Tünelde uzun süre kimse konuşmadı.
Nergis'in zihninde yalnızca Murad'ın son sözleri vardı.
“Seni kimin koruyacağı.”
Nergis yavaşça babasına yaklaştı.
— Vasiyette kimin adı var?
Murad gözlerini kapattı.
— Selim'in.
Nergis şaşkınlıkla Selim'e baktı.
Selim de en az onun kadar şaşkındı.
— Benim mi?
Murad başını salladı.
— Seni doğduğun günden beri koruması için seçtiğim kişi oydu.
Nergis'in gözleri doldu.
— Peki neden?
Murad'ın sesi yumuşadı.
— Çünkü Selim senin gerçek kimliğini bilen birkaç kişiden biriydi. Ama sana hiçbir zaman gerçeği söylemedi.
Nergis Selim'e döndü.
— Sen biliyor muydun?
Selim başını eğdi.
— Evet.
— Baştan beri?
— Baştan beri değil. Ama seni saraya getirdikleri gece kim olduğunu öğrendim.
Nergis'in yüzünde kırgınlık belirdi.
— Hepiniz biliyordunuz.
Selim sessizce:
— Seni kaybetmekten korkuyordum.
Nergis cevap vermedi.
Bir süre sonra Ayla yanlarına geldi.
— Artık geçmişi suçlamak bize hiçbir şey kazandırmayacak.
Nergis annesine baktı.
— O zaman geçmişi bitirelim.
Ayla hafifçe gülümsedi.
— İşte bu yüzden seni yıllar önce sakladım. Çünkü güçlü olacağını biliyordum.
Nergis ilk kez annesinin elini tuttu.
— Bir daha benden hiçbir şey saklama.
Ayla başını salladı.
— Saklamayacağım.
Tam o sırada Gülbahar, Nergis'in elindeki altın mührü gösterdi.
— Arslan'ın elindeki mühürle bunu birleştirirsek, vasiyetin tamamını okuyabiliriz.
Cem:
— O hâlde yarın gece eski saraya gideceğiz.
Nergis başını kaldırdı.
— Hayır.
Herkes ona baktı.
— Arslan'ın istediği yere gitmeyeceğiz.
Nergis mührü avucunda sıktı.
— Onu buraya getireceğiz.
Selim'in yüzünde ilk kez küçük bir tebessüm oluştu.
— Nasıl?
Nergis gözlerini kaldırdı.
— Çünkü onun en büyük hatası, benim hâlâ korktuğumu sanması.
Ayla kızına baktı.
Ve o anda anladı.
Nergis artık saklanan küçük kız değildi.
Kendi kaderinin peşinden giden bir kadındı.
Ancak kimsenin fark etmediği bir şey vardı.
Tünelin duvarının arkasında biri onları dinliyordu.
Ve duyduğu son cümle şuydu:
— Arslan'ın mührünü almak yetmez.
— Peki ne yapacağız?
Gölgedeki kişi fısıldadı:
— Nergis'in gerçek düşmanını ortaya çıkaracağız.
Sonra karanlıkta kayboldu.