İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 9

9🩹Yine mi Başlıyoruz ya?

"Başınıza gelen her şey benim yüzümden. Gerçekten... Gerçekten çok özür dilerim. Böyle olsun istemezdim."

İlerleyen Stray Kids arabasının içinde benim söylediklerimle ön koltukta oturan Felix, arkasına dönerek bana baktı ve, "Saçmalamayı bırakır mısın?" diye sordu.

"Senin yüzünden falan değil. Adam bizimle de uğraşıyor. "

Bu sırada araya Hyunjin atladı.

"Adam deme şuna ya!"

"Her ne haltsa işte. Eğer orada, o olayı yaşamasaydık belki de tek olduğumuz bir zaman bizi gafil avlayabilirdi. Bugünden sonra daha temkinli oluruz. Birlikte hareket ederiz."

Üyeler Felix'i onaylarcasına başlarını sallarken şoför koltuğunda oturup arabayı kullanan menajer dikkatle yüksek sesle konuştu.

"Felix haklı çocuklar. Bundan sonra tek başınıza hareket etmeyin. Sen de kızım. Evine varınca önemli eşyalarını al, bizimle gel. Seni yalnız bırakamayız. Yurttan bir yer ayarlamaya çalışırım. Orada daha güvende olursun."

Derin bir nefes vererek mahcubiyet içinde başımı yere eğdim.

Sesimi çıkarmadım ve önüme dönerek bir an önce bu yolculuğun bitmesini diledim. Henüz taburcu dahi olmamama rağmen o korku dolu anların yaşandığı hastanede kalmamak için çok göz yaşı dökerek ağlamıştım.

Zaten... Stray Kids'in de beni yalnız bırakmaya niyeti yok gibiydi.

Çok şanslıydım. Yani o sırada yalnız değil de bu 8 genç ile beraber olduğum için.

Biliyorum, onların da başını büyük bir belaya soktum ama... Ama elimden hiçbir şey gelmiyordu. Bana yardım eden bu çocuklara karşı yapabileceğim hiçbir şey yoktu!

Araç durduğunda evime girmek için arabadan inmek üzere ayaklandım. Bu esnada Seungmin koluma girdi ve bana yürümemde yardımcı oldu. Araçtan inmem için de ilk önce Bangchan dışarı adım atmış, beni kolumdan tutarak dikkatlice aşağı indirmişti.

Diğer üyeler de araçta duramamış gibiydi. Biz indikten sonra herkes araçtan inerek esnemeye, gerinmeye başladı.

Yanımda bekleyen üyeler kapıyı açmak için cebimdeki kartı çıkartmakta olan beni beklediler.

Ancak...

Ancak kapının arasında açıklık olduğunu fark edince kartı okutmadan işaret parmağım ile kapıyı ittirdim.

Kapı açılıverdi.

Lee Know, "Yine mi başlıyoruz ya?" diye yakınırken korkusunu yenen cesur üçlü hızla içeri girdi.

Seungmin ışıkları bir bir yakarak ilerlerken Felix ve Jisung odalarda biri var mı yok mu diye kontrol etmeye başladı.

Kimse yoktu. Sadece evim kasten dağıtılmış gibiydi. Felix, hâlâ kapının önünde benimle beraber bekleyen arkadaşlarına, "Gelebilirsiniz!" diye bağırdı ve bakınmaya devam etti.

İçeri girdim.

Seungmin'in yanında adımlarımı durdurduğumda bir yere bakıyor olduğunu görüp ben de baktığı yere baktım. O esnada gözüme duvara yazılan yazılar çarptı.

~Oyun çoktan başladı ve her oyun gibi bu oyunun da sonu gelecek. Emin olun, bu son geç olmayacak.~

Seungmin yazıyı okuduktan sonra güldü. "Şaka gibi ya, manyak," dedi.

Diğerleri de geldiğinde bu yazıyı görmüş ve daha öncekilere oranla daha rahat tepkiler vermişlerdi.

"Haklıymışız. Hadi kızım, sen bir an önce önemli olan eşyalarını topla. Ben de yurttan yer bakayım."

Menajerin sözlerinden sonra hafifçe başımı sallayarak dağılan eşyalarımın arasında önemli olanları küçük bir çantanın içine koymaya başladım.

🩹

Bölüm sonu

1 yorum

  • Viiiiii hiç utanmadan kabul eti ben olsam utançlıktan ölürümmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm...

    2Yanıt