"Dün sahne alan Pınar Sayman şarkı söylerken sürekli yüzüğünü göstermesi dikkat çekti"
"Pınar Sayman ve Alp Aslan Güçlü barıştı mı"
"Güçlü kadınları ile birlikte eğlenen Pınar Saymanın o an ki videoları aşağıda"
"Pınar Saymanın oğlu Kaplan Güçlü 'Özledim baba nerede' diyerek yürekleri dağladı"
"Güçlü erkeklerin mahkemesi erkene çekildi uzun saatler süren mahkeme tutuksuz yargılanmalarına karar verilmiş"
GÜÇLÜ KONAĞI
Alpaslan Güçlü kendisine doğru koşan iki oğlu ile yere çömeldi.
Pınar ise gülümseyerek dolu gözleri ile izliyordu.
Onları Çeken Melek Güçlü sosyal medya hesabında paylaşmıştı.
'Büyük kavuşma' yazarak.
İki oğlunu da aynı anda kucağına almış ve ayağa kalkmıştı.
Ardından ise eve girmişlerdi.
Salona geçmişlerdi herkes tek tek sarıldı 3 Güçlü erkeğine.
"Yemeği hazırlayın artık" dedi Seher Güçlü.
"Yok anne biraz dinlenelim kendimize gelelim dur yemek değil derdimiz Allah için" dedi Enes Güçlü.
Kaplan ve Aslan babalarının kucağından inmiyordu.
Alp ise bu kadar kısa sürede kendisine bağlanmalarına şaşkında olsa hoşuna gidiyordu.
"Oğlum hadi bırak çocukları git bir banyo yap dinlen kendine gel" dedi Sultan Güçlü.
Alp Aslan çocukları yere bırakmıştı Pınarın elini tutup kaldırmıştı onu da odaya çıkmışlardı.
"Sakallarımı sen keser misin" diye sordu Alp Aslan.
"Geç banyoya" dedi Pınar.
Alp banyoya geçmişti üzerinde ki tişörtü çıkardı arkasından gelen nişanlısını lavabo tezgahına oturturdu.
İlk önce uzayan sakallarını ıslatmıştı Pınar eli ile.
Ardından ise traş köpüğü sıkmıştı eli ile yaydı köpüğü.
"Tamamen kesmeyelim ben sevmiyorum" dedi Pınar havluyu aldı ve köpükleri sildi hızlıca.
"Kısaltalım sadece" dedi Pınar eli titriyordu ve bir yerini kesmekten korkuyordu.
Traş makinesini sakallarına daldırmıştı.
Alp Aslan ise Pınarın titreyen ellerini fark etmişti.
Gözlerindeki yorgunluğu ve acıyı da görüyordu ama ne yapacağını bilmiyordu.
"Gir banyonu yap bitti" dedi Pınar ve ellerini çırptı ardından Alp Aslanın koyu gözlerine baktı.
"Bir kere öpeydim ya" dedi Alp Aslan.
Pınar ise lavabo tezgahtan inmişti üzerini düzeltti ve Alp Aslana baktı.
Avucunun içini gösterdi.
"Anca bunu öpersin Aslan" dedi Pınar ve banyodan çıktı.
Alp Aslan peşinden çıkmıştı .
"İki güldüm diye seni affetmiş değilim Aslan" dedi Pınar yatağın ucun oturdu.
"Evet güldüm bir şey olmamış gibi davrandım. Koskoca 4 sene sensiz yaşamak zorunda kalmamışım gibi, sen o dört duvarın arasına girmemişsin gibi davrandım" dedi Pınar.
Gözleri dolmuştu ama gözleri yerdeydi kaldırmıyordu.
"Sakladığın gerçekler gün yüzüne çıkmayacak mı sandın ben hiç öğrenmeyeceğim mi sandın" dedi Pınar.
"Anlat bana neden sakladın"
"4 sene sonra bunu mu konuşacağız dört duvarın arasından yeni çıktım ve konumuz bu mu" dedi Aslan.
"Evet bu, Konumuz bu senin beğenmediğin 4 sene bana 10 sene gibi geldi haberin var mı senin" diye bağırdı Pınar hiddet ile ayağa kalktı ve Alp Aslanın göğsüne vurdu hızlıca.
