İçeriğe geç

Persona

Bölüm 15 · 5 dk okuma

Persona

Bölüm 15

11. Bölüm "Bir sonraki kurban"

Akel devam

Benden ne istiyorsun ?"Elindeki jopu sallıyordu."Hare o burada !"Diye bağırdım ama onlar sadece dış kapıya vurmaya çalışıyorlardı. Jopu sallamaya başladığında keşke erkekliğin %99'u kaçmaktır diyen kesimden olsaymışım diye düşündüm. "Yaklaşma bana ölemem ben ."Gözlerimden yaşlar süzülüyordu.

"Bak beni öldürürsen kiminle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayacaksın bak senle anlaşabiliriz." Saçmalamaya başlamıştım ama ölmek istemiyordum kendimi acındırmaktan başka hiçbir çarem yoktu ben ölmek için çok gençtim. Bu bedende hem bir korkak hemde hızlı yaşarım genç ölürüm kafasında birisi vardı.

"Bana neden onu sevdiğini anlat Akel neden Hare'yi seviyorsun?"Diye sordu. Aniden karnımda bir acı hissettiğimde acıyla yüzüm buruşu yere kanım damlıyordu. Piç kurusu nereden bıçak almıştıda bana saplamıştı? Aynı soruyu tekrarladığında acıyla konuştum.

"Onu neden sevdiğimi bilmiyorum sedece bana farklı geliyor işte." Yeniden bıçağı aynı bölgeye sapladığında çığlığı bastım. "Lütfen yapma lütfen." Yalvardım ama o durmak masamın üzerindeki defterden kağıt koparıp bir şeyler yazıp yanıma koydu. O piç kurusunun yazdığını görmemle transa girmiş gibi hissettim .

Yaptıklarını izlemek çok güzel olacak.

Aniden telefonumu çekip aldığında sürünerek ilerlemeye çalışmamla inlemem bir oldu siktiğimin... si jopu sırtıma vurmuştu. Sırtımdan bütün bedenime yayılan ağrıyla gözlerim dolmaya başladı . Acıyla bağırdığımda kimsenin bana yardım edemeyeceğini anladım. Hare dışarıdaydı kapının önündeydi bana yardım edemiyorlardı Ares'in bir an önce gelmesini diledim onda anahtar vardı içeriye direk girebilirlerdi. Telefonumdan canlı yayını açtığında "Yardım edin lütfen bana yardım edin izlemeyin de polis çağırın piçler." Diye bağırdığımda zorbalık yaptığım bir çok kişinin canın cehenneme yazdığını gördüm ben sevilmiyordum benden nefret eden sayısı çok fazlaydı ve kimse benim için teleşlanmıyordu.

. Usulca yutkundum "Ben ölmek istemiyorum." dedim. Başım gittikçe dönmeye başlıyordu maskeli piç kurusu telefonu yere koyup duvara dayadı bana yaklaştığında bacağına tekme basmak istedim ama başarılı olamıyordum.

"Lütfen beni öldürme." diye yalvardığımda o beklemediğim bir şey yapıp çenemi ve üst dudağımı zorla çekiştirirek ağzımı açtı ve maskesinin ağız kısmından dökülen iğrenç sıvı ağzımın içine giriyordu benden uzaklaştığında onun pis salyamsı tükmüklerini yere tükürdüm az önce ağzıma tükürmüştü bunu düşündükçe midemden yeşil acımsı sıvı dökülmeye başladı. "Seni pislik bunun bedelini ödeyeceksin." diye bağırdım. Aniden odadan çıktı birkaç dakika hiç gelmedi ayağa kalkmaya çalıştım ama olmuyordu yayında beni izleyenlere yardım dilenmeye başladığım sırada o yeniden içeri girdi elinde o şekerleme haplardan vardı ağzımı kapamaya çalıştım ama o kadar zorluyordu ki çenem kırılacak gibiydi işte o an farkındalık yaşadım.

Benim diğer çocuklara yaptığım şey buydu onların canını böyle yakıyordum açmadıklarında da bastırarak açıyordum yaptığım pislikler film şeridi gibi zihnimden geçtiğinde ölmeyi hak etiğimin farkına vardım

." Öldür beni bunu hak ediyorum." diye mırıldandım. Ağzıma hapları tıkıştırdığında geri çıkarmak yerine yuttum yaptıklarımın bedelini ödüyordum gözlerim yavaşca bulanıklaşmaya başladığında piç kurusu uzaklaşmaya başlamıştı.

İkinci bir şansımı hak etmiştim yoksa gelip beni öldürecek miydi ? Yerde sürünerek ilerlemeye çalıştıkça daha da fazla acı hissediyordum elinde bir kapla geldiğinde yüzümü buruşturdum asla yapmayacaktım. "Hayır hayır hayır olmaz öldür daha iyi." Kabı üzerime döktüğünde yeniden kusmaya başladım.

Gülüyordu. "Merak etme Sinan'ın üzerine döktüğün Ares'in sidiğinden değil Ares siďiğinin tadını sen çok sevmezsin sana özel başka birisinin sidiği bu."gülüyordu. "Şaka yaptım Akel sidik değil sadece "Laboratuvardan aldığım bir sıvı" kabı yere koyup cebinden kırılmış ayna parçaları çıkardı. Sızlayan bileklerime sürttü. "Sert sevdiğini duydum Akel sence bu yapılanlar sana göre sert oldu mu? Senin başkalarına yaptıkların bana çok sert gelmiyor sen bence daha sertlerin adamısın Akel"

Gözlerim bulanıklaşmaya başlıyordu, o sırada o içeri girdi. Hare kırmızı iç çamaşırıyla karşımda duruyordu. 'Bu sadece içirilenlerin etkisi.' diye mırıldandığım sırada, Hare bana doğru eğilip ellerimi göğüslerine dokundurdu. Gerçek gibiydi.

