İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 38 · 6 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 38

{Güzelim beni öptü}

İyi Okumalar 🦋

________________

Küçük beden elindeki kurşun kalemi sinirli bir şekilde matematik soru kitabının üzerine vurarak sırtını sandalyesine yasladı.

Saatlerdir ders çalışmak için odaklanmaya çalışıyordu ama bir türlü yapamıyordu. Sayfadaki rakamlarla bakışıyor, soruyu tekrar tekrar okuyordu.

H: "Yoruldun mu?"

Sevgilisinin sesini duyduğunda dudaklarını büzerek yanında oturan bedene döndü. Onun aksine Hyunjin durmadan soru çözüyordu.

Sınava bir aydan kısa süre kaldığı için hepsi gece gündüz ders çalışıyorlardı. Eskiden sık sık gezen dörtlü arkadaşlar şimdi sadece okulda birbirlerini görüyorlardı.

F: "Yorulmadım. Odaklanamıyorum"

Uzun beden elindeki kalemi masaya bırakarak yan bir şekilde dudaklarını büzen sevgilisine doğru dönmüştü. Neden odaklanamadığını biliyordu.

Tam konuşacakken aralarındaki mesafenin uzak olduğuna kendini inandırarak elini Felix'in oturduğu sandalyenin alt kısmına sararak parkenin üzerinde küçüğünün sandalyesini dibine kadar çekmişti.

Hyunjin'in bu hareketine gözlerini sonuna kadar açarak bakan beden gülümsemesini zor tutuyordu. Onun yanında olmak içindeki kaygıları her defasında bastırıyordu.

H: "Yine şu ilacı mı kafaya takıyorsun?"

Dudaklarını biraz daha büzerek başını onaylar anlamda sallamıştı küçük beden. Hyunjin güzelinin gözlerinin dolduğunu da gördüğünde elini onun yanağına yasladı usulca.

Kocaman eli çilli yanağı o kadar zarif bir şekilde sarıyordu ki. Uzun parmakları Felix'in ensesine doğru uzanıyordu. Küçük beden başını yana doğru eğerek yanağındaki sıcacık ele biraz daha yaslandı.

F: "Ben hiç iyileşemeyecek miyim Hyunjin? Doktor beni kandırıyor mu?"

Hyunjin, sevgilisini rahatlatmak adına kocaman gülümseyerek onun yüzüne doğru yaklaştı ve gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı.

H: "İyileşemeyeceğim de ne demek vanilyam. Hem dön eskiye bak. Eskisinden bin kat daha iyisin. Demek ki iyileşeceksin. Vücudun zamanla toparlanacak"

Felix küçücük konuşmadan bile aldığı cesaretle elini kaldırarak yanağındaki elin üzerine yasladı. Kocaman elin üzerinde duran kendi küçük eli bile ona huzur veriyordu.

F: "Ama Hyunjin yine ilaç yazdı doktor"

Küçük beden iyileşmek konusunda fazlaca sabırsızdı. Aylardır hormonları dengede olduğu için ilaç kullanmıyordu. Hyunjin ile tanışmak vücudunu yenilemişti sanki.

Ama dünkü hastane kontrolünde yine hormonları oynamaya başladığı için doktor tekrardan ilaç yazmıştı.

Küçük beden nefret ettiği ilaçlara döndüğü için tüm morali çökmüştü. Hemen kendisini karamsarlığa boğmaya başlamıştı bile.

H: "Güzelim bir tanecik ilaç. Sadece gece uyumadan önce içiyorsun. Günde bir kerecik. Eskiden ne kadar ilaç kullanıyordun?"

Felix bir süre sessiz kalarak ergenliğinin ilk senelerine dalıp gitti. O zamanları hatırlamak bile gözlerinin dolmasına, kalbinin hızlannmasına neden oluyordu.

F: "Çok fazlaydı eskiden. 7-8 tane ilaç içiyordum. İğneleri saymıyorum bile"

Hyunjin burnunu küçüğünün burnuna yaslayarak, parmaklarıyla yumuşak yanağı okşamıştı.

