Akay'ın ölümünden 1 ay önce
Aileme yalan söyleyip yine Kapana gitmiştim. Biliyorum garipti. Başlarda Akel için ona yaklaşsam da Akay'ı gerçekten sevmeye başlamıştım. Nefret ediyordum sürekli hayatımı programlamaya çalışmalarından farkında değiller ama beni yalan söylemeye onlar ittiyorlardı. Buna da korumak diyorlardı sahi korumak çocuklarının bütün hayatını kendiymiş gibi programlamak mıydı? Yetişkinleri anlamaya çalıştıkça boynuma gerginlikten sıcak basıyordu. En büyük yalancıların baskıcı ailelerden çıktığı sözü çok doğruydu. Ne zaman kadar beni kontrol etmeye devam edeceklerdi? Hayatım boyunca bütün hayatımı onlar yazmıştı ve ben de her şeye uymuştum. Bu sefer bütün her şeyin değişme zamanı gelmişti. Kendi hikayemi yazmaya kararlıydım. Her ne kadar Müge'ye onun için geldiğimi söylesem de bu da bir yalandı. Buraya Akay'ı görmek için gelmiştim sevdiğim adamı iki gündür görememenin özlemiyle gelmiştim deplasmana gittiği için iki gün boyunca benimle ilgilenmemişti geldiğindeyse de kapanda biraz arkadaşlarla takılacağım demişti ama buraya da gelmemişti kadınlık iç güdülerimin bana verdiği mesajla aldatıldığımı sezdim. Sessizce yutkundum.
" Akay'ın beni aldattığını düşünüyorum. "Diye mırıldandığımda Müge'nin gözleri irice açılmıştı. Bir an Akay'ın Müge ile olma ihtimalini düşündüm. Telefonumun ekranından kendime bir bakış atıp bacak bacak üzerine attım. Gayet güzel görünüyordum ama istemsizce Müge yanımda oturduğu için kendimi rahat hissetmiyordum o benim en yakın arkadaşımdı ama bazen benden daha çekici olduğunu düşünüp bozuluyordum en kötü kısmıysa Müge'nin etkileyemeyeceği hiçbir erkek yoktu buna erkek arkadaşım Akay'da dahildi bazen onun Müge'yi hayranlıkla izlerken görüyordum bunu belli etmemesi de fazlasıyla zordu. Müge'ye ondan şüphelendiğimi belli etmemeliydim.
"Akay bu ondan her bok beklenilir. "Dedi uykulu gözlerle. Bakışlarıyla yüzümü tarıyordu. "O çocuğun yanına yakışmadığını sana her zaman derim, ailen gerçekten bu konuda çok haklı."
Bıkkınca nefes alıp verdim. "Ailem haklı değil kimi sevip sevemeyeceğime sürekli onlar karışıyor bıktım artık Müge. "Dedim.
"Ben şanslıyım benimkiler bana hiç karışmaz istediğimle çıkarım." Dedi şirin bir dil çıkarıp sonrasındaysa viskisinden bir yudum aldı bense onun tam tersiydim hiç içmezdim. Vişne suyu almış ve onu içiyordum ama güzel bir kahveye hasrettim.
Müge "Nasıl olmuşum bebek." Dediğinde istemsizce en yakın arkadaşıma karşı bir gıcıklık hissettim. Fazlasıyla güzeldi Müge'nin saçları koyu kahverengiye çalıyordu. Kumral ve oldukça bakımlı bir kızdı onda ne aransa vardı. Hiç üşenmeden cilt bakımı da yapardı, protez tırnağını sürekli yeniletirdi, ipek kirpiklere meraklıydı, çenesindeki dolgu yüz hatlarını daha da belirginleştiriyordu. Ben ne kadar doğallıktan yana olsam da insanın Mügeyi görünce kendiyle oynayası geliyordu. Parmaklarını salladığında bakışlarım tırnaklarını buldu. Ben tırnaklarımı gerildiğim zaman yerdim böyle saçma bir alışkanlığım vardı bu yüzden tırnaklarımı hiç güzel bulmazdım. Oysa çok önem verirdi tırnakları güzeldi dış görüşüne fazlasıyla takıldığı için halliyle zayıftı da Müge'de bir kızda olması gereken her şey vardı.
