İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 47 · 3 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 47

47🩹Korkma

"Ah,Mi Yeon-ah. Araba kullanıyordum açamadım. Ama haberleri duydum ve hemen oraya geliyorum tamam mı?"

Tam konuşacaktım ki kapının önündeki kişi benden önce konuştu. Yine o robotik sesi kullanıyordu. Bu... Oydu... O!

"Nam Miii Yeooon! Sonunda seni bulabildim. Orada olduğunu biliyorum. İstersen işi zorlaştırma ve hemen aç kapıyı."

Gözlerimdeki yaşlar dur durak bilmeden akmaya başladı.

"Mi Yeon! O ses de neydi? Kim var orada? İyi misin?! Mi Yeon cevap ver! Orada mısın?! Mi Yeon-ah!"

Bangchan da daha fazla endişelenmişti. İçimdeki korkuyu daha fazla tutamadım ve kendimi serbest bırakarak hıçkıra hıçkıra, sesli sesli ağlamaya başladım.

"Bangchan ne olur çabuk gel! Buldu beni. Kapının önünde lütfen çabuk gel, lütfen..."

"Ne?! Hemen geliyorum tamam mı? Hemen geliyorum. Korkma. Kapının üstünde yuvarlak bir kilit var. O kilidi döndürerek kapıyı kilitle Mi Yeon. Ben hemen geliyorum, korkma sakın. Her ihtimale karşı benim odama gir. Kapının üzerinde anahtar var. Odanın kapısını kilitle! Odanın içinde de banyo var. Yine aynı şekilde oraya girerek kapıyı kilitle ve beni bekle! Tamam mı?!"

"Ta-tamam."

Bangchan'ın dediğini yaparak hızla ayağa kalktım. Kendime çeki düzen vermeye çalıştım. Gözlerimdeki yaşları elimin tersiyle silerek çelik kapının üzerindeki kilidi çevirdim.

Hemen koşarak Bangchan'ın odasını bulmaya çalıştım. Sonunda kapısında anahtar olan bu geniş odayı bularak hemen içine girdim.

Kapıyı kilitleyerek anahtarı elime aldım. Daha sonra arkama dönerek odanın içerisine göz gezdirdim. Odanın içerisinde 2 kapı vardı. Büyük ihtimalle biri giyinme odası, diğeri de banyoydu.

Odanın içerisinde elimde telefonla koşturarak ilk gördüğüm kapıyı açtım. Burası giyinme odasıydı. Hemen kapatarak diğer kapıya koştum.

Banyoya girdim ve kapıyı kilitleyerek anahtarı üzerinden aldım. Elimdeki telefonla yine Bangchan'ı aradım çünkü korkuyordum ve kafamda türlü çeşit kendimi delirtecek şeyler kuruyordum.

Birisiyle konuşursam bu azalırdı belki.

"Mi Yeon! İ-i-iyi-iyisin değil mi?!"

Nefes nefeseydi. Sesli sesli, hıphızlı nefes alıp veriyordu.

"Ben iyiyim. Dediklerini yaptım Bangchan. Banyodayım. Sen... Sen neden nefes nefesesin?"

"Asansör... Asansörü tutuyor pislik! Yanımda güvenliklerle beraber merdivenlerden çıkıyorum. Biraz daha sabret."

"Telefonu kapatma lütfen. Korkuyorum. Hiçbir şey söyleme ama yine de telefonu kapatma. Yanımda olduğunu hissedebileyim."

"Tamam."

Telefonu kapatmadı. Sesli nefes alıp verişlerini ve kalabalık ayak seslerini işittim.

"Geldim! Geldim Mi Yeon. Kapıyı şu an açan benim tamam mı? Korkma."

"Tamam."

Evin çelik kapısının kilidinin açıldığına dair o sesleri duydum. Derin bir nefes vererek içimdeki korkuyu atmaya çalıştım.

Yine de banyoda bekledim. Bir süre sonra odanın kapısının önünden ses geldi.

"Mi Yeon ben geldim! Kapıyı açabilirsin!"

Sesini duyduğum gibi önce banyonun kapısını açtım. Daha sonra odanın içerisinde koşarak elimde kalan anahtarla o kapıyı da açtım.

Hemen karşımda duran Bangchan nefes nefese, alnından boncuk boncuk ter akıta akıta bana baktı. Daha sonra bir iki adım daha gelerek hızla bana sarıldı.

O an yaşadığım korkuyla ben de anında ellerimi beline sardım. Dindirmeye çalıştığım gözyaşlarım güvendiğim kişinin kollarının arasına girince yeniden gözlerimde birikti.

Başımı Bangchan'ın göğsüne gömerek ağlamaya devam ettim.

"Şşştt,geçti. Yanındayım ben. Buradayım."

Bir eliyle beni sakinleştirebilmek için saçlarımı okşuyor, diğer eliyle de belimi sıkı sıkı sarıyordu.

"Her şey hazır. Gidebiliriz efendim."

O an fark edebildim Bangchan'ın içeriye âdeta bir ordu ile girdiğini. Benden ayrıldı. Ama tek kolunu omzumdan atmış ve beni bırakmamıştı.

"Daha güvenli bir yere gidiyoruz Mi Yeon. Bugünkü olay bir daha yaşanmayacak."

Ben de tek elimi onun beline yerleştirerek onunla beraber ilerlemeye başladım.

🩹

Bölüm sonu

4 yorum