İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 30 · 19 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 30

Bırak kendini

İyi Okumalar 🔥

_____________

F: "Hyunjin saçlarının arasına kadar kum olmuş"

Yorgun bir şekilde kendisini koltuğa bırakan bedenin önünde dikildi Felix ve küçük elini onun büyük eline sararak çekiştirdi. Büyüğünü koltuktan kaldırmaya çalışıyordu ama onu kıpırdatmak yerine sadece kendisini yoruyordu. Hyunjin ise karşısında onu ayağa kaldırmaya çalışan bedene bakıyordu gülerek.

F: "Kalk hadi duş al her yer kum olacak"

Küçük kovalamacaları akşama doğru Hyunjin ile Minho'nun kumda güreş yapmasıyla sonlandığı için baştan sona üzeri kum tanecikleriyle doluydu.

Küçük beden büyüğünü çekiştirmeyi bırakıp kaşlarını çatarak baktı ona. Gücü yetmeyince tatlılığını kullanmayı seçmişti.

Ama Hyunjin aniden birleşik ellerini kullanarak Felix'i kucağına doğru çektiğinde küçük olan çığlık atarak onun kucağına düştü.

Karada kalmış balık gibi çabalayarak kalkmaya çalıştıkça Hyunjin'in kolları onu daha da sıkı sarıyordu.

F: "Yah Hyunjin bıraksana"

Çabaladığı için yorulan beden teslim olmuş bir şekilde başını Hyunjin'in göğsüne bastırarak nefeslendi. Ona gücü yetmiyordu.

H: "Birlikte duş alalım"

Hyunjin eğilerek küçüğünün kulağına fısıldadığında kucağındaki bedeni tamamen işlevsiz bırakmıştı.

Duyduğu cümle Felix'in kalbini her zamankinden daha da hızlandırmıştı. İstiyor muydu? Evet hem de fazlasıyla çok istiyordu. Ama yapabilir miydi ondan emin değildi.

Felix'ten cevap alamayan Hyunjin küçüğünü heyecanlandırdığının farkındaydı. Memnun bir şekilde sırıtarak kollarını onun vücuduna sardı ve kucağındaki bedenle birlikte ayağa kalktı banyoya ilerlemek için.

F: "Hyunjin nereye?"

Felix büyüğünün omuzlarına sıkıca tutunarak başını kaldırdı ve al al olmuş yanaklarıyla onun yüzüne baktı. Nereye olduğunu çok iyi biliyordu ama şu an ne sorduğunun veya ne söylediğinin farkında değildi.

H: "Duş alacağız güzelim"

Hyunjin'in omuzlarında duran ellerini gergin bir şekilde daha da sıkarak titreyen dudaklarını araladı.

F: "Çıplak olanından mı?"

Hyunjin kıkırdayarak banyonun kapısını dikkatli bir şekilde açtı ve içeri geçtikten sonra ayağıyla iterek kapattı ve heyecandan konuşamayan güzeline baktı.

H: "Duşun giyinik olanı da mı varmış?"

Felix kıpkırmızı olan yanaklarını saklamak adına bakışlarını kaçırarak alt dudağını ısırdı. Kalbinin şiddetini karnında hissediyordu. Ama konu Hyunjin'in yanında olmak olduğunda bu onu rahatsız etmiyordu.

Hyunjin dikkatli bir şekilde kucağındaki bedeni yere indirdi ve büyük ellerini küçüğünün yanaklarına yaslayarak baş parmağıyla okşadı yumuşak yanakları.

H: "İstemiyorsan yapmayalım"

Felix hemen başını hayır anlamında salladı. Üzerindeki özgüvensizliği atabilirse en çok o istiyordu aslında.

Utangaç bir şekilde bakışlarını aşağı indirerek Hyunjin'in okul gömleğinin eteğiyle oynamaya başladı. Nasıl konuşacağını bilmiyordu.

F: "İstiyorum.. daha fazlasını da istiyorum ama.."

Bakışlarını onu dikkatle dinleyen büyüğünün yüzüne çıkardı.

F: ".. ama ya sen beni beğenmezsen. Ya hoşuna gitmezse. Ya devam etmek istemezsen. Ya benden iğrenir-"

Hyunjin daha fazla gereksiz kelimeleri duymak istemediği için kolunu ince bele sararak miniğini sert bir şekilde kendisine doğru çekti ve dudaklarına yapışarak konuşmasını durdurdu. Yumuşak dudaklara sesli bir öpücük bıraktıktan sonra uzaklaşarak alnını Felix'in alnına yasladı. Tekrar yanaklarını okşadı.

H: "Seni istediğim için bu teklifi öne sürüyorum Felix"

Felix aldığı öpücük yüzünden kapalı olan gözlerini usulca açarak onun boyuna yetişmek için eğilen sevgilisinin gözlerine baktı. Söylemesi ne kadar kolay olsa da bu durum Felix için fazlasıyla zordu.

