İyi Okumalar 🔥
________________
~hyunjin~
Başımdaki havluyla saçlarımın nemini alarak havluyu kirli sepetine attım ve banyodan çıkarak yatakta oturan küçük bedene baktım.
Sırtını yatak başlığına yaslamış, bacaklarını kendisine çekerek yüzündeki o tatlı gülümsemesiyle telefona bakıyordu.
O kadar tatlıydı ki üzerine atlayıp, dişlerimle yanaklarını parçalamak istiyordum. Ona olan sevgim giderek daha da vahşileşiyordu.
Üstelik bugün bizim için tamamen farklıydı...
Hastanede oldukça cesaretli davranmış, üstüne aileme güvenerek onlara kendisini açmıştı. Biraz ağlayarka beni üzse de sonrasında her şeyi çözmüştük.
Gece çökene kadar internette bulduğu tüm merak ettiği yerleri gezmiştik. Onun yüzündeki mutluluğu görmek her seferinde kalbimi hızlandırıyordu.
Yatakta dizlerimin üzerine emekleyerek vanilyama doğru yaklaştım. Telefona o kadar dalmıştı ki, ne saçlarını kurutmuştu, ne de beni fark ediyordu.
Aniden telefonu iki parmağımla tutarak hızlıca aldım ve yatağın kenarına bırakarak üzerine doğru eğildim.
Şaşkın gözleriyle bir bana, bir de ondan aldığım telefonuna bakıyordu. Bugün bolca yemek yediği için sanki yanakları gözüme daha yumuşak geliyordu.
Ona biraz daha yaklaşmak istediğimde dizlerini kendisine çektiği için yaklaşamamıştım. Hemen ellerimi dizlerine sararak bacaklarını araladım ve boşluğa girerek burnuna kocaman bir öpücük bıraktım.
F: "Ne yapıyorsun Hyunjin"
Kıkır kıkır gülerek konuştuğu için dayanamamış yanaklarına da sesli öpücükler bırakmıştım. Her öpüşümde bana bahşettiği o tatlı kıkırtılar erimeme neden oluyordu.
H: "Neye dalmıştın öyle, beni bile fark etmedin"
Küçücük ellerini yanaklarıma yaslayarak tenimi okşadığında başımı yana doğru çevirerek tatlı eline de bir öpücük kondurdum.
F: "Çekindiğimiz fotoğraflara bakıyordum. Hepsinde beni öptüğün için babama hiçbir fotoğraf gönderemiyorum!"
Sona doğru sesi sinirli çıkmıştı. Kaşlarını da çattığında hemen dudaklarımı alnına bastırdım. Ne kadar öpsem de doyamıyordum ki ona.
H: "Sen de bu kadar tatlı olma. Sürekli öpesim geliyor"
Tekrar dudaklarını kıvırarak kıkır kıkır güldüğünde bakışlarım kıvrılan dudaklarına kaydı. Pembe, dolgun ve parlak dudakları aşırı derecede tahrik ediciydi.
Ellerimi iki tarafına yaslayarak yataktan destek aldım ve üzerine doğru eğilerek dudaklarımı, dudaklarına bastırdım.
Bacaklarının arasında olduğum için üzerine bu kadar eğilmem vücutlarımızı fazlasıyla yaklaştırıyordu. Bu yüzden onu rahatsız etmemek için dudaklarına kısa bir öpücük bırakarka geri çekildim.
Kısıkça açtığı gözleriyle bana bakıyordu. Muhtemelen kısa bir öpücük bıraktığım için şaşkındı. Sırıtarak alt dudağımı yaladım ve sevgilimin tadının ağzımda dağılmasına neden oldum.
F: "Hyunjin.."
İsmimi fısıldayarak söylemişti ve gözleri hala kısıkça açıktı. Onu öpmemi istediğini biliyordum. Onunla oynamayı, onu kızdırmayı çok isterdim ama ben de onun dudaklarına muhtaçtım.
Bu yüzden dudaklarımı tekrar dudaklarına bastırdım. Bu sefer geri çekilmemem için aceleci bir şekilde dudaklarını aralamıştı.
