İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 42 · 10 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 42

{Kendimi kontrol edemedim}

İyi Okumalar 🦋

________________

~hyunjin~

F: "Dokunma bana Hyunjin!"

Vanilyam sinirli bir şekilde bağırarak öpmek istediğim yanağını benden uzaklaştırmış ve battaniyeyi başına bakara çekmişti.

Deminden beridir bana kızgın olan bebeğimin gönlünü almaya çalışıyordum ama bu sefer çok pis pot kırmıştım anlaşılan.

H: "Bir tanem benim~ güzel bebeğim~"

Tatlı tatlı konuşarak battaniyenin içindeki tırtılımı kucakladım sıkıca. Bu halde bile kıvranarak benden uzaklaşmaya çalışmıştı.

F: "Küstüm ben sana! Konuşma benimle!"

H: "Ama güzelim bu benim suçum değil. Sen çok güzelsin ve ben kendimi kontrol edemedim işte"

Battaniyenin içinde kıvranarak küçük kafasını çıkardı ve hayava uçuşan tatlı saçlarına zıt bir şekilde kaşlarını çatarak baktı bana.

F: "Senin suçun değil öyle mi? Benim suçum zaten bir daha sevişmeyeceğim seninle!"

Paniklemiş bir şekilde gözlerimi irice açarak başımı hayır anlamında salladım. Tekrar battaniyenin içinde kaybolmasına izin vermeyerek battaniyeyi kaldırdım.

Hızlıca ellerimi güzelimin ince beline sararak onu kucağıma doğru çektim ve kıpraştığı için dağılan yumuşak tutamlarını düzelttim.

H: "Ne yapmışım ki kızıyorsun bana"

Küçük elini yumruk yaparak göğsüme kendince sert bir darbe indirdi. Bana kıyamadığı için tüm gücünü kullanmadığı o kadar belliydi ki..

F: "Kasıklarım ağrıyo! Her yerim acıyor! Bugün gezmeye çıkacaktık. Senin yüzünden yorgunum ve gezemeyeceğim!"

İsyan ederek konuşmasına gülmüş ve ellerimi yumuşacık yanaklarına bastırarak dudaklarının öne çıkmasını sağlamıştım.

Kiraz dudaklarına hızlı ve sesli bir öpücük bıraktıktan sonra geri çekildim ve vanilyamın sinirli suratına baktım. Öpmem bile onu sakinleştirmemişti.

H: "Masaj yapacağım güzelime. Kahvaltını da getireceğim. Öğlene kadar dinlenelim, sonra istediğin yere götğreceğim seni"

Bu dediklerim biraz da olsa sakinleştirmişti onu anlaşılan. Uslu uslu kucağımda oturarak başını onaylar anlamda salladı.

İnkar edemeyecektim gece dozu biraz kaçırmıştım. Söz konusu Felix olduğunda kendimi durduramıyordum. Küçüğümü zorladığımın farkındaydım. Bu yüzden bugün ona çok güzel bakacaktım.

Elimi karnına indirerek acuç içimi hafifçe kasıklarına bastırarak masaj yapmaya başladım. Anında yanağını göğsüme yaslayarak kendisini kucağıma bırakmıştı.

Göbüşü azıcık sevilince sırtüstü dönüp göbeğini açan yavru kediler gibiydi. Bu hareketimin hoşuna gittiğini bildiğim için usul usul masaj yaptım güzelime.

Dün gece eve geç gelmiş, üstüne bir de geç yatmıştık. Bunun yorgunluğuyla masajlarım sayesinde mayışan beden çok geçmeden kucağında uykuya dalmıştı.

Üzerinde benim beyaz tişörtüm vardı. Altında şortu olmasına rağmen tişörtüm ona o kadar büyüktü ki şortu gözükmüyodu bile.

Göğsüme sığınan küçüğümün saçlarına dudaklarımı bastırarak onu uyandırmayacak şekilde yavaşça öptüm.

Birkaç günde onunla dipdibe olmaya o kadar alışmıştım ki, Koreye döndüğümüzde yanımda o, olmadan nasıl uyuyacağımı bilmiyordum. Kafayı yiyecektim kesinlikle..