H: "Anlaşılan ben artık seni ne kadar çok istediğimi kelimelerle yeterince ifade edemiyorum miniğim. Üzerini çıkar ve bırak hareketlerimle kanıtlayayım sana senin için yanıp kül olduğumu"

Küçük olan duyduğu cümleler karşısında sert bir şekilde yutkunarak titrek bir nefes aldı. Karnında hissettiği sızı ona ilk kez vücudunun bilmediği yönlerini gösteriyordu.

Titrek bir şekilde ellerini yanakları üzerinde duran Hyunjin'in elinin üzerine yasladı ve ondan güç alarak ileri doğru atılıp dudaklarını dolgun dudaklara bastırdı.

Bu uzun beden için bir nevi onay hareketi olduğu için memnun bir şekilde gülümseyerek tatlı üst dudağı kendi dudakları arasına aldı ve hiç de sakin olmayacak bir şekilde emmeye başladı.

Dudaklarının içiçe geçmiş olması ona yeterli gelmemiş olacak ki tek kolunu tekrar zarif bedene sardı ve onu kendisine doğru çekerek vücutlarını birleştirdi.

Felix'in belinde duran elinin parmaklarını usulca kıpırdatarak orayı okşadı ve yavaşça aşağılara doğru indi. O sırada emerek kızarttığı üst dudağı bırakarak alt dudağa geçti ve önce diliyle ıslattıktan sonra ağzına aldı dolgunluğu.

Eli usulca Felix'in kalçasına indiğinde, uzun parmaklarını yumuşaklığa bastırarak alt vücutlarının tamamen birleşmesine neden oldu.

Sevgilisinin öpücüklerine yetişmeye çalışan beden ise alt taraflarının temasıyla dolgun üst dudağı emmeyi bırakarak Hyunjin'in koluna sıkıca tutundu. Sanki bırakırsa yüksek bir yerden düşecekmiş gibi.

Küçüğünün nefessiz kalma ihtimalini daha şimdi hatırlayan uzun beden sesli bir şekilde ayrıldı tatlı dudaklardan ve tekrar alnını onun alnına yasladı.

Hızlı hızlı nefes almaya çalışan Felix ise fazlasıyla sert bir şekilde temas eden alt vücutları yüzünden daha da nefessiz kalıyordu.

H: "İyi misin?"

Küçüğü başını sallayarak onu onayladığında daha fazlası için yanıp tutuşan beden dolgun kalçalarda duran elini biraz daha sıkılaştırarak Felix'i şişmiş alt vücuduna daha da bastırdı.

Küçük olanın karnındaki zevk ağrısı giderek arttığında ve Hyunjin'in uzunluğu giderek sertleştiğinde alnını Hyunjin'in alnından uzaklaştırdı ve başını onun göğsüne bastırarak kısıkça mırıldandı.

Kendisini ilk kez Hyunjin ile birlikte keşfedecekti.

Uzun beden göğsüne sokulan miniğinin saçlarına öpücükler bıraktı. Onu sıkan alt tarafını düşünmemeye ve olabildiğince yavaş ilerlemeye çalışıyordu.

Felix'in göğsünde dinlenmesine izin verirken elini onun karnının üzerinde gezindirdi ve beyaz gömleğin düğmelerini dikkatli bir şekilde teker teker açtı.

Hyunjin'e zorluk çıkarmak istemeyen beden yeterince nefeslendiği için başını kaldırarak boncuk gözleriyle büyüğüne baktı.

Hyunjin'in gülümsemesini görmek, onun dudaklarını yanağında hissetmek Felix'e tekrar cesaret kazandırmıştı.

H: "Küveti açalım dolsun"

Uzun beden sevgilisinin yanaklarını öpmeyi bırakarak küvetin musluğuna uzandı ve suyu ılık olarak ayarlayarak dolması için musluğu açtı.

Az önce düğmelerini açtığı gömleği usulca Felix'in üzerinden çıkarıp kirli sepetine fırlattı ve bakışlarını bir an olsun parlayan vücuttan almayarak kendi gömleğinin düğmeleriyle uğraşmaya başladı.

Felix'in pürüzsüz vücudu, ince bel kıvrımı pembe göğüsleri onu çıldırtıyordu remsen. Karşısındaki bedene yiyecekmiş gibi bakarak onun da utanmasına neden oluyordu.

Güzel vücudu dudaklarıyla gezinmek için sabırsızlanan beden alt tarafının daha da zorlanmasıyla küfür savurdu ve düğmelerle uğraşmayı bırakarak tişört çıkarır gibi yakalarından tutarak çıkardı gömleği üzerinden.

Hyunjin'in sabırsızlığı Felix'i güldürürken, gülüşü fazla uzun sürmemişti. Hyunjin'in kemikli parmakları tekrar onun çıplak belini sarıp kendisine doğru çektiğinde öylece donup kaldı.

H: "Nefeslenmek istediğin zaman bana durmamı söyle tamam mı güzelim?"

Felix alt dudağını ısırarak başını onaylar anlamda salladı. Daha fazla dayanamayan Hyunjin ise yüzünü sevgilisinin boyun girintisine gömdü ve kokusunu ciğerlerine doldurduktan sonra dudaklarını ince deriye bastırdı.

