İçeriğe geç

Özgürlük için uç

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Özgürlük için uç

Bölüm 2

Bölüm-2

Bölüm-2 Toplantı.. berbattı. En hafif tabirle. Şöyle, patron bana daha fazla geç kalırsam artık beni görmezden gelemeyeceğini kem küm ederek anlatmaya çalıştı, olmayınca yüzüme direkt olarak vurdu.( mecazi anlamda canım) Biraz… Alındım. Neyse neyse, moral bozmayalım (sanki daha fazla bozulabilirmiş gibi) çünkü bugün o kutlu gün. 2 yılda bana verilen maaşın, hocaların almamı istediği test kitaplarını aldığımda kalan paralarla ve yurt parasının kalanıyla tabii, özel derse ve ek kitaplara harcıyacağım!! Eh, tabi birazda abur cubur ve takı, giysi, yeni ciciler. İstanbul Beşiktaş’ta, Akmerkez yoluna doğru yürümeye başladım. Starbucktan yıldız metrobüse kadar yürüdüm. Kartımda para vardı, kapıda turnikeye bastım kartımı ve yer altına indim. Metrobüse bindiğimde boş yer buldum ve boş yer bulmanın sevinciyle oturdum bir oğlanın karşısına. Oturduğum gibi oğlan kalktı o yüzden hiç romantik hikaye yazmayın kafanızda. Ben ve aşk, hiç şans yok. Ben iç çekerken neşeli bir kız oturdu yerine. Kıza istemesemde gözüm kayıyordu o yüzden merakımı dindirmek için kızı incelemeye başladım. Sarı saçının uçlarında pembe, önlerinde açık mavi ve aralarında beyaz tutamlar vardı. Ben sanırım bu kadar cesur olup saçımı boyatamazdım. Kız, bir krop/gömlek giyip kravat takmıştı. Kravatın ucu açık göbeğine geliyordu. Altında etek, eteğin içine giyilmiş bir (!) uzun balon kot vardı. Kız, onu incelediğimi fark etmiş olacak ki bana gülümsedi ve el salladı. Hemen önüme döndüm, göz ucuyla ona baktığımda somurttuğunu fark ettim. Yanıma geçti. “Merhaba” Ona bakmamaya çalışarak “Merhaba” Dedim. “Neden bana bakmıyorsun?” Ona döndüm. Nedeni olur mu bunun “Nedeni var mı bunun” Ops. Dışımdan söylemişim. “Nedensizce mi bakmıyorsun bana?” “Saygıdan. Sen yabancısın” “Sokakta gördüğün kişilerde bakma o zaman. Onlarda yabancı. Saygıdan.” Duraksadım. Haklıydı. “Haklısın” Of. Bu dışımdan söyleme olayını düzeltmem lazım. Kız kahkaha attı. Ve gülme bulaşıcıdır ya.Benide aldı bir gülme. En son bir abla bizi uyarana kadar güldük. Sonra kız kendini tanıttı. Bende kendimi. Kızın adı Mira. Bende Serra. Bence uyumlu. Neyse, kız benden 2 yaş küçük. Yani 15 yaşında. Lise bire gidiyor. Ben dörde. Çünkü ben ortaokulda beşinci sınıftan altıya atladım. Yani beşe girmedim.Direkt 6’ya geçtim. Yol boyu böyle sohbet ettik. En sonumda zamanın nasıl geçtiğini fark edemeden nispetiye metro istasyonuna vardık. Gülümseyip “Ben burada inmeliyim” dedim. Tam vedalaşıp iniyordum ki, “Numaranı verir misin. Konuşuruz.” Dedi kız arkamdan. Kafamı sallayıp bu durumlar için sakladığım (hangi kafayla böyle bir olay olabileceğini düşündüysem) numaramın yazılı olduğu kağıdı verdim. Kıza göz kırpıp ararsın dedim. Sonra iç çektim.Eh yolun bundan sonrasını yürümem gerekiyor.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.