Alt dudağını dudaklarımın arasına alıp derince emdiğimde, yanaklarımda duran elleri boynuma doğru kaymıştı.
Onun bu değişimini görmek beni çıldırtıyordu. Benden köşe bucak kaçan bebeğim artık onu öpmemi bile istiyordu.
Bu duygu beni biraz daha çıldırttığı için sesli bir şekilde alt dudağından uzaklaşarak başımı diğer tarafa eğdim ve üst dudağını dudaklaırımın arasına aldım.
Ben hızlıca dudağını dudaklarımın arasında ezip, sıkıştırıp bırakıyordum. Benim aksime ise o, şeker emiyormuş gibi alt dudağımda minik minik uğraşıyordu.
Boynuma sarılı olan elinden teki sürüklenerek koluma indiğinde aceleci bir şekilde dudaklarından ayrıldım. Nefessiz kaldığı için beni uyardığını sanmıştım. Ama bebeğim sadece zevkten ellerini nereye koyacağını bilemiyormuş.
Kaşlarını sinirliymiş gibi çattığında alnımı alnına yaslayarak burnumu burnuna sürttüm. Ne kadar ona karşı hırçın duygular beslesem de, zarar vermemek ve zorlamamak için kendimi iyice kontrolde tutuyordum.
H: "Nefessiz kaldığını sandım"
Açıklamamı yaptığımda çatılmış kaşları hemen düzelmişti. Yaramaz bir şekilde gülümsediğinde yine çilli yanağına yumuşacık bir öpücük bıraktım.
F: "Hyunjin şey"
Konuştuğu sırada duraksayarak diğer elini de tişört giyindiğim için çıplak olan koluma sardı sıkıca. Bakışlarını gözlerimden kaçırmıştı.
H: "Söyle güzelim"
Yumuşacık parmaklarıyla çıplak kolumu okşuyordu. Bu masum dokunuşu bile beni delirtiyordu ama bu kadar azgın olduğumu ona belli etmemek için çırpınıyordum.
F: "Ben seni özledim"
Başını önüne doğru indirerek konuşmuştu. Bana beni özlediğini söylerken bile utangaçtı. Bu haline gülümseyerek başımı eğerek yüzüne bakmaya çalıştım.
H: "Ben de seni özlüyorum bebeğim. Yanımdayken bile özlüyorum. Sarılırken bile özlüyorum. Yetmiyor ki ne kadar öpsem de"
İçimdeki duyguları takır takır söylemiştim. Güzelimin de benim hissettiğim gibi hissetmesi kalbimi hoş etmişti.
Bu sözlerime karşıt başını kaldırarak iri gözleriyle yüzüme baktı. Yanakları al al olmuştu. Tam bir şeftaliye benziyordu.
F: "Hyunjin öyle değil. Yani öyle de özlüyorum ama"
Başını kaldırmasını fırsat bilerek tekrar alnımı alnına yasladım. Başını aşağı indirip de o güzel gözlerini benden kaçırmasını istemiyordum.
H: "Söyle bana duygularını bebeğim. Sen nasıl özlüyorsun beni"
Yanaklarını şişirdiğinde gülümsedim. Bana duygularını, hissettiklerini aynı ben ona söylediğim gibi söylemesini istiyordum. Birbirimize daha da yakın olalım istiyorudm. Benden çekinmesin istiyordum.
Başını yan tarafa çekerek benim başımdan uzaklaştırmış ve kollarını hızlıca sırtıma sararak yüzünü göğsüme bastırmıştı beni kendisine çekerek.
F: "Hyunjin ben seni hissetmeyi özledim"
Duyduklaırmı beynim algıladığı an yataktan destek aldığım kollarım anlık boşluğumla titremeye başkamıştı. Gözlerimi sonuna kadar açarak vücudumu kontrol etmeye çalıştım.
Kollarımı kontrol etmek kolaydı ama maalesef alt tarafımın kontrolü beni çoktan yarı yolda bırakmıştı.
Benim küçük bebeğim, benden ve cinsel ilişkiden kaçan bebeğim bana seks teklif ediyordu. Kalbim bomba misali patlamak üzereydi.
