İçeriğe geç

Papatya Güzeli

Bölüm 3 · 12 dk okuma

Papatya Güzeli

Bölüm 3

Konser

Beyaz blazer beyaz kısa bir ceket giymişti.

Altına ise ceketin mini eteğini giymişti.

Ayağına gümüş ince topuklu giymişti.

Gümüş halka küpe takmıştı ve parmağına 2 sene sonra nişan yüzüğünü takmıştı.

Alp Aslanın nişanlandıkları gece ona özel yaptırdığı yüzüğü takmıştı.

Koyu göz makyajı mavi gözlerini ön plana çıkarmıştı dudaklarına sürdüğü kırmızı ruju ile makyajı bitmişti.

Güçlü ailesi en önde oturuyordu herkesin göreceği şekilde.

Bu mekanın kendine özel bir kanalı vardı ve televizyona veriliyordu.

Alp Aslan televizyonda gördüğü sevdiği ile dili tutuldu adeta.

Öyle güzel gözüküyordu ki sevdiği beyazlar içinde.

Mavi gözleri parlıyordu yüzünde mutluluk vardı.

"Mektupları, resimleri kaldıramam ki

Sevdim seni, başkasına yar edemem ki

İki dünya bir araya gelse imkansız

Seni benden başkasıyla düşünemem ki

Sevgilim kıskanırlar yalanlar anlatırlar

Bizi ayıramazlar aşkın dizinden

Ben düşerken yükseklerden uçurumlara

Aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda

Şimdi senle hayat rüya düşlerim gerçek

Sanki ben hiç yaşamadım seni tanıyana dek"

Kamera mekanın içini çekti ve gördüğü aile üyeleri ile en önemlisi 2 oğlu ile daha da mutlu olmuştu Alp Aslan.

Pınar iki oğluna bakarak gülümsedi ve şarkıya girdi.

"Bahar dalı çiçek dili yeşilin rengi

Anlatmanın imkanı yok güzelliğini

Sana susuz, açım sana hastayım sana

Hiçbir sebep seni benden ayıramaz ki"

Diyerek parmağı kamerayı işaret etti.

Alp Aslanın onu izlediğini biliyordu.

Bu hareketini çok iyi anlamıştı Alp Aslan sana açım sana susuzum diyordu.

"Sevgilim kıskanırlar yalanlar anlatırlar

Bizi ayıramazlar aşkın dizinden

Ben düşerken yükseklerden uçurumlara

Aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda

Şimdi senle hayat rüya düşlerim gerçek

Sanki ben hiç yaşamadım seni tanıyana dek

Ben düşerken yükseklerden uçurumlara

Aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda

Şimdi senle hayat rüya düşlerim gerçek

Sanki ben hiç yaşamadım seni tanıyana dek"

Şarkı bitince ise yeni bir şarkıya girmişti.

Ailesine baktı Seher Güçlü gülümseyerek bakıyordu Pınara

Anısı olan bir şarkı çalıyordu.

Alp Aslan ve Pınar için anısı olan bir şarkı.

"şu canım seninle bi anlam kazandı

Herşeyimsin benim

Dayanmak çok zormuş alışınca sana

ümidimsin benim

Kalbime söz geçmiyor

Yanlız seni istiyor

Sensiz zaman durmuş bekliyor

Kalbime söz geçmiyor

Yanliz seni istiyor

Sensiz zaman durmuş bekliyor"

Pınar uzun süre sonra gerçekten gözleri parlıyordu.

Mavi gözleri adeta ışık saçıyordu etrafa.

"Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarım

Sen sevdikçe bende varım

Kalbimde yerin dolmaz seni nasıl atarım

Herşeyim oldun benim

Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarim

Sen sevdikçe bende varim

Kalbimde yerin dolmaz seni nasil atarim

Herşeyim oldun benim"

Uzun zaman sonra parmağına taktığı yüzüğünü takmıştı.

Elini kalbinin üzerine koydu ve söylemeye devam etti.

"Içimi bir buruk sarınca yalnızlık

Böle geçmez gece

Resmine baktıkça doluyor gözlerim

Göz yaşımsın benim

Kalbime söz geçmiyor

Yalnız seni istiyor

Sensiz zaman durmuş bekliyor

Kalbime söz geçmiyor

Yalnız seni istiyor

Sensiz zaman durmuş bekliyor"

Alp Aslan gördüğü yüzük ile dudaklarında oluşan çarpık gülümsemeye engel olamadı.

"Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarım

Sen sevdikçe bende varım

Kalbimde yerin dolmaz seni nasıl atarım

Herşeyim oldun benim

Seni rüyamda görsem o gün mutlu kalkarım

Sen sevdikçe bende varım

Kalbimde yerin dolmaz seni nasıl atarim

Herşeyin oldun benim"

"Yengem de ne olursa olsun cilvesinden vaz geçmiyor farkında mısın" dedi Uğur Güçlü gülerek.

"Benim torunlarım sarı mı lan" dedi Enes Güçlü dehşet ile konuştu.

Uğur Güçlü bir kahkaha patlatmıştı.

"Kız gibi gözüküyor bunlar oğlum siyah değil mi Bunlar aynı rus çocuklarına benzemiş" dedi Enes Güçlü.

"Pınarın anne tarafı Rus, Pınar Esmer değil kumral baba ama kendisi sarışın olmayı istediği için saçlarını sarıya boyattı" dedi Alp Aslan.

"Kız lan bunlar baktın mı var mı" dedi Enes Güçlü.

"Utanmıyor musun torunların ile dalga geçmeye nasıl bir dedesin sen" dedi Alp Aslan gülerek.

Enes Güçlü bir gerçek ile daha yüzleştiğinde ise öylece kala kaldı.

"Ben daha 50 yaşındayım ne dedesi" dedi Enes Güçlü.

"Benimle ihtiyar diye dalga geçiyordun. Şimdi oldun mu sen de ihtiyar" dedi 60 lı yaşların sonunda olan adam.

"Ben yaşlı değilim hala gencim. Kardeş yapacağım oğlum size ben" dedi Enes Güçlü.

Uğur Güçlü ise bir kahkaha daha patlattı.

"Aman baba dur şu yaştan sonra abi olmayı kaldıramam" dedi Alp Aslan gülerek.

"Tek kelime etmeden seni çağırıyorum, beni duyuyor musun?

Çağrısız bir davetim, beni anlıyor musun, hadi geliyor musun?

Ruhum çok acıyor okşar mısın, kalbim yaralı sarar mısın?

Bir panterdi gönlüm, şimdi uysal bir kedi

Delireceğim tutmazsam şu ellerini

Çektiğim tüm acıları unuttum gitti

Ne çok değiştim, başka biri oldum sanki"

Pınar nispet yapar gibi sürekli parmağındaki yüzüğünü gösteriyordu.

"Kimse beni sevmemiş, gördüm geçmişe bakınca

Yüzüme tebessüm noktalandı senin aşkınla"

Yüzünde cilveli bir gülüş ortaya çıktı.

"Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim

İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin

Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen

Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen"

"Haber bile vermeden geçiyorum içinden, beni görüyor musun?

Rüzgâr estiği zaman seni öpüyorum, hissediyor musun?

Ruhum çok acıyor okşar mısın, kalbim yaralı sarar mısın?

Bir panterdi ruhum, şimdi uysal bir kedi

Deliriyorum, tut bırakma ellerimi

Çektiğim tüm acıları unuttum gitti

Ne çok değiştim, başka biri oldum sanki

Kimse beni sevmemiş, gördüm geçmişe bakınca

Yüzüme tebessüm noktalansın senin aşkınla"

Pınar yüzündeki gülümseme ile etrafına baktı.

"Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim

İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin

Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen

Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen

Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim

İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin

Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen

Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen

Sevgilim benim, apaçık gizlim, efendim kalbim

İlk defa şüphesiz güvendiğim, bana hoş geldin

Çok seviyorum, kıskanıyorum, beni hoş görsen

Yalnızca seni düşünüyorum, önce sen sonra sen"

Şarkı bitmişti anne diye ağlayan oğlunu kucağına almış Pınar.

Büyük bir alkış tufanı kopmuştu mekanda.

Kaplan Güçlü ise tedirgin bir şekilde baktı.

Küçük elleri ile annesinin elindeki mikrofonu tuttu.

"Baba" dedi Kaplan Güçlü annesine bakarak.

"Baba neyde öşledim neyde" diyen oğluna bakışları donuklaşarak baktı ardından hızlıca topladı kendini.

"Baba gelecek annecim değil mi babası" dedi Pınar .

"Abi maşallah oğlun çok yakışıklı ama yengeye çekmiş"

"Allah uzun ömürler versin bir an önce kavuştursun Allah"

"Amin amin" dedi Alp Aslan sadece.

