İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 32 · 3 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 32

32🩹O Psikopat Herif Felix!

"Felix, dur! Lütfen dur, lütfen! Sakin ol, konuşalım!"

Öfke saçan gözlerini bana çevirdi.

"Bana ne dediğini duymadın mı Mi Yeon?! Nasıl sakin olmamı bekleyebilirsin?!"

"Felix-"

"Karışma Mi Yeon!"

Bana bağırdı ve kolunu ellerimin arasından sertçe çekip çıkardı. Hedefi hâlâ değişmemişti. Sinirini kendisine psikopat olduğunu söyleyen Seungmin'den çıkarmak için ona yeniden vurmaya yeltendi.

Ancak Seungmin bu sefer müsaade etmedi.

"Ehh! Yeter artık!" diye bağırdıktan sonra üzerindeki Felix'i sert bir şekilde yere fırlattı.

Dengesini kaybedip yere düşen Felix'e yöneldi ve o da yumruk darbeleriyle aynı şekilde Felix'e karşılık verdi. Şimdi üst üste yumruk yiyen taraf Felix'ti.

Yine devreye girdim. Hemen Seungmin'in yanına giderek onu Felix'in üzerinden kaldırmaya çalıştım.

"Seungmin yapma! Lütfen durun artık! İkiniz de saçmalıyorsunuz!"

İkisi de beni duymuyordu. Öfkeden gözleri dönmüş gibiydi. Bunu fark eder etmez daha yüksek sesle yukarıdakilere bağırmaya başladım.

"BANGCHAN OPPA! LEE KNOW! JISUNG! YARDIM EDİN! ÇABUK YETİŞİN NE OLUR?! YARDIM EDİİİN!"

Yardım çığlıklarımdan hemen sonra yukarıdaki patırtıları işittim. Çok geçmeden hepsi de endişe içerisinde merdivenlerden aşağı inmeye başladı.

Bangchan: "Neler oluyor?! Seungmin! Felix!"

Herkes bir şeyler söyleyip şaşkınca tepkisini dile getirmişti ancak odaklandığım tek şey Seungmin ve Felix olduğu için çoğunun ne dediğini duymamıştım bile.

Hepsi de bir araya gelerek Seungmin'i güçlükle ayağa kaldırdı.

Jisung, Lee Know ve Jeongin onu zapt etmeye çalışırken; Bangchan, Changbin ve Hyunjin de yerden kaldırdıkları Felix'i tutmaya çalışıyordu.

İkisi de hâlâ birbirlerine gitmek için çırpınıyordu. İkisinin de eli yüzü kan içerisindeydi.

Hyunjin bir süre sonra tam aralarına geçti. Jeongin de benim yanıma gelerek koluma girdi. O zaman fark edebildim düşmek üzere olduğumu. Jeongin koluma girerek bana destek olurken nefes nefese, "Sen iyi misin noona?" diye sordu. Hiçbir cevap veremedim çünkü iyi değildim. Bir anda elim ayağım boşalıvermişti.

Felix hâlâ bağırıyor ve tüm evi âdeta inletiyordu.

"Bırakın beni! Bırakın dedim! O hadsize haddini bildireceğim, bırakın!"

Seungmin de kendisini tutanların arasında çırpınıyor ve Felix'e karşılık vererek bağırıyordu.

"Haddimi bildirmek sana mı kaldı? Herkes öğrenecek gerçek yüzünü!"

"Gerçek yüzümü mü?! Hâlâ devam ediyorsun Seungmin! Saçmalıyorsun! Kes şunu artık! Aksi takdirde seni benim elimden kimse alamayacak!"

Hyunjin, ikisinden de daha yüksek bir sesle bağırarak araya girmeyi başardı.

"Seungmin, Felix! Yeter artık! Kendinize gelin! Şu hâlinize bir bakın! Derdiniz ne?! Huh?! Neler oluyor?!"

İki taraf da sakinleşmedi. Felix, Hyunjin'in sorduğu soruya karşılık bir cevap verdi.

"Seungmin bey kafayı sıyırmış! Beni ciddi ciddi, o psikopat herif olmakla suçluyor!"

Bu sefer araya giren Bangchan oldu. Yüzündeki ciddiyetle soğuk bir şekilde konuştu.

"Saçmalamayın beyler!"

"Saçmalayan birisi varsa o da Seungmin, hyung! Ben değilim!"

Yine Seungmin bağırmaya devam ederek araya girdi.

"Saçmalamıyorum! Buna ben bile inanmak istemedim! Ama... Ama-!"dedi ve sözünü keserek bana baktı. Biraz daha sakinleşmiş gibiydi. Artık kendisini tutan arkadaşlarının arasında çırpınmıyordu.

Gözlerime bakarak sözlerinin devamını getirdi.

"Bugünkü psikopat seni rehin aldığında dikkatimi ne çekti biliyor musun Mi Yeon? İlk çıkışımız sonrasında bir mağazaya giderek kendimize özel olarak yaptırdığımız 8 spor ayakkabısından biri! Seni bugün rehin alan psikopatın ayağındaydı! O her kimse... Biz 8 kişiden biriydi!"

İşte şimdi herkes susmuştu.

Az önce kıyametler kopan evin içerisinde şimdi öyle büyük bir sessizlik hüküm sürüyordu ki...

Herkes şaşkındı. Ben dâhil.

Dolan gözlerimi daha fazla tutamadım. Göz kapaklarımı kapatmasam da gözyaşlarım çoktan gözlerimden akmaya başlamıştı.

Bu esnada Seungmin susmayarak yanaklarından süzülmeye başlayan gözyaşları, kanlanan gözleri eşliğinde sözlerine devam etti.

"O an buna inanmak istemedim. Bunu... Bunu kabullenmeyi ben de istemedim. Sen bana sarılmış ağlarken evden çıkan üyelere teker teker baktım. Aralarında Felix yoktu. Yine de sesimi çıkarmadım. Polisler geldiğinde ve biz ifade vermeye başladığımızda gözlerim hâlâ onu arıyordu. Çok çok sonra yanımıza gelebildi. Sonra bugün... Seni rehin alan psikopat sana takıntılı gibi konuşunca onu test etmek ve şüphelerimin gerçekliğinden emin olmak istedim. Seninle çıktığımızı bu yüzden söyledim! O psikopat her kimse seni kıskanacak ve bu duruma mutlaka tepki gösterecekti, biliyordum! Öyle de oldu! Ve tam da şüphelendiğim kişi karşıma dikilip bana hesap sormaya başladı! O... O psikopat herif Felix!"

...

Yaktım yine devrelerinizi değil mi?😅

Sizce neler oluyor?

Bu mümkün olabilir mi?

Bölüm sonu

11 yorum