Müge'nin bakışlarının gittiği yeri takip ettim Akel'i seyrediyordu. Kendime bir söz vermiştim Akel'e dair hiçbir şey düşünmeyecektim gerekirse kendimi de kandıracaktım. Akel'e olan öfkemden dolayı Akay ile intikam amaçlı çıksam da sonradan Akay'ı sevmiştim ve önemli olan buydu. Her zaman ilkimi Akay olarak sayacaktım daha imi bile tutmayı beceremeyen duygularını kabul edemeyen benimle sevişip sonra da siktir git diyen Akel ile hiçbir şey yaşanmamış olarak kabul etmeliydim buna mecburdum. Akel'in yanındaki Esin'i fark ettiğimde yüzümü buruşturdum o kızdan nefret ediyordum. Akay daha önce onunla beni aldatmıştı Esin'in de öfkeyle beni süzdüğünü gördüğümde yüzüme sahte bir mutluluk gülümsemesi takınıp Müge'ye döndüm. Artık Akel umurumda değildi sevgilimle mutluydum sadece Esin içine ediyordu. "Bunu her yerde görmekten bıktım gebertmemek için zor duruyorum." dedim. Gözlerim sulanmaya başladığında Müge elini elimin üzerine koydu. "Sakın ağlama bu sadece o aptala zafer kazandırır. "dedi. "Bak canım arkadaşım üzülüyorsun biliyorum ama ona bir zafer kazandırma onu ayaklarınla ez." Müge gaz verici şekilde konuştuğunda sandalyeden kalkıp Esin'e doğru ilerledim.
Yapmacık bir şekilde sandalyesine yaslanmış telefonunda birileriyle yazışıyordu. Akel beni gördüğünde yüzünde şeytani bir gülümseme belirdi.
Kaosun kokusunu almıştı anlaşılan.
"Anlatsana basitçiğim , sırada kimin sevgilisini ayartacaksın söyle de bilelim o kişiyi uyarırım dikkat sevgilini ayartacak bir kaltak var diye."Kaltak kelimesini hecelediğimde Esin gerginlikle bana baktı. "Sen başkalarının sevgilisini ayartmaya çalışan bir basitsin ve senin yaptığın pisliklileri herkes bilmeli." "Dedim.
"Hare yeter artık içkiliydik ikimizde mantıklı düşünemiyorduk artık bunu büyütmekten vazgeç içkiliydik şunu artık o sikik beynine sok tamam mı Hareceğim. Şimdi git senin saçma sapan kıskançlıklarınla uğraşamam git Akay'a hesap sor" dedi.
"AAA duydun mu Müge basitçiğim sarhoşmuş ne zamandan beri sarhoş olmak sevgilisi olan birinin altına girmek için sebep oluyor hadi sarhoştun Akay'la yakınlaştınız peki tek erkek arkadaşını ayarttığın ben değilim erkek arkadaşını ayarttığın yedi kız daha var." Diye bağırdım.
Esin nefretle parlayan gözlerini bana dikip yüzünün buruşturdu. "Hareciğim laflarına dikkat et sonuçta burası benim ortamım ve ben sevilen bir kızım senin aksine çevre bol bende. Yani demeye çalıştığım benim ortamımda bana ayaklanma oturturlar Hare"
Dudaklarımdan öfkeyle bir "hı" nidası döküldü yüzüme psikopat bir gülümseme takındım. "Esinciğim çevremde yok kimseyi doyurduğumda yok milleti doyura doyura çevre yapıp kendini adam yerine koyman fazla zavallıca bir futbol takımının tümüyle yattın bırak da biraz çevren olsun sonuçta milli doyurucusun." dedim dudaklarımı büzerek dediklerimi yeniden hecelediğimde Esin her an üzerime saldıracakmışçasına yumruklarını sıktı.
Hare haddini çok aşıyorsun." Esin beni aniden yittirdiğinde küçük bir kahkaha patlattım. "Hare sen cidden hastasın erkek arkadaşın seni aldattı diye bu kadar kafayı yemiş olamazsın."Diyerek hemen yan masada bizi izleyen arkadaşlarına doğru ilerlediğinde ben ve Müge de masalarına doğru ilerledik.
"Hare tamam daha uğraşma şu salakla. "dedi Müge. En yakın arkadaşıma bu konuya karışmamasını sadece izlemesini söyledim ve dirseğimi masalarına yaslayıp Esin'e küçümseyici bakış attım yaptığı pisliğin bedelini ödemeliydi diğer yedi kız gibi sakin kalmayacaktım."
"Hare yeter artık git bir Psikiyatrist ile görüş, beni cidden yordun." dedi sürtükgil.
