İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 24 · 4 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 24

24🩹Ailemi Ben Öldürdüm!

"Mi Yeon-ah!"

Duyduğum ses üzerine başımı hafif yana çevirdiğimde bana doğru koşan bir adet Seungmin ile karşılaştım. Nefes nefese kalmış ve gözlerini dehşet içerisinde irileştirebildiği kadar irileştirmişti.

Üzerime gelip beni daha fazla korkutmamak için birkaç adım ötemde durdu. Gözlerini gözlerime kenetledi.

"Sakın! Sakın Mi Yeon! Sakın yapma bunu, dur. Sakin ol!"

"Git buradan Seungmin. Ne olur git."

Sonlara doğru sesim âdeta yalvarırcasına ve kısık çıkmıştı.

"Gitmeyeceğim. Buradan bir yere gitmeyeceğim Mi Yeon. Lütfen... Gel buraya ve sakince konuşalım. Dertleşelim."

"Canım yanıyor Seungmin. Dayanamıyorum artık."

"Biliyorum, biliyorum Mi Yeon. Hadi buraya gel, lütfen."

"Hiçbir şeyi bilmiyorsun! Ben..." deyip yine sustum. Ama devam etmek istiyordum. İçimi dökmek istiyordum.

Bundan dolayı Seungmin'e bakarak anlatmaya devam ettim.

"Ben...Ailemi ben öldürdüm! Ben yaptım! Onların ölümünün tek suçlusu benim! Benim yüzümden oldu! Arkadaşım... O da benim yüzümden can verdi! Dayanamıyorum Seungmin! Yıllardır çekmek zorunda olduğum bu vicdan azabının ateşi hiç sönmedi. Ailemin ölmeden önceki hâlleri, biricik dostumun güzel gülüşü hiç aklımdan gitmiyor. Sürekli gözlerimin önüne geliyorlar. Sürekli kulaklarımda seslerini işitiyorum. Delirecek gibi oluyorum. Seungmin ben artık buna bir son vermek istiyorum."

"Böyle olmaz Mi Yeon. Lütfen, sadece buraya gel. Bak sana söz veriyorum. Üstesinden geleceğiz. Beraberce bunun üstesinden geleceğiz söz veriyorum. Lütfen... Sadece buraya gel. Yalvarıyorum sana..."

Kararsız bakışlarımı gönderdim. Bunun üzerine yeniden sakin bir şekilde beni çağırdı.

"Hadi Mi Yeon. Hadi, sadece gel."

Bana uzatıyordu elini. Bilmiyorum, ama nedensizce ona inanıyordum.

Bana uzattığı o eli tutmak istedim.

Bir süre sonra ben de elimi ona uzatarak bana uzattığı eli tuttum.

Seungmin burukça tebessüm ederek beni tuttuğu elimden çok hafifçe kendisine doğru çekti.

Tam inecektim ki bir anda ayağımın kaymasıyla neye uğradığımı şaşırdım.

Dengemi kaybettim.

Ayağım boşluğa geldi ve büyük bir çığlık koparırken aşağı doğru düşüşe geçtim ama Seungmin tuttuğu elimi bırakmadı. Hatta diğer eliyle de ona sıkıca tutunduğum elimi tuttu.

"Tuttum! Tuttum seni korkma! Sakin ol ve hareket etme. Sakın aşağıya bakma. Sadece bana bak tamam mı?"

"Seungmin!"

"Korkma."

Ayağımın altında hiçbir şey yoktu. Tamamen boşluktaydım. Korkmamak elde değildi. Deli gibi korkuyordum. Bir de az önce bizzat kendimi atmak istemiştim.

Ah, tam bir aptalım!

Seungmin'in dediği gibi yaptım. Aşağı bakmadım. Sadece onun gözlerine odaklanarak ellerine daha sıkı tutundum. Hareket de etmedim.

"Seungmin, korkuyorum."

"Korkma, şimdi çekeceğim seni yukarıya. Tamam, çekiyorum. Hazır ol."

"Seungmin-"

"Güven bana."

Çok hafif bir şekilde başımı salladım. Seungmin ağır ağır beni yukarı doğru çekmeye başladı.

Ikınıyordu.

Kesinlikle zorlanıyordu.

Derken omzuma saplanan keskin acıyla bir şok daha geçirdim.