Felix'in kolları usulca uzun bedenin boynuna sarılırken diğeri sesli öpücükler bırakıyordu onun boynunun her noktasına.

Sıcak öpücükler boynundan çenesine oradan da köprücük kemiklerine kaymıştı. Hyunjin'in eli durmadan Felix'in belini okşarken Felix, onun boynuna sarılı olan kollarını daha da sıkılaştırıyordu.

Hyunjin'in ıslak öpücüklerini köprücük kemiğinin üzerinde boylu boyunca hissettiğinde küçük ellerini sevgilisinin siyah tutamlarının arasına daldırdı ve orayı okşadı.

Alt tarafına baskı yapan Hyunjin'in şişliğini hissetmek midesinin kasılmasına, kasıklarının daha da sızlamasına neden oluyordu. Ama garip şekilde bunların hepsi fazlasıyla hoşuna gidiyordu.

Vanilya gibi kokan tenin her noktasına öpücük bırakmadan durmayacak gibiydi uzun beden. Biraz daha eğilerek dudaklarını köprücük kemiğinin altına doğru indirdi ve öpücüklerine devam ederek Felix'in göğsüne doğru indi.

Hyunjin'in nefesinin sıcaklığını zevkten hassaslaşan göğüs ucunda hissettiğinde parmaklarını sıkılaştırdı ve daha sıkı tutundu siyah tutamlara.

Felix'in belinde gezinen elinin tekini usulca yukarı kaldırdı ve baş parmağını dikleşmiş göğüs ucuna bastırarak diğerine de dudaklarını bastırdı.

Bu Felix'in vücudunun titremesine neden olmuştu. Küçük olan büyüğünün saçlarını çekiştirerek içgüdüsel olarak onu daha da kendisine doğru bastırdı ve mırıldanarak alt tarafına sürtündü.

Bu sefer Hyunjin'in dudağını değil de sıcak ağzını göğsünde hissettiğinde başını geriye doğru atarak nefeslenmeye çalıştı.

F: "Mmhh Hyun.."

Duyduğu kısık inleme onu daha da delirttiği için küçük şişliği daha sert bir şekilde emerek dilini üzerine bastırdı. Boşta kalan, fazlasıyla dikleşen göğüs ucunu ise iki parmağı arasında sıkıştırarak küçüğünün inlemesine neden oldu.

F: "Ahhh Hyunjin"

Kolları arasında titreyen bedeni fazla zorlamamak adına sesli bir şekilde uzaklaştı ve az önce parmakları arasında sıkıştırdığı göğüse de öpücük bırakarak belini dikleştirdi.

Dudakları şişen, yanakları kızaran, saçları hafiften dağılan bedenin yüzüne bakmak ona hiç iyi gelmemişti.

Yan tarafa bakarak dolan küveti kontrol etti ve tekrar musluğa uzanarak kapattı. Tek eli hala ince bele sarılıyken diğer elini eğilerek suya daldırdı ve suyun sıcak değil de iyice ılık olduğunu anladığında memnun bir şekilde gülümsedi.

Doğrularak elini Felix'in belinden uzaklaştırdı ve kendi pantolonuna atarak düğme ve fermuarı açtı. Büyüğünün dokunuşlarından uzak kalan beden ise bundan hiç memnun değildi.

Üstelik birazdan çıplak kalmak zorunda oluşu onu daha da geriyordu. Kaçacak delik arıyordu ama artık bunun için çok geç olduğunun da farkındaydı.

Hyunjin üzerindeki parçalardan tek seferde kurtulduğunda Felix gözlerini sonuna kadar açarak bakışlarını tavana çevirdi. Onun nasıl bu kadar utanmadan hareket ettiğini anlayamıyordu.

Hyunjin'in gülücük seslerini duyduğunda ise yanakları daha da yanmaya başlamıştı. Tekrar belinde hissettiği sıcak dokunuşlar sayesinde derin bir nefes aldı.

Gözlerini kırpıştırarak ona bakan sevgilisine baktı. Şu an onun çıplak vücuduna temas ediyor olmak ikisine de yardımcı olmuyordu.

H: "Bana istediğin kadar bakabilirsin güzelim. Çünkü ben sana doya doya bakacağım"

Felix başını hayır anlamında salladığında Hyunjin de onu inkar etmek istercesine inatçı bir şekilde başını salladı.

İki elini de küçüğünün ince bel oyuntusuna yerleştirerek yavaşça dizlerinin üzerine çöktü. Ne olduğunu şaşıran beden nefes düzenini istemsizce hızlandırarak ellerini, önünde diz çöken sevgilisinin omzularına sardı.

F: "Hyunjin.. Bakmasan"

Küçük olanın sesi titrek çıktığında Hyunjin biliyordu onun kötü hissettiğini. Ama buraya kadar gelmişken dönmesine izin vermemliydi. Gerekirse onun özgüveni de kendisi olacaktı.