Yada en sonunda Felix'i kaçıracaktım ve deliren taraf bay Jeha olacaktı.. iki ihtimal de kulağa hiç iyi gelmiyordu.

Elimi güzelimin zarif sırtına sararak kucağımda yavaşça çevirdim ve yatağa uzatarak üzerini battaniye ile örttüm.

O, biraz daha uzanıp dinlenirken ben onun için kahvaltı hazırlarsam iyi olacaktı. Yataktan dikkatlice, ses yapmadan kalkarak odadan çıktım.

Merdivenleri indiğimde burnuma güzel kokular dolmaya başlamıştı bile. Sabah uyandığımda annemi görmeye de alışmıştım. Onları da çok özleyecektim.

H: "Günaydın"

Annem mırıldanarak söylediği şarkıyı durdurarak bana doğru dönmüş ve gözleriyle sandalyeye oturarak başını masaya yaslayıp uyuya kalan babamı göstermişti.

Babamın bu haline kıkır kıkır gülerek anneme doğru yaklaştım. Annem önce benim neşeli suratıma bakmış, sonra Felix'i görmediği için sağıma, soluma eğilmişti onu bulmak için.

"Felix nerede?"

H: "Dün eve çok geç geldik. Londrayı bir günde gezdik resmen. Hala uyuyor"

Annem bu halimize memnun bir şekilde gülümseyerek başını salladı. Sonra ise aklına bir şey gelmiş gibi kaşlarını çatarak bana doğru yaklaştı.

"Felix bizden çekiniyorsa ona söyle. Biz onu seviyoruz tamam mı? Çok ağladı mı dün? Ağlamasın artık"

H: "Anne Felix size bunu söylediyse sizi çok sevmiş ve güvenmiş. Biliyor musun? Bana söylememişti bile. Ona çıkma teklifi ettiğimde de beni sırf bu yüzden reddetmişti. Ben de ölümcül bir hastalığı var sanmıştım. Sonra zar zor söyledi bana da. Bu konuda hassas ama bizlere güvendiği için daha rahat olacak eminim"

Annem rahatlamış bir şekilde başını sallayarak kısa süreliğine ocakta bıraktığu omlete bakmış, sonra bana doğru geri dönmüştü.

"Biz de zaten Felix'i çok sevdik. Bak üzersen onu, kırarım kafanı"

Elinde tuttuğu kocaman kaşığı salladığında bir adım geriye attım. Bazen anneler korkunç olabiliyordu.

"Hem ben birkaç günde anladım. Felix çok duygusal ve hassas birisi. Ona karşı dikkatli davran"

H: "Onu üzersem zaten kendim, kendi kafamı kırarım. Onunla nefes alıyorum anne. Buradan gittiğimizde ondan nasıl ayrı kalacağım. Bunu düşünmek bile delirtiyor beni"

Mızmızlanarak konuştuğumda parmaklarıyla yanağımı sert bir şekilde sıkmıştı. Yanaklarım yumuşak olduğu için annem beni mıncırmayı çok seviyordu.

"Felix'in ailesiyle de tanışalım biz oraya geldiğimizde. Sizler için de aileler için de daha kolay olur güvenmek"

Başımı onaylar anlamda sallayarak kolumu annemin omzuna sardım ve onu kendime doğru çekerek sıkıca sarıldım.

H: "Felix'in babası da çok iyi birisi. Ama annesi doğumda vefat etmiş. Zaten Felix, anne karnında aldığı ilaçlardan dolayı.. off neyse uzun hikaye. Ben kahvaltımızı odaya götüreyim anne"

Felix'in annesini, anneme anlattığımda gözlerinin dolduğunu gördüğüm için yarıda bırkamıştım devam edersem annemin ağlayacağını biliyordum.

"Hemen bebeklerime güzel bir kahvaltı hazırlayayım"

Artık Felix'in de annesi vardı.. annemin Felix'i benden daha çok seveceğinden bile korkuyordum.

...

