Beyaz blazer beyaz kısa bir ceket giymişti.
Altına ise ceketin mini eteğini giymişti.
Ayağına gümüş ince topuklu giymişti.
Gümüş halka küpe takmıştı ve parmağına 2 sene sonra nişan yüzüğünü takmıştı.
Alp Aslanın nişanlandıkları gece ona özel yaptırdığı yüzüğü takmıştı.
Koyu göz makyajı mavi gözlerini ön plana çıkarmıştı dudaklarına sürdüğü kırmızı ruju ile makyajı bitmişti.
Güçlü ailesi en önde oturuyordu herkesin göreceği şekilde.
Bu mekanın kendine özel bir kanalı vardı ve televizyona veriliyordu.
Alp Aslan televizyonda gördüğü sevdiği ile dili tutuldu adeta.
Öyle güzel gözüküyordu ki sevdiği beyazlar içinde.
Mavi gözleri parlıyordu yüzünde mutluluk vardı.
"Mektupları, resimleri kaldıramam ki
Sevdim seni, başkasına yar edemem ki
İki dünya bir araya gelse imkansız
Seni benden başkasıyla düşünemem ki
Sevgilim kıskanırlar yalanlar anlatırlar
Bizi ayıramazlar aşkın dizinden
Ben düşerken yükseklerden uçurumlara
Aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda
Şimdi senle hayat rüya düşlerim gerçek
Sanki ben hiç yaşamadım seni tanıyana dek"
Kamera mekanın içini çekti ve gördüğü aile üyeleri ile en önemlisi 2 oğlu ile daha da mutlu olmuştu Alp Aslan.
Pınar iki oğluna bakarak gülümsedi ve şarkıya girdi.
"Bahar dalı çiçek dili yeşilin rengi
Anlatmanın imkanı yok güzelliğini
Sana susuz, açım sana hastayım sana
Hiçbir sebep seni benden ayıramaz ki"
Diyerek parmağı kamerayı işaret etti.
Alp Aslanın onu izlediğini biliyordu.
Bu hareketini çok iyi anlamıştı Alp Aslan sana açım sana susuzum diyordu.
"Sevgilim kıskanırlar yalanlar anlatırlar
Bizi ayıramazlar aşkın dizinden
Ben düşerken yükseklerden uçurumlara
Aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda
Şimdi senle hayat rüya düşlerim gerçek
Sanki ben hiç yaşamadım seni tanıyana dek
Ben düşerken yükseklerden uçurumlara
Aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda
Şimdi senle hayat rüya düşlerim gerçek
Sanki ben hiç yaşamadım seni tanıyana dek"
Şarkı bitince ise yeni bir şarkıya girmişti.
Ailesine baktı Seher Güçlü gülümseyerek bakıyordu Pınara
Anısı olan bir şarkı çalıyordu.
Alp Aslan ve Pınar için anısı olan bir şarkı.
"şu canım seninle bi anlam kazandı
Herşeyimsin benim
Dayanmak çok zormuş alışınca sana
ümidimsin benim
Kalbime söz geçmiyor
Yanlız seni istiyor
Sensiz zaman durmuş bekliyor
Kalbime söz geçmiyor
Yanliz seni istiyor
Sensiz zaman durmuş bekliyor"
Pınar uzun süre sonra gerçekten gözleri parlıyordu.
Mavi gözleri adeta ışık saçıyordu etrafa.
"Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarım
Sen sevdikçe bende varım
Kalbimde yerin dolmaz seni nasıl atarım
Herşeyim oldun benim
Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarim
Sen sevdikçe bende varim
Kalbimde yerin dolmaz seni nasil atarim
Herşeyim oldun benim"
Uzun zaman sonra parmağına taktığı yüzüğünü takmıştı.
Elini kalbinin üzerine koydu ve söylemeye devam etti.
"Içimi bir buruk sarınca yalnızlık
Böle geçmez gece
Resmine baktıkça doluyor gözlerim
Göz yaşımsın benim
Kalbime söz geçmiyor
Yalnız seni istiyor
Sensiz zaman durmuş bekliyor
Kalbime söz geçmiyor
Yalnız seni istiyor
Sensiz zaman durmuş bekliyor"
Alp Aslan gördüğü yüzük ile dudaklarında oluşan çarpık gülümsemeye engel olamadı.
"Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarım
Sen sevdikçe bende varım
Kalbimde yerin dolmaz seni nasıl atarım
Herşeyim oldun benim
Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarım
Sen sevdikçe bende varım
Kalbimde yerin dolmaz seni nasıl atarim
Herşeyin oldun benim"
"Yengem de ne olursa olsun cilvesinden vaz geçmiyor farkında mısın" dedi Uğur Güçlü gülerek.
"Benim torunlarım sarı mı lan" dedi Enes Güçlü dehşet ile konuştu.
Uğur Güçlü bir kahkaha patlatmıştı.
"Kız gibi gözüküyor bunlar oğlum siyah değil mi Bunlar aynı rus çocuklarına benzemiş" dedi Enes Güçlü.
"Pınarın anne tarafı Rus, Pınar Esmer değil kumral baba ama kendisi sarışın olmayı istediği için saçlarını sarıya boyattı" dedi Alp Aslan.
"Kız lan bunlar baktın mı var mı" dedi Enes Güçlü.
"Utanmıyor musun torunların ile dalga geçmeye nasıl bir dedesin sen" dedi Alp Aslan gülerek.
Enes Güçlü bir gerçek ile daha yüzleştiğinde ise öylece kala kaldı.
"Ben daha 50 yaşındayım ne dedesi" dedi Enes Güçlü.
"Benimle ihtiyar diye dalga geçiyordun. Şimdi oldun mu sen de ihtiyar" dedi 60 lı yaşların sonunda olan adam.
"Ben yaşlı değilim hala gencim. Kardeş yapacağım oğlum size ben" dedi Enes Güçlü.
Uğur Güçlü ise bir kahkaha daha patlattı.
"Aman baba dur şu yaştan sonra abi olmayı kaldıramam" dedi Alp Aslan gülerek.
"Tek kelime etmeden seni çağırıyorum, beni duyuyor musun?
Çağrısız bir davetim, beni anlıyor musun, hadi geliyor musun?
Ruhum çok acıyor okşar mısın, kalbim yaralı sarar mısın?
Bir panterdi gönlüm, şimdi uysal bir kedi
Delireceğim tutmazsam şu ellerini
Çektiğim tüm acıları unuttum gitti
Ne çok değiştim, başka biri oldum sanki"
Pınar nispet yapar gibi sürekli parmağındaki yüzüğünü gösteriyordu.
"Kimse beni sevmemiş, gördüm geçmişe bakınca
Yüzüme tebessüm noktalandı senin aşkınla"
Yüzünde cilveli bir gülüş ortaya çıktı.
"Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim
İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin
Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen
Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen"
"Haber bile vermeden geçiyorum içinden, beni görüyor musun?
Rüzgâr estiği zaman seni öpüyorum, hissediyor musun?
Ruhum çok acıyor okşar mısın, kalbim yaralı sarar mısın?
Bir panterdi ruhum, şimdi uysal bir kedi
Deliriyorum, tut bırakma ellerimi
Çektiğim tüm acıları unuttum gitti
Ne çok değiştim, başka biri oldum sanki
Kimse beni sevmemiş, gördüm geçmişe bakınca
Yüzüme tebessüm noktalansın senin aşkınla"
Pınar yüzündeki gülümseme ile etrafına baktı.
"Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim
İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin
Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen
Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen
Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim
İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin
Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen
Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen
Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim
İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin
Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen
Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen"
Şarkı bitmişti anne diye ağlayan oğlunu kucağına almış Pınar.
Büyük bir alkış tufanı kopmuştu mekanda.
Kaplan Güçlü ise tedirgin bir şekilde baktı.
Küçük elleri ile annesinin elindeki mikrofonu tuttu.
"Baba" dedi Kaplan Güçlü annesine bakarak.
"Baba neyde öşledim neyde" diyen oğluna bakışları donuklaşarak baktı ardından hızlıca topladı kendini.
"Baba gelecek annecim değil mi babası" dedi Pınar .
"Abi maşallah oğlun çok yakışıklı ama yengeye çekmiş"
"Allah uzun ömürler versin bir an önce kavuştursun Allah"
"Amin amin" dedi Alp Aslan sadece.
"Beni hafife alsan da
Söz verip aramasan da
Telefonu açmasan da
Gönlün benden yana
Sor bir kere ona
Yalvarırsam şımarırsın
Öyle güzel değilsin ki
Şaka yaptım, dur ağlama
Sana deli olan beni harca, hiç korkma
Hastayım sana, dermansızım
Başkayım sana
Sana arsızım
Harca, hiç korkma
Hastayım sana, dermansızım
Başkayım sana
Sana arsızım"
"CİLVEYE BAK BE"
"Alp'in EN BÜYÜK ŞANSI SENSİN PINAR"
Pınar ise gülerek devam etti şarkıya.
