İçeriğe geç

Özgürlük Dansçısı

Bölüm 3 · 12 dk okuma

Özgürlük Dansçısı

Bölüm 3

Özgürlüğüm için dans ediyorum. Kaybolmuş gençlik için dans ediyorum. Hayallerim için dans ediyorum. Benim yaşamama izin vermediler onlara inat bütün izlerimle onları severek dans ediyorum. Benim gülmeme izin vermediler hayata inat rahatça gülümsemek için dans ediyorum. Benim yaşamama izin vermediler, beni tutsak ettiler, ellerimi, dillerimiz düşüncelerimi, oysa dalga dalga okyanuslar gibi taşacaktım ruhumdan, oysa sesi bastırılmış gençlerin sesi, özgürlüğü olacaktı, beni tutsak ettiler, dalga dalga okyanuslar gibi taştım zihinlerinden . Özgürlüğüm için savaştım, kendim için savaştım .Savaştaydım ,savaştım, kazandım.

~~

Sabah Kayra' nın bütün reddetmelerine rağmen bütün inatçılığım ile kendimi kursa getirmeyi başarabilmiştim. Tabiki dans falan etmeyecektim ama izlememde hiçbir sorun yoktu. Dans eden arkadaşlarımı, müziğin sesini duydukça hem zihnimi rahatlatıyordum, hem de ilham perilerim sık sık uğruyordu bana.

Genelde koreografileri oluştururken önce dans edeceğim şarkıyı uzun uzun dinlerdim. Bu bazen günlerce sürebilirdi. Sonrasında stüdyoda müzik açıkken kendimi dans ederken videoya çekerdim. Mutlaka birden fazla video çekerdim. Videoları izleyerek yapacağım hareketleri belirleyerek, bazen yeni hareketler ekleyerek işimi sonlandırırdım.

Hem dans eden insanları izlemek bile beni çok mutlu ediyor. Çünkü bu sadece benim hayallerim değil bir çok kişinin hayaliydi ve hayalleri benimle ortak olan insanları izlemenin bana verdiği zevki başka hiçbir şey vermiyordu.

Nihayet stüdyoya vardığımızda sanki ilk defa giriyormuş gibi mutluydum. Buraya her geldiğimde çok mutlu olurdum ve aklıma burayı ilk gördüğüm zamanlar gelirdi. Bu binanın dışı tamamen beyazdı. Beyaz en sevdiğim renkti ve ilk gördüğümde kaderim sanki burdaymış gibi hissetmiştim. Hala daha öyle hissediyorum.

Her gün stüdyoya geldiğimizde hemen çalışmaya başlamazdık. Hepimiz gayet iyi dansçılar olmamıza rağmen ekipler olarak ayrıydık ve her ekibin bir eğitmeni vardı.

Bizim ekibimiz 16 kişilik bir ekipti ve dans tarzlarımız ve seviyelerimiz benzerdi. Bu sebepten aynı ekipteydik. Aslında bizim ekibimiz daha çok joker dansçılar gibi görülürdü. Çünkü hemen hemen her tarzdan her dansı kısa süre içerisinde öğrenir ve başarı ile yapardık. O yüzden eğitmenimiz de çok yönlü bir kadındı. Genel olarak ekiplerin bir erkek bir kadın eğitmeni olurdu. Eğitmenler bazı zamanlarda bizimle dans videoları çekerdi.

Eğitmenimiz Fiona adında çok çok güzel bir kadındı 28 yaşındaydı. O kadar güzel dans ederdi ki tek bir kere bile bakınca onun dans için yaratıldığını anlıyordunuz. Açık kahverengi saçları bile dans ederken ahenkle sallanırdı, vücudu o kadar uygundu ki dans etmeye, dansın en yumuşak ve en sert halini onunla görürdük.

Yine Fiona'nın analizlerini dinliyorduk. Her sabah bunu istisnasız yapardı. Söz konusu dans olduğunda bütün ciddiyeti ile işini yapardı.