İçimden üçe kadar saydım ama onu şu an fena rezil etmek istiyordum ona doğru eğilerek sırıttım. "Tatlım ben değil de sen Psikiyatrist ile görüşmelisin bence senin hastalığın var adı da yanıyorum söndürün beni belki ilaçlar ile tedavi edilirsin." dedikten sonra kötü kız gülüşü takındım.
Esin gözlerini öfkeyle kıstığında Akel ve masadakiler kıkırdamaya başladı. Ares
"Hare reise bak sen yargı dağıttı. "Diyerek beni alkışladığında Esin Ares' in kolunu sıktı.
"Babies sakin olun." Dedi Akel yılışıklık dolu bir sesle onun özeti her zaman buydu yılışıklık yapmak onun bu hayattaki tek amacıydı.
Akel+ Yılışıklık=Kız düşürmeye çalışmak. O gece aklıma geldiğinde öfkeyle ona baktım. Bana ilk dokunan kişi oydu ve ondan nefret ediyordum. Akayla olan ilişkim ona olan nefretimden dolayı başlamış olsa da sonradan Akay'ı sevmiştim. Bir zamanlar Akel'i sevdiğim için kendimden utanıyordum. Kirliymişim hissi bütün bedenimi delip geçmeye devam ediyordu.
***Tatlım seninle bir dostluk anlaşması yapabiliriz."Dedi sürtükgil ağzını yayarak.
Sinirden saç diplerime kadar bir uyuşukluk meydana geliyordu.
"Esin çok yüzsüzsün." Derin bir nefes alıp konuşmasına izin vermedim. "Seni tanımlamam gerekirse yüzsüz ve basitsin ve ben bu iki türle dost olmuyorum sen de bu ikisi de mevcut." dediğimde afallamıştı.
"Bak tatlım erkek arkadaşınla aramızda olanlar sadece sarhoş olduğum için oldu yine açıklıyorum, sevgilinde gözüm yok yani ve ben artık bıktım kötü kadın gibi görülmekten. "dedi yapmacık bir gülümsemeyle." Hare bana çok garip geliyor oldukça gösterişli bir ailen var neden bir erkeğin lafını yapıyorsun ki elde edeceğin birçok erkek varken." Konuşmaya devam ettikçe onu parçalamak istiyordum.
"Esinciğim umarım seni bar tuvaletlerinde yerde sızmış şekilde yanında prezervatif varken bulmam yıllar sonra." dedim ardından ona bol acımalı bir bakış attım.
"iki günlük heveslerin için kendini düşürdüğün durumu görsen emin ol intihar ederdin sen var ya değişik bir şeysin ucuz ve basitsin." diyerek kendi masama doğru ilerlediğimde Müge'nin yüzünün bozulduğunu anladım. "Hare bu biraz ağır oldu sonuçta bende temas yaşamayı seviyorum." dedi bozulmuş bir sesle.
"Sen ama her önüne gelenle yaşamıyorsun hoşlandıklarınla yaşıyorsun oysa herkesle yaşıyor bardaki bir günlük olgun adamlarla bile. " Düşündükçe kusasım geliyordu. Esin istediği lüks hayatın yolunun bundan geçtiğini düşünenlerdendi.
"Müge ben senin takılmalarınla ilgili demedim Esin cidden değişik bir şey." Olayı düzeltmeye çalıştığımda başını sallamakla yetinip bakışlarını Akel'e dikti. O çapkın olandı fazlasıyla yakışıklıydı bunun yanında bir de aurası vardı. Altın sarısı saçları vardı kristal okyanus mavisi gözlere sahipti boyuysa 190 veya 192 gibi duruyordu Akay'ın aksine fazlasıyla uzundu kadınlara karşı oldukça kibar bir erkekti ama bu sadece yüzüne taktığı bir maskeydi o bir kadın delisiydi kendi hemcinslerine karşı bir zorbaydı lisenin kısacası sorunlu çocuğuydu çapkınlara özel olan bir egosu da vardı benim taktığım lakapla one night stand çocuğuydu. Müge ile Akel'in ikisinin takılmacalı bir ilişkisi vardı ilk başlarda sadece bir hafta olacak takılmaları üç haftaya yayılmıştı sonrasındaysa daha sonrasındaysa uzun bir süreye yayılmıştı aslında pek sevgilide denilemezlerdi Müge ve Akel'in ilişkisi sadece gösterişten oluşuyordu Akel'den bahsetmem gerekirse okulun popülerler veya dışarıdakiler tanımıyla tanınan grubunun baş lideri gibi bir şeydi o grupta en çok onun sözü geçerdi Müge ise bu durum hoşuna gittiği için onunla takılıyordu. Müge'nin meşhur bir lafı vardı. ''Akel gösterişime gösteriş katan bir aksesuar gibi." O kadar çok bu cümleyi kullanırdı
ki ben onu tamamen cümleyle bütünleştirmiştim. İkisi de birbirini sevmiyordu, sadece birbirlerini tatmin etmek ve gösteriş yapmak gibi dertleri vardı arada fotoğraf atarlardı o kadar onun dışında ikisi de başkalarının yataklarında gezinirdi Müge'nin bu huyunun sevmeme rağmen onunla arkadaştım çünkü biz birbirimizi çocukluktan beri tanırdık Hicran abla onun annesiydi ve uzun bir süredir de ailemin yanında çalışıyordu.