Başını kaldırarak yukarıdan dolu gözleriyle ona bakan bedene baktı ve bir şey yok dermiş gibi gülümsedi.

Gözlerini bir an olsun küçüğünün dolu gözlerinden çekmezken ellerini pantolonun düğmesine attı. Onu açtıktan sonra fermuarı yavaşça indirdi.

Hyunjin'in omuzlarında duran elini daha da sıkılaştırdı Felix. Kalbi duracakmış, göğüs kafesi patlayacakmış gibi hissediyordu. Beyninde durmadan yankılanıyordu kötü düşünceler.

Hyunjin ellerini pantolonun beline sararak sevgilisinin üzerindeki parçaları hızlıca indirdiğinde onun omzuna tutunan bedenin gözlerinden birkaç damla yaş aktı.

Çıplak kaldığını anlayan Felix gözlerini sıkıca kapatarak iç geçirdi. Her an kötü bir şey duyacakmış, kötü bir şey olacakmış gibi hissediyordu.

Lakin kasıklarının üzerinde hissettiği öpücükle kastığı tüm vücudu anında gevşemişti. Tüy kadar hafif olan öpücük küçük olanın beyninde yankılanan tüm kötü düşünceleri alıp götürmüştü.

Küçük öpücüklerin sayısı giderek artarken titrek bir şekilde açtı gözlerini ve yaşların usulca yanağından akıp dökülmesine izin verdi.

Felix'in dudaklarından kaçan küçük hıçkırıkları duyan Hyunjin öpücüklerine son vererek ayağa kalktı ve miniğine sıkıca sarılarak onu kollarının arasına çekti.

H: "Çok güzelsin Felix"

Duyduğu samimi iltifat onu bir nevi sakinleştirse de hala garip hissediyordu. Burnunu çekerek yüzünü daha da gömdü büyüğünün göğsüne ve onun dokunuşlarını çıplak vücudunda daha net hissedebilmek için gözlerini kapattı.

Bir anda beline ve kalçasına sarılan eller onu kucağına aldığında panikleyerek ağlamayı bırakan beden gözlerini şaşkınca açarak kafasını kaldırdı ve sevgilisine baktı.

Hyunjin kucağındaki beden ile birlikte küvetin içine girerek dikkatlice oturdu ve küçüğünü de kucağına oturtarak ona şaşkınca bakan bedenin burnuna öpücük bıraktı.

H: "Neden ağlıyorsun güzelim"

Felix dudaklarını büzerek omuzlarını silktiğinde şu an gerçekten neden ağladığını bilmiyordu. Sandığı kadar kötü ve korkunç değildi. Bu kadar üzülmesine bile gerek yoktu.

Hyunjin yüzünü kusursuz surata yaklaştırarak dudaklarını dolgun dudaklara bastırdı ve geri çekilmeden konuştu.

H: "Birazdan ağlayacak nedenlerin olacak"

Dudaklarındaki yumuşak temasla mayışıp gözlerini kapatan beden tekrar korkmuş bir şekilde gözlerini geri açtı.

F: "Ne? Neden ağlayacağım ki Hyunjin?"

Büyüğünün dudaklarından uzaklaşarak anlamaz bir şekilde baktı ona. Hyunjin ise sıçtığının daha yeni farkındaydı.

H: "Ne ağlaması güzelim ben öyle bir şey demedim. Sen yanlış duydun"

F: "Kandırmasana beni! Neden ağlayacağım. Kötü mü olacak?"

Hyunjin suyun altından ellerini Felix'in uyluklarına sıkıca sararak onu daha da kucağına doğru çekti. Alt tarafı Hyunjin'in karnına kadar uzanan aletine temas ettiğinde kaskatı kesildi Felix.

H: "Kötü olmayacak bebeğim. Hoşuna gittiği için olacak"

Zaten yanlışlıkla korkuttuğu bedeni daha da konuşup germemek için onun dudaklarının aralanmasına izin vermeyerek dudaklarını dolgun dudaklara bastırdı.

Felix'in bacakları Hyunjin'in beline sarılı olduğu için alt tarafı uzun alete temas ediyordu bu bile küçük olanın kasılmasına neden oluyordu.

Lakin onu gevşeten dudaklar üst dudağına sarıldığında Hyunjin'in alt dudağını dudakları arasında aldı ve küçük dudakları arasında sıkıştırarak emmeye başladı.

Uzun parmaklar Felix'in sırtına sarılıp orayı usulca okşadığında daha da derinleşti öpüşmeleri. Islak öpücük sesleri banyo duvarlarına çarpıp yankılanırken ikilinin nefes sesleri de yeni bir melodi olarak ekleniyordu.

Hyunjin elinin tekini Felix'in sırtına diğerini de başının arkasına sararak onun üzerine doğru eğildi ve yerlerini değişerek Felix'in altta olmasını sağladı.

Yumuşak dudaklardan acelecice ayrıldığında Hyunjin, Felix'in dudakları öylece havada kaldı. Daha fazlasını istiyordu.