"Beni hafife alsan da

Söz verip aramasan da

Telefonu açmasan da

Gönlün benden yana

Sor bir kere ona

Yalvarırsam şımarırsın

Öyle güzel değilsin ki

Şaka yaptım, dur ağlama

Sana deli olan beni harca, hiç korkma

Hastayım sana, dermansızım

Başkayım sana

Sana arsızım

Harca, hiç korkma

Hastayım sana, dermansızım

Başkayım sana

Sana arsızım"

"CİLVEYE BAK BE"

"Alp'in EN BÜYÜK ŞANSI SENSİN PINAR"

Pınar ise gülerek devam etti şarkıya.

"Ne kadar inatçıysan da

Dönüp geleceksin bana

İzim var dudaklarında

Alıştım aslında

Her çocukluğuna bunca derdin arasında

Aşk yansıtan bir aynasın

Kardan beyaz bir sayfasın

Senin, benim, bu aşk bizim"

Pınar sevdiğine cilvesini ne olursa olsun yapıyordu.

Alp Aslan gülerek tövbe çekmişti.

Cilvesi ile cenneti, tripi ile cehennemi yaşatırdı Pınar.

"Bırakmam seni, ben artık sensiz imkansızım

Seni bırakmam, ben gerçek aşkım

Bırakmam seni, ben artık sensiz imkansızım

Seni bırakmam, ben gerçek aşkım

Bırakma beni, ben artık sensiz imkansızım

Beni bırakma, ben gerçek aşkım

Harca hiç korkma

Hastayım sana, dermansızım

Beni bırakma, ben gerçek aşkım"

Pınar derin bir nefes verdi ve şarkıya giriş yapmıştı.

"Akarım sonsuza deli sel gibi

Tut çevrele, tut gölün olayım

Çarparım ne varsa deli yel gibi

Tut kollarımdan, tut ki durayım

Tüm yaşananlar bir bir günaha

Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma

Sen öyle bela, deli sev ki beni

Bütün yasakları yasakla

Tüm yaşananlar bir bir günaha

Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma

Sen öyle bela, deli sev ki beni

Bütün yasakları yasakla"

Bu nakaratta daha coşkulu ve yükselmişti şekilde söylemeye başlamıştı.

"Her soluğunda baştan ayağa

Çek beni içine, or'da kalayım

Her soluğunda baştan ayağa

Çek beni içine, or'da kalayım

Zaten aşklar hep yalan dolan

Sonu hep sızı, hüsran

Geriye kalan ardından

Yalnızlık olsa da sana değer

Zaten aşklar hep yalan dolan

Sonu hep sızı, hüsran

Geriye kalan ardından

Yalnızlık olsa da sana değer"

Parmağında ki yüzüğe baktı ve derin bir nefes verdi ardından ise Güçlü ailesine baktı.

"Akarım sonsuza deli sel gibi

Tut çevrele, tut gölün olayım

Çarparım ne varsa deli yel gibi

Tut kollarımdan, tut ki durayım

Tüm yaşananlar bir bir günaha

Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma

Sen öyle bela, deli sev ki beni

Bütün yasakları yasakla

Tüm yaşananlar bir bir günaha

Dönüşüyor ah zamanla, uğraşma

Sen öyle bela, deli sev ki beni

Bütün yasakları yasakla"

Müşteriler ile söylemeye başlamıştı bu narakatı.

"Her soluğunda baştan ayağa

Çek beni içine, or'da kalayım

Her soluğunda baştan ayağa

Çek beni içine, or'da kalayım

Zaten aşklar hep yalan dolan

Sonu hep sızı, hüsran

Geriye kalan ardından

Yalnızlık olsa da sana değer"

Sarı saçlarını düzeltmiş ardından saçlarını savurmuştu dudaklarını ıslattı ve şarkıya girdi.

"Zaten aşklar hep yalan dolan

Sonu hep sızı, hüsran

Geriye kalan ardından

Yalnızlık olsa da sana değer

Zaten aşklar hep yalan dolan

Sonu hep sızı, hüsran

Geriye kalan ardından

Yalnızlık olsa da sana değer

Zaten aşklar hep yalan dolan

Sonu hep sızı, hüsran

Geriye kalan..."

(Bu kısım tamamen hayal edilmiştir arkadaşlar)

"Şalvarlı mı? (Şalvarlı)

Kaymaklı mı? (Kaymaklı)

Giderli mi? (Giderli)

Zıplatır mı? (Zıplatır)

Çatlayın bakalım (Çat, çat, çat)

Patlayın bakalım (Pat, pat, pat)"

"Ben bir karabiberim

Yuvarlanır giderim

Çok konuşma kaynana

Seni deli ederim

Ben bir karabiberim

Yuvarlanır giderim

Çok konuşma kaynana

Seni deli ederim

Kaynana kaynana

Deli gibi kaynana

Allah var yukarda

Benimle oynama

Kaynana kaynana

Deli gibi kaynana

Allah var yukarda

Benimle oynama"

Kameralar Sultan Güçlüyü gösteriyordu.