Ben içeriye Akay'ın girmesini beklerken içeriye bizim gibi birinci sınıf olup aşırı dozdan ölen çocuğun abisi girmişti onu birkaç kere okulun önünde de görmüştüm Akay'ın kardeşini zehirlediğine dair sözler söyleyip kavga çıkarmıştı ama Akay öyle bir şey yapmadığını söylemişti ben sevgilime inanıyordum her ne kadar bencil olsa da birisinin ölümüne sebep olacak bir adam değildi.
Adının Çınar olduğunu öğrendiğim çocuğun bakışları beni bulduğunda istemsizce gerildim Mügeyse saçını düzeltiyordu. "Aslında tatlı çocukmuş abisi. "dedi neşeli bir sesle Müge. Bahsettiği kişiden dolayı kesik kesik nefes almaya başlamıştım o konu aklıma geldiğinde canım fazlasıyla sıkılıyordu. Bahsettiği kişinin buraya gelmeden önce beni takip ettiğini hissediyordum ama emin olamıyordum şimdiyse gayet emin olmuştum beni takip ediyordu.
Mügenin gözlerinin içine baktım. "Sakın bana onu hoş bulduğunu söyleme." dedim.
"Gayet her kadının hayalini süsleyen bir adam gibi duruyor tıpkı biscolata erkekleri gibi Biscolata onu reklamlarında oynatmadan benim bu çocuğu elde etmem gerek. " dedi Müge dudaklarını ısırarak çocuk fazla yakışıklı değildi ama bir kadını etkileyecek bir görüntüsü vardı.
"Mügecim o çocuğu unut sen Akay benim sevgilim senin de arkadaşın ve takıldığının kardeşi bu çocukta onu birinin ölümünden dolayı suçluyor Akay için ondan uzak durmalısın. "dedim. "Hem o kadarda yakışıklı değil Akel ondan daha yakışıklı sen ona bak
Sadece. "
Müge'nin gözleri kocaman olmuştu.
"Akel'e karşı bir duygum yok bana kendimi hiç değerli hissettirmiyor diğer erkekler gibi sadece yatakta iyi benim için başka bir özelliği yok." Ceketinin cebinden iki tane çilekli sakız çıkarıp birisini ağzına attı diğerini de bana verdi. "Aslında dürüst olmak gerekirse Akel ile sadece takılıyoruz ve ona hiçbir duygu hissetmeme izin vermiyor sanki başkasından hoşlanıyor gibiydi bende bir süre sonra onun soğukluklarından dolayı başkasından hoşlanmaya başladım."
Tek kaşımı havaya kaldırdım. "Yeni birisi var ama sen bundan bana bahsetmiyorsun." Dudaklarımı çocukça büzdüm. "En yakın arkadaşıma bak sen bana anlatmadığına göre pabucumu dama atacak yeni bir arkadaş bulmuştur o."
Müge gözlerini büyütüp gülmeye başladı. "Senin pabucunu dama atacak birisinin olması imkânsız." Derin bir nefes alıp verdi sonrasındaysa ellerini yanaklarına koydu. "Beni yargılamandan çok korkuyorum."
"Sen benim en yakın arkadaşımsın seni hiçbir zaman yargılamayacağımı biliyor olmalısın çabuk bana ondan bahset. "
"Onun bir sevgilisi var kızla kavga etmişti bana da danışmak istemiş bu yüzden beni arkadaşlarıyla kaldığı eve çağırdı bende gittim biz dertleşirken bu dertleşmenin sonu yatakla bitti ama işin ilginç kısmı ben zaten onu çok beğeniyordum." Duraksadı." Biz onunla sonradan sürekli yakınlaşmaya başladık planladığım bir durum değildi her şey kendiliğinden oluyordu.