Ekipte ki her biri için teker teker konuştu sonrasında ise bana değen gözlerini gördüm.

" Tatlım bileğin için çok üzüldüm gerçekten senin ile ilgili aklımda çok güzel projeler vardı ama şimdilik ertelemek zorundayım. En son hazırladığın video ise gayet yeterliydi, kurgusu bugün biter akşam yükleriz , umarım yanımda olabilirsin."

Güzel sesi ile söylediği şeyler ile yüzüme kocaman bir gülümseme yayıldı. Onun yeterliydi demesi büyük bir iltifattı çünkü çoğu zaman memnuniyetsiz bir kadındı ve bu işini çok ciddiye almasından kaynaklanıyordu.

Ona teşekkür edip mutlaka yanına uğrayacağımı söyledikten sonra bana bakan Kayra' ya baktım. Gözlerinde ki gururu hissetmiştim ve bu benim kendimle duyduğum gururdan çok daha fazlasıydı. Ben de ona hırslı ve umutlu bakışlarımı gönderdikten sonra önüme dönmüştüm.

Kısa bir süre sonra herkes işinin başına gitmiş ben ise onların yardımı ile oturduğum sandalyede seçtiğim çifti izliyordum.

İzlediğim çift Esmeralda ve Hugo isimli bir çiftin dansıydı. Bunlar tam olarak çift dansı yapıyorlar ve uyum içerisinde dans ediyorlardı. Hayatımdaki tek erkek partnerlerim Kayra ve Luis olmuştu onlarla bile bu kadar yakın temaslı bir dans yapmamıştım.

Earned It şarkısı ile dans ediyorlardı, gerçekten çok uyumlu ve harika görünüyorlardı. En son yaptığım dans resmen bir savaş dansıydı ve şuan canım daha sakin, neşeli,soft bir koreografi istiyordu. Bunu hem tek başıma hem de bir partner ile yapmak istiyordum. Elimde tuttuğum not defterine aklımda olan şarkıları ve hareketleri not ediyordum. Evet yazarak aklımdakileri tarif ediyordum. Zaten yazdıklarımı bir tek ben anlıyordum.

Ekip çalışırken bir anda Fiona stüdyoya girmiş ve herkesi yanına toplayıp konuşmaya başlamıştı.

" Evet arkadaşlar biliyorsunuz her ekipte bir kız bir erkek eğitmen bulunuyor ancak bizim ekibimizde bir süredir ben tek çalışıyorum. Yeni gelenler tanımayacaktır ama kısa bir süreliğine işlerine mola veren eğitmeniniz bugün geri dönme kararı aldı ve tekrardan birlikte devam edeceğiz."

Kalabalıktan şaşkınlık ve sevinç nidaları yükselmeye başlamıştı. Ekibe yeni gelen dört kişi vardı ikisi zaten ben ve Kayra'dık. Merakla gelecek olan kişiyi bekliyordum. Fiona'nın seslenmesi ile tahmin edeceğim son kişi bile olmayan biri girdi içeri.

Lan. Lan!! LAN!!!

Bu, bu düneyin bana çarpan lavuktu. Lan bu mu gerçekten? Hayat neden bu kadar acımasızsın ? Lan bu herifin burda ne işi vardı. Ne demek eskiden bırakmış şimdi geri dönen eğitmen. Ben şimdi her gün bunun yüzünü görmek zorunda mı kalıcam.

Sinirlendiğim için yanaklarım kızarmıştı. O sırada aklıma gelen şey ile Kayra' ya döndüm ve yüzünde şaşkınlığa dair hiçbir kırıntı görmeyince kan beynime daha da sıçradı. Lan Kayraaaa.

Dün onun bana söyledikleri yüzünden gitmiştim o hastaneye. O biliyordu ve sabah bana hiçbir şey söylememişti. Yüzüme doğru bakan Kayra'ya yedim seni bakışı attıktan sonra yeniden Fiona ile Andreas denen herife döndüm.

