Kadın sabah uyandığında Melek Güçlünün dolabından giyinmişti.
Mini marka siyah bir etek ve onun uzun kollu crop üstünü giymişti.
İnce topuklu deri bot giymişti üzerine de siyah bir kaban giymişti.
İki oğlunu da giydirmişti.
Siyah bir eşofman ve kalın kazak giydirmişti üzerine de siyah mont giydirmişti iki oğlunu da.
Araba cezaevinin önünde duruyordu öylece izliyordu cezaevini.
"Yaparsın kızım yapmak zorundasın güzel yavrum. Kendin için çocukların için bunu yapmak zorundasın" dedi Seher Güçlü dizine hafifçe iki kere vurdu..
Pınar arabadan indi iki oğlunun da elini tuttu.
Hızlanan kalbi ve titreyen dizleri ile cezaevinden içeriye girmişti.
4 senedir adım atmamıştı buraya çoğu kez gelmişti ama girememişti içeriye.
Özel görüş odasında görüşeceklerdi.
Odadan çıkan diğer aile üyelerini beklemişti onlar gitmişti.
Şimdi ise sadece Pınar ve oğulları girecekti.
Seher Güçlü elini sırtına koydu ve tebessüm etti.
Pınar zorlukla kafa salladı ve gardiyanın açtığı kapıya baktı.
İçeride sevdiği adam vardı derin bir nefes verdi ve içeriye girmişti.
Alp Aslan gelen topuk sesi ile kafasını çevirmişti ve gördüğü manzara ile şok olmuştu.
Hayal mı görüyorum diye defalarca kez gözlerini kapatıp açmıştı ama gerçekti gerçek görüyordu.
Sevdiği gelmişti hem de iki oğlu ile gelmişti ona.
Alp Aslan ayağa kalktı heybetli vücudu ile yürüdü sevdiği kadına.
Tam önünde durduğunda ise teninden yükselen pudra kokusunu çok net alıyordu.
"Kurban olduğum"
Pınar yıllar sonra duyduğu hitap şekli ve sevdiği adamın sesi ile gözleri doldu.
Alp Aslan ise 4 senedir görmek yanıp tutuştuğu kadını kendine çekti ve sıkıca sarıldı.
Pınar ise kollarını adama sarmıştı sıkıca.
Alp Aslan ise özlediği yüze baktı her santimini tek tek öptü.
Her öptüğünde şarj oluyordu sanki Alp Aslan Güçlü.
Pınar Sayman ise yüzüne konan öpücükler ile sadece sessizce yaş döküyordu 4 senedir yaptığı gibi.
Sandalyede oturuyorlardı yan yana.
İki dizinde oturan iki oğullarını yıllar sonra ilk defa görüyordu.
Dün televizyondan görmüştü ama yüzleri çok gözükmüyordu.
Şimdi ise sevdiği kadına ne kadar çok benzediğini daha iyi anladı.
"Oğlum" diyerek bağrına bastı iki oğlunu da.
"Baba" demişti Kaplan Güçlü.
"Babam" dedi Alp Aslan Güçlü içtenlikle.
"Baba" dedi Aslan Güçlü.
"Babam" dedi Alp Aslan tekrardan.
Pınar Sayman ise pişmanlık yaşamaya başlamıştı içten içe.
Yeni fark etmişti Alp Aslanı affetmişti aslında.
Sadece kendinde itiraf edemiyordu.
"Kurban olduğum" dedi Alp Aslan kolunu omuzuna attı ve kendine çekti sıkıca.
"Özür dilerim" diye fısıldadı Pınar Sayman gözünden süzülen yaş ile derin bir nefes verdi.
"Sen haklısın asıl Özür ben dilemeliyim sana gerçekleri söyleyemedim korktum" dedi Alp Aslan Güçlü.
"Kanlı ellerim bir tek sana değince titredi. Bir tek sana bakınca titredi benim gözlerim. Sen benim zaafımsın kurban olduğum"
"Gerçekleri söylemeliydim ama beni istemezsin diye düşündüm belki gerçekleri duyunca beni istemezsin sandım" dedi Alp Aslan Güçlü.
Her zaman güçlü olan adam Pınar Soymanı görünce sesi titriyordu hiç güçlü olamıyordu.
