İyi Okumalar 🦋
_______________
~Felix~
Kapının açılma sesini duyduğumda hemen yorganı başımın üzerine kadar çekerek başımı yastığa gömdüm.
Hyunjin'in geleceğini bildiğim için kalkıp kapının kilidini açmıştım. O geldiğinde onu görmek istemiyordum. Bu dönemlerde o kadar garip oluyordum ki kendim de kendimi çözemiyordum.
Hyunjin'in sevgisine ihtiyacım vardı ama onu görmeye de hazır değildim. Sanırım hala kendimi kabullenmek konusunda biraz sorun yaşadığım içindi tüm bunlar.
Odamın kapısını hafif aralık burakmıştım. Gelmeni istemiyorum ama gelirsen de kovmayacağım mesajını vermeye çalışıyordum.
Karnım o kadar ağrıyor, kasılıyordu ki en ufak şeye bile sinirlenesim, ağlayasım geliyordu.
Aralık kapım ses çıkararak açıldığında yorganın altında bacaklarımın arasına aldığım yastığı biraz daha sıkarak cenin pozisyonu aldım.
H: "Vanilyam"
F: "Hm"
O kadar güzel seslenmişti ki bana istemsizce dudaklarımın arasından ona cevap amaçlı mırıltılar çıkmıştı.
Tıtkırtı sesleriyle anlamıştım komidinin üzerine bir şeyler bıraktığını. Yatağımın dibindeydi ama yorganı kaldıramıyordum. Üzerimde pijamalarım vardı üstelik saçım başım dağılmıştı.
H: "Minik kelebeğim kozalağından çıkacak mı?"
Hitap ve benzetme şekline kıkırdayarak başımı salladım. Hyunjin.. beni her zaman iyi hissettirmeyi başarmıştı. O yanımdayken kendimi tamamlanmış gibi hissediyordum. Nasıl oluyordusa bir anda kendimi seviyor, hayatımla barışıyordum.
F: "Daha solucanım, kelebeğe dönüşmedim"
Tek dizini yatağa yaslayarak üzerime doğru eğildiğini hissetmiştim. Anında kalbim sanki suçüstü yakalanacakmışım gibi çırpınmaya başlamıştı.
Elini yorganın üzerinden sırtıma bastırdığında derin bir iç çektim. Şu an ona sarılıyor olmanın daha iyi hissettireceğini biliyordum ama buna cesaret edemiyordum.
H: "Solucanların hemen kelebeğe dönüşmesi için gıdaya ihtiyaçları var"
Elini yorgana atarak yorganımı indirmeye çalıştığında hemen sıkıca tuttum üzerimdeki yorganı. Nefessiz kalsam da daha çıkmak istemiyordum. Uranıyordum onun yüzüne bakmaya.
H: "Çikolata kaplamalı meyveler aldım ve.."
Yorganın altında olan başıma doğru yaklaşarak fısıldayarak konuşmuştu. Kalkıp kollarımı boynuna dolamama çok az kalmıştı. Tabii ki çikolatalı meyveler için değil..
H: "Ve sana Gong-cha aldım. Hem de en sevdiğin, ekstra şekerli olandan"
Söyledikleri gözümün önünde canlandığında istemsizce yutkundum. Sabah çok erkenden uyanıktım ama bir lokma yememiştim.
Babam bana kahvaltı hazırlamıştı ama midemin bulandığını bildiği için çok üzerime gitmemişti yemek konusunda. Ve şu an tatlı olan her şey o kadar lezzetli geliyord ki kulağıma.
Yorganı, sadece gözlerim gözükecek kadar aşağı indirerek komidine taraf baktım. Tabağa dizilmiş çikolata kaplamalı çilek ve muzların yanında en sevdiğim içecek duruyordu.
Rüşvetlerin tam olduğunu gördüğümde yorganı boğazıma kadar indirerek sonunda başımı dışarı çıkarıp derin bir nefes aldım.
Ben daha havayı ciğerlerime çekemeden Hyunjin yanağıma kocaman sesli bir öpücük kondurmuştu. Kaşlarımı çatarak ona doğru döndüğümde tek dirseği üzerinde yan yatarak sırıtıyordu.
Sanırım hassas bir dönemde olduğum için onun suratına yumruk atmak istiyordum. Ama aynı zamanda da öpücüğü çok güzel hissettirdiği için tekrar öpsün istiyordum.
H: "Kelebeğim kozasından çıkıyor"
Tekrar hitap şekline gülümseyerek etrafıma sardığım yorganımla birlikte onun göğsüne doğru sokuldum. Böyle kelebekten çok tırtıla benziyordum.
F: "Kelebeğin biraz tırtıla benziyor. Sorun olur mu? Kanatları yok da"
Gülümseyerek alnını alnıma yasladı ve yorganın etrafından kolunu bana sararak kendisine doğru çekti. Onun kokusuna yakın olmak dünyanın en güzel şeyiydi.
H: "Kelebeğim uçmak istesin, ben onun kanatları olurum"
Duyduklarım beni duraksarmıştı. Gözlerimi kırpıştırarak öylece sevgilimin yüzüne baktım. Hyunjin hep romantik olmuştu ama şu an söylediği cümle.. zaten duygusaldım..
Gözlerim istemsizce yaşaramaya başlamıştı bile. Hani ağlamanı saklamak istediğinde burnun yanar ve gözlerin yaşarır ya..
Ben gerçekten uçamayan kanatsız bir kelebektim ve Hyunjin benim kanatlarım olmuştu. Özgürce uçabilmem için..
H: "Karnın çok mu ağrıyor?"
