Seung ho 'nun fotoğrafları neden bunun içindeydi yoksa joong hoca damı seung ho nun fanıydı vaybe diye söylenip raflarda ilerlemeye devam ettim. Pencere açıktı, dışarıda sisli ve rüzgarlı bir hava vardı, rüzgardan dolayı bir kaç kağıt yere düşmüştü kağıtları kaldırmak için eğildiğimde merakıma yenik düşüp kağıtlara baktığımda, bunlar seung honun fanlarının yazdığı mektuplar vardı. Aklım bu kadar şeyi kaldıramıyordu bir dakika içinde aklımda çok fazla senaryo kurmuştum neler olduğunu aklım kesmiyordu. Tam o sırada bir kaç ayak sesleri duymuştum. Saklanmam gerekiyordu o heycanlan mektupları yere düşürmüştüm. Bir masanın altına saklandım gelen kişiyi bekledim, o sırada içeri joong hoca girdi ama...
Nasıl olabilirdi joong hocanın eli alçıdaydı aklım almıyordu bu şey bir harita gibiydi ve sanki benim bu haritayı cözüp çıkışa ulaşmam gerekiyordu ve bunların hepsi çıkışa çıkmam için bir ipicuydu. Joong hoca o mektupları yerde görünce korkarak mektupları kaldırmak için oraya doğru koşmuştu, kan ter içinde kalmıştı demek ki gerçekten onun için önemli bir konuydu. Neler olduğunu anlayamıyordum. Bir süre sonra joong hoca çıkmıştı eğer burada durmaya devam edersem başım belaya girecekti koşarak oradan uzaklaştım. Dersler boyunca aklında sadece bu olay vardı. Yoksa... Joong hoca seung ho muydu ya da seung ho joong hoca mıydı? Nasıl kendimi böyle bir boyutta bulabildim. Neyseki dersler bitmişti, otobüs durağına gidene kadar aklım joong hoca ile ilgili sorularla doluydu. Gerçeği öğrenmenin tek bir yolu vardı bunu joong hocaya sorucaktım,ama yarın okul yok kahretsin! Nasıl iki gün rahat uyku uyuyucaktım ki buna bir açıklık getirmeden.
( 2 gün sonra)
Sabah erkenden kalktım, o karmakarışık haritadan çıkış yolu bulmalıydım. Çabucak hazırlanıp evden çıktım,okula çok hızlı varmıştım ve de çok erken gelmiştim okulda sadece 4-5 kişi anca vardı. Aklıma bir anda kütüphane ofisine(joong hoca'nın ofisi) gitme fikri geldi. Kütüphane açık mı kapalı mı diye düşünürken kütüphane e ofisinin önündeydim. Kapının koluna uzandığımda kapının açılmıyıcağını düşünürken kendimi içeride buldum, kapı tam tamına üç gündür açıktı hemen rafları gezmeye başladım kafamda deli düşünceler vardı. Ya gerçekten joong hoca aslında seung ho muydu bu sorunun cevabını anca ondan öğrenebilirdim diye düşünürken, bir ses duydum bu kütüphaneye doğru gelen ayak sesleri duyuyordum biyan da içeri joong hoca girdi ben bi şokla sadece amal amal suratına bakabildim ki o da bana aynı şekilde bakıyordu. "Neden bana öyle bakıyorsunuz",diye sorduğumda o ise "minji zil çaldı herkes derste sen neden buradasın" dedi. Ve bir şokla oradan ayrıldım derse girdiğimde herkesin gözü bendeydi ne diyiceğimi bilemedim. Neyseki ders matematikte anlayışlı bir hocaydı beni anlayışla karşılıyıcağını biliyordum ya ama baska bir hoca olsaydı ne diyicektim "hocam kusura bakmayı joong hoca çok sevdiğim bir dövüşçü olabilir diye düşünüyordum ondan dolayı biraz geciktim kusura bakmayın" mı diyicektim. Böyle bir cümle kursaydım sanırım bu okuldan joong hocanın fanları sayesinde sağ çıkamıcaktım. Sürekli saate bakıyordum ki bu matematik hocasının dikkatini çekmişti bana iyi olup olmadığımı sordu ben ise iyi olduğumu söyledim bunu dememle tahdaki soruya benim kalkmamı istedi bense mecburen kalktım lakin aklım allak bullak dı bildiğim yapabileceğim bir soruyu şuanda yapamıyıcağımı anladım aklım sürekli joong hocadaydı tenefüste gidip konuşmayı düşünüyordum. Herkes tahtada ki soruyu yapmamı bekliyordu ama elim gitmiyordu matematik hocası bana tekrar iyi olup olmadığımı sordu, bense tekrardan iyiyim dedim bana" yerine oturabilirsin minji tessekur ederiz ", dedi ve yerime oturmak zorunda kaldım, zil sonunda çalmıştı heyecanımı kalbimin çarpıntısıylan anlamıştım sıradan tam kalkıyordum ki matematik hocası bana doğru geliyordu" efendim hocam"dedim o ise "minji yanıma gel" dedi bunu demesiyle kalp çarpıntım iyice çarpmaya başlamıştı elim ayağım titriyordu acaba yanlış bir şey mi yapmıştım. Hemen matematik hocasının yanına gittim