"Ne kadar inatçıysan da
Dönüp geleceksin bana
İzim var dudaklarında
Alıştım aslında
Her çocukluğuna bunca derdin arasında
Aşk yansıtan bir aynasın
Kardan beyaz bir sayfasın
Senin, benim, bu aşk bizim"
Pınar sevdiğine cilvesini ne olursa olsun yapıyordu.
Alp Aslan gülerek tövbe çekmişti.
Cilvesi ile cenneti, tripi ile cehennemi yaşatırdı Pınar.
"Bırakmam seni, ben artık sensiz imkansızım
Seni bırakmam, ben gerçek aşkım
Bırakmam seni, ben artık sensiz imkansızım
Seni bırakmam, ben gerçek aşkım
Bırakma beni, ben artık sensiz imkansızım
Beni bırakma, ben gerçek aşkım
Harca hiç korkma
Hastayım sana, dermansızım
Beni bırakma, ben gerçek aşkım"
Pınar derin bir nefes verdi ve şarkıya giriş yapmıştı.
"Akarım sonsuza deli sel gibi
Tut çevrele, tut gölün olayım
Çarparım ne varsa deli yel gibi
Tut kollarımdan, tut ki durayım
Tüm yaşananlar bir bir günaha
Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma
Sen öyle bela, deli sev ki beni
Bütün yasakları yasakla
Tüm yaşananlar bir bir günaha
Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma
Sen öyle bela, deli sev ki beni
Bütün yasakları yasakla"
Bu nakaratta daha coşkulu ve yükselmişti şekilde söylemeye başlamıştı.
"Her soluğunda baştan ayağa
Çek beni içine, or'da kalayım
Her soluğunda baştan ayağa
Çek beni içine, or'da kalayım
Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep sızı, hüsran
Geriye kalan ardından
Yalnızlık olsa da sana değer
Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep sızı, hüsran
Geriye kalan ardından
Yalnızlık olsa da sana değer"
Parmağında ki yüzüğe baktı ve derin bir nefes verdi ardından ise Güçlü ailesine baktı.
"Akarım sonsuza deli sel gibi
Tut çevrele, tut gölün olayım
Çarparım ne varsa deli yel gibi
Tut kollarımdan, tut ki durayım
Tüm yaşananlar bir bir günaha
Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma
Sen öyle bela, deli sev ki beni
Bütün yasakları yasakla
Tüm yaşananlar bir bir günaha
Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma
Sen öyle bela, deli sev ki beni
Bütün yasakları yasakla"
Müşteriler ile söylemeye başlamıştı bu narakatı.
"Her soluğunda baştan ayağa
Çek beni içine, or'da kalayım
Her soluğunda baştan ayağa
Çek beni içine, or'da kalayım
Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep sızı, hüsran
Geriye kalan ardından
Yalnızlık olsa da sana değer"
Sarı saçlarını düzeltmiş ardından saçlarını savurmuştu dudaklarını ıslattı ve şarkıya girdi.
"Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep sızı, hüsran
Geriye kalan ardından
Yalnızlık olsa da sana değer
Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep sızı, hüsran
Geriye kalan ardından
Yalnızlık olsa da sana değer
Zaten aşklar hep yalan dolan
Sonu hep sızı, hüsran
Geriye kalan..."
(Bu kısım tamamen hayal edilmiştir arkadaşlar)
"Şalvarlı mı? (Şalvarlı)
Kaymaklı mı? (Kaymaklı)
Giderli mi? (Giderli)
Zıplatır mı? (Zıplatır)
Çatlayın bakalım (Çat, çat, çat)
Patlayın bakalım (Pat, pat, pat)"
"Ben bir karabiberim
Yuvarlanır giderim
Çok konuşma kaynana
Seni deli ederim
Ben bir karabiberim
Yuvarlanır giderim
Çok konuşma kaynana
Seni deli ederim
Kaynana kaynana
Deli gibi kaynana
Allah var yukarda
Benimle oynama
Kaynana kaynana
Deli gibi kaynana
Allah var yukarda
Benimle oynama"
Kameralar Sultan Güçlüyü gösteriyordu.
Esma Güçlü ise şarkıya eşlik ediyordu.
Eşi ile kayınvalidesi yüzünden ayrılmıştı ve anlarsınız ki o yüzden kinliydi kayınvalidesine.