Endişeli bir şekilde ellerini yanaklarıma sararak uzun parmaklarıyla çilli yanaklarımı okşadı. O geldiğinden beri karnımın ağrısını unutmuştum bile.
Ama yine de ona neden ağladığımı söylersem bana kızacaktı. Eski günlere takılı kalmamı, kendimden nefret etmemi istemiyordu. Ben de onun dediklerini harfiyen uygulamaya çalışıyordum.
F: "Birazcık"
Burnumu çekerek kısık sesimle ona cevap verdim. Beni hayatım boyunca en çok zorlayan şeylerden biri de ilaç alamamdı.
Gripken veya bir yerim ağrırken insanların içtiği ilaçları kullanamıyordum. Kan değerlerimi ve hormonlarımı bozma riski olduğu için. Ama alışmıştım böyle yaşamaya.
H: "Kıyamam güzelime"
Yorganı üzerimden çekerek beni kollarımın altından tutmuş ve hafif kaldırarak göğsüne yaslamıştı. Onun sırtı da yatağın başına yaslı olduğu için rahat bir şekilde kollarımı beline dolayarak yanağımı göğsüne bastırdım.
Aniden bana doğru yaklaşan çikolatalı meyveleri gödüğümde istemsizce gözlerim irileşmişti. Daha Hyunjin tabağı tamamen bana yaklaştırmadan hızlıca elimi uzatarak çikolata kaplamalı çileği aldım ve kocaman olmasına rağmen tekte ağzıma attım.
F: "Çok güzel"
Ağzımın dolu olmasını aldırmadan konuştuğumda sevgilim gülümseyerek yorganın altında dağılmış saçlarıma öpücük bırakmıştı.
H: "Afiyet olsun bebeğim"
Gülümseyerek yanağımı biraz daha bastırdım göğsüne. Karnım sanki bu güzel anıma inat olsun diye durmadan kasılıyordu. Öyle bir ağrı saplanıyordu ki kasıklarıma aniden bacaklarımı kendime çekmek istiyordum.
Hani seviştikten sonra regl ağrısı azalıyordu? Hepsi tamamen yalanmış. Aksine daha da şiddetlenmiş gibiydi. Ağlamamak için durmadan çikolatalı meyveler tıkıştırıyordum ağzıma.
F: "Bence doktorların hepsi ufak yalanlar söylemeyi seviyorlar"
Ani çıkışım yüzünden eğilerek yüzüme bakmıştı. Ben de onun gözlerine bakabilmek için başımı biraz kaldırdım.
H: "Nereden çıktı bu düşünce vanilyam?"
F: "Tüm doktorlar şey yaptıktan sonra ağrı daha az olur diyorlar. Ama hepsi yalancıymış. Artık internette öyle söyleyen doktor görürsem yorum yazacağım!"
Hyunjin anlamaz bir şekilde kıkırdayarak uzun parmaklarını çeneme sarmış ve başımı biraz daha kaldırmıştı yüzümü tam görebilmek için.
H: "Ne kendi kendine mır mır mır konuşuyorsun Felix ısırırım seni. Doktorlar ne yalan demiş sana?"
F: "Biz şey yaptık ama benim karnım hala ağrıyor. Geçmedi işte"
Anlamadığı için cümlemi tekrar etmek zorunda kalmışrtm. Yanaklarım zaten hafiften kızarmaya başlamıştı bile. Bir kez daha sorarsa bu sefer domates gibi kızaracaktım. Ama yüz ifadesine bakılırsa hala anlamamıştı neyi kastettiğimi.
H: "Ne yapmışız?"
Çeneme sarılı olan elini iterek başımı aşağı indirdim ve tekrar yanağımı göğsüne bastırdım. Birazdan yanklarım kızaracağı için bu manzarayı görmesini istemiyordum.
F: "Seviştik ama hala karnım ağrıyor! Acımaması lazım!"
Bilime karşı isyan ederek konuştuğumda Hyunjin'in eli tekrar çeneme sarılmıştı. Kalbim aniden öyle bir hızlandı ki sesi yine kulaklarımı tıkamıştı.
Başımı dikkatli bir şekilde kaldırdığında onunla gözgöze gelmemek için gözlerimi kaçırdım. Ama o, benim aksime kocaman sırıtarak suratıma bakıyordu.
H: "Demek ki olmamış tekrar denememiz gerekiyormuş"
Duyduklarım yüzünden gözlerimi kocaman açarak suratına baktım. Hemen çeneme sarılı olan elini tokatlayarak itekledikten sonra yatakta dizlerimin üzerinde doğrularak ondan uzaklaştım.
Krizi fırsata çevirmek konusunda mükemmeldi. Bir kez onunla sevişmek bile beni günlerce kalp çarpıntısından öldürmüştü. İkinciyi utançtan kaldıramazdım.
F: "Fırsatçısın!"
Kahkahalar atarak benim gibi yatakta doğrulmuş ve kollarını kocaman açarak üzerime doğru gelmeye başlamıştı.
Hemen yatakta geri geri gitmeye çalışarak ondan uzaklaştım ama alanımın kısıtlı olduğunu da biliyordum.
Duraksadığım an beni kollarının arasına alarak kendisine doğru çekmişti. O, sırtüstü yatağa düştüğü için ben de onun üzerine abanarak kalmıştım.
H: "Utangaç tırtılımın utanmaması için kaç kere sevişmemiz gerekiyor?"
___________________
Çok garip buradaki Hyunjin sevişelim diyor, Felix kaçıyor, taslaktaki ficimdeki Felix sevişmek istiyor ama Hyunjin Felix küçük olduğu için olmaz diyor.
Kitaplarımın birbirleriyle olan zıtlıkları mük