Bu mutlu heyecanımı bir tarafa atarak hemen yatakta duran ellerimi vanilyamın uyluklarına sararak onu hızlıca kendime doğru çektim.
Bu hareketimle yatak başlığına yaslı olan sırtı yatağa düşmüştük. Heyecandan aralık olan dudaklarına ve kıpkırmızı olmuş yanaklarına baktım.
Boğazım öyle kurumuştu ki yutkunmak bile canımı yakıyordu.
H: "Felix.. rüyada mıyım?"
Beni tek bir cümlesiyle fazlasıyla etkilediği için sesim boğuk çıkmıştı. Bu küçüğümün kulaklarının da kızarmasına neden olmuştu. Sürekli gözlerini benden kaçırmak için etrafa bakıyordu.
F: "Rüya değil gerçek"
Mırıldanarak konuştuğunda alt dudağımı ısırdım sertçe. Alt taraflarım beni öyle zorluyordu ki kendimi altımda yatan bedene bastırmamak için çok büyük savaşlar veriyordum.
H: "Hemen küçüğümün özlemini gidereyim, hemen"
Aceleci bir şekilde dudaklarına uzandığımda gözlerini irice açarak elini dudaklarıma bastırmış ve beni itmeye çalışmıştı.
F: "Olmaz! Hyunjin annenlerin evindeyiz. Ya duyarlarsa! Kesinlikle şimdi olmaz"
Panik olduğu için hızlı konuşuyordu ama ben bu cümleyi duyduktan sonra kendimi durduramazdım. Kore'ye dönmemizi mi bekleyecektim? Kesinlikle olmaz ölürdüm.
Elimi sevgilimin ince beline sararak yüzüne tamamen yaklaştım ve kaşlarımı çatarak konuştum.
H: "Beni tahrik ettikten sonra kaçmaya mı çalışıyorsun?"
F: "Sadece sana duygularımı söyledim yah! Tahrik etmedim ki"
Masumca konuştuğunda burnumu boynuna bastırarak teninin tatlı kokusunu ciğerlerime çektim. Alt tarafımı yumuşak bir şekilde bacaklarının arasına sürttüğümde tüm vücudu gerilmişti.
H: "Söyle bakayım tahrik olmuş muyum olmamış mıyım?"
Boynuna sıcak nefeslerimi üflediğimde kollarını sırtıma sararak sıkıca tutundu vücuduma. Kalbinin hızlı atışlarını kendi göğsümde hissediyordum.
Dudaklarımı boynuna bastırarak önce küçük bir öpücük bıraktım, sonra ardından tenini dudaklarımın arasına alarak sesli bir şekilde emdim.
Öylece sessizce vücuduma sarılıyordu. Bana bu adımı atmışken ben ona doğru koşmazsam olmazdı.
H: "Merak etme çatı katındayız, aşağı kata ses gitmeyecek"
Dudaklarımı boynundan uaklaştırarak başımı kaldırdım ve kızarmış yüzüne baktım. Eğer yine rahatsız olduğunu belli ederse geri adım atacaktım onu zorlamak istemiyordum.
Aniden başını kaldırarak dudaklarıma hızlı bir öpücük bırakmış ve kendisini yatağa geri bırakmıştı. Anında yüzüm gülücüklerle parlamıştı.
Yatakta dizlerimin üzerinde doğrularak hemen tişörtümün eteklerinden tutarak kaldırdım ve çıkararak yere fırlattım.
Tekrar güzelimin üzerine doğru eğilerek elimi onun tişörtünün eteklerine uzatmıştım. Onayını dahi beklemeden ince parçayı başından çıkararak yere fırlattım.
Bu aceleciliğim karşısında vanilyam şaşırıp kalmıştı ama gerçekten aylardır onun bana bunu söylemesini bekliyordum. Deliler gibi özlemiştim onu.
Alt dudağımı ısırarak gözlerimi bembeyaz teninde gezindirdim. Her noktasını öpmeden bırakmayacaktım. İştahla üzerine doğru eğildiğimde beni omuzlarımdan tutarak durdurmuştu.