Tek kaşımı havaya kaldırdım empati kurmaya çalıştım." Müge bu yaptığın hiç hoş değil bu ilişkiyi direk bitirmelisin."
"Ona âşık olacağımı hiç beklemiyordum bana zaten beni kullandığını söyleyip ilişkiyi bitirdi kız arkadaşını seviyormuş ben sadece ihtiyacıymışım. "
"Piç kurusu. "Dudaklarımdan aniden döküldü.
"Bazen bende bir kusur olduğunu düşünüyorum onun kız arkadaşından gayet güzelim kız klasik Türk kızı ama kullanılan benim.'' Ses tonundan rahatsız olmuştum. İç sesim bir başkasının erkeğini alan seninkini de alır diyerek devreye girdiğinde Akay'ın Mügeye olan bakışları zihnimde canlandı. İstemsizce Müge ''ye karşı bir nefret hissettim. "Müge böyle demen hoş değil demek ki birbirlerini çok seviyorlar ayrıca sana güzel gelmeyen başkasına güzel gelebilir. "dedim kurumuş dudağımın arasından.
Müge tek kaşını havaya kaldırdı. "Kız delisi Akel'in bile umurunda değilim artık benimle vakit bile geçirmiyor annem desen alkolik üvey babamla zaman geçirmekten beni unutuyor." dediğinde ses tonundan ve yere bakan gözlerinden buna fazlasıyla üzüldüğünü anladım.
"Benimkilerde çok ilgili değil."
"Saçmalama kızım seninkiler o kadar ilgili ki fazla ilgiden boğuluyordursun sen hiç şikayet etme ."dedi bana imrenen bir ses tonuyla.
"Müge bende bir fanusun içinde gibi hissediyorum. "
"Ben o fanusun içinde değilim ama memnun olduğum söylenemez." Gözünün önüne gelen saçını kulağının arkasına itti. "Hayatından şikâyet etme senin hayatını isteyenler var mesela ben. Dedi şakacı bir sesle.
O sırada içeriye Akay girmiş ve ölen çocuğun abisine omuz atarak bize doğru gelip yanımdaki sandalyeye oturup kolunu boynuma doladı. Akay üvey kardeşi Akel'in aksine çimen yeşili gözlere sahipti eskiden o da Akel gibi çapkındı ama artık bıraktığını söylüyordu bir tarafım ona inanmazken bir tarafımsa ona güvenmeyi tercih ediyordu. Açık kahverengi dalgalı saçları vardı Akel kadar yakışıklı olmasa bile benim gönlümde o en yakışıklıydı Akay'a bir kızı ilk çeken soğuk görüntüsüydü. Bende ona iyice sokuldum onun yanındayken kendimi çok mutlu hissediyordum ailemde dahil herkesin kötü dediği çocuk benim için Romeo'ydu ondan romantiği yoktu arada tartışırdık büyük hataları da olmuştu ama birbirimizden hiç kopamamıştık. Ellerimi erkeksi vücudunda gezdirdiğim sırada karşımızdaki sandalye çekilmiş ve erkek arkadaşımın gıcık kardeşi Akel karşımıza oturmuştu ona son zamanlarda gıcık oluyordum bütün romantik anlarımızı bölmeye başlamıştı. Akel'in bakışları göğüslerime kayar gibi olduğunda dik bakışlarını çekti ama birkaç defa daha da onun göğüslerime bakarken yakalamıştım bu biraz beni huzursuzlaştırıyordu. "Çifte kumrular bana kendimi yalnız hissettirip durmayın shot atalım mı ?" diye sorduğunda Akay hoşuna gitmişçesine gülümseyip dudaklarını yaladı o sırada ikisinin ortak arkadaşı Ares, Birce ve Ayaz yanımıza geldiğinde dudaklarımdan bıkkınca bir soluk verme döküldü Akay'ın arkadaşlarını hiç sevemiyordum.
