

****

Pijamalı kız: iyi geceler

Ulaş: bu saatte uyanıkmısın?

Pijamalı kız: geceleri uyanık olurum genelde.

Ulaş: bende restorandayım. İşim geç biticek büyük ihtimalle.

Pijamalı kız: yorucu olmalı

Ulaş: sen restoranda ne yapıyorsun hâlâ sıcak mı?

Pijamalı kız: evet yorucu ama ben geceleri çalışmıyorum.

Ulaş: benim çalışma saatlerim değişebiliyor.

Pijamalı kız: kendi restoranın var ama bütün saat çalışıyorsun pekte paranın anlamı kalmıyor.

Ulaş: öyle düşünürsek yaşamımızı kısıtlarız.

Pijamalı kız: kazandığın parayı kullanabiliyor musunki?

Ulaş: evet, tatile gidiyorum. Güzel bir evim ve arabam var. İstediğim şeylerin bir çoğunu alabiliyorum.

Pijamalı kız: ama sevgilin yok.

Pijamalı kız: evde tek başına sıkılmıyor musun?

Ulaş: tek başıma olduğumu kim söyledi.

Pijamalı kız: seni Ankara'dan tanıyorum ya oradan biliyorum.

Ulaş: bu aralar bir misafirim var pekte yalnız sayılmam bence

Pijamalı kız: kim?

Ulaş: komşumun kızı

Pijamalı kız: şu senin kedisine alerjin olduğu komşun mu?

Ulaş: hiçbir şeyi unutmuyorsun bakıyorum da.

Pijamalı kız: sen gitte biraz kızla vakit geçir beraber yaşıyorsunuz sonuçta.

Ulaş: 1 ay bende kalıcak.

Pijamalı kız: iyi

Ulaş: sen bana trip mi atıyorsun?

Pijamalı kız: ne alaka?

Ulaş: sen beni mi kıskandın?

Pijamalı kız: kimden?

Ulaş: Olca'dan?

Pijamalı kız: kızın adı Olca'mı güzel ismi varmış. Kendiside güzel mi?

Ulaş: hiçbir zaman o gözle bakmadım.

Pijamalı kız: çirkin mi?

Ulaş: hayır

Pijamalı kız: güzel yani?

Ulaş: sen bu gece fazla kıskançsın galiba

Pijamalı kız: kız güzel mi?

Ulaş: ne yapıcaksın kızı?

Pijamalı kız: kendime alıcağım.

Ulaş: 😯

Pijamalı kız: sadece güzel mi dedim ne abarttın?

Pijamalı kız: Olca'nın sevgilisi var mı?

Ulaş: bilmiyorum

Pijamalı kız: madem komşun niye onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.

Ulaş: ben İstanbul'a taşınalı bir yıl oldu. Onu görmedim nereden bilebilirim ilişki hayatını?

Ulaş: hem ilişkisinin olup olmadığı beni ilgilendirmez.

Pijamalı kız: kıza yan gözle bile bakmam diyorsun?

Ulaş: evet

Ulaş: rahatladın mı?

Pijamalı kız: sen eve gitte kızı yalnız bırakma. Misafir sonuçta.

Ulaş: Pijamalı kız?

Ulaş: bana ne zaman ismini söyleyeceksin?

Ulaş: böyle söylemek garip hissettiriyor.

Pijamalı kız: böyle giderse hiçbir zaman.

Ulaş: ne yaptın ben?

Ulaş: küstün mü?

Ulaş:?

*******

Bölüm sonu

8 yorum