Beyza'nın anlatımından
Kahkalarla bütün sahil kenarını dolaştıktan sonra Kerem beni evime getirmişti. Benimle merdivenleri çıkarken ellerimiz birbirine sımsıkı kenetlenmişti.
Benim evimin önüne gelince ona doğru döndüm ve tam ağzımı açıp bir şey diyeceğim sırada karşı komşunun kapısı açıldı ve içerden Fatma Teyze ve bugün yanımıza gelen Buse ve Sena çıktı. Ben şaşkın bir şekilde bakarken Fatma Teyze " Torunlarım alın işte bunlar terbiyesiz kız ile çocuk " diyince şaşkınlığım üst seviyeye çıktı. Sena ve Buse Fatma Teyze'nin torunlarımıydı ? O sırada Buse ağzını açarak "Görüyorum babaanne, gerçekten de terbiyesiz bireylere benziyorlar." dediğinde Kerem " Teyze bizi bırakın ayrıca o çok bilmiş torununuz Buse var ya ? İşte o benim eski sevgilim. Peki niye ayrıldık biliyor musun ? Tabi ki bilmiyorsundur. Sırf beni aldattığı için. Hmm noldu şimdi dut yemiş bülbüle döndünüz. Peki torununuzun içki içtiğini biliyormuydunuz ? " dediğinde Fatma Teyze ağzı açık bir şekilde bakakaldı tabi Buse ve Sena'nın da ağzı bir karış açık kalmıştı.
Kerem bana dönerek elimde ki anahtarı alarak kapıyı açıp elimden tutarak içeri girdi.(yazar notu=ayakkabı-
larını çıkardılar .) Kapıyı kapatıp bana sımsıkı sarıldı ve kulağıma " Beni sakinleştiren tek şey kokun. " dediğinde bende ona sımsıkı sarıldım. Sarılırken bir anda ben kucaklayıp salona götürdü ve koltuğa yattı. O yatınca bende yatmış oldum. Bana sımsıkı sarıldı ve döndü. Böylece yan yana yatmış olduk. Bende bu durumda başımı göğsüne koyup uyumaya başladım daha doğrusu uyumaya başladık.
Sabah
Kerem'in anlatımından
Bütün gece boyunca uyuyamamıştım. Sonuçta yanımda dünyanın en güzel kızı uyuyordu ve çok tatlı uyuyordu. Onu izlemek bana huzur getiriyordu. Sabah olunca dikkatlice kalkıp mutfağa gittim ve kahvaltı hazırlamaya koyuldum.
Beyza'nın anlatımından
Sabah uyandığımda yanımda Kerem yoktu. Hızlıca kalktığımda mutfaktan sesler geliyordu. Rahatlamıştım çünkü onu gitmediğini anlayabiliyordum seslerden. Gülümseyerek banyoya gidip işlerimi hallettim. Siyah bir elbise giymiştim ve bu elbisenin bana çok yakıştığını düşünüyordum. Kabarık kolları vardı ve simsiyahdı elbisenin rengi. Memnuniyetle gülümseyerek mutfağa gittim. Buzdolabına yaslanarak bir süre Kerem'i izledim. Bir beş dakika onu izledikten sonra yavaşça yaklaşarak ona sarıldım o da bana dönerek sarıldı ve gülümsedi sonra da kulağıma eğilip "Sevgiline günaydın öpücüğü yok mu ? " dediğinde gülümseyerek dudağına küçük bir öpücük kondurdum. O da burnumun ucuna bir öpücük kondurup yumurta pişirmeye geri döndü. Birlikte kahvaltı edip evden çıktık.
Beyza'nın elbisesi