"Ben sensiz neler yaşadım senin haberin var mı, ben öldüm Aslan öldüm"
"Ben senin için ailemi sildim ya ailemi" diye bağırdı Pınar.
"Benim ailem dediğim adam evim dediğim adamın hayatı koca bir yalandan ibaretmiş"
"Benim aşık olduğum adam, benim dalga geçtiğim mafyalardan çıktı hem de en babası 7 kuşak" diye bağırdı.
"Nişanlandığımız gün girdin o dört duvara Aslan"
"Karakola götürmediler seni direk cezaevine götürdüler seni"
"Ya nişanlandığımız gün ben sevdiğim adam ile uğruna canımı vereceğim adam ile aile kurmanın ilk adımını attık diye sevinirken. Dört duvarın arasına girdin" diye avazı çıktığı kadar bağırdı Pınar.
"Ben ister miydim lan oraya girmeyi" diye bağırdı Aslan da.
"Ben ister miydim o gün o dört duvara girmeyi"
"Aşık olduğum kadın öl dese öleceğim kadını o halde bırakmayı ben ister miydim"
"O zaman ona göre davranacaktın" diye bağırdı Pınar.
"Ona göre davranacaktın madem istemiyordun ona göre davranacaktın"
Aslan karşısında ki tüm öfkesini döken kadına baktı derin bir nefes verdi.
"Kurban olduğum-"
"Kes sesini!.. Kurban olduğum diye diye beni kurban ettin sen Aslan"
"Öldüm duydun mu senin içeri girdiğin gün benim cenazemi kaldırdılar"
"Kimse yoktu yanımda kimse"
"Annemle-"
"Hamile olduğumu duyunca ortaya çıktı hepsi" diye bağırdı Pınar.
"Bana iyi dediler sen iyiydin yurt dışına çıktın Pınar bana öyle söylediler" dedi Aslan.
Pınar duydukları ile kaşlarını çattı.
"Sende inandın buna değil mi" dedi Pınar.
"Benim seni unutabileceğimi düşündün, sen o dört duvarın arasındayken ben yurt dışına gittim ve buna inandın mı" dedi Pınar.
"İnanmadım.. inanmak istedim" dedi Aslan.
"Ölürüm senin için ben" dedi Aslan.
"Niye sakladın Aslan benden bu gerçekleri niye sakladın"
"Ben düşünmekten kafayı yedim yine bulamadım sen bunu bana NASIL YAPTIN ASLAN BU ACIYI BANA NASILYAŞATTIN" diyerek sonlara doğru sesi yükselmişti.
"KORKTUM LAN"
"Korktum duydun mu beni korktum"
"Gitmenden korktum, dalga geçerken bile kimsenin başına gelmesin hele benim hiç gelmesin dediğin anlar ben hep korktum"
"Söyleyemedim çünkü ben hayatımda ilk defa birini sevdim, ilk defa bir kadını sevdim ve zaafım oldu benim"
"Ben kendim için yaşamayı öğrendim seninle, sen hayatıma girdin benim hayatım renklendi"
Tüm ev halkı Aslan ve Pınarın kavgasını duyuyordu.
Sultan Güçlü yukarı çıkacaktı ki Seher Güçlü durdurdu.
"Karışma Sultan, oğlun bunu hak etti" dedi Seher Güçlü.
"Önce oğlun sonra biz bunu hak ettik" dedi Seher Güçlü.
"Biz neyi hak ettik anne" dedi Sultan Güçlü kaşlarını çatarak.
Seher Güçlü yapma dercesine baktı.
Sultan Güçlü ise oturmuştu kalktığı yere geri.
"Ben sana bağımlıydım duydun mu beni bağımlıydım"
"Sigaraya bağlı insanlar gibi bağımlıydım, zarar verdiğini biliyordum ama sevmeye devam ettim çünkü iyi geliyordun bana"
"ULAN MADEM BAĞIMLIYDIN 4 SENE BOYUNCA NİYE GELMEDİN"
"KORKTUM"
"Korktum ben sensiz yaşamaktan korktum ama sen bana KORKTUĞUM NE VARSA YAŞATTIN"
"Tenine bağımlıydım, gülüşüne, kokuna ben senin benliğine bağımlıydım"
"Senden vazgeçmek istedim yapamadım, gitmek istedim gidemedim"
"ULAN MADEM BAĞIMLISIN MADEM BU KADAR ÇOK SEVİYORDUN NİYE GELMEDİN BEN SENİ HER GÖRÜŞ GÜNÜ O SİKİK YERDE BEKLERKEN SEN NİYE GELMEDİN"
Ardından ise bir kırılma sesi geldi.
