Hatice'nin anlatımından
Arkamdan gelen ses ile arkama dönünce otuzların içinde yakışıklı -Bilal kadar değil- bir çocuk gördüm. Bana " Merhaba, ben Murat. Beraber bir kahve içelim mi ? Hem birbirimizi de tanırız" dediğinde sakin bir ses tonu ile " Teşekkür ederim ama Bilal ile kahve içicem." dediğimde çocuk kulağıma doğru "Onu bırak beni al, ben ondan daha yakışıklıyım." dediğinde sağ elimi kaldırıp çocuğun yanağına sert bir tokat attım. Öyle sert olmuştu ki hastanenin kantininde tokat sesi yankılnadı ve herkes bize baktı. Murat'ın kafası eğilmişti bende eğilerek " Ben senin tanıdığın kızlardan değilim. Sana salyalarımı akıtarak bakacağımı düşünüyorsan çok yanılıyorsun. " diyip sandelyeme oturdum.
Bilal'in anlatımından
Hatice tokat attığında içimden "İşte benim kızım." diye sevinip etrafı baktım. Çıkan sesten dolayı herkes Hatice ve çocuğa bakıyordu. Hafifçe tebessüm ederek onların şaşkınlığını izledim. Hatice'ye baktığımda çocuğa bir şeyler diyordu. Demesi bitince dogruldu ve sandelyesine oturdu. Hatice'nin tokat attığı çocuk dişlerini sıkarak Hatice'ye bakıp geri gitti. Hatice'ye dönerek "O çocuk ne yaptı sana da tokat attın? Yanlış anlama ama kötü bir şey dediği belli. " dediğimde dirseklerini masaya koyup eğildi ve "Senin niye uyardığını anladım. Çocuk resmen benim ol diyordu sözleriyle. Tabi bende dayanamadım tokadı bastım. " dediğinde kahveleri başımla gösterek "Soğumadan iç hadi. " dediğimde gülümseyerek başını salladı ve kahveyi içmeye başladı.
Beyza'nın anlatımından
Keremle manzarayı izlerken Kerem'e dönüp " Sana ilk görüşte aşık oldum ben.İyi ki de olmuşum. " dediğimde saçlarımı koklayarak " Bende sana ilk görüşte aşık olmuştum iyi ki de olmuşum. " dedi. Bu sözler üzerine ona daha sıkı sarıldım.
O sırada yanımıza iki kız geldi. Kızlardan kısa ve sarı saçlara sahip yeşil gözlü bir kız "Kerem bizi hatırladın mı ? Biz üniversiteden Buse ve Sena. Belki hatırlamıyorsun ama ben Buse." dediğinde Kerem hafifçe doğrularak " Nasıl unutabilirim ki ? Sonuçta beni aldatan eski sevgilim unutamam dimi ? " dediğinde Kerem'e üzülmüştüm. Daha önce bir sevgilisi olmuştu ve aldatılmıştı. Bundan daha kötü bir şey olamazdı. Ben bu düşüncelere dalmışken beni bu düşüncelerden uyandıran şey Buse denen kızın "Kerem biliyorsun ki o zaman sarhoştum. Benim isteğimle olmadı. " dediğinde Kerem sakinliğini koruyarak "Ama bana içmeyeceğine söz vermiştin. Her neyse eski zaman eski de kaldı. Benim şimdi çok iyi bir sevgilim var ve mutluyum." dediğinde Buse beni göstererek " Bu yeni sevgilin olmalı. Beni buna tercih ediyorsan hayatında başarılar." diyip yanımızdan ayrıldılar.
Kerem bana dönüp "Beyza, benim güzel sevgilim. Üzülmedin dimi? Aldatıldığım için bu konudan bahsetmemiştim sana ama bundan sonra bütün geçmişimi anlatacağım ayrıca o Buse'nin dediklerini de takma seninle olmaktan , senin sevgilin olmaktan çok mutluyum." dediğinde " Sevgilim, bu hiç sorun değil. Seni anlayabiliyorum. Ayrıca her şeyi anlatmak zorunda degilsin ben sana güveniyorum. " dediğimde Kerem rahat bir nefes alıp bana sımsıkı sarıldı ve "Seni hiç bir zaman üzmeyeceğim sevgilim." dediğinde bende " Bende seni üzmeyeceğim ve sana kendimden daha çok güveniyorum." dediğimde gülümsediğini görmesem bile gülümsediğini hissettim.
Yarım saat sonra
Keremle yarım saat daha orada oturduktan sonra kalkmıştık. Şimdi de Kerem beni ikinci süprizine götürüyordu. Gözlerim gene bağlı olduğu için hiç bir şekilde göremiyordum. Ben merakla beklerken araba duruverdi ve Kerem'in arabadan indiğini duydum. Tam bende kapının kulpunu ararken Kerem kapımı açıp beni dikkatle indirdi ve gözlerimi açtı. Gözlerimin karşışında kocaman bir lunapark vardı. Küçük çocuklar gibi sevinmiştim.Bu sevincimi göstermek için de Kerem'e sıkıca sarıldım.
4 saat sonra
Akşam olmuştu. Keremle sahilde yürüyüş yapıyorduk. Lunaparktaki bütün oyuncaklara binmiştik resmen. Şimdi de sahilde el ele yürürken denizi izliyordum. Ben huzuru yanımdaki adam da bulmuştum. O da benim elimi sıkıca tutarken " Beyza, sen bu hayatta ki en sevdiğim şey sensin." dedi. Böyle dedikten sonra bir anda beni sırtında taşımaya başladı. Panikle kollarımı boynuna sardığımda gülerek " Seni çok seviyorum Beyza" dediğinde koşuyordu. Kahkalarla anın tadını çıkarıyorduk.