F: "Hyunjin yavaş ol"
Gözlerindeki o tatlı heyecan korkusunu gördüğümde derin bir nefes aldım. Zincilerini kırmış boğalar gibi davranıyordum gerçekten.
Pembe dudaklarına küçük bir öpücük bırakarak başımı onaylar anlamda salladım. Korkmasını değil de rahat hissetmesini istiyordum.
H: "Korkulacak bir şey yok bebeğim. Daha önce yaptık"
Dudaklarını birbirine bastırarak başını aşağı yukarı sallamıştı. Ama yine de gözlerindeki bakışlar beni yavaş olmam için uyarıyordu.
Sırıtarak beyaz tenine doğru eğildim ve önce dudaklarımı köprücük kemiklerinin üzerinde gezindirdim. Vücudundaki hormonlar neden olsa gerek, köprücük kemikleri belirli ve inceydi.
Minik minik öpücüklerle orayı süsledikten sonra dudaklarımı teninden ayırmadan vücudunda sürükleyerek karnına doğru indim.
Bu hareketim ellerinin saçlarıma dolanmasına neden olmuştu. Gerilen dudaklarımı toparlayarak yumuşacık karnına öpücükler bıraktım.
Her seferinde tenine öpücük kondurduğumda ağzımda dağılan vanilya tadı beni daha da delirtiyordu. O kadar tatlı bir teni vardı ki, gerçek olduğuna inanamıyordum.
Dudaklarımı tekrar teninde yukarı doğru sürükleyerek sağ göğüs ucuna küçük bir öpücük verdim.
Saçlarımın arasındaki parmaklar sıkıştığında, anlamıştım küçüğümün bundan zevk aldığını. Bu yüzden dudaklarımı dilimle ıslatarak göğüs ucunu dudaklarımın arasına aldım.
F: "Mmhhh"
Bebeğim altımda mırıldanarak inlediğinde tatlı göğsünü ağzımın içinde emmeye devam ettim. Tenini tahriş etmeden küçük bir öpücük bırakıp, diğer göğsüne uzandım.
Ben onu emdikce, o altımda kıvranıyordu ve kendimi ona bastırmamak için zor tutuyordum. Güzelimi yeterince kıvama getirdiğimden emin olduktan sonra sesli bir şekilde teninden uzaklaştırarak bayık gözlerine baktım.
Hemen gözlerini benden kaçırmıştı. Burnumu burnuna bastırarak gülümsedim. Ön sevişmeyi uzun tutamayacak kadar etkiliyordu Felix beni.
Önce onu çıplak bırakırsam gerileceğini bildiğim için burnuna dudaklarımı bastırarak uzaklaştım ve dizlerimin üzerinde doğruldum.
Az önce duştan sonra üzerime giyindiğim şortumu ve iç çamaşırımı tutarak tek seferde dizlerime indirdim ve üzerimden çıkararak diğer kıyafetlerimin yanına gönderdim.
Üzerimdeki kaçamak bakışları hissettiğimde başımı önüme indirerek vücuduma baktım. Gerçekten berbat durumdaydım.. Felix beni korkutucu derecede etkiliyordu.
Ön tarafımda olan bakışlarımı yatakta uzanan güzelime indirdiğimde hemen gözlerini kaçırmıştı. Seks teklifi ediyor sonra da utanıyordu. Yanaklarını ısırıp koparacaktım.
Gözlerini köşe bucak benden kaçıran bebeğimin şortuna uzattım elimi. Parmaklarım lastiğin altından tenine temas ettiğinde boncuk bakışlar gözlerimi bulmuştu.
H: "Durayım mı?"
Hemen başını hayır anlamında sallamıştı. Onu cesur gördüğüm için sırıtarak üzerindeki parçaları tek seferde çıkardım ve yere bıraktım.
Bakışlarım o güzel vücudunda aceleci bir şekilde gezinmişti. En son onu çıplak bıraktığımda ağladığı için şu an da ağladığını düşünerek paniklemiştim.
Lakin utangaç ve tatlı yüz ifadesini gördüğümde gülümseyerek bakışlarımı rahatça süt gibi vücudunda gezindirdim. O gerçekten bir mücize olmalıydı...