İçeri girer girmez Fiona kısa bir sarılma ile selamlaşmış sonrasında ise ekibe dönüp teker teker herkesin yüzüne bakmıştı. Bakışları bende uzun süre durunca yüzüne şerefsiz bir sırıtma yerleşmişti. Ona öldürücü olduğunu düşündüğüm bakışlarımı gönderiyordum ki konuşmaya başladı.

" Herkese yeniden merhaba arkadaşlar. Görüyorum ki aramıza yeni katılan arkadaşlar var onlara hoşgeldiniz diyorum. Sizin için kendimi tanıtayım. Ben Andreas Giménez 24 yaşındayım. Dans ile çocukluğumdan beri ilgileniyorum ve verdiğim kısa bir aradan sonra tekrardan burdayım. Sizleri yeniden görmek benim için çok büyük mutluluk. Geri döndüğüme göre birlikte güzel işler çıkarmaya devam edebiliriz."

Sözlerini bana bakarak sonlandırdığında bakışlarımı ondan çektim.

Ekip mi değiştirseydim acaba?

Saçmalama Füsun çocuk musun sen ? Sırf adama gıcık oluyorsun diye ekip değiştirmek ne demek. Olabilecek en iyi ekiptesin ve çok güzel planların var çocukluk yapıp mahvetme.

Kendi içimde kendime sorduğum soruya aşırı mantıklı cevaplar verince bi şaşırmıştım açıkçası. Bunlar benden beklenmeyen hareketlerdi.

Andreas ve Fiona' nın ekip hakkında ki kısa muhabbetinden sonra herkes tekrardan işinin başına dönmüştü. İkisi birlikte herkesi teker teker izliyordu. Fiona sürekli konuşuyordu. Muhtemelen o burada yokken olan gelişmeleri ve dansçıların durumu hakkında bilgilendirme yapıyordu .

Uzun uzun ortalığı gezdikten sonra Andreas'ın bana doğru gelen adımlarını hissettim.

Ah Tanrım! Olmayan anksiyetem azıyor cidden . Ya da sinirleniyorum, bilmiyorum.

Yanıma gelip bir sandalye çekip oturduktan sonra konuşmaya başladı.

" Füsun düneyin olanlar için gerçekten özür dilerim, şuan benim yüzümden işine devam edemiyorsun ama emin ol ki bunu en yakın zamanda senin açından telafi etmeye çalışacağım. Bileğin iyileşir iyileşmez senin çekimlerini öne alacağım."

Söyledikleri ile cin çarpmışa dönmüştüm. E bu herif daha dün akşam dağdan inmiş adamlar gibi hareketler yapmıyormuydu. Bir anda ne oldu da bu kadar nazik ve düşünceli olmuştu.

Onun bu tavrı ile ona olan sinirim birazcık yumuşamıştı ama yine de mesafemi koruyacaktım.

" Teşekkür ederim hocam. Gerçekten çok naziksiniz ama kimse benim yüzümden işinden geri kalmasın ben zaten iyileşir iyileşmez tekrardan çok çalışmaya başlayacağım emin olabilirsiniz."

" Düneyin Andreas diyip, kötü kötü bakışlar atıyordun. Bugün ne değişti."

" Düneyin tanımadığım ve işimi mahveden bir adamdınız. Bugün ise eğitmenimsiniz. Saygılı olma gereği hissediyorum ve sadece sizden birşeyler öğrenmeye bakacağım."

" Hmm sevdim bu bakış açısını. Youtube videon için birazdan çağırdığımda yanıma uğrar mısın?"

"Tabiki." Diyip başımı salladıktan sonra gitmişti.

Andreas yanımdan ayrılır ayrılmaz hızlı bir şekilde Kayra'nın yanına gittim- evet buruk bir bilek ile kaplumbağadan farksızdım- yanına vardığım an gözleri beni bulmuştu.

" ÖZÜR DİLERİM!!"

"DİLEME KAAÇÇ!!"