Ares'i hiç sevmezdim Akel gibi çapkındı okul takımının bir numaralı oyuncusuydu dediği her lafta bir yalan olurdu abartma gibi bir huyu vardı saçları koyu kahverengiydi gözleriyse açık kahverengi boyu Akay gibi 180 civarıydı boş konuşmada bir numaraydı esprileri hep vıcık vıcıktı ona gıcık olmamak elde değildi. Birce ise fazla soğuktu ve davranışları fazlasıyla erkek gibiydi ama Akay'ın diğer kız arkadaşlarına göre fazlasıyla iyi ve masumdu arada onunla sohbet ederdik. Ayazsa en mantıklı olandı hırsızlıktan sabıkası olduğunu bilmesem onu en mantıklı adam seçerdim diğerlerinin aksine fazlasıyla olgun ve zekiydi Akay'dan hatta daha zekiydi ama Akay'da sevgilim diye demiyorum en iyi fakültelerden birinde okuyordu.
"Hadi atalım shotlar , Hareciğim canım arkadaşım sende atacaksın." dedi Müge hoppamsı bir gülüşle. Akay araya girdi. "Hare içmesin o sevmez böyle şeyleri o vişne suyuna devam etsin. "Akay beni sinir ederek aslında gaz vermeye çalışıyordu ilk defa içme kararı almıştım.
Akel araya girdi. "Yok oğlum yengem var ya shot atamaz o süt içsin bence." dedi Akel. Sinirimi bozmuştu piç herif!
"Hare içmese daha iyi olur." dedi Ayaz.
O sırada Akay ve Akel barmenin yanına gidip siparişlerimizi verdi. "İlk içişin shot olacak ha. " Ares konuştuğunda sırıtmaya başladım."
"Evet."diye mırıldandım.
Akel tam kaşımdaki sandalyeyi çektiğinde tersçe ona baktım Müge'nin yanına oturmuştu ama Müge ile ilgilenmek yerine beni süzüp duruyordu. "Düğününüz ne zaman kardeşim?" Akay'a bu soruyu yönelttiğinde Akay elini saçının arasından geçirdi.
"Seneye olacak bu sene nişanı düşünüyoruz. '' Dedi kuru bir sesle.
"Siz bence futbol takımı kurarsınız." dedi Ares Akay ise çapkınca gülümsedi. "Yok ben üç futbol takımı kurmayı düşünüyorum."
Yüzümü buruşturdum." Çapkınca esprileri hiç sevmediğimi biliyorsun Akay."
Shotlar geldiğinde Müge direk bileğine tuz döküp yaladı sonrasındaysa bardağı kafasına dikti. Bende bileğime tuzu döküp onu yaladığımda midem bulanıyordu zaten hepsi bana merakla bakmaya başlamışlardı. Shot bardağını kafama dikmek yerine yudumlayarak yavaşça içmeye çalışıyordum midemden tuz ve içki acı şekilde geri gelmeye çalışıyordu o sırada Akel kıkırdamaya başladı. "Yüze bak lan rengi gitti resmen. "Diyerek kıkırdadığında onun suratına yumruğumu geçirmek istedim.
"Sevgilime bulaşma Akel." dedi Akay yüzümü severek.
"O zaman ben sana bulaşayım." Dedi Akel sinsi bir gülüşle. Akay'a gözlerini dikti. "Şu çınar iti hadi sana gıcık anladım bunu ama neden bana ters ters bakıyor kavga çıkarmamak için zor duruyorum." dedi Akel. Akay umursamazca omuz silkerek "Bizim çocuklarla gidip bunla konuştuk laftan anlamıyor kardeşi benim adımı yazmış intihar mektubunda ben onu bağımlı hale getirmişim ama öyle bir şey yok. Resmen günahım alınıyor " diyerek açıklama bulunduğunda bakışlarım bizi duvara yaslanıp bizi izleyen Çınar'a kaydı çocuk masamıza nefret dolu bakıyordu. Akay'ın yanlış huyları vardı ama bizden küçük birisine zarar verecek hiçbir şey yaptığını düşünmüyordum Akay öyle birisi değildi bizim okulun bizden önceki mezunlarındandı benimle arasında sadece iki yaş vardı ama bir sene sınıfta kaldığı için son sınıfı iki kez okumuştu kızlar lavabosunda adını çok duyduğum birisiydi bana başlarda fazlasıyla itici gelirdi ama daha sonraları bu adı tanınan adamla Müge sayesinde tanıştığımda onunla sevgiyi tanımıştım mezundu okuldaki herkesi tanırdı ama biz dışında küçüklerle muhatap olmazdı bizde zaten ondan sadece iki yaş küçüktük. "Akay biliyorum umursamazsın ama birisinin ölümüyle suçlanıp da umursamaz olmak ne bileyim bir insanın yapacağı bir şey değil de neyse ben sustum. " Akel ağır konuşmaya başlamıştı.
