İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 31 · 6 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 31

Final

İyi Okumalar 🦋

____________

Felix sıcacık yerinde huzurla kıpırdanarak kollarını ve bacaklarını gerdi ve Hyunjin'in göğsünden uzaklaştığını anladığında hemen sevgilisine geri sokuldu.

Fazla aydınlık olan oda uykusu bölünen bedenin tekrar uyumasına izin vermiyordu. Kaşlarını sinirli bir şekilde çatarak gözlerini açtı ve etrafına bakındı.

Odada değil de salonda olduklarını daha yeni anlamıştı. Gece en son Hyunjin'in kollarında uyuya kaldığını hatırlıyordu.

Ne zaman yıkanmış, pijamalarını giyinmiş ve salona gelmişti farkında değildi. Ki tüm bunları Hyunjin'in yaptığını biliyordu.

Islak vücutlarıyla yatağı uyunmayacak hale getirdikleri için gece Hyunjin çareyi koltukta uyumakta bulmuştu.

Genişçe açılmış koltukta büyüğünün kolları arasında öylece duruyordu. Anlamaz bakışlarıyla o kadar tatlıydı ki. Ne olduğunu, ne yaşadıklarının farkındaydı -kasıklarındaki ağrı sayesinde- ama hala gerçek olup olmadığını kavrayamıyordu.

İki kolunu da yanında mışıl mışıl uyuyan sevgilisinin beline sardı ve onun üzerine doğru abanarak başını göğsüne bastırdı.

Hyunjin'in düzenli nefesleriyle göğsü inip kalkıyordu bu da Felix'in onun göğsünde duran başını kıpırdatıyordu.

Küçük beden gülümseyerek ellerini Hyunjin'in göğsüne bastırdı ve başını kaldırarak yakışıklı suratı süzdü.

O kadar güzel hissediyordu ki. Sanki yeniden doğmuş gibiydi. Artık içinde hiçbir endişe kırıntısı yoktu. Dünyanın en mutlu insanı gibiydi.

Bu kısa sürede hayatını güzelleştiren sevgilisine aşkla bakarak yüzüne doğru eğildi ve yumuşacık dudaklarını Hyunjin'in yanağına bastırdı.

Altındaki beden uyuyor olduğu içindi bu rahatlığı. Bunu kullanarak diğer yanağına da öpücük bıraktı. Sonra yakışıklı suratın her yerine küçük ıslak öpücüklerini teker teker bıraktı.

Hyunjin'in büyük elinin usulca beline sarıldığını hissettiğinde heyecanla kalbi tekledi ve hareketlerini durdurdu.

Küçük beden daha ondan kaçamazken büyüğü gözlerini açarak gülümsedi ve güneş gibi parlayan surata baktı.

Yalnız bakışı birkaç saniye sürmüştü. Felix hemen tek elini Hyunjin'in gölzerine bastırarak onun görmesini engelledi. Biraz fazla paniklemişti.

F: "Uyanmadın Hyunjin uyu"

H: "Sana da Günaydın Vanilyam"

Boşta kalan diğer küçük elini de Hyunjin'in ağzına bastırarak susturdu sevgilisini. Küçüğünün utanmasından zevk alan beden ise sessizce gülüyordu.

F: "Uyanma daha. Geri uyu"

Hyunjin başını onaylar anlamda salladığında Felix hemen ellerini onun yüzünden geri çekerek kıpraştı ve Hyunjin'in kucağından uzaklaşarak sırtını ona taraf döndü.

Yanakları al al olmuştu. Bu kadar utanacağını bilmiyordu ama sevgilisinin gözlerine bakmak o gece olan her şeyi utanç verici bir şekilde aklına dolduruyordu.

Arkasındaki bedenin kıpırdadığını hissettiğinde sesli bir şekilde yutkundu. Hyunjin'in tek eli belinin altından geçip orayı sardığında diğer elini de üstten sardı.

