İçeriğe geç

PEMBE DUVAĞIN ARDINDA

Bölüm 17 · 3 dk okuma

PEMBE DUVAĞIN ARDINDA

Bölüm 17

BÖLÜM 17-GERİ DÖNEN SULTAN

Arşivin kapısı kırıldığında herkes olduğu yerde kaldı.

Toz bulutu yavaşça dağılırken kapının eşiğinde duran kadın daha belirgin hâle geldi.

Uzun, koyu renkli bir ferace giyiyordu. Başındaki örtünün altından birkaç gümüş tel saç görünüyordu. Yüzünde yılların bıraktığı izler vardı.

Ama gözleri...

Nergis o gözlere baktığında içinde açıklayamadığı bir tanıdıklık hissetti.

Münevver'in dudaklarından tek bir kelime döküldü:

— Ayla...

Kadın başını kaldırdı.

— Beni hâlâ hatırlıyorsun.

Münevver'in gözleri doldu.

— Seni yıllar önce öldü bildirdiler.

Ayla Sultan acı bir tebessüm etti.

— Öyle bilmelerini isteyenler vardı.

Nergis bir adım öne çıktı.

— Sen... Ayla Sultan mısın?

Kadın gözlerini Nergis'e çevirdi.

Bir süre konuşamadı.

Sanki yıllardır beklediği o anın gerçekten geldiğine inanmakta zorlanıyordu.

Sonunda başını eğdi.

— Evet.

Nergis'in kalbi hızla çarpmaya başladı.

— Münevver senin adını söyledi.

Ayla'nın gözleri doldu.

— Çünkü artık senden saklayacak hiçbir şey kalmadı.

Nergis'in sesi titredi.

— Sen benim annem misin?

Arşivdeki herkes sustu.

Ayla yavaşça Nergis'e yaklaştı.

— Evet.

Nergis geriye çekildi.

— Hayır...

Ayla durdu.

— Nergis...

— Hayır!

Nergis'in gözlerinden yaşlar süzüldü.

— Bir annem olduğunu söylediler. Sonra Gülbahar çıktı. Sonra başka bir gerçek söylediler. Şimdi de sen...

Gülbahar sessizce başını eğdi.

Nergis ona döndü.

— Siz benimle neden böyle oynuyorsunuz?

Ayla'nın yüzü acıyla gerildi.

— Kimse seninle oynamıyor.

— O zaman neden herkes benden bir şey saklıyor?

Murad sonunda konuştu.

— Çünkü seni korumaya çalıştık.

Nergis öfkeyle ona döndü.

— Beni korumak mı?

Sesi arşivin taş duvarlarında yankılandı.

— Beni yıllarca kim olduğumu bilmeden yaşatmak mıydı korumak?

Murad sustu.

Ayla Sultan ona baktı.

— Yeter, Murad.

Murad'ın yüzü değişti.

— Ayla, şimdi zamanı değil.

— Tam zamanı.

Ayla Nergis'e döndü.

— Sana her şeyi anlatacağım.

Nergis başını kaldırdı.

— Hepsini.

— Hepsini.

Ayla derin bir nefes aldı.

— Ama önce buradan çıkmalıyız.

Tam o sırada dışarıdan askerlerin sesleri duyuldu.

— Arşivi arayın!

Selim kılıcını kaldırdı.

— Çok geç kaldık.

Cem kapıya baktı.

— Muhafızlar koridoru doldurmuş.

Gülbahar sakin bir şekilde konuştu:

— Arka geçit hâlâ duruyor mu?

Münevver hemen cevap verdi.

— Duruyor.

Nergis şaşkınlıkla sordu:

— Nereye çıkıyor?

Münevver ona baktı.

— Eski bahçeye.

Gülbahar başını salladı.

— O zaman oradan gideceğiz.

Nergis hareket etmedi.

— Ben hiçbir yere gitmiyorum.

Herkes ona baktı.

Nergis gözlerini Ayla'dan ayırmadan konuştu.

— Önce gerçeği bilmek istiyorum.

Ayla yaklaştı.

— Sor.

— Neden beni terk ettin?

Ayla'nın yüzündeki ifade bir anda değişti.

Gözlerinden yaş süzüldü.

— Seni terk etmedim.

— O zaman neden yanımda değildin?

Ayla cevap vermeden önce Murad'a baktı.

— Çünkü seni benden aldılar.

Nergis'in kaşları çatıldı.

— Kim?

Ayla'nın sesi alçaldı.

— Sarayın içindeki biri.

— Kim?

Ayla sustu.

Gülbahar gözlerini kapattı.

Münevver başını eğdi.

Nergis üçünün yüzüne baktı.

— Hepiniz biliyorsunuz.

Ayla:

— Evet.

— Kim?

Ayla sonunda konuştu.

— Seni benden alan kişi hâlâ hayatta.

Nergis'in yüzü soldu.

— Kim?

Ayla cevap vermek üzereyken dışarıdan bir asker bağırdı:

— İçerideler!

Selim kapıyı tuttu.

— Artık gitmeliyiz!

Ayla Nergis'in elini tuttu.

Nergis bir an irkildi.

Ayla'nın eli titriyordu.

— Kızım...

Bu kelime Nergis'in içini parçaladı.

Ayla onu kendine çekmedi.

Sadece elini tuttu.

— Benden nefret edebilirsin. Bana inanmayabilirsin. Ama ne olursa olsun seni bir daha kaybetmeyeceğim.

Nergis gözyaşlarını sildi.

Ve ilk kez Ayla'nın elini bırakmadı.

Münevver arşivin arka duvarındaki eski kitaplığı itti.

Taş duvarın içinde gizli bir geçit ortaya çıktı.

Herkes sırayla içeri girdi.

En son Nergis geçti.

Geçidin kapısı kapanmadan hemen önce arşivin içine bir ok fırladı.

Ok, Nergis'in az önce durduğu yere saplandı.

Okun ucuna bağlı küçük bir kâğıt vardı.

Cem kâğıdı aldı.

Üzerinde tek bir cümle yazıyordu:

“Ayla Sultan geri döndüyse, gerçek mirasçı da ortaya çıkmıştır.”

Nergis kâğıda baktı.

— Mirasçı mı?

Gülbahar'ın yüzü bembeyaz oldu.

Ayla ise gözlerini kapattı.

Çünkü biliyordu.

Nergis'in doğumunda saklanan sır, yalnızca onun kim olduğu değildi.

Asıl sır...

Nergis'in neden yıllardır öldürülmek istendiğiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.