Onun peşinden koşacağım sırada bileğime giren ani sızı ile kendimi yerde bileğimi tutarken bulmuştum. Kayra zaten yerinden kıpırdamamıştı. Düştüğümü gördüğü an ise koşarak yanıma gelmişti.

" Güzelim, ne diye aksiyon yaratıp kendini yoruyorsun Allah aşkına."

Beni düştüğüm yerden kucağına alarak eski sandalyeme koymuştu. Sonrasında ise aramızda konuşmuştuk. Kayra' ya kıyamazdım ki ben zaten. Güzel kahverengi gözleri ile benden özür dileyince dayanamamıştım zaten. Affetmiştim. O da hızlı bir şekilde dansının başına dönmüştü.

Düneyin ki tavırlardan sonra artık bu adamla zorluk yaşayacağımı düşünüyordum ama şuan ki tavırları gayet iyi. Umarım böyle devam eder de güzel,güzel,mutlu ,mutlu stüdyoya gelmeye devam ederim.

Yaklaşık bir saat dans edenleri izleyip kendimce çalıştıktan sonra Fiona ile Andreas'ın Luis ile beni çağırması ile Luis yanıma gelmişti.

Ona trip atmayı düşünmüyordum. Evet düneyin böyle bir planım vardı ama bugün olanlardan sonra hiç de gerek olmadığına karar vermiştim. Muhtemelen Luis ile Andreas yakın arkadaşlardı en azından ben düneyin öyle sezmiştim.

Luis mahcup bakışlarla yanıma geldiğinde eski samimiyetimizde konuşmaya başladım..

" Hadi, hadi yardım et de kalkıyım. Video için çok heyecanlıyım. Hadi bakma aval aval hızlı, hızlı. "

Luis mutlu olmuş bir şekilde beni kaldırmış sonrasında ise destek olarak kayıt odasına gitmiştik.

Şimdi oda da dört kişiydik. Hepimiz defalarca kez videoyu izlemiş ve hiçbir sıkıntı görmemiştik. Ancak Fiona bana videoyu yüklemeden kendime bir Instagram hesabı açmam gerektiğini söylemişti. Şimdi ne yapacağım konusunda kararsızdım .

Ailemden kaçmıştım. Kaçtığımı biliyorlardı. Ama nasıl bir hayatım olduğunu bilmiyorlardı ya da nerde olduğum hakkında bı fikirlerini yoktu. Bu yükleyeceğim ilk video olacaktı ve çok düşük de olsa bir ihtimal videoya denk gelme olasılıkları vardı. Tabi ki bu saatten sonra gelip beni İspanya'dan evime götürecek halleri yoktu ama yine de endişeleniyordum. Luis' den Kayra'yı çağırmasını istemiştim. Fiona' durumumuzu anlatıp birlikte düşünerek karar vermek istiyordum. Çünkü hiçbir şeyden tam olarak emin değildim. Yapacak mıydım? Yapmalı mıydım?

Andreas ve Luis odadan çıkmış , odada sadece ben Fiona ve Kayra kalmıştık . Kayra'nın da beni onaylaması ile her şeyi ona anlatmıştık. Bütün detayları vermese bile şuana kadar tanıştığımız insanlar arasından hikayemize, sahip, ortak olan biri vardı artık. Ve şoktaydı. Gözlerinin dolduğunu görmüştüm. Oysa ki ailemin bana yaptıklarından sadece çok az bahsetmiştim. Bu kadar etkilenmiş miydi cidden?

Onun bir süre kendine gelmesini beklemiştik. Kısa bir sürede toplanmış, dolmuş gözlerini bizden gizlemeyi başarmıştı. O böyle tepki verdikçe içimde çatırdayan yerlerin sesini çok rahat duyabiliyordum. Kayra hissetmiş gibi elini omzuma atmış destek olmak istermiş gibi sıkmıştı.

Fiona ile karşılıklı sandalyelerde oturuyorduk. Kayra ise ayakta benim sandalyemin arkasındaydı. Güvende hissediyordum, sorun yoktu, herşey iyi olacak, herşey iyi olacak.