Büyük beden altında yatan küçüğünün rahat ettiğine emin olmak için başının arkasındaki elini çekerek küçük başını küvetin kenarına yasladı ve tek elini Felix'in beline sardı sıkıca.

Küçüğü küvetin içinde sırtüstü yattığı için beli boşlukta kalıyordu. Bu yüzden Hyunjin koluyla onun belinin incinmemesini sağlıyordu.

Bacakları hala büyüğünün beline sarılı olan beden masum bakışlarını üzerinde olan bedene çevirdi. Çok heyecanlıydı aynı zamanda çok da korkuyordu.

H: "Rahat mısın?"

Hyunjin'in kalınlaşan sesini duymak daha az önce sakinleşen kalbinin tekrar teklemesine neden olmuştu.

F: "Hm hm"

Büyülenmiş gibi aşk dolu bakışlarla sevgilisine bakarken başını usulca salladı ve onu onayladı.

Tek kolu küçüğünün beline sarılıyken boşta kalan elini suyun içine daldırarak önce Felix'in karnını okşadı usulca, sonra kasıklarına, sonra ise daha da alt kısımlara indi.

Güzelinin vücudunu keşfetmek istercesine elini alt kısımlarda gezindirdiğinde beline sarılı olan bacaklar daha da sıkılaştı, altındaki beden kasıldı.

F: "Hyunjin.. ha-hayır"

H: "Shh bir şey yapmıyorum güzelim. Vücudunu tanımaya çalışıyorum"

Alt tarafında gezinen el baskısını daha da artırıp tüm mahremiyetini elinin içinde hissetmeye çalıştığında Felix gözlerini sıkıca kapatarak Hyunjin'in kollarına tutundu.

Yanlış bir şey yapmamak adına olabildiğince dikkatli davranmaya çalışan Hyunjin ise daha fazla oyalanmayarak elini kendi şişmiş aletine sardı ve suyun altında kendisini çekiştirirken altındaki bedenin dudaklarına yapıştı.

Hızlı ve ıslak öpücükler kondurdu bu sefer çünkü ne sabredecek ne de dayanacak gücü kalmıştı artık. Islak dudaklardan sesli bir şekilde uzaklaşarak alnını Felix'in alnına yasladı ve nefeslenmesi için ona zaman tanıdı.

Ardından eliyle çekiştirdiği fazlasıyla sertleşen aletini altındaki bedenin deliğine konumlandırdı. Koluna sarılı olan küçük eller bulunduğu yeri sıktığında anlıyordu küçüğünün ne kadar gergin olduğunu.

Yüzünü biraz daha yaklaştırarak burnunu onun küçük burnuna sürttü ve dudaklarını bastırarak küçük bir öpücük bıraktı.

H: "Hiç canın yanmayacak miniğim. Ama aniden kıpırdama tamam mı?"

Felix, başıyla Hyunjin'in onaylamıştı. Zaten istese de şu an kıpırdayamazdı. Bacakları onun beline sarılıydı ve Hyunjin'in eli de Felix'in beline sıkıca sarılı durarak kıpırdamasını önlüyordu.

Az önce eliyle deliğe konumlandırdığı aletini bastırarak biraz ileri doğru ittiğinde altında kasılan beden ona hiç yardımcı olmuyordu.

F: "Hyunjin.. ahhh"

Düşecekmiş gibi hisseden Felix ellerini Hyunjin'in kollarından uzaklaştırarak kollarını sıkıca onun boynuna sardı.

Hyunjin boşta olan elini sudan çıkararak küvetin kenarına sardı ve elini sıkarak destek almaya çalıştı.

Kendisini biraz daha dar deliğe ittiğinde Felix içine giren büyüklükle başını daha sert bastırdı küvetin kenarına ve ağzını açarak derin bir nefes almaya çalıştı.

İçine giren alet biraz daha derine ilerlediğinde küçük beden kendisini geriye çekmeye çalıştı ama beline sıkıca sarılı olan kol kımıldamasına izin vermiyordu.

F: "Hyun.. ahhh ahh"

Olduğu yerde kıvranarak başını kaldırdı ve alnından terler akan sevgilisinin yüzüne baktı. Canı yanmıyordu ama ilk kez tattığı bu hissi tarif de edemiyordu.

Hyunjin fazlasıyla kaygan ve davetkar olan deliğe biraz daha kendisini ittiğinde gözlerini kapattı sakinleşmek adına.

Durmadan kasılan delik o kadar yumuşaktı ki sanki en kontrolsüz hareketinde parçalanacakmış gibiydi. Her içine girişinde biraz daha kasılıyor, daha fazlasını istermiş gibi içi daha da kayganlaşıyordu.

Yavaşça biraz daha itti kendisini. Yavaş olmak onun için zor olsa da kontrollü ve dikkatli olduğu sürece küçüğünün canını yakmayacağını biliyordu.

Deliğinin kenarlarını zorlayan alet biraz daha içine doğru kaydığında küçük olan inleyerek belini kaldırmaya çalıştı. Hareketlerinin sınarlanmış olması daha da zevk veriyordu ona.

