İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 5

5🩹Çenesi Düşük Lee Know

"Benimki kadar olmasa da gülüşü ve gamzeleri muhteşem," deyiverdi.

Ben dâhil herkes onun sözlerine karşılık gülmeye başladı. O sırada Seungmin ile beraber içeri giren, henüz otuzlarının ortasında gibi görünen bir kişi de tebessümünü bozmayarak bana döndü.

"Sana minnettarız küçük hanım. Sen olmasaydın Stray Kids'e neler olurdu düşünmek bile istemiyorum."

Utancımdan cevap veremeyerek sadece tebessüm ettim.

"İsmin nedir kızım?"

Polis memurunun sorusunu duyunca cevap vermek için ağzımı açtım ancak sadece açmakla kaldım.

Çünkü ben cevap veremeden hızla araya giren Lee Know başka bir soru yöneltti. Üstelik o kadar hızlı konuşuyordu ki...

"Gerçekten ismin nedir? Nasıl vuruldun? Neden vuruldun? Kim tarafından vuruldun? Hedef biz miydik yoksa en başından beri sen miydin? Neden bizim konserimiz? Neden bizi kurtardın? Kaç yaşındasın? Bu kadar cesur yüreğe sahip birinin yaşını gerçekten çok merak ediyorum doğrusu."

Onun omzuna vurarak sahte bir kızgınlıkla bağıran kişi Bangchan oldu.

"Aissh! Saçmalama Minho. Yaş ile ne alakası var?"

"Yah, merak ettim işte. Hayatımızı kurtaran kişiyi siz de tanımak istemiyor musunuz yani? Hah, bu arada beni nasıl kolumdan tutup bir köşeye fırlattın öyle? Ömrüm boyunca unutamayacağım galiba. Hadi ben neyse ama Bangchan ile Felix'i bile düşürmeyi başardın. Dövüş sanatı yapıyor musun? Ya da boks falan da olabilir? Haa, dur! Bir de o yükseklikteki platforma elastik bir hareketle sıçrayışın vardı. Jimnastik mi yapıyorsun? O yükseklikteki platforma, havada takla atarak dört ayak üzerinde düştün resmen. Harikaydın cidden. Başta çok ama çok şok olmuştuk ama-"

Bangchan artık dayanamadı ve çenesi düşen Lee Know'u kendisine çekerek eli ile ağzını kapattı. Âlem çocuktu Lee Know. Zira Bangchan'ın kollarında çırpınırken bile hâlâ konuşmaya çalışıyordu.

Onları sadece televizyon programlarında izlemiştim. Sadece kamera önünde böyle olduklarını düşünmüştüm ama meğerse arkasında bile böylelermiş: Eğlenceli ve samimi.

Bu arada polis memuru da garip bir şekilde Lee Know'a bakıyordu.

Bangchan ise ağzını kapattığı arkadaşına bakan polisin bakışlarını görünce ona gülümsedi ve bakışını biraz yumuşatmak istedi.

Tüm acıma rağmen hâlâ gülümseyebiliyordum.

"Sorumuza dönüp ciddi olalım gençler. Evet kızım, seni dinliyoruz. İsmin nedir?"

"Sorun yok ajusshi. İsmim Mi Yeon. Nam Mi Yeon."

Cevabımdan hemen sonra aynı polis memuru, kalabalığa bakarak Stray Kids'in konser alanına giderken ona yolda anlattığım mevzuları içeride bulunan herkese anlatmaya başladı.

"Kızımız psikopat herifin biri tarafından rahatsız ediliyormuş gençler. Telefonuna gelen bir mesaj ile hemen evinden çıkarak polisi aramayı da ihmal etmeyerek koşmuş. Bize merkezden bilgi geldiğinde devriye geziyorduk. Kızımız hakkında bilgi gelir gelmez durduk ve onun gelmesini bekledik. Kızımıza en yakın olan devriye aracı bizdik çünkü. Koşarak soluk soluğa araca bindi ve bize hızla aldığı mesajı gösterdi. Daha önce de bu tarz mesajlar almış ve o psikopat her dediğini yapmış. Konserinize geldiğimizde hiç kimsenin fark etmemesine rağmen o, üzerinizde gezinen lazeri fark etti. Bize gösterdi ama kendisi fırladı. Sonrasını biliyorsunuz zaten."

Yeniden bana döndü. Konuşmasına devam etti.

"Sana sormak istediğimiz şey, bu adamla ilgili. Bize gösterdiğin son mesajda 'insanların ölümüne göz yummaya alışık değilsen koş' gibi cümleler vardı. Bunların ne anlama geldiğini tahmin edebiliyor musun? Ya da daha önce de mesaj attığını söylemiştin. Ne hakkında, nasıl mesajlar attığını bilmemiz gerekiyor."

Bu soru üzerine güçlükle yutkundum ve odadaki kalabalık gruba, Stray Kids üyelerine baktım.

Gözlerim doldu.

Gülen yüzüm anında soldu.

Bu soruyu nasıl cevaplayabilirdim ki? Yıllar geçmesine rağmen peşimi bırakmayan tek şey bu psikopattı.

...

Bölüm sonu

2 yorum