İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 33 · 4 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 33

33🩹Stray Kids Kardeşliği

Felix'in gözlerinde biriken yaşlar da Seungmin'in sözlerinden sonra serbest kaldı.

Sustu.

Konuşmadı ve büyük bir hayal kırıklığıyla öylece Seungmin'in gözlerine baktı.

Sessizliğe bürünen ortam bir anda Hyunjin'in Seungmin'e öfke saçarak bağırışıyla kayboldu.

"Seungmin! Yeter artık! Biz bahçeye akın edip yanınıza gelmeden önce, Felix koşturan korumaları görünce psikopatın peşine korumalarla beraber düştü. O esnada yanında ben vardım. İtiraz etmeme dahi izin vermeden fırladı. Korumalarla birlikte tüm o süre boyunca psikopat herifin peşindeydi! Şimdi sen... Gerçekten sana inanamıyorum Seungmin!"

Herkes çok şaşkındı ve kimse bir tepki veremiyordu.

En sonunda Felix kendisini tutan arkadaşlarının kolları arasından sıyrılarak hızla merdivenlere doğru yöneldi.

Çok kötü görünüyordu ve gerçekten haksız bir iftira yemişti. Üstelik bir de arkadaşından...

Ben de hemen onun peşinden koşturarak seslendim.

"Felix! Felix dur, lütfen!"

Ama durmadı. Merdivenleri çıkmaya devam etti. Ben de bunun üzerine basamakları daha hızlı çıkıp onun önüne geçtim ve ellerimi göğsüne dayadım.

"Dur, lütfen," dedim yeniden. Durmak zorunda kaldı. Ondan bir basamak yukarıda olduğum için biraz tepesinden bakıyordum.

Kanlanan gözlerini bana çevirmeden önce ellerinin tersiyle gözyaşlarını sildi.

Ardından burnunu da çekerek bana baktı.

"Konuşmak istemiyorum Mi Yeon. Şimdi olmaz. Sen de beni anla ve çekil yolumdan lütfen. Aksi takdirde kendimi kaybederek kalbini kıracak sözler söyleyebilirim. Ve ben... Seni kırmayı gerçekten istemiyorum. Lütfen çekil."

Herkesin gözü ikimizin üzerindeydi ama ben şimdilik onlardan çok tam karşımda olan Felix'e odaklıydım.

Şu an Felix de haklıydı. Ancak şimdi çekilirsem benim yüzümden tüm üyelerin arası açılacaktı. Buna müsaade edemezdim.

"Felix, Seungmin. O psikopat bugün başarılı oldu biliyor musunuz?" diye sordum ikisine de tek tek bakarak.

Sorum üzerine Felix de Seungmin de diğer tüm üyeler de bana döndü. Hiç kimse soramadı ya da ağzını açıp tek kelime edemedi ama ben anlatmaya devam ettim.

"Belki bugün beni alamadı ama asıl hedefine ulaştı. Sizi... Birbirinize düşürmek ve bu hâle getirmek istiyordu. Seungmin'i böyle düşündürmeye iten o psikopattı. Bunu hâlâ anlayamıyor musunuz?"

Benden sonra sözü alan Bangchan oppa oldu. Beyninde ampul yanmışçasına parmağını havada şıklattı ve konuşmaya başladı. Her bir kelimesinde sonuna kadar haklıydı ve her bir kelimesi düşündüklerimin dillenmiş hâliydi.

"Mi Yeon haklı. Kesinlikle bizi birbirimize düşürmeye çalıştı. Düşünsenize gençler, şu an hep bir aradayız. Hep bir arada hareket ediyoruz. Böyle olunca karşımıza çıkamıyor. Mi Yeon'u bizden, bizim yanımızdan alamayacağını biliyor. Ama eğer... Bugünkü gibi olur ve birbirimize girersek dağılacağız. Biz dağıldığımız takdirde her birimizi ayrı ayrı avlaması için ona kolaylık sağlayacaktık. Bir yandan da Mi Yeon'u tüm bu yaşadıklarımızın suçlusu saydığımız için kendimizden uzaklaştıracak ve yalnız bırakarak onun ellerine teslim etmiş olacaktık."

Kimse konuşmadan hızla araya giren kişi bu sefer Hyunjin'di.

"Çok doğru. O psikopat zeki. Hamlelerini de zekice yapıyor. Ayakkabıları özel yaptırdık. Sadece biz 8 kişide var. Bunu öğrenmiş ve çakmasını yaptırmış olmalı."

Lee Know kaşlarını çattı. Çatık kaşlarıyla Hyunjin'e bakarak sorusunu sordu.

"İyi ama hangi ara? Bu adam ölmemiş miydi? 2-3 gün içerisinde nasıl olur da özel bir ayakkabı yaptırabilir?"

Bu sefer de Jisung söz aldı. Kollarını birbirine bağlamıştı. Koltuğun kolunun üzerinde oturuyordu. Üstelik yüzü daha önce görmediğim kadar ciddiydi.

"Bunu bir dahaki sefere bizzat ona soralım, olur mu Lee Know? Nereden bilelim kardeşim? Bence artık sorgulamayı kesmeli ve yüzleştiğimiz gerçeklere odaklanmalıyız. Felix ve Seungmin. Özellikle de siz. Aranızdaki şu meseleyi bir an önce halledin. Biz de yukarıdan eşyaları getirelim de salona kurulalım. Bir an önce uyuyalım artık, yeter. Uyandığımızda dinç bir kafayla bu psikopat işini düşünürüz."

Herkes yavaş yavaş kendisine gelmeye ve uğuldaşmaya başladı. Ben de bu sırada Felix'e buruk bir tebessüm göndererek başımla Seungmin'i işaret ettim.

Bende olan gözleri ağır ağır Seungmin'i buldu. Kendisine bakmakta olan arkadaşına bir müddet baktıktan sonra da yeniden bana döndü ve başını olumlu anlamda bir aşağı bir yukarı salladı.

Bir basamağı daha inip Felix'in olduğu basamağa geldiğimde başım döndü ve bir an dengemi kaybeder gibi oldum.

Felix anında kolumdan tutarak dengemi sağlamamda bana yardımcı oldu.

"İyi misin?"

Endişeye bürünen suratına bakarak tebessüm ettim.

"İyiyim iyiyim. Başım döndü sadece. Ayrıca... Bence şu an beni değil tamamen kendinizi düşünmelisiniz. Suratlarınızın hâline de bir bakın." dedim.

Seungmin Felix'e, Felix Seungmin'e baktı. Birbirlerinin suratlarını incelediler. Çok geçmeden de gülmeye başladılar.

Onlar gülmeye başlayınca sinirleri iyice bozulan diğer üyeler de gülmeye başladı.

Felix tuttuğu koluma girerek benimle beraber merdivenleri teker teker indi. Ben koltuğa kendimi atarken kendisi Seungmin'e doğru ilerleyerek ona sarıldı.

O an yine dostluklarına imrendim.

Çünkü Felix, en yakın arkadaşından iftira yiyip büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına rağmen duyduğu gerçekçi sözlerin hemen ardından, hiç sorgulamadan gidip ona sarıldı.

İnsan biraz trip falan atardı. Ne bileyim?

Onlar...

Muhteşem dostluğa sahip olan 8 adamın oluşturduğu güven dolu bir aileydi.

Onlar Stray Kids'ti.

...

Bölüm sonu

3 yorum