Akay ona ateş saçan gözlerini dikti.
"Çeneni kapa ve sevgilimle beni rahat bırak."
Akay boynumu okşamaya başladığında Akel yapmacık bir şekilde öksürdü. "Kardeşim ve onun sevgilisi sürekli cilveleşmeyi bırakın. "dediğinde Akay'ın üst dudağı kıvrıldı ikisi de kardeş olmalarına rağmen birbirlerinden çok farklıydılar benim sevgilim aslında ciddi olandı ama konu eben olduğumda Akay biraz cilveleşmeyi severdi Akel ise her kadınla takılan birisiydi Akay az konuşur ve soğuk olurdu Akel ise cıvık espriler yaparak güldürmeyi severdi, Akay kaba Akel ise kadınlarla fazla kibar konuşurdu. Bunun çapkınların genel özelliği olduğunu düşünüyordum. "Ben cidden şu çocuğa sinir oldum buraya bakıp duruyor sikeyim onun gelmişini geçmişini." Dedi Akay. Birazcık bana şu an itici gelmişti o bahsettiği çocukla ilgili konuda empati kurduğumda çocuğun kardeşinin ölümünü araştırması gayet mantıklı geliyordu. Bence fazla tepki veriyorlardı. Akay genellikle empati kuramazdı bense onun tam tersiydim fazlasıyla kurardım. "Çocuk açısından bakarsak buraya bakması gayet normal sonuçta kardeşi anlamsız bir mektup yazıp öldü bunu araştırmak ve seni suçlamakta haklı gibi. "dedim çekinir bir tonla.
"Bak güzelim onun açısından bakacak bir şey yok her adı yazılan kişi kötümü çıkıyor evet iyi birisi değilim ama kendimden yaşça küçük birinin hayatını sonlandıracak hale getirecek birisi değilim fazla duygusal olmayı bırak." Bakışlarıyla yüzümü tarıyordu.
Tek kaşımı havaya kaldırdım. "Aşkım sen yapmadın ben bunu iyi biliyorum ama çocukta haklı şüphelenmekte."
"Ben öyle bir şey yapmadım resmen günahım alınıyor." dedi bıkkınca Akay. "Bak para için yanlış şeyler yaptım çünkü para benim için önemli ama çocukla alakam yok."
"Akay sana dürüst olayım benim düşüncemde şu yönde o çocuğa zıkkım satmış olabilir misin? Açıkça kardeşin olarak bunu düşünüyorum senin birisinin hayatını mahvetmen bana mantıklı geliyor ve tanıdığım kadarıyla bunu yapabilecek tek piç kurusu sensin. "
Akay elini masaya çarptı. "Bak sevgilimin yanında boş muhabbet yapma o ağzının yayını sikerim sonra ..." Akay devamını derken elleriyle benim kulaklarımı kapadı.
"Sen benim ağzımın yayını sikmek yerine çirkin götünü açıp herkese göster adamım hem kokuyorsun hem de çirkin bir göte sahipsin acaba Hare bu götü görse seni beğenir mi? Erkek dediğin her anlamda benim gibi olmalı. "Akel kendince espri yapıp ortamı yumuşatmaya çalışır gibiydi ama aynı zamanda Akay'ı rezil ediyordu. "Bir de lütfen kokulu çamaşırlarını kirli sepetine atma burnumun direği kırılıyor."
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Akel çeneni kapa! "diye bağırarak yanımdan kalktı. "Ben biraz sakinleşmeliyim gideyim yüzümü yıkayım yoksa bu benim elimde kalacak."
Akay lavaboya doğru ilerlediğinde bende Müge ve Akel 'e bakarak. "Benim de lavaboya gitmem gerek kızlar lavabosuna yani. "diyerek sandalyeden kalkıp lavaboların olduğu koridora ilerledim ve ilk defa garip bir çılgınlık yapıp erkekler tuvaletine girdim.
Akay yüzünü kurulayıp peçeteyi çöpe atıp bana baktı. Bakışları beni delip geçiyordu.
"Burada ne işin var?"
"Sana bakmaya geldim."
Akay "iyi yapmışsın." diye mırıldandıktan sonra beni aniden duvara yitirdi ve başını boynuma gömüp öpücükler kondurdu.