Yaşadıklarımın sadece bir kısmı olsa bile kendimden bahsetmek benim için çok zor bir şeydi o yüzdendi şimdi aldığım derin derin nefesler.

Fiona bir süre sonra yüzündeki gülümseme ile konuşmaya başlamıştı.

" Size yaşatılanlar için onlar adına ben sizden özür dilerim." Elimi tutmuştu.

Ve içimdeki kırıkların sesi çok yüksek bir şekilde kulaklarıma geliyordu artık. Gözlerim anında dolmuştu. İçimde oluşturduğum duvarların çatladığını, inançlarımın yıkıldığını hissediyordum. Ailem bile benden özür dilememişti. Kırıklar kalbime batıyordu. Yeniden yerlerde pislik içindeki o çocuktum şimdi. Bütün verdiğim savaşlar elimde patlamış gibi hissediyordum. Dışardan kendime bakıp da bir enkaz görüyormuş gibiydim. Sakladığım ne var ise sadece bir cümleye çıkmıştı açığa. Belki de uzun zamandır bunu bekliyordu. Bilmiyordum. Ne olduğunu, ne yaşadığımı, nasıl hissettiğimi bilmiyordum . Şuan kayıt odasında bütün engellerini aşmış güçlü Füsun yoktu. Kelepçeleri kendi kanı içinde kalmış, umutsuz ve çaresiz küçük Füsun vardı. Bu iyi değildi. Bu olmamalıydı. Çatlakların arasından sızan suyu hissediyordum ama elimi kaldıracak gücüm dahi yoktu. Sadece oturup Fiona'nın sözlerine devam etmesini bekledim. Elimden de kalbimden de dahası gelmedi artık.

" Emin olun her koşulda ve her şartta yanınızda olacağım. Sizin sosyal medya hesaplarınızı açıp dansta adınızı dünyaya duyuracağım. Ve tek bir kişi bile önümüzde duramayacak bu aileniz olsa dahi. Arkanızdayım, sadece kendi adıma değil stüdyo adına konuşuyorum. Korkmanız gereken hiçbir şey yok."

Bugüne kadar hayatımda bana sevgi gösteren tek kişi Kayra'ydı ve Kayra için de o kişi bendim. Hayatımda ilk defa beni, yaptığım işleri, hayallerimi destekliyordu. Gözlerim istemsizce dolmuştu. İçimde hıçkırarak ağlayan küçük kız çocuğu vardı artık. O kız çocuğu bugüne kadar hep çektiği acılar yüzünden ağlarken şimdi mutluluğundan ağlıyordu. O küçük kız çocuğu hayallerine sahip olmak için girdiği yolda emin adımlarla, geçtiği yolu titretecek kadar güçlü bir şekilde ilerliyordu. Ve ilk defa tek değildi. Yanında olan diğer insanları hissediyordu. Bunu hissettiren tek bir kişi olmuş olsa bile. Yeterdi ki bana tek bir kişi olsa bile yeterdi.

İçimde ki güç yaşadığım zorluklardan geliyordu. Ve baş etme yeteneğim ise Kayra' dan . Kayra bu yaşıma kadar yanımda olmasaydı şuan olduğum yere ya çok geç ya da hiç ulaşamazdım. Bugüne kadar katlandığım çok fazla şeye katlanamazdım. O benim umudumdu ve ben umutlarım ve hayallerim sayesinde ayaktaydım.

İçimdeki küçük kıza bakıyordum şimdi, şimdinin gözünden. Karanlık, pislik dolu odalardan çıkmış, bugüne kadar sustuğu ne varsa baş kaldırmış, çektiği bütün acılara, öldürülen çocukluğuna rağmen şimdi de kahkahalar atan çok güzel bir genç kız olmuştu. Onun bütün hayalleri, umutları gerçek olmuştu ve ben bunları devam ettirmek için yaşıyordum kendim için vardım. Kendimi yaşatmak için.