Fantastik dörtlü

Go Quokka

Yurtdışına gittiler diye

Hemen arkadaşlarını unutan

Şerefsizler

İki adım öne gelsin

Minhom

Bana gelirken bir şeyler almayın

Bakın nasıl yakıyorum Londrayı

Go Quokka

Ayy bana da bana daaa

Dur Minhom yaa

Ben bu gruba önemli bir şey demek için yazdım

Hemen dikkatimi dağıtıyorsun

Seni vahşi şey

Minhom

Vahşi mi 😋😋

Anlat bakalım vahşi şey seni dinliyor

Go Quokka

Nerede bu piçler ya

Vanilyam

Hava çok güzelll

Gezmeye çıktık

Şimdi oturduk biraz

Hem sizi unutmadık ki

O kadar güzel hediyelikler aldım ki sizeee

Go Quokka

Aaaaa Felixx

Hemen gelin hemenn

Üniversite başlamadan biraz da burada takılalım

Minhom

Evet ne kadar kalacaksınız daha

Tüm yazı orada mı geçireceksiniz

Hyunjin

Keşke..

Ama Felix'in babası ilk uçakla Felix'i almaya gelmeden gitsek iyi olacak

Birkaç güne döneriz

Vanilyam

Ben de babamı özledim 😭

Go Quokka

Beni özlemedin mi? 😭😭

Vanilyam

Seni de Minhoyu da çok özledim 😭

Minhom

Bebek bu çocuk

Birkaç gün oldu sadece

Döneceksin tatilin tadını çıkar

Hyunjin

Beni özlemedin mi?

Vanilyam

Ya Hyunjin dibimdesin ya

Hatta sarılma ben küsüm sana

Hyunjin

Hala mı güzelim

Bak gezmeye de çıktık ne güzel

Go Quokka

Oha durun aşk kuşları

Ben gruba bir şey anlatmak için yazmıştım

Size rüyamı anlatacağım

Minhom

Gerçekten çok merak ettim

Seni böyle sabah erkenden uyandıran rüya neydi?

Go Quokka

Rüyamda Felix Londradan dönüyordu

Ama KARNI BURNUNDA DÖNÜYORDU

Vanilyam

Ne?

Hyunjin

Hayal ettim de çok tatlı|

Go Quokka

Felix hamile dönüyor, biz de havaalanında onu bekliyoruz

Sonra benim kaslı, güçlü Jeha babam Felix'i öyle görünce şok oluyor

Hyunjini tuttuğu gibi yumruklamaya başlıyor

Felix korkudan bayılınca endişeyle duruyor

Minhom

Sen uyumadan önce kitap mı okudun yine

Go Quokka

Ya susss

Sonra hastaneye gidiyoruz apar topar

Jeha babam Felix'e çocuğu aldırmasını söylüyor

Çocuk da bildiğin 7 aylık falan yani nasıl aldıracaksan

Felix ağlıyor, Hyunjin deliriyor

Sonra

Minhom

Bunun sonrasını çok merak ettim

Umarım mutlu sondur

Go Quokka

Yok ya sonra beynim olay örgüsünün

dışına çıktı

Sen ve ben onlar kendi aralarında konuşsunlar diye odadan çıktık

Sonra hastanede boş bir oda bulduk

İşte orada öpüşmeye başladık

Sonra da kalp çarpıntısından uyandım

Devamını görmek için uyumaya çalıştım ama olmadı

Minhom

Rüyanda öpüşmemiz seni o kadar|

Heyecanlandırmış ki|

Kalp çarpıntısından mı uyanmışsın |

Tatlı|

Sapık

O kadar alakasız ki

Okuma diyorum sana o kitapları

Sonunda şizofren olacaksın

Go Quokka

Şizofren olsam yine de sever misin beni

Minhom

Hyr

Go Quokka

Ne?

Minhom

Şey diyorum

Hyunjin ve Felix

Niye bir şey yazmadılar şu mükemmel rüyana

(Yalvarırım bir şey yazın yoksa çok pis trip yiyeceğim)

Go Quokka

Bittin sen

Bitireceğim seni oğlum

Minhom

LAN TEPKİ VERİN

ÇOCUK RÜYASINDA SİZE FİC YAZMIŞ

Vanilyam

Ya o kadar saçma ki

Okuduğumu anlayamadım

İki günlük geldiğim tatilden

Nasıl 7 aylık hamile dönüyorum

Go Quokka

Takıldığın yer burası mı?

