Bilal'in anlatımından
Onu gördüğüm gibi elimde ki kahveyi üstüme döküvermiştim. Allahım ben ne yapmıştım ? Yanıyordum hemde çok. Hızla ayağa kalkıp toplantıyı terk ettim. Herkes üstüme kahve döktüğüm görmüştü. Zaten ben sevilmezdim. Şimdi herkes daha fazla dalga geçiceklerdi. Ama ne yapıyım ki ? O melek gibi yüzlü kadını görünce ilk görüşte aşık olmuştum.
Hızlı adımlarla lavaboya girdim ve peçetelerle acımı azaltamaya çalıştım.
Yarım saat sonra
Hala lavabodaydım. Tam dışarı çıkacağım sırada melek yüzlü kızla çarpıştım. Tam düşeceği sırada kolundan tutup yere düşmesene engel oldum. Beni görünce gülümseyip " Bende seni arıyordum. Kahve döktüğünü gördüm. Toplantı olduğu için pesinden gelemedim. Ben Hatice, mimarım. Yıkılan yeri yeniden yapmak için görev aldım. " dediğinde bende " İyiyim, sorduğun için teşekkür ederim. Bende Bilal, memnun oldum ay yüzlü kadın." dediğimde ağzımdan çıkan son cümleye lanet okudum. Ağzımdan çıkan son cümle ile şaşkına uğrarken hafif bir tebessüm ile " İltifatın için teşekkür ederim. " diyip ekledi " Acaba bana kantini gösterir misin ? Bulamadım da . " dediğinde kafamı salladım ve yürümeye başladım. O da peşimden gelirken "Hastanede ki erkeklere dikkat et. Özellikle yaşı sana yakın olanların. Birazcık hatta birazcık değil direk kendilerini her kadına sahip olabileceklerini düşünüyorlar. " dediğimde gözleri kocaman açılarak başını salladı. Elinde ki dosyaları göğsüne daha sıkı bastırdığını görünce "Sakin ol. Ben hiç bir kadına zarar vermem de verditmem de. " dediğimde "Gerçekten de çok iyi birisin , galiba bir tek seninle muhattap halinde olacağım. " dediğinde " Bu beni de mutlu eder ay yüzlü kadın. " dedim.
Kantine vardığımızda ona bir masaya oturmasını ben kahvelerimizi getireceğimi söylediğimde gülümseyerek baktı. Bana gülümseyince dünya sanki başıma yıkılmıştı. Ona gülümseyerek baktım ve kahveleri almaya gittim.
Hatice'nin anlatımından
Aklımda tek bir düşünce vardı. Sürekli onu düşünüyordum. Şimdiden böyle olmuştum. Onun arkasından baktığımda bir çok kişinin beni izlediğini fark ettim. Kafalarını bir bana bir de Bilal'e çeviriyorlardı. Nolduğunu anlamayarak Bilal'in gelmesini bekledim. O kahvelerimizi alıp masamıza gelince arkamdan bir ses duydum ;
X : .....