H: "Bak gördün mü güzelim. Ne kadar yol kat ettiğine baksana. Kendini hafife alıyorsun. Hem bu ilaç doktorun da dediği için koruma amaçlı. Kötü durumda değilsin ama doktor işini garantiye almak için bunu içmeni istedi"

Felix anladığını belli eder bir şakilde başını sallayarak derin bir iç çekti. Bu hareketi yüzünden burnu Hyunjin'in burnuna sürtünmüştü. Böylece kıkırdamasını bastıramayarak dudaklarını kıvırarak gülümsedi.

Hyunjin ise gözlerinin önünde kıvrılan şekilli dudakları öylece izleyemezdi. Bu imkansızdı.

Bakışlarını sevgilisinin dolgun dudaklarına çevirerek sert bir şekilde yutkundu ve içgüdüsel olarak diliyle alt dudağını yaladı. Felix'e doyamıyordu.

Küçük beden ise sevgilisinin bu halini farkettiği için yanağındaki eli daha sıkı tutarak bu sefer Hyunjin'i beklemeden ona doğru uzandı.

Her zaman ilk hamleyi yapan kişi olan Hyunjin ise aniden dudaklarının üzerinde heyecandan titreyen dolgunlukları hissettiği için gözlerini irice açarak öylece donup kalmıştı.

Felix hevesli bir şekilde dudaklarını Hyunjin'in dudaklarına bastırırken, sevgilisi aylar sonra aldığı bu hamleyle tüm vücudu bozguna uğramıştı.

Felix'i defalarca öpmüştü ama bu öpücük onun için tamamen farklıydı. Küçük bebeği sonunda kendisini rahat hissetmeye başlamıştı.

Daha kendisine yeni gelen uzun beden kolunu hemen ince bele sararak küçüğünü tek hamlede kucağına çekti ve dudaklarını aralayarak dolgun üst dudağı dudaklarının arasına aldı.

Her zaman yaptığı yumuşak öpücüğün aksine bu sefer sıcacık dudakları kendi dudakları arasında sert bir şekilde sıkarak emmeye başladı.

Uyluklarının üzerinde oturan beden heyecanlı bir şekilde kıpraştığında Hyunjin başını ileri geri hareket ettirerek profesyonel bir şekilde vanilya tadan dudakları öpüyordu.

Bulutların üzerinde uçuyormuş gibi hisseden Felix ellerini geniş omuzlara sararak bulunduğu kucakta biraz daha kıpırdandı ve sevgilisinin dolgun alt dudağını sıcacık ağzının içinde ezmeye başladı.

Küçük olan tam kalbinin sesini hiç sayarak kendisini daha da kaptıracaktı ki Hyunjin üst dudağı sesli bir şekilde emerek uzaklaştı.

Alnını Felix'in alnına yaslayarak gözleri kapalı olan sevgilisinin nefeslenmesine izin verdi. Bu öpücük hiç bitmesin isterdi ama hem ders çalışmaları gerekiyordu hem de Felix biraz daha kucağında yumuşak kalçalarıyla kıpraşmaya devam ederse işin sonu iyi olmayacağı için durmayı seçmişti.

Küçük olan nefeslerini zor da olsa düzene sokarak titrek bir şekilde gözlerini açtı ve sırıtan sevgilisine baktı al al olmuş yanaklarıyla.

H: "Güzelim beni öptü. Artık ben bu düşünceyle ders çalışamam"

Hyunjin boğuk sesiyle konuştuğunda Felix kıkırdayarak başını eşinin omzuna yaslayarak burnunu boynuna gömdü. Onun kucağında, kollarının arasında olmak huzurlu hissettiriyordu.

H: "Ya da şey yapabiliriz mesela, ders çalışmaya ara veririz, biraz yatakta dinlendikten sonra devam ederiz? Ne dersin?"

Hyunjin'in ne ima ettiğini bilen Felix elini kaldırarka omzuna sert bir yumruk geçirdi. Hyunjin Felix'i tekrar yatağa atmaya çalışsa da küçük olan her seferinde kaçıyordu. Bir kere yapmış olmalarına rağmen hala utanıyordu.