Hamilesin hamile

Buna şok olman gerekiyor

Şok olmadığına göre işi çoktan pişirmiş olduğunuz için hamile olman ihtimali sana garip gelmiyor değil mi?

Vanilyam

Ne alakası var

Ben sadece zamanın anlamsızlığını şey etmiştim

Minhom

Bu çocuk panikledi yine

Ee Hyunjin senin bu rüya hakkında yorumun ne?

Hyunjin

Tatlı..

Felix'i hamile düşünmek

Minik göbüşüyle 🤏

Çok tatlı

Go Quokka

Filixsi minik gibişiyle himili dişinmek

Lan piç

Çocuk o daha

Bir de sen onu hamile mi düşünüyorsun

Hyunjin

Lan rüyayı anlatan sen değil miydin

Vanilyam

Jisung haklı

Canım arkadaşım benim

Beni senden başka kimse önemsemiyor

Go Quokka

Devir böyle işte Lixiem

Birbirimize sıkıca kenetlenelim

Bunlardan bize hayır gelmeyecek

Minhom

Yine olan bize oldu

Go Quokka

Sus sus hemen sus

Çok ayıp

Sevgimizi hak etmiyorsunuz

Bundan sonra trip üstüne trip var size

Değil mi Felix

Vanilyam

Çok haklısın Jisungie

Artık öyle iki güzel cümleye kendimizi teslim etmek yok

Hyunjin

Bir de kaşlarını çatarak|

Ciddi ciddi yazıyor|

Hadi vanilyam dinlendiysen kalkalım artık

İnternette bulduğun kocaman lunaparka gidelim

Vanilyam

Hiii Hyunjin gerçekten mi?

Gidelim mi?

Hadi ben dinlendim hemen gidelim

Go Quokka

Trip konusunda Felix'e güvenecek kadar malım

Hyunjin "Felixsin F'sini" söylese Felix onu affediyor zaten

Minhom

J

Go Quokka

Bu neydi şimdi

Minhom

Jisungun "J'si"

Go Quokka

Sana bir günlük olan trip süremi

Bu yaptığında iki güne çıkardım

Minhom

Haydaaa ben ne yaptım ki

Hadi seni evden almaya geliyorum

Özledim

Biraz birlikte zaman geçirelim

Go Quokka

S

Minhom

Bu ne? Seni Seviyorum'un "S'si" mi? 😋

Go Quokka

Yok

Siktir gitin "S'si"

....

~felix~

Hyunjin'in elini sıkıca tutmuş, durmadan çekiştiriyordum onu. Uçakta doğru düzgün uyumamama rağmen o kadar enerjiktim ki babamı göreceğim için..

Sevgilim bana ayak uyduramıyordu. Bir yanda pasaportlarımızı sırt çantasına koymaya, diğer yandan bavulu sürüklemeye çalışıyordu. Yetmezmiş gibi ben de hızlı olması için onu çekiştiriyordum.

Onca kalabalığın içinde insanları yararak havaalanının otoparkına çıktığım an gözüm babamın arabasını aramıştı.

Çok geçmeden tanıdığım arabayı ve önünde babam, minho ve Jisung'u gördüğğmde gözlerim hemen dolmuştu.

Hyunjin'in elini bırakarak hızlıca babama doğru koştum. O da benim bu halimi görür görmez kollarını iki yana açarak bana doğru adımlamıştı.

Hemen kendimi onun kollarının arasına yerleştirdiğimde gözümden akan yaşları durduramadım. Hyunjin'in ailesiyle vedalaşırken de ağlamıştım.

Sık sık geleceklerini bizi hep ziyaret edeceklerini söylemişlerdi. Şimdi de babama ve arkadaşlarıma kavuştuğum için ağlıyordum. Biraz duygusaldım sanırım.

"Bebeğim benim.. ne kadar çok özlemişim"

Babam kollarını daha da sıkılaştırarak saçlarımın arasına öpücükler kondurmuştu. Ağlamaktan kızaran yüzümü kaldırarak onun dolu gözlerine baktım. O da beni çok özlemişti.

F: "Bir daha asla senden uzağa gitmeyeceğim"

Hıçkırıklarımın arasından konuştuğumda babam ve diğerleri gülmeye başlamıştı. Ciddiydim! Ne kadar gezsem de eğlensem de babam hep kalbimin bir köşesindeydi ve onun yanımda olmayışı beni içten içe üzüyordu.