"Hap koydum, hap koydum
İçine de hap koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu yılan koydum
Hap koydum, hap koydum
İçine de hap koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu yılan koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu sıçan koydum"
Pınar masaya doğru eğilmişti gülerek konuşuyorlardı.
Ardından ise şok içinde baktı Onur Güçlüye.
Kız kardeşi ile sıkıca sarılmıştı heyecan ile.
Uğur Güçlü ve Alp Aslan güçlü birbirine baktı anlamaz şekilde.
Pınarın gözünden yaşlar düşmeye başlamıştı.
Alp Aslan kaşlarını çatmış şekilde doğrulduğu oturdu yerden.
"Mahallede geziyo'n
Hep karşıma çıkıyo'n
Çok konuşma kaynana
Beni deli ediyo'n
Mahallede geziyo'n
Hep karşıma çıkıyo'n
Çok konuşma kaynana
Beni deli ediyo'n"
Pınar göz pınarlarını sildi hayranları ise Pınarı izliyordu.
Masanın üzerinde olan açılmamış suyu açtı ve dudaklarına götürdü.
"Kaynana kaynana
Deli gibi kaynana
Allah var yukarda
Benimle oynama
Kaynana kaynana
Deli gibi kaynana
Allah var yukarda
Benimle oynama"
Sultan Güçlü ile sıkıca sarıldı Pınar.
Pınar kafasını salladı ve müstakbel gelinine verdiği içki bardağını uzattı.
Pınar yok dese de bir kaç bakış ile içmişti Pınar.
"Hap koydum, hap koydum
İçine de hap koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu yılan koydum
Hap koydum, hap koydum
İçine de hap koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu yılan koydum
Kaynanamın adını
Kuyruklu sıçan koydum"
Sahneye çıkmıştı kameralar Pınarı gösteriyordu.
Ardından ise avuç içini öptü ve öpücük gönderdi kameraya gülerek göz kırptı.
Kafası yavaştan mayhoş olmuştu.
Bir gülüşün var
Bu bana yeter
Bir bakışın var
Dünyaya bedel
Bir gülüşün var
Bu bana yeter
Bir bakışın var
Dünyaya bedel"
Şarkının nakaratında kendini göstermişti gülerek.
"Ey güzeller güzeli
Ey melekler meleği
Söyle bana kimsin sen?
Söyle bana kimsin sen?"
"Kaşına gözüne vuruldum onun
Boyuna posuna hastayım onun
Kaşına gözüne vuruldum onun
Boyuna posuna hastayım onun"
Televizyonun altında bir yazı belirdi.
Pınar bağırmıştı gülerek.
"torununa vuruldum" diyerek bağırmıştı Seher Güçlüye bakarak.
Alp Aslan ise yavaştan sarhoş olduğunu anlamıştı sarhoş halini bile çok özlemişti.
"Ey güzeller güzeli
Ey çapkınlar çapkını
Söyle bana kimsin sen?
Söyle bana kimsin sen?
Tepecikli mi?
Kuruçaylı mı?
Kasımpaşalı mı?
Menemenli mi?
Tepecikli mi?
Kuruçaylı mı?
Murta kerimi
Bursalı mı?"
"Ey güzeller güzeli
Ey melekler meleği
Söyle bana kimsin sen?
Söyle bana kimsin sen?
Aman maşallah
Haydi başlıyoruz
Şimdi eller
Geliyor, aman
Aşağıdan yukarıdan
Oldu oldu, gözlerim doldu
Yapma, yapma dediğime bakma
Aman bi' mecalim var
(Kime?)
Aman İzmir'in sazları
Çok süperdir kızları
Aman bir Kiboş'umuz var
Türkiye'nin starı
Eh çocuğum benim
Hooppa
(Oyna oyna)"
Altınlarım dizi dizi çalmaya başlamıştı.
Pınar gülerek karşısında otuan kız kardeşi ile eğleniyordu.
"Altınlarım dizi dizi" kolunda ki altın bilezikleri gösterdi.
"Kıskanmayın fesatlar bizi"
"Kocam da para çok" dedi ve yüzüğünü gösterdi ardından ise para işareti yaptı.
"Vallahi sıraya dizer sizi"
"Altınlar dizi dizi
Kıskanmayın fesatlar bizi
Kocam da para çok
Vallahi sıraya dizer sizi"
Seyran ve Pınar kardeşler aynı hareketleri yapıyordu gülerek.