F: "Ahhhh ahhmm"

H: "Acıyor mu miniğim?"

Daha da boğuklaşmış sesiyle konuştuğunda Felix kayan gözlerini toparlamaya çalışarak Hyunjin'in boynuna daha sıkı sarıldı ve gözlerinin içine bakarak başını hayır anlamında salladı.

F: "Zor- ahh zorlanıyorum Hyunjin. Dolu hissediyorum yeter bu kadar"

Felix inlemeleri arasından konuştukça Hyunjin'in aleti daha da büyüyordu. Sakinleşmeye çalışan büyük beden titreyen dudaklara küçük bir öpücük bıraktıktan sonra fısıldadı.

H: "Bitti güzelim. Biraz daha dayan sonra dinlenelim"

Felix başını onaylar anlamda salladığında Hyunjin aletinin geri kalanını da onu sıkıca kavrayan delikten içeri gönderdi ve küçüğünün başının küvete yaslanarak gözlerinin geriye doğru kaymasını sağladı.

F: "Ah ahhh"

Hyunjin'in kısık inlemeleri Felix'in çığlıkları arasında kaybolup gitmişti. Çok dardı. Ama onu sıkan bir darlık değildi. Daha fazlasını isteyeceğini sağlayan yumuşak ve sıcacık bir darlığın içindeydi ve o duvarları parçalamamak için zor tutuyordu kendisini.

Ama dinlenmesi için biraz zaman tanıması gerekiyordu miniğine. Dudaklarını gözleri kapalı olan ve hızlı nefesler almaya çalışan bedenin, yüzünün her noktasında gezindirdi.

Öpücükleriyle altındaki beden daha da gevşediğinde dudaklarını onun dudaklarına bastırarak yavaşça hareket etmeye başladı kaygan delikte.

F: "Mmhhh Hyun-jin"

Dudaklarını Felix'in çene hattına indirerek oraya öpücük kondurdu ve oradan ilerleyerek dudaklarını onun için kavrulan tenden ayırmayarak kulağına doğru ilerledi.

Bu sefer sıcak dudaklarını küçük kulağa bastırarak dişlerini yumuşak ete sardı. Kendisini biraz daha geri çekip Felix'in içine geri girdiğinde hafifçe ısırdı yumuşaklığı. Kendi inlemesini bastırmak için bunu yaparken altındaki bedenin inelemeleri fazlasıyla hoş bir şekilde doluyordu kulağına.

Artık neredeyse hiç kasılmayan delik Hyunjin'in büyüklüğünü rahatça içine buyur ediyordu. Büyük beden geri çekilerek bu sefer biraz daha sert bir şekilde kendisini bıraktı sıcaklığa.

Felix o kadar küçüktü ki penisinin başı çok rahatlıkla iç duvarına temas ediyor hatta tamamen girdiğinde rahim duvarı Hyunjin'in aletini eziyordu.

Penisinin başını ezen yumuşaklık onu daha da çileden çıkarırken öpücüklerini geri çekmeden deliğin içinde hareket etmeye devam etti.

F: "mmmh Hyunjin belim- ahh belim ağrıyor"

Hyunjin hareketlerini durdurarak dudaklarını Felix'in yüzünden uzaklaştırdı. Koluyla küçüğünün belini tutmaya çalışsa da bu yeterli değildi.

H: "Yatağa geçelim güzelim"

Felix başıyla büyüğünü onayladığında Hyunjin diğer kolunu da Felix'in kalçasına sardı. Küçük beden sevgilisinin boynuna sıkıca tutunurken Hyunjin dikkatli bir şekilde Felix'in içinden çıkmadan ayağa kalktı.

F: "AAHHH"

Bulundukları pozisyon yüzünden içindeki aleti daha da derinlerinde hisseden Felix çığlık atarmışçasına inledi.

Hyunjin memnun bir şekilde dikkatli adımlar atarak kapıyı açıp banyodan çıktı. Felix ise Hyunjin'in her adım hareketinde içinde kıpırdayan alete alışmaya çalışıyordu.

Başını eğerek aşağıya, birleşik olan vücutlarına baktı. Hyunjin'in uzunluğu tamamen içindeydi. Vücutları yapboz parçası misali birleşmişti.

Yatağa yaklaştıktan sonra yavaşça Felix'i sırtüstü yatağa bıraktı ve üzerine doğru abanarak elleriyle destek aldı.

Islak vücutlarının yatağı tamamen sırılsıklam yapması yetmezmiş gibi daha da ıslatmaya hazırlardı.

Felix sonunda rahat bir pozisyonda olduğu için ellerini sevgilisinin sırtına sararak orayı okşadı.

Hyunjin ise pozisyonun verdiği rahatlıkla beline sarılı olan bacakları okşayarak kendisini neredeyse tamamen geri çekti ve kaygan deliğin içine tek seferde geri gömüldü.

F: "Ahhh çok güzel"

Küçük beden başını yastığa bastırarak belini kaldırdı ve kendisini daha da itti Hyunjin'e taraf daha fazlasını ister bir şekilde.

