İçeriğe geç

Oyun İçinde Aşk

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Oyun İçinde Aşk

Bölüm 5

5.Bölüm

Kyung soon'nun derdi neydi gerçekten bir öğretmen için beni öldürücek gibi bakıyor ama onlardan herşeyi beklerim, derste aklım kyung soo'ya beni takip ederse ya ben joong hocaya düşündüklerimi söylerken bizi dinlerse napıcaktım bu düşüncem doğru olmasa bile benim ve joong hocanın başını yakmaktan başka bir şey yapmıcaktı ondan bir şekilde kurtulmam gerekiyordu ama nasıl... Tabi ya o benim joong hocadan nefret ettiğimi düşünüyordu eğer joong hocaya değer verdiğimi gösterirsem benim ona düşman olmadığımı anlıyıcaktır lakin joong hocaya onlar gibi davranırsan benden soğuyacaktır ama bunu yapmam gerek eğer joong hoca gerçekten seung ho ise onu canım pahasına korurum, lakin ben joong hocayla diğerleri gibi yakın değilim hatta ondan nefret ettiğimi bile düşündü aslında ilk zamanlar gerçekten sevmiyordum onu yakışıklılığını kullanarak fanları olduğunu ve onunla göğüslerinin kapardığını düşünürdüm lakin sonlara doğru Aslında öyle bir insan olmadığını, sessiz sakin biri olduğunu kütüphane clubu sayesinde öğrendim ki gerçekten seung ho ise onunlan bağımı hiç kopartmam. Kyung Soo dan kurtulmam için onların yanında joong hocaya onların yaptığı şekilde haraket edicektim bu son çaremdi. Teneffüs zili çalmıştı kimse bu sefer beni durduramazdı hemen oradan koşarak kütüphane ofisine yol aldım. Çok hızlı koşuyordum ki kimse beni durdurmasın diye, bir anda hızımı kontrol edemedim birine çarptığımı hatırlıyorum ikimiz birden yere düşmüştük kafamı kaldırdığımda joong hoca kalkmam için elini uzatmıştı. Bende onun elini tutarak kalktım "çok özür dilerim hocam ben isteyerek yapmadım" dedim o ise "önemli değil minji ama neden bu kadar hızlıydın bir yere mi yetişmeye çalışıyordun? " dedi

Ben ise, "ah evet hocam ben sizin yanınıza gelmek için acele ediyordum..." dedim o ise neden diye sormadan "kütüphaneye gidelim o zaman" dedi kütüphaneye vardığımızda joong hocanın yüzü sirke satıyordu. Bense ne yapıcağımı bilemiyordum.

Ona neden bu kadar üzgün olduğunu sordum o ise önemli bir şey değil içeri girdiğimizde bana direk "minji sabah neden buradaydın" diye sordu, doğrusu bunu beklemiyordum ne cevap vericektim "eee ah ben mi ben aslında kitap okumak için gelmiştim" dedim, konuyu değiştirmem gerekiyordu bense joong hoca tam konuşcakken "hocam ne zaman kütüphaneye öğrenci katılımı için sınav hazırlıyım" dedim o ise bu duruma şaşırmış gibiydi bana tam 2dk boyunca baktı hocam bugun iyi misiniz diye sorduğumda ne kadar iyiyim dese de doğrusu bana pek inandırıcı gelmiyordu bana "onu daha sonra hallederiz benim sana önemli bir şey söylemem gerek" dedi böyle bir cümle beklemiyordum aklımdan bir saniye boyunca bir sürü seneryo geçti "efendim hocam, dinliyorum" dedim. "minji rica etsem kütüphanenin yedek anahtarlarını sana verebilirmiyim sürekli kütüphaneyi kitlemeden çıkıyorum ve bundan dolayı öğrenciler sadece eğlence amaçlı kütüphaneye geliyor ve bu hiç kütüphane için uygun bir şey değil, umarım beni anlıyorsundur" dedi,ben ne cevap vericeğimi bilemedim ama aslında yedek anahtarları alırsam istediğim zaman kütüphaneye girebilirdim o zaman joong hoca hakkında ki düşüncelerimde haklı olup olmadığımı öğrenebilirdim, ona "hocam bana güvenebilirsiniz yedek anahtarı sizin için yanımda tutucam içiniz rahat olsun"dedim joong hoca bunu duyduğuna sevinmişti.

Öylece oradan ayrıldım, bu işin doğruluğa kesinlikle emin olduğumda gidip konuşucam. Derslere girdim ve çıktım çıkış saati herkes evlerine dağılırken ben ise herkesin okuldan çıkıp kütüphaneye gidip araştırma yapmak istiyordum, bir kaç saat kadar bekledim okulun boş olduğunu anladığım an kütüphanenin yolunu tuttum, kütüphanenin kapısının önüne geldiğimde içeriden birinin sesi geliyordu kapıdan dinlemek istedim içerideki kişi "bügün röportaj yapmak istemiyorum zaten kolum alçıda şimdi televizyona çıkıp napıcam sanki, başka bir güne ayarlayın, kendimi iyi hissetmiyorum bu aralar yakalanmışım gibi hissediyorum" diyordu. Bu kişi kesinlikle joong hocaydı o gerçektende seung ho idi ama madem bu adam bir dövüşçü bir sporcu neden öğretmen ve neden Kore edebiyat hocası...

