“Anne, anne. Anne neredesin.” Bomboştu. Karanlıktı. Yere bastığımı bile hissetmiyordum. Adım atmaya çalışmamla boşluğa düşmem bir oldu.
Bir anda gözlerimi açtım. Karşımda gördüğüm ilk şey maskeli ve maskesinden yüzünün yarısı görünmeyen bir adamdı. Elinde ise bana doğrulttuğu parlak bir şey vardı. Bunun bir hançer olduğunu anlamam uzun sürmedi. Adam tam bana hamle yapacakken uyanmam onu bir anlığına afallatsa da hemen toparlandı. Ben ise yataktan çığlık atarak kalktım ve
“Kimsin sen?” diye bağırdım. Elindeki hançeri indirdi.
“Sen evine gizlice girenlere hep bunu mu sorarsın küçük kız? Merak ediyorsan söyleyeyim: Ben senin katilinim” dedi alayla. Üzerime doğru yürüdüğünde elinde bıçak olan bileğinden tutup arkasına geçerek sırtına doğru geçerek sırtına doğru ters çevirip etkisiz hale getirdim. Bunları yapabiliyor olmamı babama borçluydum. Babam asker olduğu için bizi de asker olacakmış gibi yetiştirmişti. Ben ve ablam da bu tarz şeyleri çok severdik. Babam her zaman bize güçlü olmamızı söylerdi. Tabi ben daha hırslıydım ve ablamdan daha çok çalışıyordum. Fakat daha hırslı olmak beni daha da güçlendirmişti ve bunu yaptığıma değdiğini hissediyordum.
Bir an ablama seslenmeyi düşündüm ama son iki ayda uyumak için uyku hapları içtiği aklıma gelince uyanmayacağını bilerek bundan vazgeçtim. Adamın elindeki bıçağı ondan alıp onu ileri ittirdim. Ona doğru yaklaştım ve o da duvara doğru gitmeye devam etti. Bir yandan geriye doğru yürütüyorken ona “Seni kim tuttu?” dedim. Harika, biri beni öldürmeye çalışıyor ve ben ona neden bile demeden onu kimin tuttuğunu soruyorum!
Her gün karşıma böyle katiller,suikastçılar falan çıkıyor zaten.
Adam duvara yaslanıp rahat bir tavırla kollarını göğsünde birleştirdi. Sırıtarak
“Küçük bir kız çocuğuna göre fazla güçlüsün.” dedi ve ekledi
“Vazgeçtim, seni öldürmeyeceğim. Sende bir şeyler var. O piç ne yaparsa yapsın, umurumda değil” dedi. Üzerime hamle yapacağını anladığım anda geriye doğru atladım ama çok geç kalmıştım.
Önce bacağımda bir sızı hissettim. Sonra da sokak lambası sayesinde olan görüşüm bulanıklaştı. Yarı baygın gibiydim. Son gördüğüm şey ise beni kucağına alan adamın elimdeki bıçağı alıp belindeki kabzasına koyuşuydu.