Her merak edip ona baktığımda ise bana bakıp gülüyordu gülmesi beni rahatlatıyordu yanlışlıkla ona çok güzel güldüğünü söyledim hocam söylediğim bir şokla bana bakıp güldü o kadar çok güldükü ona neden bu kadar güldüğünü sordum gerçekten karşımdaki kişinin bir öğretmen olduğunu unutmamam gerekiyor joong hoca sorumun cevabını şöyle söyledi "bir an gerçekten benden nefret ettiğini sandım bu cümlen beni mutlu etti" dedi ben ise bu cümleylen çok utanmıştım gerçekten anlama duygusu çok yüksek ama ben baya belli ediyordum ondan pek hoşlanmadığımı aslında ondan pek hoşlanmamamın nedeni o okuldaki kız öğrenciler onlar baya deli gibi hocaya plotonikti abartılıcak pek bir şeyi yoktu sadece biraz karizmaydı neyse biz konumuza dönelim derslerim bitmişti okuldan çıktım otobus durağına doğru ilerlerken bir poster gördüm o seung ho idi akşam maçı vardı evett işte bu anı bekliyordum onu gerçekten çok özlemiştim akşam bizi galibiyet bekliyor
(Akşam 20:00)
Evet işte o an maç birazdan başlicaktı seung ho nun rakibi dişli bir rakipti ama seung ho için pekte zor olmicaktı ona inancım tam dı finali biliyordum lakin dövüş taktiklerimi geliştirmem gerekiyor . Ne bir dakika neler oluyor nasıl olabilir di aklım almıyor seung ho kolunu sakatladı ama nasıl gayet güzel gidiyordu ama seung'um sakatlanmasına rağmen maçı aldık lakin önemli olan seung ho nun sağlıklı olması, bütün fanları ondan haber bekliyorduk çok gerilimli bir akşam idi birazdan haberlere çıkar durumu diye düşünürken evet tamda düşündüğüm gibi haberlere çıktı "merak edilecek bir şeyi olmadığını sadece küçük bir kaza" olduğunu kolunu alçıya alındığı söylrndi eminim ki onun için çok zordur diye söylenirken uyuya kalmışım.
(sabah 08:00)
Alarmım deli gibi çalıyordu yataktan saçımı başımı yolarak kalkmıştım saate baktığımda gözlerim fal taşı gibi açılmıştı içimden keşke bakmasaydım diyordum lakin çok geçti 8:30 da dersi başlayan bir varlığım ve şunda saat 8 ah gerçten tam bir aptalım sabaha kadar seung ho yu düşünmekten uyuyamadım, neyse minji yelkenleri suya indirme, senin azmin ve ferasetin var o derse yetişiceksin diyip aptal gibi kendimi motive etmeye çalışıyordum. Evden çabucak çıktım, koşarak otobus durağına yetişmeye çalıştım otobus tıklım tıklım dı en büyük korkularımdan biri otobuse rezil olmaktı umarım böyle bir şey ne bugun ne de Baska bir gün olurdu,
Şükürler olsun okula vardım lakin baya geç kalmıştım koşturarak sınıfına çıktım ders tarih idi. Şu derse girmektense ölmeyi tercih ederdim lakin öyle bir şansım yoktu. Zil çalmıştı arkamda tam dört kızın halen dövüş seçmelerinin sonucunun açıklanmamasından şikayetciydi,aslında bakılırsa bir yerde haklılar neden hala açıklanmamıştı diye söylenirken zil çaldı dersimiz ise matematik idi derse girdik çıktık ve nöbetçi geldi seçimleri benim ve bir arkadasın secildiğini söyledi. Kendimden emindim hemen gidip seçilen diğer arkadaşı tebrik ettim.
Bir sonraki dersimiz koreceydi herkes heyecanla joong hocayı bekliyordu. Koridordan ayak sesleri geliyordu sanırım joong hocaydı diye düşünürken. İçeri bir anda müdür yardımcısı girdi, bize joong hocanın küçük bir kazadan dolayı derse giremiyiceğini söyledi. Herkes noldu diye sorsada hoca hiç bir şey söylemiyordu, sanırım bugun okulda konuşulacak konu yine joong hoca olucak tı diye söylenirken beklediğim gibi olmuştu
Öğle tenefusune çıkmıştık. Canım çok fazla sıkılıyordu belki kütüphane açıktır ne kadar joong hoca olmasada belki kitap okuyacaklar için kapıyı kitlemeden çıkmıştır diye düşünmüştüm ve evet kapı açıktı içeri girdiğimde kimse yoktu. İçeri girdiğimde aslında kütüphane joong hocanın ofisi gibiydi bütün eşyaları kütüphanedeydi her öğle tenefüsünde her boş zamanında buraya geliyormuş öyle duymuştum. Kitap seçmek için raflarda dolaşırken bir defter dikkatimi çekmişti işini açtığımda aklımın ucundan bile geçmiyicek bir şeyler vardı.

