"Şimdi ne yapıyoruz Felix?"
Felix oturduğu koltukta başını geriye yaslayarak sabır dilercesine:
"Ahh, menajerim!" dedi.
"Daha kaç kere anlatmam gerekiyor? Biz şimdi her zamanki aracımızın içindeyiz değil mi? Adam şaşırtma yapacağımızı yani araç değiştireceğimizi zannediyor. Şirketin şoförlerinden biri yedek olarak kullandığımız araçla belirttiğimiz sahte adrese doğru yol alacak. Bu adam da şoförün kullandığı araçta olduğumuzu zannederek o aracın peşine takılacak. Biz de o araçtan bir 10 dakika sonra çıkıp senin ayarladığın yere rahatça gidebileceğiz. Bizim nerede olduğumuzu anlayamayacak. Aynı zamanda gittiği sahte yerde de polislerle karşılaşacak. Bu arada... Şimdilik telefonunu kapat Mi Yeon. Seni telefon sinyalinden takip ettiği apaçık belli. Gidince sana yeni bir kart alırız."
"Tamam."
Cebimden cep telefonumu çıkarıp kapatırken menajer de telefondan şoförlerinden birini arayarak gitmesi gereken adresi ve ne kadar orada kalıp gelmesi gerektiğini konuştu.
Üyeler pür dikkat konuşulanları dinliyorlardı.
"Yemin ederim hayatımda hiç bu kadar aksiyonu bir arada yaşamadım," diyen Lee Know'a karşılık hepsi gülerek katıldığını belirtircesine sözler söyledi.
Hyunjin: "Haklı, ömrümde ilk defa bu kadar aksiyonu bir arada yaşıyorum. Bir de ailemiz bu yaşadıklarımızı bilse."
Bangchan: "Annem hastanede olanları duyunca gece boyunca benimle konuştu. Bir şey yok desem de inanmadı. Eşyalarımı zor toparladım. Gözümden uyku akıyor. "
Jeongin: "Benim de büyükannem çok endişelenmiş. Bana ulaşamayınca bizzat şirketi arayarak bilgi almaya çalışmış."
Seungmin: "Felix, bu fikir işe yarar mı sence? Ya oyunu fark ederse? Ya polislerden kurtulmayı başarırsa? O zaman ne olacak?"
Seungmin bir diğer olasılığı da düşünerek fikrini ileri sürmüş olmalıydı ama onun fikirlerinin haklılığı yine herkesin tüylerini ürpertmeye yetmişti.
Yanında oturan Jisung'un Seungmin'in karnına dirseği ile hafifçe vurduğunu gördüm. Kulağına eğilerek fısıldadığı cümleleri de duymuştum.
"Her ne kadar haklı olsan da bu ulu orta söylenecek bir söz değildi."
"Özür dilerim."
Bu konuşmaların ardından derin bir nefes aldım.
Benim hayatım zaten belliydi. Bu adam zaten bana daha önceden beri bulaşıyordu ama en azından sadece benimle oynuyordu. Şimdi 8 kişiyi birden bu işin içine sürüklemiştim. Onların hayatı da benim yüzümden tehlikedeydi.
"Yine kendini suçlama aşamasına geçtiysen, kız mız demem dünkü hareketinden sonra da saçlarını çamaşır suyuyla yıkarım ona göre."
Seungmin'in saçma sözlerini duyup idrak edince başımı hemen yanımda oturan sözlerin sahibine çevirerek istemsizce gülümsedim.
Söylediği şeyin nasıl olabileceğini düşündüm.
"O nasıl oluyor ya? Amacın beni kel bırakmak herhâlde?"
"Asıl ona intikam derler. Düşünsene, bir sabah kalkıyorsun. Müthiş bir çamaşır suyu kokusu alıyorsun. Kalkıp aynaya bir bakıyorsun ki tüm saçların gitmiş!"
Yüzümü buruşturdum ve psikopatça gülerek bana bunu anlatan Seungmin'e değişik bir suratla baktım. Daha sonra dayanamadım ve ben de onun sağlam olan omzuna sert bir yumruk geçirdikten sonra gülmeye başladım.
Seungmin, "Oh, acıdı," dese bile omzunu tutarak gülmesine devam edince araçta oturan diğer üyeler de bizim bu hâlimize tebessüm etti.
Lee Know da hemen bizim sağ tarafımızda Bangchan ile beraber oturduğu için saçma konuşmalarımızı diğerlerinden net bir şekilde duymuş, sohbetimize dâhil olmuştu.
"Mi Yeon, böyle bir şey olsaydı intikam için sen ne yapardın?" diye sorup gözlerimin içine muzur bir şekilde sırıtarak baktı.
Dudaklarımı büzdüm. O an aklıma bir şey getirmeye çalıştım.
Düşündüm.
Ama bulamadım.
"Ne bileyim? O an kafama ne eserse. Ama şu zeki olanınız, Felix'ten mutlaka fikir alırdım herhâlde. "
Felix isminin geçmesiyle gülerek oturduğu yerden arkasına dönüp, kollarını koltuğun baş kısmına koydu. Büyük bir sevinçle bana bakmaya başladı. Onun tam aksine diğer üyeler de bana 'Öyle mi?' dermişçesine bir bakış atarak dönmüşlerdi.
Lee Know: "Zekamı kimse küçümseyemez küçük hanım, orada dur bakalım!"
Hyunjin: "Ne yani, o zeki de biz geri zekâlı mıyız?"
Changbin: "Beklemiyordum, yıkıldım."
Felix: "Anlayan anladı onun ne demek istediğini. Mi Yeon'cuğum sana tabii ki de her zaman zekice fikirler vermeye hazırım. Beni seçtiğin için pişman olmayacaksın. Bücür'ü beraberce haklayalım. Fighting (bastır)!"
Seungmin, Felix'in ağzından çıkan 'bücür' lafını duyunca gülmeyi kesti ve, "Sanki kendisi çok uzun," diye söylenerek oturduğu yerden hızla kalktı. Felix'in yanına gitmek istedi. Felix bu ayaklanmayı görünce gözlerini irileştirerek ayağa kalktı ve kapıya doğru gitti.
"Menajeriiimmm hemen kapıyı açmazsan Stray Kids'in muhteşem yüzünü, deep sesli rapperını kaybedeceksin! Menajeriiimm!"
"Oturun çocuklar, yola çıkıyoruz. Hadi Seungmin, hadi oğlum! "
Seungmin iki parmağını önce gözlerine sonra Felix'e götürüp 'gözüm sende' işaretini yaptıktan sonra yerine, benim yanıma oturdu.
"Şimdilik şanslısın Felix. Seni dövme işini sonraya bırakacağım."
...