Fiona'nın umut dolu bakislarina sert bakışlarım ile karşılık vermiştim.

" Söylediğin her bir şey için teker teker teşekkür ederim. Emin ol ki kimsenin vermediği desteği veriyorsun bana. Ve bu pahabiçilmez bişey. Ama asla bana acımanı istemiyorum. Ben o anlattığım karanlık yollardan binlerce kez geçtim ve üstesinden geldim. Yanımda bana acıyan biri olarak durma . Arkadaşım, öğretmenim olarak dur ."

Bu cümle beni yormuştu.

Fiona'nın yüzünde ki ciddi ifadeyi görebiliyordum. Onun iyi niyetine karşı fazla mı kaba konuşmuştum.

Hayır sınırlarını ve duvarlarını koruman gerekiyor. Gayet iyiydi.

Kendi kendime verdiğim cevap ile tatmin olmuş tekrardan Fiona'ya dönmüştüm.

" Sana asla acımam. Sen gördüğüm en güçlü kadınlardan birisin. Ama artık yalnız değilsin. İkinizin de yanındayım."

Böyle konuştuktan sonra kendime engel olamamış, ona sarılırken bulmuştum. O da bana karşılık vermiş kısa bir süre öyle kalmıştık. Hala daha iyi hissettiğim söylenemezdi ama arkamda omzumu sıvazlayan Kayra bana yeterince destek oluyordu.

Ellerimi tutarak kurduğu cümle beni daha da cesaretlendirmişti. O hesapları açacaktım ve ilerleyecektim. Ailemin görmesi umrumda değildi artık.

Kayra ile ortak kararımıza vardıktan sonra Luis ve Andreas'ı tekrardan odaya çağırmış . Hesabı açacağımı söyleyip güzel geri dönüşler almıştım.

Şimdiiiii. Kendime bir kullanıcı adı bulmam lazımdı. İhi✨.

Beş kişi oturmuş şuan önümüzde açık duran telefona bakarak bunu düşünüyorduk.

Herkesin kafasından farklı apayrı şeyler çıkınca telefonu elime alıp random bir şeyler yazmıştım.

fusuunnn_yl07

Evet adımı soyadımı yazıp Instagramın önerdiği bir isimi koymuştum. Yargılayıcı ve ironik bakışların altında hesabımı oluşturmuştum.

Stüdyoya başladığım günden beri fotoğrafçılarımız çok güzel fotoğraflarımızı çekiyordu. Elimde dün çektiğim videodan kalan bir sürü fotoğraf vardı onlardan güzel bir tanesi profil resmine koymuş. Biyografi kısmına henüz bir şey yazmamıştım. Video paylaşıldıktan bir süre sonra gönderi ya da reels atardım.

Kayıt odasında videonum son işlemlerini bitirip. Stüdyonun ana hesabından geri sayım atıp işimizi bitirmiştik. Kayra beni yine eski yerime getirmişti.

Dışarda çektiğimiz videolar kadar stüdyoda çektiğimiz videoları da paylaşırdık.

Şimdi ise Esmeralda kendi tiktok hesabı için bir video çekerken bizde kenarlarda oturup onu izleyip tepkilerimizi veriyorduk.

Bu kız fazla hot bir karı mıydı, yoksa bana mı öyle geliyordu en ufak bir fikrim yoktu cidden ama ona hayrandım. Güzelliğine, dansına. Çok güzeldi ve çok güzel dans ediyordu. Bahsettiğim şey asla kıskançlık değildi tabiki.

Dans edenleri izleye izleye bugünü bitirmiştim. Bir çok arkadaşım yanıma gelip geçmiş olsunlarını söylemişti. Fiona ise bir hafta stüdyoya gelmemi yasaklamıştı. Bir haftanın sonunda artık yavaş yavaş hareket etmeye başlayabilirdim. Çok zor olmayan hareketleri yapabilirdim . Aklımda manyak fikirler vardı ve bunun için çok heyecanlıydım bir an önce iyileşmem gerekiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.