İki koluyla ince beli sararak ona sırtını dönen küçük bedeni kendisine doğru çekti ve göğsünü onun sırtına bastırdı.

İlk önce burnunu yumuşacık olan tutamların arasına soktu derin bir nefes içine çektikten sonra dudaklarını aşağı doğru indirerek küçüğünün ensesine ıslak öpücükler bıraktı.

F: "Hyunjin hani uyuyordun!"

Aldığı temaslar onu heyecanlandırırken kaçmanın bir yolunu arıyordu çaresiz beden.

H: "Uyuyorum zaten. Ben uyur öperim bilmiyor muydun?"

Küçüğünün kıkırdayarak güldüğünü duyduğunda gözlerini kapattı ve onun güzel sesinin kulaklarını okşamasına izin verdi.

Sıkıca sarıldığı bedeni biraz daha kendisine doğru çekti. Onu göğsüne sokmak istiyordu. Geceden sonra daha da şiddetlenmişti hisleri. Artık fazlasıyla kıskanıyordu onu her şeyden. Her saniye yanında olmak istiyordu.

F: "Hyunjin hala uyuyorsun değil mi?"

H: "Bebeğimden gelen sonraki bir emre kadar uyuyor olacağım"

Felix memnun bir şekilde gülümseyerek küçük ellerini beline sarılı olan Hyunjin'in ellerinin üzerine yasladı. Ona her dokunuşunda soğuk elleri ısınıyordu.

F: "O zaman uyuyor olan Hyunjin'e bir şey sormak istiyorum"

Büyük beden dudaklarını tekrar küçüğünün ensesine bastırdı ve dolgunluklarını onun teninden uzaklaştırmadan onu onaylayan mırıltılar çıkardı.

F: "Hoşuna.. gitti mi? Yoksa.."

Felix'in daha fazla konuşmasına izin vermeyerek sesli bir şekilde dudaklarını onun ensesinden uzaklaştırdı ve kulağına doğru yaklaşarak fısıldadı.

H: "O kadar çok hoşuma gitti ki Felix. O kadar mükemmeldi ki düşünmek bile beni mahvediyor."

Sevgilisinin boğuk sesini ve sıcak dudaklarını kulağında hisseden Felix dudaklarını birbirine bastırarak gülümsedi. Kendisini güçlü ve özgüvenli hissediyordu.

H: "Artık uyanabilir miyim?"

Felix hemen başını hayır anlamında salladı. Hala Hyunjin'in yüzüne bakacak kadar toparlamamıştı kendisini.

H: "İyi misin güzelim? Bir sorun yok değil mi?"

Felix gözlerini huzurlu bir şekilde kapatarak derin bir nefes aldı. Kendisini hiç bu kadar harika hissetmemişti.

F: "Çok iyiyim. Sadece.. birazcık karnım ağrıyor"

Hyunjin sevgilisinin beline sarılı olan ellerini aşağı doğru indirerek iki elini de karnına ve kasıklarına bastırarak sıcak bir şekilde masaj yapmaya başladı.

Daha da mayışan beden hoşuna gittiğini belli eden mırıltılar çıkardı. Hyunjin'in dokunuşları altında eriyip gitmek hoşuna gidiyordu.

Beline sarılı olan eller onu yavaşça kıpırdattı ve kendisine doğru çevirerek bu sefer ellerini sırtına sardı.

Gözleri kapalı olan beden ise ne olduğunu bildiği için gözlerini daha da sıkı kapattı. Açarsa yanakları domates gibi kızaracaktı.

Dudaklarının üzerinde Hyunjin'in dudaklarının baskısını hissettiğinde biraz daha sokuldu onun göğsüne ve dudaklarını aralayarak sevgilisine alan açtı.

Lakin Hyunjin öpücüğü kısa tutarak istekli dudaklardan ayrıldı ve Felix'in kısıkça açık olan gözlerine baktı gülümseyerek.