Bana tekrardan iyi olup olmadığımı sordu bense tekrardan gerçekten iyiyim hocam dedim o ise "minji bugun iyi değildin bunu dersimden dolayı söylemiyorum bu aralar aklın başka yerlerde bunu sende farkındasın bildiğin soruyu yapamadın söyle bana minji yardım edebileceğim bir konuysa seve seve ederim" dedi bu sözleri karşısında gözlerim doldu çok uygulanmıştım bir insandan ilk defa böyle bir cümle duymuştum ne diyiceğimi bilemedim ne kadar bana yardımcı olabileceğini söylesede joong hocadan şüpheldiğimi söyleyemezdim bu doğru olmazdı ben ise "Da-eun hocam çok sağolun ben sadece bu aralar fazla yoruldum sanırım kendimi biraz fazla boşladım özür dilerim söz birdaha olmicak" dememle Da-eun hocada küçük bir gülümseme oluşmuştu onun gülmesi beni azda olsa rahatlatmıştı, zil çalmıştı onunlan vedalaşıp sınıfa geçmiştim sınıfa vardığımda iyice düşündüm ve joong hocaylan konuşcaktım ama şimdi dersimizin korece olduğu aklıma geldi eğer cesaretimi toplarsam ders sonu joong hoca kütüphanede beni bekleyebilirmisiniz diye sorucaktım. Joong hoca derse girmişti herkes kolunu görünce şaşırmıştı sanki haberleri yoktu herkes şok içindeyken ben sadece onları izliyordum ki bu sanırım birinin gözüne çarpmıştı sanırım beni joong hocanın durumuna üzülmediğimi düşünmüştü bana çok garip bakıyordu tabikide hocamın durumuna üzülüyordum ama benim aklım beş karış havada, bir yerden bir ses gelmişti bir kız soru soruyordu herkes kafasını oraya doğru çevirmişti soru "hocam peki neden kolunuz alçıda noldu da" diye sordu bu sorunun cevabını çok merak ediyordum gözlerimi kocaman açarak joong hocaya bakıyordum ki biyan da joong hocaylan göz göze geldim.
Bi yanda şok oldum çünkü beklemiyordum hemen kendimi toparladım, umarım joong hoca şüphelenmemiştir diye söylenirken joong hoca kızın sorusuna şöyle cevap verdi "arkadaşlar merak ediceğiniz kadar mühim bir şey yok sadece merdivenden düştüm", dedi. Doğru mu söylüyordu anlayamıyordum, daha sonrasında seçmeleri kazanan beni ve diğer arkadaşı tebrik etti. Aslında kazanan diğer çocugu izleyememiştim çok pişman oldum nasıl teknikler sergilediğini doğrusu merak ediyorum. Joong hoca direk derse döndü ki bu aralar aklım ders felan kaldırmıyordu ben farklı alemde joong hoca ve sınıf farklı alemdeydi, sonunda zil çalmıştı ama düşünmediğim bir şey oldu dersin ortasında bana garip garip bakan kız yanıma gelip "beni tuvalette bekle!",dedi ama benim gidip joong hocaylan konuşmam gerekiyordu her konuşmadığımda kendimi kötü hissediyordum içim içimi yiyordu
Ama kızın bana ne diyiceğide merak ediyordum ne yapıcaktım, ama tabikide yolumdan dönmememgerek o yüzden joong hocayı seçiyorum, tam adım atıcakken biri kolumu tuttu tam arkamı dönücekken biri eliyle ağzımı kapattı beni sürüklüyordu kızlar wc' sine geldiğimizde durduk beni buraya getirenlere baktığımda beni tuvalette bekle diyen kızdı "beni neden buraya getirdiniz" diye sordum o ise "niye acelen mi var napıcaksın, bakıyorumda bu aralar kütüphaneden çıkmıyorsun neden dur dur ben biliyorum joong hoca için değilmi? " bense ne yaşadığımı şaşırdım bir insan için beni kenara çekip bir stajyer hocası için sorguya çekiyor bu kız ne saçmalıyordu ona ne yapmaya çalıştığını sorduğumda o ise" asıl sen yapmaya çalışıyorsun gerçekten joong hocanın fanımısın yoksa onu öldürmeye çalışan bir pislik misin?" bu kız ne saçmalıyor aklım almıyordu zaten aklım allak bullak olay lar üzerime çok hızlı bir şekilde geliyordu birde bunun joong hoca hayranlığını çekemezdim daha önemli işlerim vardı buradan ayrılmam gerekiyordu ona “farkındamısın seni tınlamıyorum bile beni rahat bırak, bu saçma sapan hayalperestliğini benim üzerimde denemen içinmi buradasın ha? Bak ben senin bu saçmalığına biraz daha dayanırsam emin ol burada düşüp bayılırım, şimdi çekil yolumdan (BAĞIRARAK) yoksa kimse seni benim elimden alamaz!” diyerek oradan ayrıldım lakin zil çoktan çalmıştı, koşarak sınıfa gittim sınıfta hoca yoktu neyseki bu konuda paçayı kurtardım ama sanırım joong hocaylan konuşmam öğle tenefüsüne kalmıştı.
Gün boyu öğle tenefüsünün gelmesini bekledim,bir sonraki ders ingilice idi sonrada öğle tenefüsü derse girdimde beni sorguya çeken kız sürekli bana bakıyordu adı kyung soon'du bana bakması beni rahatsız ediyordu. Buraya geleli çok da uzun zaman olmadı ama hala bir arkadaşım yoktu, sınıftakilerin sosyalliğinden dolayı okulda popülerdiler ve joong hocanın sınıfı olduğumız için okulda sınıfımız çok konuşulurdu ve sınıfım bundan çok memnundu, joong hoca okulumuzda stajyer öğretmendi ama okulumdaki öğrenciler ona çok alışmıştı bir hocaya bağlı olmak pekte iyi değil ama onlara bunu anlatamazsın çünkü bir insan kime değer vereceğini bilemiyor.