Düzeltme işlemi bu şekilde oldu. Başka bir konuda yardıma ihtiyacın varsa sormaktan çekinme.

"Seninim Akel."

"Bu sadece ilaçların etkisi."diye mırıldandığımda dudaklarını ısırdı.

"Son noktayı koyalım mı?"

" Sen gerçek değilsin, bu sadece halüsinasyon.'" diyerek gözlerimi kapayıp açtığımda o yoktu, sadece maskeli vardı. Zihnim ve erkeksel dürtülerim bana her ne içirdiyse dozunu baya aşmıştı. Aniden erkekliğimde baskı hissettiğimde acıyla inledim, oramı sıkıyordu." Bu parçalanmalı." diye fısıldadı.

***

42 hafta önce Göksu'ların evi

"Dağhan lütfen bırak gideyim nolur bana zarar verme nolur! ."Bütün ev genç kızın yalvarışlarıyla doluydu ama bunu duyan Dağhan'ın annesi oğlunu durdurmak yerine sesleri duymamazlıktan gelerek şampanyasını küvetinde yudumlamaya devam ediyordu oğlunun kendi hemcinsine yaptığı işkenceleri durdurmak yerine sadece dinliyordu. Dağhan Göksu acımasız para için her şeyi yapan eski bakan Delal Göksu 'nun öz oğluydu aynı zamanda ise sürekli suçunu kapattırmaya çalışan vicdansız bir annenin de oğluydu onun gibilerin pislik neslinin sürmesinin sebebi ailelerin varoluşuydu.

Dağhan evde olan annesini önemsemeyerek kızın canını yakmaya devam ediyordu ailesine bahanesi ise her zamanki gibi onları birbirlerini aldatıkları için suçlamak olacaktı. Dağhan Göksu eski ünlü bakan Delal Göksu'nun biricik oğluydu ama babası bazı sebeplerden dolayı bakanlığı bırakıp ünlü bir şirket açmış ve orada yönetici olarak çalışmaya devam ediyordu. Dağhan en küçük kardeş olan Arda'nın aksine babasına çekendi.Dağhan ise bunun verdiği rahatlıkla istediği her şeyi yapmıştı ve daha da fazlasını yapmayı planlıyordu. İstediği olmadığında da karşı tarafa zarar veren bir zavallıydı. Zavallı olduğunu duymak Dağhan 'ın tahaamül edemediği tek şeydi. Yerde çıplak bir şekilde yüzü morluklar içinde yatan genç kıza baktı. "Para peşin kırmızı meşin diyeceğim ama berbat bir espiri olur değil mi bebeğim. "dedi yerde acıyla bacaklarını ovalayan kıza sırıtarak. Ayağıyla kızın karnını ittirdiğinde kız acıyla inledi.

" Neden ben diye düşünüyor olmalısın sana bunun yanıtını vereceğim güzelim her defasında sana bunu yapıyor olmamın cevabı şu seni hep istiyorum sana dair her şeyi istiyorum duydun mu beni? Ve sen de beni isteyeceksin zorla bile olsa senin bu halini izlemek bana iyi geliyor. "diye sordu sertçe Dağhan. Genç kızın bütün bedeni acıyla sızlamaya başlıyordu ruhunu yittirdiğini hissediyordu.

"Dağhan lütfen öldür beni ikimizde birbirimizden kurtulalım." Genç kız hıçkırarak ağlıyordu. Dağhan yere doğru eğilerek genç kızın saçının tutamını avucunun içine alıp çekiştirdiğinde kız acıyla inledi. Kızın kafasını yere çarptığında kızın başı acıdan zonkluyordu.

"Seni deli kaltak annemin adını az önce haykırıp yardım dilenmenin bedeliydi bu!" Dağhan kükrediğinde kız ölmeyi diledi. "Akay bana senden bahsederken eşsiz bir güzellik de olduğunu söyledi ama sen sadece eşsiz güzellikte değilsin sen zavallısın Müge bir de hiç susmuyorsun bazen o dilini kesmek istiyorum." Dağhan konuşmaya devam ettikçe Müge korkudan titriyordu. Müge yerden destek alarak ayaklarının üzerinde durmaya çalışarak pencereye doğru ilerlemesiyle yere düştü. Yerden yeniden güçlükle kalkarak pencerenin önünde durdu kendini oradan atmak istiyordu ama ölmekten de korkuyordu.

'Sen ölmek istemezsin Müge çünkü sen yaşamayı seviyorsun canın her zaman sana tatlı gelir.' Dağhan sırıtmaya başladı. ''Eğer sen kendini atmak istiyorsan ama korkuyorsan seni oradan yitmeyi ben zevkle yaparım hatta kimse anlamaz da en fazla iki hafta konuşulursun sonra ise intihar etti diye basında yer bulursun ve konu kapanır. Ha bu konu uzarsada zaten babam konuyu kapattırır.''

Müge güçlükle yutkundu. ''Ölmek istemiyorum yaşayacağım sırf sana inat senin o acı sonunu görmek için. Adalet yerini bulacak Dağhan.'"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.