Elimdeki cips dolu tabakları da ortaya bıraktıktan sonra yerime oturdum. Kızlar biraz salonda bizimkilerle oturduktan sonra benin odama geçmiştik. Ne kadar abur cubur varsa hepsini getirip harika bir ortam kurmuştum. Yani bence harikaydı. Islak keki getirmeyi de ihmal etmemiştim. Zaten Pelin hemen kek tabağına saldırmıştı.
"Ne yaptın Defne? Nasıl yiyeceğiz bu kadar şeyi?"
Ceren'e çok geliyor olabilirdi tabi. Zaten her zaman kuş kadar yerdi o. Bu tayfanın oburu Pelin ve bendik. Bence daha fazla Pelin'di. Neyseki ikimiz de kilo almayan tiplerdendik.
"Ay Ceren sen sus nolur. Kızım sen bizim midemizi de seninki gibi mi sanıyorsun? Yeriz işte muhabbet ederken."
Kesinlikle en obur Pelin'di.
"Eee ne yapacağız şimdi?"
"Ceren'cim dedikodu yapacağız tabi ki başka ne yapabiliriz?"
"Aslında film izleyebiliriz, oyun oynayabiliriz ne bileyim başka şeyler de bulabiliriz ama sen dedikodu yapmak istiyorsan bilemem tabi."dedim Pelin'e bakıp sırıtırken. Ceren de beni onaylamıştı.
"Ay bilmesem dedikodu yapmayan insanlarsınız sanacağım sizi! Ben anlatırken meraklı meraklı dinliyorsunuz ama!" Hafif bir kızgınlıkla söylenmişti. Haklılık payı da vardı şimdi. Ama aramızda dedikoduyu en çok sevenin Pelin olduğu da yadsınamaz bir gerçekti.
"Size bir dedikodu vereyim bakalım ilginizi çekiyor mu çekmiyor mu?!" deyip sustu. Bir anda dikkat kesilmemizden anlaşılıyordu ki çoktan dikkatimizi çekmişti.
"Gerçi bu pek dedikodu sayılmaz ama olsun. Haber haberdir sonuçta. Hafize teyzeler buraya geri dönüyormuş."
"Şaka?"dedim refleksle.
"Ciddi misin?!" Ceren de tepkisiz kalamamıştı.
"Yaa ne oldu dedikodu yapmıyordunuz?"diye üstten üstten baktı bize. Ama bu haber de küçük bir şey değildi yani. Hafize teyzeler buradan taşınalı on beş sene olmuştu. O da bizim eski komşulardandı. Bir kızı vardı, Azra. Yani Azra abla, o bizden büyüktü.
"Sen nereden öğrendin, emin misin?"dedim merakla. Annem çok mutlu olurdu duyunca.
"İstihbarat kaynaklarımı söyleyemem tatlım. Ama eminim birkaç güne geleceklermiş."
"Çok iyi oldu bu."dedim sevinçle. Ardından bir süre daha sohbet edip bir şeyler atıştırdık. Sonra bir film izlemiştik. Duygusal bir filmdi ve bol bol gözyaşı dökmüştük. En sonunda bizi susturmakta zorlanan Pelin ikimize de peçete uzatıp "Kızlar film bu ya film. Ne ağladınız be?! Gerçek değil ha!" dedi şaşkın şaşkın bize bakarken. O da arada duygulanmıştı ama ağlayacak raddeye hiç gelmemişti. Biz ise Ceren'le salya sümük ağlayıp durmuştuk. Bir o bana peçete uzatmıştı bir ben ona. Neyseki sonunda film bitmişti de yavaş yavaş toparlanıyorduk. Ama ara ara filmin sonunu hatırlayıp duygulanacağıma emindim. En azından şimdilik ağlamamı durdursam iyi olurdu. Kalkıp aynama baktım. Az biraz kızarmıştı gözlerim. O kadar ağlamaya normaldi. Arkamdan Ceren de gelip tipini kontrol etmişti. Geri yerimize otururken ortama bir arama sesi yayılmıştı.
"Kimi arıyorsun kızım gece gece?"dedim Pelin'e. Omuz silkti. "Abimi arıyorum. Merak ettim erkek gecesi nasıl geçiyor."
Valla ben de merak ediyordum. Pelin telefonu üçümüzün de göreceği bir açıyla tuttu. Görüntülü arıyordu. Birkaç defa çaldı. Muhtemelen kapanmak üzereydi arama cevaplanmıştı. Beklediğimizin aksine karşımızda Poyraz abi yoktu. Hatta bir tek o yoktu. Yusuf abi sırıtan yüz ifadesiyle bize bakıyordu. Sağ çaprazından da abim kafasını uzatmıştı.
"Ne yapıyorsunuz Yusuf abi?"dedi Pelin. Ortam biraz karanlıktı.
"Hiç sorma aşırı eğleniyoruz(!) Pelin. Film izliyorduk ne yapalım?"dedi ama sesi kısık geliyordu.
Ceren biraz başını öne uzatıp "Abi sen niye fısır fısır konuşuyorsun?"dedi. Harbiden ben de merak etmiştim.
"Göstereyim size niye öyle konuşuyorum."deyip hareketlendi. Birkaç saniye sonra ekranda Poyraz abi vardı. Koltuğa sinmiş uyuyordu. Kollarını birbirine bağlamış başı da kendi omuzuna doğru düşmüştü. İstemsizce gülümsedim.