Ellerimi bacaklarına sararak ince bacaklarını hafif havaya kaldırdım ve bacaklarının arasına girerek onları belime sardım. Güzelim bana ayak uydurarak bacaklarıyla vücuduma sıkıca tutunmuş ve kollarını usulca boynuma sarmıştı.
Tek elimle yataktan destek alırken diğer elimi vanilyamın alt tarafına indirdiğimde vücudu gerim gerim gerilmişti daha ona dokunmadan.
Elimle ona dokunmamdan çekiniyordu ama amacım onu rahatsız etmek değildi. Sadece kaygan sıvısını kendi aletime bulaştırmak istiyordum.
Elimi zarif bir şekilde bacak arasına bastırdığımda dişlerini sıkarak gözlerini sıkıca kapatmıştı.
H: "Gerilme güzelim"
Burnumu yanağına yaslayarak kokusunu ciğerlerime çekmişti. Ön sevişmeyi uzun tutmamamıza rağmen güzel bir şekilde ıslanmıştı.
Kaygan sıvısının bacak arasına elimi bastırarak elime bulaşmasını sağladıktan sonra elimi kendi aletime sararak sıvıyı iyice etrafına yedirmek için birkaç kez çekiştirdim.
Boynuma sarılı olan eller, usul usul ensemdeki saçlarla oynuyordu. Başımı kaldırarak bebeğimin hala kızarık olan yanaklarına baktım.
H: "Rahat mısın?"
Dudaklarını büzerek başıyla beni onaylamıştı. Bunun ne demek olduğunu çok iyi biliyordum. Dudaklarımı büzülmüş ve öpüştüğümüz için kızarmış dudaklara bastırıp sesli bir öpücük bıraktım ona.
Penisime sarılı olan elimin yardımıyla kendimi vanilyamın kaygan deliğine bastırdığımda dokunuşumdan uzaklaşmak için refleks olarak yatakta kendisini geri itmişti.
Penisimin başı, deliğine baskı yaptığı an heyecandan geri çekiliyordu. Kendimi tutamadığım için bu haline kıkır kıkır güldüğümde yine o civciv suratında kaşlarını çatmıştı.
F: "Gülme!"
Dudaklarımı hemen birbirine bastırarak gülüşümü durdurdum. Ardından ise başımı eğerek, Felix'in zarif omzuna dudaklarımı bastırdım.
Diğer elimi beline sararak hareketlerini kısıtladıktan sonra kendimi yavaşça dar deliğin içine gönderdim.
Penisimin başı deliği genişleterek içeri doğru yavaşça süzüldüğünde, boynuma sarılı olan kollar omzuma inmiş ve tırnaklarını tenime batırmıştı.
F: "Hyunjin.."
İçinde hissettiği büyüklük yüzünden güzelim belini kaldırmaya çalıştığında kolumu daha sıkı sardım ve hareketlerini durdurdum. Hareket edip canını yakmasını istemiyordum.
Dudaklarımı omzundan uzaklaştırarak alnımı alnına yasladım ve yaşlarla dolu olduğu için parlayan gözlere baktım.
H: "Acıyor mu güzelim?"
Hemen başını iki yana sallamıştı. Canını yakmamak için oldukça yavaş hareket ediyordum. Üstelik miniğim o kadar kaygandı ki canının yanması mümkün değildi.
Kendimi sıcak deliğe biraz daha ittiğimde belime sarılı olan bacaklar daha da sıkılaşmıştı.
F: "Mmhh Hyunjin yavaş"
H: "Korkma güzelim bir şey yok"
Biraz daha kendimi içine ittiğimde kolumla sıkıca tuttuğum bel zevk yüzünden kıvranmıştı. Güzelimin dudaklarından durmadan mırıltılar duymak aletimin daha da büyümesine neden oluyordu.
Zaten içine girdiğim sıcacık ve yumuşacık delik beni öyle sıkı kavrıyordu ki aklımı yitirmek üzereydim.
