İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 20 · 2 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 20

20🩹Özel Mesele

"Evet! Güvenme bana! Bu dünyada güvenebileceğin en son kişi dahi olamayacak kadar güvensizim ben! En son bana güvendiler ve-"

Ağzımdan kaçan hıçkırıkla daha fazla devam edemeyerek sağ elimi ağzıma kapattım. Ardından gözlerimden şırıl şırıl akmaya başlayan gözyaşlarım eşliğinde mutfağa doğru ilerledim.

Önümde mutfaktan başka bir yer yoktu.

Felix de bu hâlimi görünce müsaade etmiş olmalıydı.

Boğazım...

Koskoca bir düğüm oturdu yine boğazıma. Konuşturmuyor, canımı yakıyor, nefes aldırmıyor. Ne kadar yutkunursam yutkunayım gitmek bilmiyor. Hatta yutkundukça bile canımı yakmaya devam ediyor.

Bir yandan omzumun giderek artan sancısı, bir yandan boğazımdaki düğümün verdiği acı, bir yandan da cayır cayır yanan uykusuz gözlerimdeki dehşet acı.

Bunlara ek olarak bir de gözlerimden süzülen gözyaşları... Akmasına engel olamıyordum. Tamamen benim hakimiyetimden, benim kontrolümden çıkmış gibilerdi.

"Mi Yeon-ah? Bekle, bir dakika. Mi Yeon-ah?"

Ellerimi koca mutfak tezgâhına dayadım.

Artık sesli sesli ağlıyordum.

Felix ise bana seslene seslene yine arkamdan geldi.

Bu sefer bağırmıyordu ve sesi yumuşamış gibiydi.

Yine kolumu tutarak beni narince kendisine çevirdi. Yüzüne bakmadım. Başımı eğerek sadece yere diktim gözlerimi.

Burun çekişlerim ve sesli sesli ağlayışım hâkimdi mutfakta.

Bu esnada Felix, sağ elini havaya kaldırdı. Yavaş yavaş, tedirgince yüzüme doğru getirerek parmaklarını çeneme koydu ve başımı havaya kaldırdı.

Başım kalksa da yine de ona bakmamak için direndim.

"Özür dilerim," dedi bir anda.

Az önceki hâline göre oldukça sakindi.

"Ben tam bir aptalım Mi Yeon. Aptalın en ama en ama en önde gideniyim. Tamam mı? Özür dilerim. Gerçekten çok özür dilerim. Seni ağlatmak istemedim. Yemin ederim istemedim. Neden ağladığını bile bilmiyorum. Gerçekten... Özür dilerim. "

Evet, sonuç olarak o an pişman olacağım bir şey yapacağımı bildiğim hâlde kendime hâkim olamayan bendim.

Pişman oldum.

Felix haklıydı. Yani onun ne suçu vardı ki? Nereden bilebilirdi benim o isteğe karşı bir zaafım olduğunu?

Ellerimi havaya kaldırarak parmaklarım aracılığıyla gözlerimden akan gözyaşlarını sildim. Her ne kadar sildikçe yenisi nüfuz etse de yine de silmeyi denedim işte.

Gözlerimi odakladığım buzdolabından çekerek Felix'e doğrulttum.

"Tamam, tamam önemli değil. Ben sadece... Bir anda patladım. Asıl ben özür dilerim. Ama... Ama özel bir mesele var Felix. Hayatımın geri kalanını kâbusa döndüren çok özel, çok korkunç, çok dramatik bir mesele. Ben... Bunu size anlatabileceğimi zannetmiyorum. Özür dilerim."

Felix şefkatle bana bakmayı sürdürdü. Aynı zamanda kaşları çatıktı. Yine çekine çekine tek bir soru daha yöneltebildi.

"A... Şey... Me-merak ettim de... Bu özel mesele... Peşindeki o psikopatla mı bağlantılıydı?"

Bir süre öylece baktım yüzüne. Ardından onay verir biçimde başımı aşağı yukarı salladım.

...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Şimdi bir şey sallamak istiyorum bu psikopat aslında bir sasaeng fan falan mıydı yani takıntılı biri

    1Yanıt