İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 18

18🩹Benimle Düet Yap

Müzik defterim...

Bir zamanlar en heyecanlı ya da en üzgün zamanlarımda açarak içimdeki her şeyi notalara ve sözlere döktüğüm biricik defterim...

Hayatımın geri kalanını kâbusa döndüren o olaya ve olaylara neden olan defter...

Her neyse, daha fazla burada durmanın ve deftere baktıkça o olayları aklıma getirmenin bir anlamı yok.

Anahtarı yeniden boynuma astım. Ardından defteri kucaklayarak ayağa kalktım. Odayı bu şekilde bırakıp kapıyı açtım ve çıktım. Arkamdan odanın kapısını kapatıp bomboş koridorda ilerledim.

Merdivenlerden inmeye başladığım esnada üyelerin sesleri yeniden duyulmaya başladı.

Hâlâ bir çare arayıp bu işin içinden nasıl çıkabileceklerini konuşuyorlardı.

Ben merdivenlerden inerken Seungmin ve Bangchan'ın gözleri ilk önce beni, ardından kucağımdaki defteri buldu.

Çatılan kaşlarıyla yüzüme bakmayı sürdürdüler.

Lâkin ben direkt olarak koltukta oturan ve başını ellerinin arasına almış Felix'in yanına ilerleyerek tam karşısına geçtim. Onun boyuna gelebilmek için dizlerimi kırarak çömeldim ve kucağımdaki defteri onun kucağına bıraktım.

Bu hareketimle ne yaptığıma o da bir anlam veremeyerek ellerini başından çekti. Koltukta doğruldu. Ardından bakışları beni buldu. Sıkıntılı ve bir o kadar üzgün çıkan sesiyle:

"Bu nedir?" diye sordu.

Tebessüm ettim.

"Bu... Bu bir müzik defteri. İçinde bir sürü şarkı sözü var. Üstelik sadece söz değil, parçaların besteleri de var. Hangi parçanın, hangi kısmının, hangi müzik aleti eşliğinde sunulmasına kadar her şey ama her şey var. İçinden dilediğini seçip kullanabilirsin."

Başta sesini çıkarmadı. Hiçbir şey söylemeden kilidini açtığım müzik defterimi açarak içine bir göz gezdirdi.

"Ama bu..." demişti ki devamını getiremeden menajerleri atladı söze.

"Bir dakika! Yoksa sen... O Mi Yeon musun? Nam Mi Yeon... Ne zaman olduğunu hatırlamıyorum ama bir ara çıkış yaptın değil mi?"

Menajere bakmadan olduğum yerde onu onayladım.

"Evet."

Ben gözlerimi yere indirip önüme düşen saçlarımla yüzümü kapatırken menajer heyecanla konuşmasına devam ediyordu.

"Cidden mi? İnanamıyorum. O zamanlar aslında bayağı bir ilgi gördün. Çok fazla fanın vardı. Bir de... O zamanlar 17 yaşındaydın galiba. Önce solo olarak çıkış yaptın. Sonra bir kızla birleşerek 2 kişilik grup hâlinde devam ettin. Kızlarım seni örnek alıp yolundan gidiyorlardı. Onların biricik idolüydün ama uzun sürmedi. Bir sene içerisinde çıkış yaptığın gibi ortadan kayboldun. Kızlarım da, tıpkı diğer hayranların gibi büyük hayal kırıklığına uğradı ama... Mutlaka bir nedenin olduğunu düşünerek başta her ne kadar kızsalar da sonradan seni deli gibi özlemeye başladılar. Neden çekildin piyasadan? Neden bir anda ortadan kayboldun ki?"

Şeklimi hiç bozmadım. Dolan gözlerimi kimsenin görmesini istemiyordum çünkü. Bu yüzden aynı şekilde menajere cevap verdim.

"Bu özel bir mesele ajusshi."

Daha sonra gülümsemeye devam ettim ve, "Her neyse," dedim.

"Bu parçalar yazıldı ancak hiçbiri kullanılmadı. Kullanılırsa... Üstelik gerçekten sizin gibi profesyonel kişiler kullanırsa gerçekten çok mutlu olurum. Lütfen, bunu kabul et Felix. Sizin için elimden gelen tek şey, şimdilik bu," dedim ve ayağa kalktım.

Mutfağa doğru gidecek ve omzumun giderek artan ağrısı için ağrı kesicilerimi içecektim.

Ancak kalkar kalkmaz Felix elini bileğime doladı. Beni tutarak gitmemi engelledi. Ardından onun da ayağa kalktığını hissettim. Bir şey söyleyeceği belliydi. Bu yüzden ağır ağır yeniden ona doğru döndüm.

Bileğimdeki elini çekti.

Direkt gözlerime bakarak ciddi bir şekilde hızla konuştu.

"Benimle düet yap Mi Yeon. Benimle düet yapmalısın."

Bölüm sonu

1 yorum