Bunları sadece ondan öğrenebilirdim lakin her şeyi bana açık açık söylemez, yanına şimdi mi gitmeliydim yoksa yarın mı gitmeliydim...

Evet yanına şimdi gitmeliydim yarın gidersem konuşamamak gibi bir durum olabilirdi. Kapıyı sanırım çok hızlı açmıştım ki joong hoca korkmuştu

- minji burda ne yapıyorsun?, diye sordu.

Ben ise ;

- hocam konuşmamız gerek

- minji sorun nedir?

- hocam oturun, sakin olun niye o kadar korktunuz?

- minji böyle kapımı açılır, hem neden okuldasın sen, herkes evlerine dağıldı?

- hocam bu konuşmadan sonra lütfen bana kırgın olmayın olur mu?

- minji beni korkutuyorsun

direk konuya girmem daha iyi olur diye düşünerek pat diye söyledim

- hocam ben herşeyi biliyorum sizin seung ho olduğunuzu biliyorum ama aklım bir türlü almıyor bir sporcu olup bir öğretmen olmak ve edebiyat öğretmenliği neden?

Joong hoca sadece suratıma bakıyordu ve bu beni korkutuyordu. Seung ho ile aynı yerde aynı oksijeni almak garibime gidiyordu ve üstüne üstlük seung ho benim edebiyat öğretmenim, yıllar önce onu görmek için herşeyi deneyen ben ve görmeyi başaramayan bendim lakin şimdi önümde duruyor.

- hocam bana neden öyle bakıyorsunuz? Ben gerçekten çok özür dilerim...

Tam ayağa kalktım arkamı döndüm giderkene kolumu joong hoca tuttu

- minji peki bunu nasıl öğrendin ben okulda sadece bu gerçeği ben biliyorum sanıyordum

Böyle bir tepki vermesini beklemiyordum şaşırmıştım sanırım biraz daha burdayım diye düşünüyordum

- kütüphaneye kitap okumak için gittiğimde raflarda dolaşırken dikkatimi bir defter çekmişti içinde seung ho un resimleri ve bir kaç kağıt vardı. İlk başta sizin bir seung ho fanı olduğunuzu düşündüm, o sıra pencere açıktı ve hava rüzgarlıydı ondan dolayı kağıtlar yere düştü ve dayanamayıp baktım o sıra fanların seung ho ya yazdıkları mektupları gördüm. Bir kaç ayak sesi duyunca masanın altına saklandım gelende sizdiniz kan ter içinde kağıtların yanına gidip kaldırdınız ve o sıra eliniz alçıdaydı akşam ki maçtan dolayıydı bütün bu karışıklığı bir düzüne sokunca her şey düzüne giriyor işte bende bu şekilde anlamıştım.

Joong hoca şok olmuş bir ifadeylan bana bakıyordu sanırım ne diyeceğini bilemiyordu

- minji gerçekten hafife alındı ak bir insan değilsin

- hah anlamadım!

- yani şöyle yanlış anlama gerçekten zekisin ben çok özen gösterdim saklamak için ama senden saklayamamışım

Yüzünde küçük bir gülümseme oluşmuştu en azından az da olsa rahatlatmıştım

- minji benden istediğin bir şey varmı istersen anlaşma yapalım sen benden bir şey iste ben senden böylece bir sırrı sadece senin üzerine atmamalıyım var mı benden istediğin bir şey

Afallamıştım önümde seung ho var ve bana istediğin bir şey varmı diye soruyor ne diyi cektim diye düşünürken yanlışlıklan

- joong hocam benimlen kısa süreliğine çıkarmısınız, dedim

Ne saçmalıyordum yaşadığım bu sahne çok cringe di. Ah acaba joong hocanın kafasında şuanda nasıl bir yer edinmiştim diye düşünüyordum ki joong hoca sadece suratıma bakıyordu

- evet çok saçma bir teklifti bunu ele...

- kabul

- ha...

- seninlen kısa süreliğine çıkmayı kabul ediyorum

- ama neden

- benden istediğini dinleyebileceğini söyledim sende bunu istedin bende kabul ediyorum

Aslında kim çok sevdiği bir ünlüylen çıkmak istemesin umarım o beni anlıyordur. Aslında hala şok içindeydim seung-ho ile çıkmak aklımın ucundan bile geçmezdi

- siz benden ne istiyorsunuz hocam

- ben senden sadece hergün öğle tenefüsünde burda olmanı istiyorum

- peki, hocam siz hiç merak etmeyin sırrınız bende güvende olucak

- bunu duyduğuma sevindim, sana güveniyorum minji!

- yarın yanınıza gelip Seung-ho hakkında merak ettiğim soruları sorabilirmiyim

- tabi

- teşekkürler hocam

- hoşçakal minji

- görüşürüz hocam

Diyerek çıktık, kalbim çok hızlı atıyordu eve gidene kadar sadece bu olayı düşündüm evet kurduğum cümle hoş değildi özellikle pek de yakın olmadığım bir insana, sadece onu severek takip ediyordum doğrusu joong hoca'nın beni sevmediğini bile düşünürdüm ki hala o kafadayım...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.