Esma Güçlü ise şarkıya eşlik ediyordu.

Eşi ile kayınvalidesi yüzünden ayrılmıştı ve anlarsınız ki o yüzden kinliydi kayınvalidesine.

"Hap koydum, hap koydum

İçine de hap koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu yılan koydum

Hap koydum, hap koydum

İçine de hap koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu yılan koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu sıçan koydum"

Pınar masaya doğru eğilmişti gülerek konuşuyorlardı.

Ardından ise şok içinde baktı Onur Güçlüye.

Kız kardeşi ile sıkıca sarılmıştı heyecan ile.

Uğur Güçlü ve Alp Aslan güçlü birbirine baktı anlamaz şekilde.

Pınarın gözünden yaşlar düşmeye başlamıştı.

Alp Aslan kaşlarını çatmış şekilde doğrulduğu oturdu yerden.

"Mahallede geziyo'n

Hep karşıma çıkıyo'n

Çok konuşma kaynana

Beni deli ediyo'n

Mahallede geziyo'n

Hep karşıma çıkıyo'n

Çok konuşma kaynana

Beni deli ediyo'n"

Pınar göz pınarlarını sildi hayranları ise Pınarı izliyordu.

Masanın üzerinde olan açılmamış suyu açtı ve dudaklarına götürdü.

"Kaynana kaynana

Deli gibi kaynana

Allah var yukarda

Benimle oynama

Kaynana kaynana

Deli gibi kaynana

Allah var yukarda

Benimle oynama"

Sultan Güçlü ile sıkıca sarıldı Pınar.

Pınar kafasını salladı ve müstakbel gelinine verdiği içki bardağını uzattı.

Pınar yok dese de bir kaç bakış ile içmişti Pınar.

"Hap koydum, hap koydum

İçine de hap koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu yılan koydum

Hap koydum, hap koydum

İçine de hap koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu yılan koydum

Kaynanamın adını

Kuyruklu sıçan koydum"

Sahneye çıkmıştı kameralar Pınarı gösteriyordu.

Ardından ise avuç içini öptü ve öpücük gönderdi kameraya gülerek göz kırptı.

Kafası yavaştan mayhoş olmuştu.

Bir gülüşün var

Bu bana yeter

Bir bakışın var

Dünyaya bedel

Bir gülüşün var

Bu bana yeter

Bir bakışın var

Dünyaya bedel"

Şarkının nakaratında kendini göstermişti gülerek.

"Ey güzeller güzeli

Ey melekler meleği

Söyle bana kimsin sen?

Söyle bana kimsin sen?"

"Kaşına gözüne vuruldum onun

Boyuna posuna hastayım onun

Kaşına gözüne vuruldum onun

Boyuna posuna hastayım onun"

Televizyonun altında bir yazı belirdi.

Pınar bağırmıştı gülerek.

"torununa vuruldum" diyerek bağırmıştı Seher Güçlüye bakarak.

Alp Aslan ise yavaştan sarhoş olduğunu anlamıştı sarhoş halini bile çok özlemişti.

"Ey güzeller güzeli

Ey çapkınlar çapkını

Söyle bana kimsin sen?

Söyle bana kimsin sen?

Tepecikli mi?

Kuruçaylı mı?

Kasımpaşalı mı?

Menemenli mi?

Tepecikli mi?

Kuruçaylı mı?

Murta kerimi

Bursalı mı?"

"Ey güzeller güzeli

Ey melekler meleği

Söyle bana kimsin sen?

Söyle bana kimsin sen?

Aman maşallah

Haydi başlıyoruz

Şimdi eller

Geliyor, aman

Aşağıdan yukarıdan

Oldu oldu, gözlerim doldu

Yapma, yapma dediğime bakma

Aman bi' mecalim var

(Kime?)

Aman İzmir'in sazları

Çok süperdir kızları

Aman bir Kiboş'umuz var

Türkiye'nin starı

Eh çocuğum benim

Hooppa

(Oyna oyna)"

Altınlarım dizi dizi çalmaya başlamıştı.

Pınar gülerek karşısında otuan kız kardeşi ile eğleniyordu.

"Altınlarım dizi dizi" kolunda ki altın bilezikleri gösterdi.

"Kıskanmayın fesatlar bizi"

"Kocam da para çok" dedi ve yüzüğünü gösterdi ardından ise para işareti yaptı.