"YAPAMADIM"
Ardından ise hız kesmeden kırılma sesleri devam etti.
"Ben seni affetmek için içimde o kadar çok savaş verdim ki. verdiğim savaş beni çok yordu"
"HİÇ BİR ŞEY YOLUNDA GİTMEZKEN SEN BENİ BU İĞRENÇ YERDE TEK BAŞIMA NASIL BIRAKTIN"
"BEN BİR TEK SANA SARILINCA İÇİM YUVA KOKUYORDU, BEN SADECE SENİN KOKUN İLE UYUYORDUM, BEN BİR TEK SANA SIĞINDIM TEK SANA EVİM DEDİM"
"BEN İÇİNDEYKEN SEN O EVİ BENİM BAŞIMA YIKTIN"
Seyran ayağa kalkmıştı onu durdurmaya çalışan kimseyi dinlemedi ve hızlıca yukarıya çıkmıştı.
Kardeşi sinir krizi geçiriyordu ve buna karşılık sadece izleyemezdi.
Kapıyı açtığı gibi ağlamaktan yüzü kızarmıştı kendine zarar veren kardeşini gördü.
Alp Aslan engellemeye çalışıyordu ama engelledikçe daha çok yapıyordu.
"Yapma artık kurban olayım yapma" dedi Aslan çaresizlik ile.
"Bana vur bana zarar ver kendine verme Allahın aşkına" dedi Aslan.
"BENİ BU HALE SEN GETİRDİN"
"SENDEN GİDEMİYORDUM BANA ZARAR DEĞİL İYİ GELECEKSİN DUYDUN MU"
"O DÖRT DUVARA BİR DAHA GİRERSEN YEMİN EDERİM KENDİMİ ÖLDÜRÜRÜM ASLAN"
"BENİ SENSİZLİK İLE SINAYACAK BİR ŞEY DAHA YAPARSAN KENDİMİ ÖLDÜRÜRÜM"
"KENDİMLE BİRLİKTE ÇOCUKLARIMI DA GÖTÜRÜRÜM"
Aslan korku ile yutkundu.
"Tamam, tamam lütfen" dedi Aslan.
Pınar ise Alp Aslanın ayaklarının ucuna düştü.
Aslan da çöktü yere Pınarı sıkıca bastırdı kendine.
"Yemin ederim senden başka tutunacak dalım yok" dedi Pınar kollarını Aslanın boynuna sarmıştı sıkıca.
Ona öfkelense de sığınacağı tek liman Alp Aslan Güçlüydü.
Tek sığınacak limanı tek evi Aslanıydı.
Aslan ise omzunda hıçkıra hıçkıra ağlayan kadını kucakladı ve banyoya götürdü.
Küvetin suyunu açmıştı ikisi de çırılçıplak kalmıştı.
Alp Aslanın çıplak göğsüne yaslanmıştı.
Odadan sesler geliyordu temizliyorlardı.
Aslan kolunu Pınarın karnına sarmıştı.
Sıcak su bedenlerini gevşetmişti.
Pınar kafasını iyice yerleştirdi ve gözlerini kapattı.
Alp Aslan ise şakağını öpmüştü derince.
-
-
Pınarı giydirmiş ve uyanmamasına özen göstererek yatağa yatırmış ardından odadan çıkmıştı.
Salona girdiğinde ise babaannesi, annesi babası ve halası başlarını tutarak oturuyorlardı.
Aslan ve Kaplan ise televizyonda ki çizgi filmi izliyordu.
"Pınar nasıl iyi mi" diye sordu Seher Güçlü.
"Uyuyor" dedi Aslan iki oğlunu da kucağına aldı.
"Oğlum" dedi annesi.
