İçeriğe geç

PAMUK ŞEKER

Bölüm 17 · 5 dk okuma

PAMUK ŞEKER

Bölüm 17

17.BÖLÜM

Şaşkın şaşkın baktım Poyraz abiye. Bir on yıl önce yapsaydı bu teklifi hemen atlardım. Ama şu an bunun için fazla büyüktüm. Şu karşıdaki çocuklar bize gülerdi valla.

"Ayy yok Poyraz abi."deyip tuttuğum arabayı ilerletmeye başladım. Ama o beni kolumdan tutarak durdurdu. "Kızım hadisene! Attırayım sana birkaç tur." Bir de gülüyordu. Hadi ben neyse de bu niye heyecanlanmıştı bu kadar?

"Biri görür falan şimdi sıkıntı çıkmasın. Boş ver." Hiç beni umursamadan kollarımdan tutup önündeki boş arabaya çekti. "Çıkmaz sıkıntı. Biri görürse kaçırırım seni." dedi. Çok ikna edici konuşuyordu. "Atla hadi."deyince daha da irademe hakim olamadım. Poyraz abinin yardımıyla arabanın içine oturdum.

"Abi, şu ablaya bakşana o da arabanın içine otuymuş." Duyduğum ince sesle arkama döndüm. Az önceki küçük kız gülerek bize bakıyordu. Peltek peltek çok tatlı konuşmuştu. Gülümsedim. O da bana kıkırdayarak karşılık vermişti.

"Hazır mısın?"

Poyraz abiye dönüp başımı salladım. Arabayı hızla harekete geçirdiğinde refleksle kenarlara tutunmuştum. O reyonların arasında dolaşırken benim kahkahalarım havaya karışıyordu. Bir süre sonra Poyraz abinin de sesli gülüşleri kulağıma ulaşmıştı. Bu çok eğlenceliydi!

Çocukların yanından geçerken tatlı tatlı bize bakıyorlardı. Hızla ilerleyip reyonun köşesini dönerken karşıdan bize doğru gelen sorumlu kişiyle göz göze geldik. Poyraz abi hızla geri geri sürmeye başlamıştı.

Biri görürse beni kaçıracağını söylemişti, sanırım aynen öyle yapıyordu. Birkaç reyon geçtikten sonra durdu. "İn in!" dedi. "Yakalanmayalım."

Hızla arabadan inmeye çalıştım. Ama dengemi kuramayıp geri düşmüştüm. Ehh işte acele işten hayır gelmiyordu. Tekrar doğrulduğumda önüme bir el uzatılmıştı. Bir Poyraz abiye bir de bana uzattığı eline baktım. "Hadi Defne!" dediğinde daha fazla düşünmeden elini tutup arabadan çıktım.

"Çok eğlendim, teşekkür ederim Poyraz abi."dedim elini bırakırken.

"Ne demek. Hem ben de eğlendim."deyip gülümserken ikimizden başka birinin sesi duyulmuştu.

"Valla ben de çok eğlendim!"

İkimiz de başımızı o tarafa çevirdiğimizde Pelin sırıtarak bize bakıyordu. "Güya alışveriş yapıyorsunuz ha!"deyip yanımıza geldi. Elindeki telefonu önümüze tuttu. "Şu tiplere bakın!" deyip kocaman bir kahkaha attı. Bizim fotoğraflarımızı çekmişti. Hepsinde de kahkahalarla gülüyorduk. Ve çok güzel görünüyorduk.

"Siz böyle oynarsanız kim alışveriş yapacak acaba?"deyip bize kınayıcı bir bakış attı. Ama gülmemek için kendini zor tuttuğu belliydi.

"Onu da yaparız canım kardeşim. Sen merak etme birtanecik kardeşim." Poyraz abi sevgiyle Pelin'i kolunun altına çekti. Pelin sırıtırken Poyraz abinin de ondan kalır yanı yoktu.

"E hadi başlayalım artık."deyip önüme boş bir araba çektim. Aynı şekil de Pelin de bir araba almıştı. Yürümeye başladığımızda Poyraz abi "Sen evde değil miydin? Niye geldin markete, bir şey lazımsa arasaydın ya beni?"dedi Pelin'e hitaben. Pelin tuttuğu arabayı yavaş yavaş sürerken cevap verdi. "Dedim sen şimdi doğru düzgün alışveriş yapamazsın ben bir yardımcı olayım." Poyraz abiye dönüp ekledi. "Kötü mü yapmışım?"

Poyraz abi önce bir kötü kötü baktı. Sonra kolunu omzuna atıp "İyi yapmışsın iyi yapmışsın da ben alışveriş yapamıyor muyum? Niye öyle diyorsun güzel kardeşim?" dedi.