Yaranın olduğu taraf, o kadar dayanılmaz bir acıyla sızlıyordu ki... Seungmin tam da o tarafımdaki kolumdan beni yukarı çekiyordu ve her yukarı çektiğinde omzuma saplanan acı daha dayanılmaz bir hâl alıyordu.

Dikişlerim...

Dikişlerimin âdeta tek tek açıldığını ve yaramın olduğu yerin yavaş yavaş yarıldığını hissettim.

Tüm bu zaman aralığında felaket bir çığlık atmak ve yeri göğü inletmekle meşguldüm tabii.

Yüksekte olduğum için bir de sesim, çığlığım yankı yapıp yeniden kulaklarıma doluyordu.

"Seungmin! Seungmin yaram! Çok acıyor, ahhhh!"

Seungmin gözlerini gözlerimden çekerek omzuma baktı. Gözleri endişe saçarken, "Kahretsin!" diye bağırdı.

Bir süre sonra omzumdan başlayan bir uyuşukluk tüm koluma yayılmaya başladı.

Omzumu hissetmiyordum ve bu hissizlik yavaş yavaş yukarı, yani elime doğru çıkıyordu!

"Seungmin! Hissizlik başladı! Omzundan koluma kadar çıktı! Hissetmiyorum. Yardım et, ne olur?"

Ve oldu. Elimi hissetmedim. Korkum giderek artarken kalp atışlarım da korkuma oranla artarak atmaya devam ediyordu.

Elim Seungmin'in elleri arasından kaymaya başladı.

"Seungmin!"

"Mi Yeon!"

Sağlam olan elimle ona tutunmaya devam etmeye çalıştım. Ama sol elim tamamen hissiz kalarak Seungmin'in elleri arasından kaydı ve hemen yanımda öylece sallanmaya başladı.

Kolumu hissedememek dahi şimdiden beni oldukça büyük bir dehşetin içine sürükledi.

Seungmin hâlâ ıkınarak beni yukarı çekmeye çalışıyordu ama onun da omzu iyileşmiş sayılmazdı. Onun çektiği acıyı da hissedebiliyor ve anlayabiliyordum.

Bu esnada bir ses duyuldu.

"Seungmin!" diyerek dehşetle bağıran ses Bangchan'a aitti. Koşuyor olmalıydı. Adım seslerinden belli oluyordu.

"Hyung, yardım et! Yardım et, çabuk! Çabuk ol!"

Seungmin ona bakmadan hâlâ benim gözlerime bakmaya devam ederek yalvarırcasına bu sözleri söyledi.

Gözlerindeki korku okunabiliyordu. Ayrıca dolmuştu da. Ağladı ağlayacak gibi görünüyordu.

Bangchan, "Neler oluyor?!" demeye kalmadan eğildi ve beni gördü.

"Mi Yeon-ah?! Mi Yeon!"

Görür görmez anında Seungmin'in yanına yerleşti ve o da iki elini birden koluma sararak Seungmin'e destek oldu.

İşte şimdi yukarı doğru çekildiğimi hissedebiliyordum.

Hızla yukarı doğru çekildim.

Düştüğüm çıkıntıya kadar vardığımda hâlâ beni çekmekte olan Seungmin'in üzerine doğru yıkıldım.

Seungmin de Bangchan da beni çekerken sırt üstü terastaki zemine doğru düşmüşlerdi.

Seungmin'in üzerine yıkılır yıkılmaz o hemen toparlandı ve beni kolları arasına alarak sıkıca sarıldı.

Omzumdan akan kan ikimizin de üzerini kırmızıya boyamıştı.

"Çok şükür... Çok şükür... Çok şükür... Mi Yeon... Çok şükür..."

Sürekli üst üste aynı şeyleri söylüyor; ben ise başımı onun göğsüne gömmüş, gözlerimi yummuş, deli gibi ağlamaya devam ediyordum.

Bu yaşadıklarımın bir kâbustan ibaret olmasını diliyor ve bir an önce uyanmak istiyordum.

Ancak olmuyordu.

Çünkü bu yaşadıklarım bir kâbus değil, gerçeğin ta kendisiydi.

...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Ah be kızım hiç kıyılır mı cana hiç ümidi tükendi acı çekiyor diye ölmeye çalışır mı insan ay gerçekten bir an benimde yüreğime indi zaten

    2Yanıt