Yavaş yavaş dar delikte ilerleyerek kendimi tamamen içeri gömdüğümde sırtımdaki tırnaklar sertçe oraya saplanmıştı.
F: "Ahhh Hyunjin"
Küçüğüm altımda inleyerek kıvrandığında endişelenmiştim. Burnundan hızlı hızlı nefesler aldığı için göğsü durmadan kalkıp iniyordu.
H: "Acıdı mı?"
F: "Hyunjin çok fazla mmhhh"
Altımda kıvranarak konuşmaya çalışmıştı ama sürekli inlediği için cümlelerini bitiremiyordu. Biraz içinde geri kayarak uzaklaştığımda derin bir nefes alarak gözlerini kapatmıştı.
O kadar hassas ve küçüktü ki penisimin tamamını bile alamıyordu içine. Ama o yaramaz deliği sürekli kasılarak beni içine, en derinine çekmeye çalışıyordu.
Dudaklarına sakin ama uzun bir öpücük kondurarak burnumu burnuna sürttüm.
H: "Sakin nefesler al güzelim"
F: "Çok büyüksün"
İyice nefeslenmiş olacak ki sinirli bir şekilde omzuma şaplak atarak kızmıştı bana. Dudaklarımı birbirne bastırarka gülümsememi durdurdum. Çünkü bu tatlı haline gülersem beni kesin döverdi.
H: "Özür dilerim vanilyam"
F: "Hareket et Hyunjin"
Mızmızlanarak tekrar omzumu sinirle sıkmıştı. Az önce nefessiz kalacak diye korkmuştum ama yaramazım başka şeyler istiyordu.
Beni içine çekmek için sürekli kasılan deliğe kendimi iterek yine en derinine baskı yaptım ve altımdaki bedenin derince inlemesini sağladım.
F: "A-AHHHH"
Artık rahatsız olmadığını anladığımda sırıtarak tek elimle yataktan destek aldım ve kendimi geri çekerek tatlı noktasını sert bir şekilde ezdim.
Belini yay gibi gererek boğuk bir şekilde inlediğinde Penisimin başını ezen yumuşaklık benim de inlememe neden olmuştu.
Bu içimdeki ve kasıklarımdaki zevki öyle alevlendirmişti ki saniyeler içinde hareketlerimi hızlandırarak kaygan delikte hızla gel gitler yapmaya başladım.
Altımdaki bedenin inlemelerini duydukça daha da hızlandırdım hareketlerimi. Öyle ki yatağımız bile sarsılıyor, ara sıra o tüyleri diken diken edne gıcırtı sesi duyuluyordu.
Alnımda biriken teri elimin tersiyle silerek kendimi sıcacık delikten geri çekerek tekrar tek seferde kendimi içeri bıraktım ve küçüğümün yumuşak iç duvarlarına bastırdım aletimin başını.
F: "MMHHH AAAHHH"
Belimdeki bacaklar zangır zangır titremeye başladığında hareketlerimi biraz daha sertleştirdim ve hızlandırdım.
Giderek daha da kayganlaşan deliği aletimle parçalarcasına eziyordum ve artık ikimizin de inlemeleri kontrol edilemez bir hal almıştı.
Felix belini yataktan kaldırarak çığlık atmamak için dişlerini omuzlarıma geçirdiğinde hissettiğim ekstra kayganlıkla anlamıştım boşaldığını.
Ama bu sefer durmadım, duramadım. Hareketlerime devam ederek altımdaki bedeni inletmeye devam ettim. Ben hızlandıkça, sırtımı çizen tırnakların baskısı da biraz artıyordu.
Kendimi tamamen geri çekip sıcacık deliğe geri bastırdığımda Felix'in zevkten kayan gözlerini görmek karnımın kasılmasına neden olmuştu.
Boşalmak üzere olduğumu bildiğim için birkaç kez daha gel git yaptıktan sonra beni sıkıca saran delikten çıkarak kendi sıvımı yatağa bıraktım.
Nefes nefese bir şekilde sırıtarak gözleri kapalı olan bedene bakıyordum. Burnu, yanakları kızarmış, saçı dağılmıştı. Gözlerinden akan zevk gözyaşları yanaklarında kuruyup kalmıştı.