"Aferin kız" dedi Sema Güçlü gülerek.
"Yeter artık kurdu çakalı sevindirdik biraz da üzelim" dedi Sema Güçlü.
Ardından Sema Güçlü içki şişesinden içki doldurmuştu.
"Fazla olur Sema hala yeter" demişti Pınar.
"İç işte kızım" dedi Sema Güçlü.
"Yok hala hem çocuklar da var yanım da yeter" dedi Pınar.
"Kızım onları eve götürsünler yeter çocuklara uykuları geldi zaten" dedi Seher Güçlü.
Yanlarına gelen iki koruma bebek arabaları ile çıkmışlardı.
Melek Güçlü ve Elif Güçlü gülerek iki yengesine bakarak söylemeye başladılar bu şarkıyı.
"Ay doğar elek gibi gün doğar melek gibi
Biz iki gelin aldık anam dondurma bebek gibi
Dama serdik kilimi nakış nakış izi
Biz bir gelin aldık anam sanki havuç dilimi"
Seyran ve Pınar ise gülerek izliyordu iki müstakbel görümcesini.
"Dağıtalım kız bu gece hak ettik artık" dedi Sema Güçlü gülerek.
Sema Güçlü 36 yaşında yürüyen komedi filmiydi.
Yanında oturan Seher Güçlünün omuzuna kafasını koydu Pınar.
"Sayende kızım sayende torunum mutlu. Ailem mutlu" dedi Seher Güçlü.
"Ben kendimi dengesiz gibi hissediyorum" dedi Pınar.
"Yani 2 senedir yanına bile gitmedim ama şimdi yaptığım hareketler bana biraz" dedi Pınar.
"Kafam çok karışık babaanne" dedi Pınar bardağında ki alkolden 2 yudum aldı.
"Zamanla düzelecek kızım güven bana. Şimdi sen içinden nasıl geçiyorsa öyle eğlen öyle davran" dedi Seher Güçlü.
"İçimden sadece Aslana sarılarak uyumak geliyor" dedi Pınar.
Seher Güçlü gülümsedi ve elini tuttu.
"Yarın belli olacak her şey kızım inşallah olumlu olur" dedi Seher Güçlü.
"Ben hissediyorum ama gülerek izliyorlar bizi" dedi Seher GÜçlü.
"Keşke sadece onlar izlese Seher Sultan tüm Türkiye izliyor bizi dost düşman" dedi Pınar gülerek.
"Aman boş ver be kızım. Bak Semaya nasıl eğleniyor git sen de eğlen onlarla" dedi Seher Güçlü.
"Birazcık dinleneyim" dedi Pınar.
Sema hala Pınarın iki elini de tutup kaldırmıştı.
Beline şakira kemeri bağlamıştı Pınar ise kahkaha atmıştı.
"Dağıtalım kız bu gece" dedi Sema Güçlü.
Ardından kokteyl karıştırma kabının içine alkol limon nane ve başka bir alkol katmıştı.
Şakira Kemerinin içine soktu.
"Karıştır bakalım bunu hadi" dedi Sema Güçlü gülerek.
"Hala" dedi Pınar gülerek.
"Çok güzel dansöz gibi oynar ha" dedi Seyran gülerek.
Ardından ise Sema Güçlünün verdiği shot bardağını tekeldi ve masaya vurdu.
Adeta bir dansöz gibi oynamaya başladı.
Önceden aldığı dansöz eğitimi bir işe yaramıştı.
Kalçası profesyonel şekilde ritime tutturuyordu.
İnce belini çok iyi hareket ettiriyordu.
Esma Güçlünün önüne doğru eğilmeye başladı.
Kolları yukarıda adeta bir köprü olmuştu ve hiç zorlanmadan.
Alp Aslan ise Pınarı izledikçe zor duruma düşüyordu.
Yaş olmuş 32 elimize kaldık diyerek içinden hayıflanmıştı.
Ardından kokteyl karıştırma kabını çıkardı ve kabını açtı bardağa doldurdu ve dudaklarına götürdü.
Yüzünü ekşitti acı tat ile.
"Sarı sarı kimin yarı" diye çalan şarkıya gülerek eşlik eden Melek Güçlü bağırdı.
"Alp abimin yarı" diye bağırdı
"Deli bu kız ya" dedi Alp Aslan gülerek.
Güçlü kadınları biraz daha dağıttıktan sonra eve gitmişti.