Hyunjin tekrar kendisini geri çekip giriş yaptığında bu sefer hareketlerini durdurmadan hızlı bir şekilde gel git yapmaya başladı.

Her hareketinde odadaki ıslak sesler, tenin tene çarpma sesleri, inlemeler ve derin nefesler daha da artıyordu.

Üstte olan beden penisini saran sıcaklığa kapılarak Felix'in içinden çıktı ve tekrar geri girerek sert bir şekilde bastırdı kendisini.

Karnının duvarlarında hissettiği titreme hissi tüm vücuduna yayıldığında küçük beden çığlık atarak tırnaklarını Hyunjin'in sırtına bastırdı.

İçindeki büyüklüğün baskı yaptığı kısım tüm sinirlerine bağlıydı sanki. Her şeyi daha hassas hissediyordu. Öyle ki saç tellerine kadar titriyor, midesinde hıçkırık etkisi yaratıyordu.

Hyunjin bulduğu zevk noktasıyla gülümseyerek altındaki bedenin kulağına doğru yaklaştı ve usulca fısıldadı.

H: "İşte G noktası buydu güzelim"

Felix olayı anlayamayacak kadar kendisinden geçmiş durumdaydı. Sadece içindeki aletin durmasını istemiyordu. Tırnaklarını üstündeki bedenin etine daha sert geçirerek huzursuz bir şekilde mızıldanarak belini havalandırdı.

Komutu alan Hyunjin ise ellerini sıkıca yatağa bastırarak hızlıca dar delikte git gel yapmaya başladı. Her seferinde hareketleri daha hızlanıyor, vuruşları daha da sertleşiyordu.

Geri çekildiğinde küçüğünün deliği daha fazlasını ister bir şekilde kasılarak Hyunjin'in penisini kendi içine çekiyordu.

Üzerindeki beden mümkünmüş gibi daha da hızlandığında gözünden akan yaşları kontrol edemeyen beden daha sıkı bastırdı tırnaklarını Hyunjin'in sırtına ve oraya kendi sanat eserini bıraktı.

İçine yapılan vuruşlar, duvarını ezen penis daha da sertleştikçe yatakta sarsılıyordu. Artık kayan gözlerini bile kontrol edemiyordu. Beyni tamamen bulanıklaşmıştı.

Bacaklarına gelen titremeyle onları daha fazla Hyunjin'in belinde tutamamıştı. Tüm vücudu halsizleşiyordu.

F: "Ahhhmm Hyunjin.."

H: "Bırak kendini küçüğüm"

Felix tüm vücudunun kasılmasıyla küçük bir çığlık atarak karnını içe doğru çekti ve Hyunjin'in büyüklüğünü daha da sıkıştırdı içinde.

Delikteki kayganlık ve sıvı arttığında küçüğünün boşaldığını anlayan beden birkaç kez daha yavaşça hareket ettikten sonra geri çekildi.

Beline zar zır sarılı olan bacaklar, sırtına sarılı eller usulca yatağa düştüğünde Uzun beden alt tarafa doğru eğilerek sevgilisinin bacağının arasından akan sıvıya baktı.

Dilini dudaklarının üzerinde gezindirerek elini yarı baygın olan bedenin bacaklarına sararak onları omzuna kaldırdı ve kendisine doğru çekerek dilini bacaklarının iç kısmında gezindirdi.

Akan sıvının her damlasını yakalamaya çalışırken altındaki beden artık kıpırdayamayacak durumdaydı. Güçlükle ellerini bacakları arasında olan Hyunjin'in saçlarına sardı ve sıkıca tutundu.

F: "Hyunjin d-dur"

H: "Tadına bakmadan duramam bebeğim özür dilerim"

Dudaklarını az önce becerdiği deliğe bastırarak tatlı beyaz sıvıyı önce emdi sonra diliyle etrafa dağılanları toparlamaya çalıştı. Kendisi kadar tatlıydı.

Zaten yeterince hassas olan beden ise çaresizce inleyip, kıvranmaktan ve siyah tutamları çekiştimekten başka bir şey yapamıyordu.

Hyunjin'in pütürtülü dilinin darbesini her seferinde girişinde hissettikçe içi titriyor dudakları aralanıyordu zevkle.

Büyüğü başını bacaklarının arasından kaldırarak gözleri kapanmak üzere olan bedene baktı. İnce ve yorgunluktan titreyen bacakları indirerek yatakta darmadağın ettiği bedenin gözlerine baktı.

Felix'in tüm dikkati ise Hyunjin'in önündeki şişlikti. Büyük olan küçüğü boşalır boşalmaz içinden çıkmıştı.

Uzun beden elini kendi uzunluğuna sardığında Felix alt dudağını ısırarak yataktan destek aldı ve bacaklarının dibinde oturan sevgilisine emekleyerek yaklaştı.

F: "O zaman ben de.. yapacağım"

Hyunjin önünde dizleri üzerinde duran bedene bakarak sesli bir şekilde yutkundu. Bunu fazlasıyla istiyordu ama küçüğünü yormak istemiyordu.