"Yapma içeriye birisi gelebilir. "dudaklarımdan dökülenlere aldırış etmeyerek başını boynumdan çekti ama daha beterini yapıp Sol bacağımı elleriyle havaya kaldırdı. Duvara yaslıydım ama dengemi sağlayamayacak gibi hissediyordum. "bebeğim bacağını havada tut. "
Tereddüt ederek "Akay hayır." Dedim garipsemiştim şu an olanları.
"lütfen kötü bir şey olmayacak sadece dediğimi yap."O kadar tatlı gözüküyordu ki ona hayır diyemeyip sol bacağımı havaya kaldırdım. Akay ise bu yaptığımdan memnunmuşçasına başını eğdi.
"Dudaklarımın ol "
Kaşlarımı havaya kaldırarak bacağımı yere indirdim. "Akay hayır ben gidiyorum."diyerek lavabodan hızla çıktım. Akay cidden fazlasıyla saçmalamıştı ama garip bir şekilde onu istiyordum. Bütün bedenime yayılan arzu sağlıksız düşünmeme sebep oluyordu. Belki de ondan uzak durmalıydım sürekli beni yanlış arzulara sürüklemeye çalışıyordu.
Onu severken korkuyordum da ona her alıştığımda büyümenin acı gerçeğiyle karşılaşıyordum. Onunlayken sadece savunmasız bir kız çocuğuna bürünüyordum Akay günler geçtikçe bana değer vermeyi bırakıyor gibiydi. Tek umurunda olan tensel arzular gibi davranıyordu. Zaman, bizim ilişkimizde hem düşmandı hem müttefik hem de sabır çekmeler ve çelişkilerle dolu bir yaşam biçimi. Geriye dönerek lavabonun kapısını açıp kendimden beklenmeyeni yaptım. Genç kızlığın verdiği o coşkulu duyguyla Akay'ı öptüm. Dudaklarının her zamanki gibi beni içine çekeceğini sanmıştım ama Akay beni öpmek yerine geriye çekilmişti. "Biraz zamana ihtiyacımız var ben bunu daha iyi anladım." Dedi. Pantolonunun arka cebinden sigara dalıyla çakmağını çıkarıp çakmağı sigara dalına sürttü.
"Şu sigara bile beni senden daha çok yakıyor." Garip bir homurdanma çıktı dudaklarından. "Benim ol artık sürekli benden kaçıp durma kovalamaktan yoruldum. Bıkkınlıkla gözlerinin içine baktım.
"Akay seni gerçekten çok seviyorum ama ileri gidemem anla beni." Yutkundum.
Neden sen böylesin sürekli cinsellikten kaçıyorsun? "Çünkü beyinsiz senin beni kullanıp bırakmandan korkuyorum diye geçirdim içimden.
"Akay henüz erken olduğunu düşünüyorum cinsellik için. "Dedim gülümsemeye çalışarak.
Dudaklarından bir homurtu döküldü. Özenle çizilmişçesine güzel olan dudaklarının arasına aldığında sigara dalını istemsizce genç kızlığın verdiği heyecanı bütün bedenimde hissettim. O da bunu anlamış gibi bana doğru yaklaştı Elleri bluzumun V yaka kısmını okşuyordu. Dudaklarında sigara varken bile rahat durmuyordu. "Ben seni çok istiyorum" diye fısıldadı. "Artık kasma kendini".
"Hazır değilim." dedim. Bir hışımla kapıyı çarparak erkekler tuvaletinin içinde şaşkın bir ben bırakarak uzaklaştı. Akay'ın bu hareketi beni fazlasıyla kırmıştı onu bütün hücrelerime kadar istiyordum ama onunla temas bir nevi bana yanlış geliyordu. O ne bir şövalyeydi ne de heman deki çizgi filmindeki İskeletor o ikisinin arasında bulunan ince bir çizgiydi onu çözmesi fazla zordu.
O sadece senin sevgini kullanıyor onun için zaman geçirdiği bütün kadınlarla eşitsin özel falan değilsin sadece eğlenceli bir avsın."
İç sesimden nefret ediyordum.
"O Beni seviyor sadece son zamanlarda biraz libidosal olarak ayarı bozulmuş ama geri kendine gelecek." diye mırıldanarak kendimi kandırmaya çalıştım.
Akay kim bilir bugün kimin yanında soluğu alır.
İç sesim benim en büyük düşmanımdı.