İçeriğe geç

Pencere

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Pencere

Bölüm 5

5/Kayıp Dosya

Bölüm 5 — Kayıp Dosyası

Lâl o gece neredeyse hiç uyumadı.

Gözlerini her kapattığında sokak lambasının altında duran o silueti görüyordu.

Arven.

İlk kez bir adı vardı.

Ama bu hiçbir şeyi açıklamıyordu.

Tam tersine, her şeyi daha karmaşık hale getiriyordu.

Sabah alarm çaldığında başı ağrıyordu. Aynaya baktığında gözlerinin altındaki morlukları fark etti.

"Harika..." diye mırıldandı.

Okul boyunca derslere odaklanamadı. Öğretmenler konuşuyor, sınıf not alıyordu ama Lâl'in aklı sürekli telefondaydı.

Arven kimdi?

Onu nereden tanıyordu?

Ve neden sadece geceleri ortaya çıkıyordu?

Eve gelir gelmez çantasını yatağın üzerine fırlattı.

Bilgisayarını açtı.

Parmakları klavyenin üzerinde birkaç saniye durdu.

Sonra yazdı:

Arven

Yüzlerce sonuç çıktı.

Çoğu alakasızdı.

Lâl pes etmek üzereyken gözü eski bir haber sitesine takıldı.

Haber yıllar öncesine aitti.

Başlık kısa ama dikkat çekiciydi:

"17 Yaşındaki Genç Gizemli Şekilde Kayboldu"

Lâl'in kalbi hızlandı.

Haberi açtı.

Ekranda eski bir fotoğraf vardı.

Fotoğraf biraz bulanıktı ama yüz seçiliyordu.

Lâl'in nefesi kesildi.

Fotoğraftaki çocuk...

Sokakta gördüğü kişiye benziyordu.

Aynı bakışlar.

Aynı yüz hatları.

Haberi okumaya başladı.

Arven isimli bir genç, yıllar önce yaşadığı kasabada aniden kaybolmuştu.

Ne bir iz bulunmuştu.

Ne de bir açıklama.

Dosya kapanmıştı.

Sanki çocuk bir gün ortadan kaybolmuş ve bir daha hiç var olmamıştı.

Lâl ekranı kapatamadı.

Bir şey dikkatini çekmişti.

Haberde geçen yer...

Onun şu an yaşadığı mahalleydi.

Bir ürperti omurgasından aşağı indi.

Tam o sırada telefonu titredi.

Ekrana baktı.

Bilinmeyen numara.

Yeni mesaj.

"Araştırmayı bırak."

Lâl'in elleri dondu.

Mesajın devamı geldi.

"Bulacağın şey hoşuna gitmeyecek."

Lâl birkaç saniye ekrana baktı.

Sonra ilk kez cevap yazdı.

"Sen Arven misin?"

Mesaj gönderildi.

Dakikalar geçti.

Cevap gelmedi.

Tam umudunu kesmişken telefon yeniden titredi.

"Evet."

Lâl'in kalbi daha da hızlı atmaya başladı.

Parmakları titreyerek yeni bir mesaj yazdı.

"Benden ne istiyorsun?"

Bu kez cevap hemen geldi.

"Hatırlamanı."

Lâl kaşlarını çattı.

"Neyi?"

Uzun süre cevap gelmedi.

Dakikalar geçti.

Sonunda ekran aydınlandı.

Tek bir cümle vardı.

"O gece ne olduğunu."

Lâl mesajı tekrar tekrar okudu.

O gece...

Hangi gece?

Tam bunu yazacakken odasının ışıkları bir anlığına söndü.

Ve yeniden yandı.

Lâl korkuyla pencereye döndü.

Bu kez perde açıktı.

Oysa biraz önce kapalı olduğuna emindi.

Pencerenin dışında kimse yoktu.

Ama camın üzerinde buğuyla yazılmış iki kelime vardı:

Beni Hatırla.

Bölüm sonu

1 yorum