"Aman abi boşver geldim işte. Takılma sen, hadi ne alacaksak alıp gidelim."

Pelin önden hızlı hızlı arabayı sürerken ben de bir yandan arabama bir şeyler atıp bir yandan da ona yetişmeye çalışıyordum. Bu kız hayatı kesinlikle hızlı yaşıyordu.

"Ben şu reyona bakacağım." deyip yanlarından ayrıldım. Önünde durduğum abur cubur reyonuna gözümden kalpler fışkırarak baktım. Zararlıydı ama seviyordum. Birer ikişer alıp arabaya atmaya başladım.

"Onlar zararlı değil mi?"

Elimdeki cipsi arabaya atarken Poyraz abi merakla arabamı inceliyordu. "Reyonu indirmişsin Defne, başkalarına da bıraksaydın!"dedi alayla gülerken. Hiç de çok değildi aslında. Ona öyle geliyordu çünkü abur cuburdan hiç hoşlanmazdı.

"Zararlı ama çok seviyorum ne yapayım?"dedim. "Hem çok da almadım." deyip şöyle bir arabaya baktım. En azından yeteri kadar almıştım. Tamam bu kadar yeterdi. Kendimi durdursam iyi olurdu.

Arabamı ileri doğru iterken Poyraz abi "Hı hı tabi." diyerek peşimden gelmişti. Kasaya geldiğimde Pelin de buraya doğru yaklaşıyordu. Arabayı ful doldurmuştu. Vallahi hızlıydı bu kız! Dakikalar içinde bir sürü şey alıp gelmişti.

Ödemeyi yapıp marketten çıktığımızda Pelin'in suratında zafer dolu bir gülümseme vardı. Olurdu tabi. Kendi abur cubur alışverişini de aradan çıkarmıştı. Poyraz abi arkamızdan gelirken söylendi.

"Ulan iki günlük kâr yaptık dedik iki dakikada hepsini harcadın be Pelin!"

Pelin sesli sesli güldü. "Ben çok bir şey almadım ki abim. Ürünler pahalı."dediğinde Poyraz abi elindeki poşetleri havaya kaldırıp gösterdi. "Emin misin?"

"Tamam biraz fazla almış olabilirim."diyerek kabullendi Pelin. Ben de biraz fazla almıştım ama kesinlikle onun kadar değildi. Üçümüzün de eli kolu doluydu sonuç olarak.

Sohbet ede ede evlerimizin önüne geldiğimizde Pelin'e döndüm. "Çok oyalanma bekliyorum."deyip bu defa Poyraz abiye baktım. "Size de iyi eğlenceler Poyraz abi."dedim hafiften gülerek.

Yüzünü buruşturdu. "Yaa eminim çok eğleniriz!" dedi memnuniyetsiz bir şekilde. "Hadi görüşürüz."deyip kendi evime doğru ilerledim. Zile bastıktan birkaç saniye sonra annem kapıyı açmıştı. İçeriye girip "Ben geldim annem."dedim ve annemin yanağına bir öpücük kondurdum. "Hoş geldin kızım. Onlar ne? Alışveriş mi yaptın?" dedi ellerimdeki poşetleri işaret edip.

"Evet anne, bizim kızlar gelecek bu akşam. Onun için bir şeyler alayım dedim."

"İyi yapmışsın kızım."

Poşetleri mutfağa bırakıp odama geçtim. Hızlı bir şekilde üstümü değiştirip yeniden mutfağa girdim. Marketten hazır şeyler almıştım ama kendim de bir şeyler yapmak istiyordum. Bu yüzden kolları sıvayıp işe koyuldum.

Kısa sürede keki yapıp fırına atmıştım. Fırından çıkarınca hazırladığım sosu üstüne gezdirdim. Islak kek yapmıştım. Ben çok seviyordum, kızlar da çok seviyordu. Islak kek sevilmez miydi ya?!

Kek tamamen hazır olduğunda dolaba atıp mutfaktan çıktım. Zaten o sırada da zil çalmıştı. Tam zamanlamaydı. Gidip kapıyı açtım. "Hoş geldiniz."deyip kenara çekildim.

"Hoş buldum Defne'cim. Kız mis gibi bir koku geliyor burnuma ne yaptın sen yine?"

"Islak kek."dedim gülümserken. Ceren de içeri girmiş "Hoş buldum Defne."demişti. Onlar salona geçerken ben de kapıyı kapattım. Ve arkalarından ilerledim. Kız gecesi başlıyordu! Umuyordum ki güzel geçerdi.

Bölüm sonu

1 yorum