"Seni çok seviyorum" dedi Alp Aslan Güçlü.
"Seni de oğullarımızı da çok seviyorum" dedi Alp Aslan Güçlü.
"Alp Bey süre bitti" diye içeriye giren gardiyan ile kafa salladı sadece Alp Aslan Güçlü.
Pınar derin bir nefes verdi ve göz yaşlarını sildi.
Ardından ise kabanını giydi ve oğullarının montunu giydirdi.
"Baba ditme" diye konuştu Kaplan Güçlü.
Pınar Sayman Alp Aslan Güçlüye baktı.
"Babam gitmiyorum ki ben sizden hiç gitmem, gidemem ki" dedi Alp Aslan Güçlü
"Baba gelecek yakında oğlum" dedi Alp Aslan Güçlü.
"Baba ditmesin anne" dedi Aslan Güçlü.
Pınar Sayman güçlükle yutkundu ve konuşmaya çalıştı.
"Baba gelecek oğlum" dedi Pınar Sayman.
Alp Aslan Güçlü sevdiği kadına sarıldı sıkıca boynunu öptü.
En sevdiği yeri öptü koklayarak.
"Aslan" dedi Pınar Sayman zorlukla.
"Hadi Aslan" dedi güçlükle Pınar sözleri git diyordu ama kollarını sıkı sıkı sarmıştı.
Güçlükle çekti kollarını ve sevdiği adama baktı.
Oğullarının elini tuttu ve son kez baktı sevdiği adama.
Alp Aslan Güçlü dolan gözleri ile baktı sevdiğine ve çocuklarına.
Pınar Sayman güçlükle yürümeye başladı ve yürümeye başladı.
Cezaevinden çıkmıştı arabaya binmişti ve Seher Güçlü ağlayan kadına baktı.
Araba çalışmıştı hareket etmeye başlamıştı.
"Bahsettiğim şey buydu işte" dedi Pınar güçlükle konuşuyordu.
Dikiz aynasından baktı Onur Güçlü yengesine.
Kucağında dudaklarını bükmüş dolu gözleri ile kendisine bakan iki oğlunu gösterdi.
"Alışacaksınız kızım ömrünün sonuna kadar orada kalmayacak çıkacak bu hasret acı bitecek" dedi Seher Güçlü.
Boynuna kafalarını gömmüş iki oğlu ile aklına Alp Aslan geldi.
"Bunlarda aynı babasına çekmişler eşekler" dedi Seher Güçlü gülerek.
"Alp de böyleydi sıpa ne zaman görse direk boynuna gömerdi kafasını deve kuşu gibi" dedi Seher Güçlü.
Pınar Sayman ise yaptığı benzetme ile güldü göz yaşlarını sildi.
-
"Maşallah ikisi de annelerine benziyor" dedi yaşlı adam.
"Sen nereden gördün" dedi Alp Aslan kaşlarını çatarak.
"Oğlum giderken koğuşu inlettiler o sırada koğuşa dönüyordum gördüm" dedi yaşlı adam gülerek.
Alp acı bir şekilde gülümsedi ve derin bir nefes verdi.
"Bursa Kapalı cezaevinden çıkarken görüntülendi Pınar Sayman. Çocukluk aşkı Alp Aslan Güçlüyü ziyarete mi gitti."
"İki oğlunun da ağlayarak çıktığı ve kendisinin ise sessiz sessiz döktüğü göz yaşları ile 16 GÇL 2122 plaka arabaya binerken görüntülendi"
"16 GÇL 2122 plakalı araç ise Güçlü ailesine ait"
"4 senedir görüşmediği ve ziyarete dahi gitmediği nişanlısını bugün ziyarete gitti"
"Sosyal medyaya sızılan fotoğraf ekranlara geliyor"
Pınar kapının önünde Alp onun önündeyken çekilmiş bir fotoğraftı gizlice çekilmişti ama net bit fotoğraftı.
Pınar televizyondan çekti bakışlarını ve Seher Güçlüye baktı.
Seher Güçlü sadece gülümsedi.