Eğilerek titreyen dudaklarına küçük bir öpücük bıraktım. Kollarını hemen belime sararka beni göğsüne çekmişti.
Ağırlığımı üzerine vermeden öylece göğsünde yatarak ikimizin de nefeslenmesi için zaman tanıdım. İlk seferkinden daha sert davrandığımın farkındaydım ama Felix'in zevk aldığını gördüğümde daha da hırçınlaşıyordum.
Dudaklarımı güzelimin çıplak göğsüne bastırarak tenine minik bir öpücük bıraktım. Böylece kollarını daha sıkı sarmıştı bana.
H: "İyi misin?"
Mırıldanarak sorumu sorduğumda derin bir nefes aldığını hissetmiştim başım göğsüne yaslı olduğu için.
F: "Çok iyiyim"
Bu cevabı karşısında dudaklarım memnun bir şekilde kıvrıldı. Başımı göğsünden kaldırarak utangaç bebeğimin yüzüne baktım.
Tavandaki camdan yıldızlara bakıyor, asla benimle göz teması kurmuyordu. Minicik burnunu dişlerimin arasına alarak hafifçe sıktığımda sırtıma yediğim şaplak yüzünden hemen uslu bebek olmuştum.
İkimizi de banyoya götürmek için ellerimle yataktan destek aldığımda küçüğümün bakışları karnıma kaymıştı.
Hala üzerinde şınav çeker pozisyonda duruyordum. Küçük elini karnımdaki kasların üzerinde gezindirdiğinde vücudum tekrar alev almaya başlamıştı bile.
F: "Seksi görünüyorlar"
Yaramaz ses tonunu duyduğumda bilerek vücudumu daha da kastım ve karnımdaki kasların daha belirgin hale gelmesini sağladım.
Kıkırdayarak iki eliyle kaslarımı okşamaya başlamıştı. Ama bu yumuşak ve gıdıklayıcı dokunuşları alt taraflarımı tekrar uyandırıyordu. Şu an öyle bir andaydık ki nefes almasına bile azabilirdim.
H: "Felix.."
F: "Hmm"
Mırıldanarak cevap vermişti bana. İki elimi de beline sararak aniden yatakta doğruldum ve yerlerimizi değiştirdim.
Sırtımı yatak başlığına yaslayarak güzelimi kucağıma oturttum. Bunu beklemediği için gözleri irice açılmıştı. Ardından tekrar sertleşen aletimi gördüğünde mümkünmüş gibi daha da iri açtı gözlerini.
F: "Sen yorulmuyor musun?"
Şaşkınca sorusunu sorduğunda sırıtarak başımı iki yana salladım. Bugün tüm gün gezmiştik. Eve geldiğimizde saat gece yarısı olmak üzereydi. Şu an saatin kaç olduğunu tahmin bile edemiyordum.
H: "Sabaha kadar devam edebilirim"
Ağzını da şokla açtığında tek kolumu beline sararak onu kucağımda havalandırdım ve diğer elimle penisimi sabitledim.
Ardından ise onu yavaşça kucağıma indirerek kendimi tekrar sıcak deliğin içine gönderdim. Küçüğüm mırıldanarak belini gerdiğinde parmaklarımla tenini okşadım onu sakinleştirmek adına.
H: "Kısa keseceğim söz veriyorum. Sadece bir tur daha"
Kısa kesememiştim...
_________________
Huhh.. kim yazmış ya bu bölümü böyle? Çok ayıp. Ben düzenlerken okudum da çok utandım. Çok ayıp sözler var nç nç nç aldöalödldöeld
OOB ficim bir yaşındaaa 😭😭😭 iyi ki doğmuş minik bebeğim. Bu fic bir sene taslaklarımda kaldı. Çok linçlenirim diye yayımlamadım. Ama bir sene önce bugün, tam da bu saatteee iyi ki yayınlamışım bebeğimi.
Siz de OOB bebeğimin doğum gününü kutlamak için en sevdiğiniz sahne hangisi onu bu satıra yazınn.
Hepinizi çok seviyorumm 🥺🦋