"Bir dahaki sefere birlikte gideriz oğlum. Hem ben de tanışırım Hyunjin'in ailesiyle"

H: "Çok memnun olurum efendim"

Bunu duymak gözlerimin parlamasına neden olmuştu. Babam da benimle birlikte gelirse çok daha eğlenceli olacaktı. Sanırım evlendiğimde bile babamın yanında kalacaktım.

Başımı diğer tarafa çevirdiğimde kollarını bana doğru açarak beni bekleyen Minho ve Jisung'a baktım. O kadar komik görünüyorlardı ki.

Ağlamayı bırakarak kocaman gülümsedim ve bana kollarını açan arkadaşlarıma sıkıca sarıldım. Uzunca süren sarılma kısmı bittikten sonra babam beni o kadar özlemişti ki beni ön koltuğa yanına almış ve diğer üçlüyü arka koltuğa atmıştı.

Eve gittiğimizde ona saatlerce sıkı sıkı sarılacaktım. Bir süreliğine onun kucağında küçük bir bebek olmak istiyordum. Özlemiştim..

J: "Eeee asıl haberi söylemeyecek misin babana?"

Aklıma dolanlarla hemen gözlerimi sonuna kadar açarak arabayı kullanan babama baktım. Onu tamamen unutmuştum.

"Neymiş asıl haber?"

Dudaklarımı birbirine bastırarak sinsi bir şekilde gülümsedim. Üniversite seçimlerimizin sonucu açıklanmıştı dün. Ama ben babama söylememiştim. Çünkü bugün yüz yüzeyken ona söylemek istemiştim.

F: "Üniversite sonuçları açıklandı! Busan devlet üniversitesi çocuk gelişimi bölümünü kazanmışım"

Babam gözlerini sonuna kadar açarak kocaman gülümsemiş ve gözlerimi saniyelik olarka yoldan ayırarak bana bakmıştı gururla.

Onun gözlerindeki.. bakışlarındaki o gururu görmek benim için o kadar önemliyidi ki. O, çok iyi bir baba olmuştu ve ben onu tüm hayatım boyunca gururlandırmak istiyordum.

"Aferin benim oğluma!"

Gururla bağırdığında kocaman gülümseyerek koltuğuma sindim ve heyecanla bağlı olan kemerime sardım ellerimi.

F: "Bu kadarıyla bitmedi. Dördümüz de aynı üniversitedeyiz baba! Hyunjin grafik tasarımı, Jisung Halkla ilişkiler ve Minho veterinerlik kazandı. Üniversite boyunca da beraberiz ayrılmayacağız"

Heyecandan içim içine sığmıyordu. Babam gururla gülümseyerek öndeki aynadan arka koltukta uslu uslu oturan üçlüye baktı.

"O zaman benim size bugün güzel bir yemek ısmarlamam gerekiyor! Ne istersiniz bakalım?"

Jisung arkada mutlulukla çığlık atarak oturduğu koltukta birkaç kez zıpladı. Minho onu tutmazsa bu yol boyunca devam edecekti.

J: "Et yemeye gidelim!"

Babam onu onayladığında gülümseyerek direksiyonu sağa kırdı ve restoranın yolunu tuttu.

Ön koltukta arkaya doğru dönerek bana gülümseyerek bakan sevgilime baktım. O kadar huzurlu ve mutlu hissediyordum ki bu hissi tarif etmem mümkün değildi.

Bana hayatımı veren insanlarla birlikteydim ve hayatımın en renkli dönemlerini onlarla geçirmeye devam edecektim.

Kim bilir bizi ne gibi üniveriste anıları bekliyordu..

_________________

Lise fici diye başladığım ficin üniversite serüvenine hoş geldinizzz

Karakterlerin okuduğu bölümleri okurlarım seçti. Hepinizi öpüyorum muaaahhh.

Felix, onu sevenler sayesinde hayata yeniden tutundu. Ve şimdi o, bu sevgi sayesinde üniversitede tanıştığı birisinin hayatını kurtaracak. Peki ya bu kişi kim olacak? 😋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.