"Uyuya kaldı lan bu!"dedi Yusuf abi hem sitem hem de alayla. "Film izlerken baktım hiç sesi çıkmıyordu meğerse uyumuş kalmış."
Poyraz abiye dönüp kınayan bakışlar attı yeniden bize döndüğünde "Çok eğleniyoruz gerçekten!" dedi.
"Valla bunu sen istedin Yusuf abi."dedim bir yandan da gülüyordum.
"Doğru valla ben istedim."dedi sanki kendine de isyan eder gibiydi. Gözüm ekranın bir köşesinden gözüken Poyraz abiye kaydı. Gözlerini açmıştı. Ne olduğunu anlamaya çalışır gibi etrafına bakındığında telefon ekranında takılı kalmıştı. Birkaç saniye sonra ise "Lan Yusuf!" diye öfkeyle söylenmişti. Telefonu Yusuf abiden çekip almış olmalı ki bir süre ekranda karışık görüntüler belirdi. En son ise Poyraz abinin yüzü karşımızdaydı sadece. Pelin alayla "Günaydın abim."dedi. Hepimiz gülerken Poyraz abi somurtuyordu. Sonra dikkatle ekrana baktığını hissettim.
"Kapatıyorum Pelin."dedi ardından. Pelin ise bu fırsatı da kaçırmamıştı.
"Kapat abim kapat uykun kaçmasın!" Telefon suratımıza kapanırken hepimiz gülüyorduk.
"Valla bizim de uykumuz kaçtı ha!"dedi Pelin. Gözleri enerjik bakıyordu gerçekten. "Aynen."dedi Ceren de. Demek ki tek pili biten benmişim. Neyse ben de biraz daha direnebilirdim.
"Ne yapalım?"diye sordu yine Ceren.
"Çekirdek çitleyelim." dedi Pelin. "Muhabbet edelim biraz."
Çekirdek tabağını ortaya bırakıp içinden bir avuç çekirdek aldım. Diğerleri de aldığında çitlemeye başladık.
"Eee dökülün bakalım kızlar."
Boş boş Pelin'e baktım. "Ne dökülelim Pelin?"
"Anlat işte yok bu bana enişte?"
Ceren karşımda kıs kıs gülerken Pelin ona döndü. "Gülme tatlım benim sana da soruyorum burada!"
Ceren'in gülüşü solmuştu. "Yok valla bende enişte falan."dedi telaşla. "Yusuf abi senin başındayken zor valla."dedim. Sonra kendi kendime üzüldüm. Eee bunun çilesini benim abim çekecekti. Allah yardımcısı olsundu.
"Senden ümitli değildim zaten Ceren."deyip bana döndü Pelin. Ters ters baktım. "Benden umutlusun yani?"
"Olabilir."dedi kuşkuyla.
"Yok kızım ya ne eniştesi. Şimdilik düşünmüyorum ben öyle şeyler." dedim kendimden emin bir şekilde.
"Sevdiğin, hoşlandığın böyle flörtleştiğin falan da yok yani?"dedi emin olmak ister gibi.
"Ay yok dedim ya Pelin! İnanmıyor musun bana?"
"Hah iyi tamam."dedi mutlu mutlu. Suratında güller açmıştı bir anda.
"Sen de biri olsun mu istiyorsun olmasın mı istiyorsun anlamadım valla."
"Hayırlısı olsun isterim ben canım."dedi saçını arkaya doğru savururken.
"Eee sen de yok mu Pelin hanım?"dedi Ceren. Pelin üzüntüyle ona döndü. "Yok valla Ceren'im yaa!" dedi. Belli ki o istiyordu.
"Neyse boş verin beni."dedi kısa sürede eski neşeli haline dönerken. "Sanırım önümüzde başka mürüvvetler var."
Biz ona merakla bakarken "Annemler gelin arayışında. Tabi sizinkiler de benden söylemesi." dedi. Cidden öyleydi. "Aynen şu sıralar annem de sürekli abime evlen deyip duruyor."dedim.
"Egemen abi ne diyor peki?"diye atıldı Ceren. Şüpheyle baktım. Gözleri tedirgin bakıyordu. "Zamanı gelince evleneceğim diyor."dediğimde derin bir nefes aldı. Gözündeki tedirginlik yok olmuştu. Aklımdan bazı düşünceler geçiyordu ama yanılıyor da olabilirdim.
"Benim annem çok kararlı yaa. Tutturmuş Poyraz evlen de evlen diye! İlla beni görümce yapacak."
Sırıtarak Pelin'e baktım. "Ne diyelim Pelin'ciğim hayırlısı olsun." dedim.
Hayal kırıklığıyla baktım bana. "Hayırlısı mı olsun?" dediğinde başımla onayladım. Sonra da ayaklanıp "Hadi uyuyalım artık. Benim uykum var."dedim. Yataklarımızı hazırlayıp hepimiz yerimize geçtik. Kızlara iyi geceler diledikten sonra yatağıma uzanıp üstümü örttüm. Telefonumu başucumdaki komodinin üstüne bırakacakken bildirim gelmişti. Poyraz abi mesaj göndermişti. Merakla mesajı açtım.
Gözlerin kıpkırmızıydı, ağladın mı sen?