"Alp'in kesin talimatı kızım temelli yaşayacaksın burada eşyalarını aldırmaya adam gönderdim ben. Biliyorum böyle habersiz şeyler sevmezsin ama Alp söyledi kızım" dedi Seher Güçlü.
Pınar yaşlı kadına baktı ardından ise derin bir nefes çekti.
"Tamam" dedi sadece Pınar.
Biliyordu ki istese de istemese de kalacaktı onun için sadece kabul etmişti.
Oğulları uykuya dalmıştı yağmur çok şiddetli yağmaya başlamıştı.
Kollarını göğsünde birleştirmişti yağan yağmuru izliyordu.
Alp Aslanın odasında kalıyordu odaya dahi girmemişti ama bu sefer kabul etmişti.
Zorluk çıkarmadan sadece kabul etti.
Çünkü artık dayanacak gücü kalmamıştı.
Ona destek olmak isteyenlere izin vermişti açık açık.
Duvarda bir sürü resimleri asılıydı yatak başlığının hemen üstündeydi tüm fotoğrafları siyah beyazdı ve duvara asılmıştı.
Komidinin üzerinde bir resimleri vardı.
Çalışma odasında da bir sürü fotoğrafları vardı.
Telsizi alarak odadan çıktı ve aşağıya indi.
Sofra kurulmuştu Pınar ise sadece baktı ve oturdu sofraya.
"Yesene kızım bir şeyler" dedi Seher Güçlü.
"İştahım yok babaanne" dedi Pınar sadece.
"Pınar" dedi Alp Aslanın annesi Sultan Güçlü.
"Kızım ben oğluma bir söz verdim" dedi Sultan Güçlü.
"Sevdiği kadına çok iyi bakacağıma onu üzenleri üzeceğime dair bir söz verdim kızım"
"Oğulların için güçlü durman lazım kızım senin. Benim de kocam ve oğlum içeri de ama güçlü durmam lazım"
"Niye ailem var çocuklarım var sevenlerim var"
"Ben iki oğlumun sevdiği kadınları koruyacağıma dair söz verdim. Bu ikiniz için geçerli duydunuz mu beni" dedi Sultan Güçlü.
"Sen Uğur için, Sen hem Alp için hem de çocukların için güçlü duracaksın sonra da sevdikleriniz için"
"Ayağa kalkın artık güçlü durun. Güçlü soy ismine yakışır şekilde davranın"
Sultan Güçlü derin bir nefes verdi ve iki gelin adayına baktı.
Uğur Güçlü ve Seyran Sayman nişanlıydı 5 senedir.
Alp Aslan Güçlü ve Pınar Sayman da nişanlıydı 4 senedir.
"Çabuk o tabağınızdakileri bitiriyorsunuz" dedi Sultan Güçlü ve susmuştu.
Pınar ise zorlukla yemişti canı istemiyordu midesi almıyordu.
Tabağında ki domates çorbasını zorlukla içmişti.
Güçlü ailesi salona geçmişti.
Esma Güçlü konuşmaya başladı.
"Artık kalkmanın zamanı geldi"
"Düşmanları sevindirmek değil üzmenin zamanı geldi artık"
"Az önce yengem çok güzel konuştu ben abim ile özel konuştum. Bu kararı abim de verdi"
"Ne kararı hala" dedi Melek Güçlü.
Sema Güçlü Pınara baktı ve konuşmaya devam etti.
"Yarın akşama bir sahne ayarla kızım şu senin geçen sefer çıktığın hani ekrana verilen yer orayı ayarla" dedi Sema Güçlü.
"Artık ağlamak yok üzüntü yok herkes mutlu olacak, olduğumuzu da görecek" dedi Sema Güçlü.
"Onlar orada üzgün biz burada üzgün. Birimizin ayağa kalkması gerekiyor artık" dedi Sema Güçlü.
"Sema haklı" dedi Seher Güçlü kızını onaylayarak.
Pınar ise eline telefonunu almıştı ve mekanın sahibi olan arkadaşına yazdı.
Arkadaşı ise direk görüldü yapıp kabul etmişti.
"Tamam" dedi Pınar telefonunu bıraktı.
"Ailecek gideceğiz en önde Güçlü ailesi olarak orada olacağız" dedi Sema Güçlü.
Son sözleri bu olmuştu.
-