F: "Üniversite sınavı geçtikten sonra sabahtan akşama kadar uyuyacağım. Bıktım derslerden"

Küçük olan sitemli bir şekilde konuştuğunda Hyunjin aklına gelen şeyle gözlerini sonuna kadar açarak elini eşinin yumuşak siyah tutamlarının arasına daldırdı.

H: "Sınavdan sonra Londraya gideceğim"

Felix duyduğu cümle ile başını hızlı bir şekilde sevgilisinin boynundan kaldırarak onun yüzüne baktı. Gözleri anında dolmayı başarıyordu.

H: "Shh sakin ol güzelim yaşlarla doldurma hemen o güzel gözlerini. Önce beni dinle"

F: "Beni bırakıp gidecek misin?"

Küçük olan dinlemek yerine titreyen sesiyle sorusunu sorduğunda Hyunjin Felix'in saçlarının arasında olan elini sıkılaştırarak küçüğünü kendisine yaklaştırmış ve dudaklarına kısa bir öpücük bırakıp çekilmişti.

H: "Sulu göz bebeğim benim. Sence ben sensiz yaşayabilir miyim?"

Felix bilmediğini belli eder bir şekilde omuzlarını kaldırmıştı. Oysa Hyunjin bir saniye bile onsuz kalamadığını açıkça belli ediyordu.

H: "Sınavdan sonra annemle babamı ziyarete gideceğim ve ben sana da bilet aldım. Hem seninle birlikte tatil yapmak istiyorum hem de seni ailemle tanıştırmak istiyorum"

Hyunjin bu düşüncenin heyecanıyla konuşuyordu. Duyduklarına şaşıran beden ise gözünden akan bir damla yaşı elinin tersiyle sildi. Hyunjin'in ailesiyle tanışma düşüncesi bile kalbinin depar atmasına neden olmuştu.

H: "Ben aileme sevgilimin olduğunu söyledim. Onlar da seninle tanışmak için can atıyorlar. Hatta sınavdan önce gelmemizi bile istediler"

F: "Ailen.. beni biliyor mu?"

Küçük beden içinde fışkıran endişeleri birkaç sözcükle ifade etmeye çalışmıştı. Ama sevgilisi onu hemen anlıyordu zaten.

H: "Sana ne kadar çok aşık olduğumu diyorsan evet biliyorlar. Ama senin ne kadar özel birisi olduğunu kast ediyorsan onu bilmiyorlar. Ki anlatmak bana düşmez. Ailemi seversen ve kendini güvende hissedersen kendin söyleyebilirsin. Ama bana güven Felix onlar aşkı cinsiyete bağlayan kişiler değiller. Çok seveceğine eminim"

Küçük beden duyduklarıyla rahatlayarak derin bir iç çekti. İlk kez babasından uzaklaşacak, ilk kez ülke dışına çıkacaktı. Bu onu korkutsa da gerçekten Hyunjin'in ailesiyle tanışmak ve onunla tatile çıkmak istiyordum.

F: "Babam gitmeme izin vermez ki"

H: "Ben ikna ederim babanı"

__________________

Sizce Londra'da ne olacak ihihihiih hhuhuhhu nihahahahah ıhhhıhıh hühühühü

Yazar bu fici çok seviyor hüü 😭😭

Bölüm sonu

3 yorum

  • Benc yazar 2-3 tane ara bolum sikistiricak gibi gelio

  • Londra'da bence Hyunjin'in küçüklükten tanıştığı bir kız olacak ve kız Hyunjin'i seviyor Hyunjin herne kadar böyle olduğunu düşünmesede Felix kızın davranışlarından anlayacak ve birazcık🤏 kıskanıp kıza laf söyleyip Hyunjin'in kendine ait olduğunu göstermeye çalışacak sonra Hyunjin Felix kıza bir tık kaba davrandığı için laf söyleyecek Felix'te üstüne alıncak küsecek sonra Hyunjin'i Hyunjin'in ailesine şikayet edecek sonra Hyunjin Felix'in gönlünü almaya çalışacak sonrada smut olacak mutlu son ( ne kadara çok sonra dedim)