"Vallahi sıraya dizer sizi"

"Altınlar dizi dizi

Kıskanmayın fesatlar bizi

Kocam da para çok

Vallahi sıraya dizer sizi"

Seyran ve Pınar kardeşler aynı hareketleri yapıyordu gülerek.

"Aferin kız" dedi Sema Güçlü gülerek.

"Yeter artık kurdu çakalı sevindirdik biraz da üzelim" dedi Sema Güçlü.

Ardından Sema Güçlü içki şişesinden içki doldurmuştu.

"Fazla olur Sema hala yeter" demişti Pınar.

"İç işte kızım" dedi Sema Güçlü.

"Yok hala hem çocuklar da var yanım da yeter" dedi Pınar.

"Kızım onları eve götürsünler yeter çocuklara uykuları geldi zaten" dedi Seher Güçlü.

Yanlarına gelen iki koruma bebek arabaları ile çıkmışlardı.

Melek Güçlü ve Elif Güçlü gülerek iki yengesine bakarak söylemeye başladılar bu şarkıyı.

"Ay doğar elek gibi gün doğar melek gibi

Biz iki gelin aldık anam dondurma bebek gibi

Dama serdik kilimi nakış nakış izi

Biz bir gelin aldık anam sanki havuç dilimi"

Seyran ve Pınar ise gülerek izliyordu iki müstakbel görümcesini.

"Dağıtalım kız bu gece hak ettik artık" dedi Sema Güçlü gülerek.

Sema Güçlü 36 yaşında yürüyen komedi filmiydi.

Yanında oturan Seher Güçlünün omuzuna kafasını koydu Pınar.

"Sayende kızım sayende torunum mutlu. Ailem mutlu" dedi Seher Güçlü.

"Ben kendimi dengesiz gibi hissediyorum" dedi Pınar.

"Yani 2 senedir yanına bile gitmedim ama şimdi yaptığım hareketler bana biraz" dedi Pınar.

"Kafam çok karışık babaanne" dedi Pınar bardağında ki alkolden 2 yudum aldı.

"Zamanla düzelecek kızım güven bana. Şimdi sen içinden nasıl geçiyorsa öyle eğlen öyle davran" dedi Seher Güçlü.

"İçimden sadece Aslana sarılarak uyumak geliyor" dedi Pınar.

Seher Güçlü gülümsedi ve elini tuttu.

"Yarın belli olacak her şey kızım inşallah olumlu olur" dedi Seher Güçlü.

"Ben hissediyorum ama gülerek izliyorlar bizi" dedi Seher GÜçlü.

"Keşke sadece onlar izlese Seher Sultan tüm Türkiye izliyor bizi dost düşman" dedi Pınar gülerek.

"Aman boş ver be kızım. Bak Semaya nasıl eğleniyor git sen de eğlen onlarla" dedi Seher Güçlü.

"Birazcık dinleneyim" dedi Pınar.

Sema hala Pınarın iki elini de tutup kaldırmıştı.

Beline şakira kemeri bağlamıştı Pınar ise kahkaha atmıştı.

"Dağıtalım kız bu gece" dedi Sema Güçlü.

Ardından kokteyl karıştırma kabının içine alkol limon nane ve başka bir alkol katmıştı.

Şakira Kemerinin içine soktu.

"Karıştır bakalım bunu hadi" dedi Sema Güçlü gülerek.

"Hala" dedi Pınar gülerek.

"Çok güzel dansöz gibi oynar ha" dedi Seyran gülerek.

Ardından ise Sema Güçlünün verdiği shot bardağını tekeldi ve masaya vurdu.

Adeta bir dansöz gibi oynamaya başladı.

Önceden aldığı dansöz eğitimi bir işe yaramıştı.

Kalçası profesyonel şekilde ritime tutturuyordu.

İnce belini çok iyi hareket ettiriyordu.

Esma Güçlünün önüne doğru eğilmeye başladı.

Kolları yukarıda adeta bir köprü olmuştu ve hiç zorlanmadan.

Alp Aslan ise Pınarı izledikçe zor duruma düşüyordu.

Yaş olmuş 32 elimize kaldık diyerek içinden hayıflanmıştı.

Ardından kokteyl karıştırma kabını çıkardı ve kabını açtı bardağa doldurdu ve dudaklarına götürdü.

Yüzünü ekşitti acı tat ile.

"Sarı sarı kimin yarı" diye çalan şarkıya gülerek eşlik eden Melek Güçlü bağırdı.

"Alp abimin yarı" diye bağırdı

"Deli bu kız ya" dedi Alp Aslan gülerek.

Güçlü kadınları biraz daha dağıttıktan sonra eve gitmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.