H: "Boşalmak üzereyim bebeğim bir şey yapmana gerek yok. İçine boşalmamak için geri çekildim"

Felix dudaklarını büzerek başını hayır anlamında salladı ve elini Hyunjin'in elinin bileğine sararak penisinden uzaklaştırdı onun elini.

Nasıl yapacağı hakkında hiçbir fikri yoktu ama ona iyi hissettirmek istiyordu.

Ellerini Hyunjin'in bacaklarına yaslayarak aşağı doğru eğildi. Küçüğünün sıcak nefeslerini penisinin başında hisseden beden zaten seğirmeye başlamıştı bile.

Küçük eller aletinin etrafını sardığında sakin kalmak adına başını geriye doğru atıp derin bir nefes aldı. Küçücük bedeniyle onu ne denli delirttiğinden habersizdi.

Dolgun dudakların baskısını penisinin deliğinde hissettiğinde elinin altındaki çarşafı delicesine sıkarak alt dudağını parçalayacak bir şekilde ısırdı.

H: "Felix.."

Küçüğünün ismi dudaklarından firar ettiğinde bundan destek alan küçük beden dolgun dudaklarını aralayarak alabildiği kadarıyla kalın penisi ağzına aldı.

Boşta kalan kısmına ellerini sıkıca sararken penisi ağzında tükürüğüyle ıslattı. Farkında olmadan yaptığı bu şeyler koskoca adamı süründürecek duruma getirmişti.

Dilini kalın aletin etrafında gezindirerek sesli bir şekilde emdi. Aletinin etrafında hissettiği sıcaklık büyük olanı tamamen delirtmişti.

Çarşafa sarılı olan ellerinden tekini refleks olarak Felix'in saçlarına sardı ve delirmemek için kontrolü ele aldı.

İlk önce hafifçe sonra sert bir şekilde küçüğünün başını ileri geri kıpırdatarak aletinin boğazına baskı yapmasına neden oldu.

Sıcak dil etrafında gezinirken, yumuşak dudaklar onu sıkıca sararken hareketi hızlandıran beden daha fazla dayanamayacağını anladığında Felix'i kendisinden uzaklaştırdı ve elini penisinin başına sararak boşaldı.

Nefes nefese bir şekilde ağzının kenarından salya akan bedene baktı. Melek gibi birisi nasıl bu kadar erotik olabilirdi anlayamıyordu.

O kadar mükemmel bir an yaşamıştı ki konuşacak cümle bile bulamıyordu.

Sevgilisinin ağzının kenarından akan sıvıyı eliyle silerek kollarını küçük bedenin beline sararak kucağına doğru çekti.

Yorgunluktan bunu bekleyen beden ise hemen Hyunjin'in göğsüne sığınarak nefeslendi. Kalbi her hareketlerinde duracakmış gibi olsa da onun tek ilacı Hyunjin olduğu için her seferinde daha da güçlenmişti kalbi.

Kucağındaki bedenin saçlarını ve srıtını okşayarak gülümsedi. Bunu her gün yapsa bile doymayacaktı.

H: "Başımız çok büyük bir belada."

___________________

Umarım beklediğinize değimiştir.

Şimdi.. smut farklı bir smut bölümüydü.. Gelir bazılarınız "yazar bu niye böyle oldu bunu niye böyle yazmadın" diye klasik smutlarıma kıyas yaparlar. Yani anlamayanlar anlayanlara anlatsın ben bir süre utançtan halay çekiyor olacağım.

Yazması çok zordu 10 kere telefonu fırlattım 🥲.

Şaka gibi 30 bölüm beklediniz lan aldöwşdöeşmdelle

Bölüm sonu

11 yorum

  • Felixle yatağa geçerken hani daha penisi felixsin setinde kalmıştı ya orda ben bir utandım kıpkırmızı oldum annem ne oldu sana diyor amk MİNSUNG NERDEEEEEEWW

  • Ablacım ellerine sağlık da bend eokurken 30 kere telefonu fırlattım merak etme yanlız değilsin kralicemmm

  • Ablacım ellerine sağlık da bend eokurken 30 kere telefonu fırlattım merak etme yanlız değilsin kralicemmm

  • Küvete üzürüyorum şuan laa duygularımı sikim (şakasız ben sexden korkuyorum okuduklarım çok canice amk okuduklarımda ki gibi mükemmeler erkeklerde dünyada olmadığından ben aşırı korkuyorum yaa)

  • Yazar hanım daha minsung smut okumdaık farkındaysan tamam okay hyunlix 3k smut mükemmeldi falan ama HANİ NERDE MINSUNG SMUT NEDEN YAZMADIN

  • 30 bölümdür ağlıyordum smut yok diye şuanda 30 bölümün acısı çıktı umarım fefi iyidir huncin piçi gebertti çocuğu

  • Yazar hanım smut çok iyi olmuşş umarım telefonunuz iyidir 👊🏿😔 30 bölümdür kafayı yiyecektim ben kafamı yemeden onlar birbirlerini yedi sjsjs