H: "Kahvaltı yapalım güzelim saat geç olmadan"

Küçük olan gözlerini tamamen açarak başını onaylar anlamda salladı. Zaten açlıktan ölüyordu ama ondan önce konuşmak istediği bir şey vardı.

F: "Hyunjin.."

H: "Söyle bir tanem"

Felix gülümseyerek sıcacık kolların arasına biraz daha kedi gibi sokuldu ve burnunu Hyunjin'in burnuna sürterek konuştu.

F: "Jisung ve Minho'ya da söyleyeceğim. Onlar da yakın arkadaşım ve bilsinler istiyorum"

Hyunjin gururlu bir şekilde gülümseyerek küçük çilli buruna öpücük bıraktı. Miniğinin sonunda kendisini başkalarına açmaya hazır olduğunu görmek o kadar gururlandırmıştı ki onu.

H: "Saklayacak bir şey yok zaten güzelim. Onlar seni her zaman sevecek buna eminim"

Felix başını onaylar anlamda sallayarak kollarını usulca Hyunjin'in boynuna sardı.

H: "Söyle bebeğim. Kime istiyorsan söyle. Herkese söyle. Olur da seni hor gören olursa karşısında beni bulacaktır. Sadece beni de değil miniğim babanı, Minho'yu, Jisung'u.. sıkıyorsa bize de karşı çıksınlar bakalım"

Felix kıkır kıkır gülerken gözlerinin dolmasına engel olamıyordu. Saklayacak, utanacak ve korkacak hiçbir şeyi yoktu. Bunu yeni anlıyor olmak onu üzüyordu. Ama artık güçlü bir şekilde herkesin önünde durmaya hazırdı. Üstelik onu seven bunca insan varken.

F: "İyi ki varsınız"

Hyunjin kollarını küçüğünün beline sıkıca sararak doğruldu ve koltuktan kalkarak sevgilisini kollarının arasına aldı.

Mavi pijamasının üzerinde belini sıkıca saran kumaş parçasını daha yeni farketmişti.

F: "Hyunjin bu ne?"

Şaşkın beden sorusunu sorduğunda Hyunjin mutfağa doğru ilerledi ve Felix'i tezgahın üzerine bırakarak gülümsedi.

H: "Birkaç gün sıcacık olman gerekiyormuş bebeğim"

Felix tatlı bir şekilde kahkaha atarak beline sıkıca bağlı olan kumaş parçasına baktı. Hyunjin onu fazlasıyla düşünüyordu. Ki onun bile bilmediği şeyleri araştırıp öğreniyordu. Sevmek buydu işte..

F: "Beni kendimden kurtardığın için teşekkürler Hyunjin"

Belki karşısına Hyunjin hiç çıkmasaydı hayatı kendisinden iğrenmekle geçecekti. Belki de üzerindeki baskı onu zor ameliyatlara girmeye mecbur bırakacaktı.

Ama Hyunjin en mükemmel zamanda çıkagelmişti onun hayatına. Bırak ona kendisini sevmeyi öğretmeyi, onun kalbini bile sevgisiyle iyileştirmişti.

Şimdi Felix ne kadar nefessiz kalsa bile umrunda değildi. Yanında Hyunjin olduğu sürece..

________________

Bitti..

Umarım kitabın ne kadar önemli olduğunu anlamışsınızdır. Bir yıldan fazla bir süredir taslaklarımda duruyordu. Yayınlayacak gücü bulamıyordum kendimde çünkü fazlasıyla hassas bir konuydu.

Umarım ki iyi bir şekilde bitirmişimdir sizin gözünüzde de. Umarım bu bebeğimi de sevmişsinizdir.

Özel bölümlerde ve başka kitaplarımda tekrar buluşalım BLUEES'lerim 🦋

Beni takip etmeyi unutmayınnn ♥️

İnsta: @\keenblues

Bölüm sonu

22 yorum