"Şimdi değil sonra elbet zamanı var ama şimdi değil"
"Vereceğiniz bir sürü hesap var Güçlü ailesi"
"Rahatsız etmeyin bizi" diyerek salondan çıktı Alp Aslan.
"Hiç bana bakma Sultan kız burada yaşayan ölüymüş siz mutlu iyi yurt dışına gitti diye nasıl yalanlar söylersiniz"
"Hamile olduğunu öğrenince mi piyasaya çıktınız. Kusura bakmayın ama bu konu da en suçsuz olan Pınar en haklı olan Pınar"
"Niye gitmedi 4 sene boyunca o zaman görüşe" dedi Sultan Güçlü.
"Ben de babanı görüşe gitmedim oğlum 8 yaşındaydı babasını görsün diye götürdüm" dedi Seher Sultan.
"Pınar haklı Sultan biz söylemeliydik şimdi sus üste çıkmaya çalışma" dedi Seher Güçlü.
Alp Aslan odaya girdiğinde ise boş bakışlar ile karşısında ki duvara bakan sevdiğinin yanına uzandı.
"Annem" diyerek yanağını öpen oğulları ile gülümsemeye çalıştı.
Yatakta ailecek vakit geçirmişlerdi.
Aslan ve Kaplan uyumuştu.
Aslan iki oğluna bakıyordu Pınar ise telefona bakıyordu.
Kafasını dağıtmaya çalışıyordu ne kadar başarabilirse.
Q kapandı Pınar hala ekrana bakmaya devam ediyordu.
Alp Aslan ise hayat dolu yaşamayı seven sürekli gülen mavi gözleri ışık gibi parlayan kadın yerine tek kelime ile ölü bir kadın görmüştü
“Pınar nasıl niye gelmiyor” diye sordu Alpaslan annesine.
“Unuttu seni çoktan Pınar yurt dışına gitti çok mutlu o”
“Unut onu oğlum o seni unuttu sende onu unut”
Alpaslan ise ayağa kalktı yavaşça ardından ise gitmişti.
Pınar telefonu bıraktı ve derin bir nefes verdi ve yataktan çıktı
Odadan çıktı hızlıca gecenin soğuk ayazı ile nefes almaya çalıştı yine alamadı elini göğsünün üzerine koydu.
Arkasından kendisine sıkıca sarılan kollar ile göz yaşları hızlandı.
“Özür dilemek bir işe yaramaz biliyorum”
“Ama özür dilerim be gülüm”
“Hayatımda ilk defa kendim için bir şey yapmak istedim onu da elime yüzüme bulaştırdım”
“Aslan” dedi Pınar zorlukla.
“En çok zoruma giden ne oldu biliyor musun”
“Uğurun Seyranı aramasıydı, ben her yabancı numara çaldığında belki beni arıyordur diyerek açtım”
“Biliyorum ben gelmedim ama sen bana gelmek için bir adım bile atmadın”
“Kendimi hatırlatıp üzmek istemedim. çünkü beni unuttuğun yalanına inanmak istedim”
“İnanmasaydım kafayı yerdim”
İki yaralı aşık birbirlerine ilaç olan iki aşık.
“Ben, senin beni yakıp kül edeceğini bile bile bu yola girdim”
“Ben seninle yanıp kül olmaya da razıyım ama.”
“Ama?”
“Ama beni sensizlik ile sınama kurbanın olayım”
“Herkes sınasın herkese dayanırım ama sana dayanamam”
Alp Aslan gözlerini kapattı ve gözünden akan yaş ile titrek bir nefes verdi.
Pınar Alp Aslana döndü.
Parmakları akan göz yaşını sildi.
Ardından ise dudaklarını yanaklarına bastırdı ardından her bir noktasına bastırdı sıcak dudaklarını.
“Aslan yoksa Pınarın bir anlamı yok”dedi Pınar.
Dudaklarını sevdiği adamın dudaklarına bastırdı.
Alp Aslan ise sevdiğinin göz yaşlarını sildi ve bağrına bastı.
“Ben senin hayalin ile yaşarken daha sana kavuşamamışken nasıl gideyim tekrar” dedi Aslan.
“Kavuşsanda gitme”dedi Pınar.
“Gidemem ben sizden”dedi Aslan.
-