İyi Okumalar 🦋
______________
~felix~
Üzerimden çıkardığım kirli kıyafetleri zar zor Hyunjin'den aldığım poşetin içine koydum ve aynada kendime baktım. Kıyafetlerimi hemen makineye atıp yıkayacağını söylemişti. Bu kadar düşünceli olması o kadar güzeldi ki..
Ama ben daha o kadar rahat değildim yanında hala fazlasıyla utanıyordum...
Dağılmış saçlarımı düzelterek üzerime fazlasıyla bol olan sweatshirtün eteklerini kaldırdım ve eşofmanımın düğüm attığım iplerine baktım. Başka türlü belimde durmuyordu.
Üzerimin de düzgün olduğuna emin olduktan sonra kıyafetimin yakalarını kaldırarak kumaş parçasının üzerine çökmüş Hyunjin'in kokusunu içime çektim. Çok güzeldi.. ona sarılıyormuşum gibi hissediyordum.
Daha fazla oyalanmamak için elimi çabuk tuttum ve kendimi çok kaptırmamaya çalıştım. Zaten uzun süredir tuvalette işlerimi halletmeye çalışıyordum.
Elimi kapının koluna attığımda gergin bir nefes aldım. Bizi uzun bir konuşma bekliyoru ve ben çok heyecanlıydım. İlk defa açık açık her şeyi konuşmaya hazırdım.
Kolu çevirerek kapıyı açtım ve şaşırmış bir şekilde karşımda dikilen uzun bedene baktım. Tanrım.. asker gibi dikilerek tuvaletten çıkmamı mı bekliyordu?
H: "Bir şeye ihtiyacın var mı?"
Gülümseyerek başımı hayır anlamında salladım ve daha fazla gözlerinin içine bakamadığım için bakışlarımı ellerime indirdim. Kıyafet bol olduğu için parmaklarım gözükmüyordu.
H: "Şöyle düzeltelim"
Onun kıyafetinin içinde kaybolan elimi kendi ellerinin arasına alarak kaldırdı ve kıyafetin kolunu bileğime gelecek şekilde katladı. Aynı işlemi diğer koluma da yaptıktan sonra ellerini omzuma yaslayarak bakışlarımı üzerine çekti.
H: "Benim kıyafetlerimin içinde ayrı bi güzelsin"
Duyduğum kelimeler utançla kızarmama neden olurken gülümseyerek başımı aşağı indirdim gözlerimi kaçırmak için. Beni heyecanlandırıyordu. Hem de fazlasıyla.
Şu an her şey rüyaymış gibi hissettiriyordu...
Omuzlarımda duran ellerini sırtıma indirerek elini sırtımda gezindirdi ve yürüyerek beni de kendisiyle birlikte ilerletti.
Hyunjin koltuğa oturduğunda ben de onun yanına geçerek oturdum ve karnımdaki ağrı azıcık da olsa dindin diye dizlerimi göğsüme çektim.
Boğazını temizlediğinde konuşmak istediğini ama nasıl başlayacağını bilmediğini anlamıştım. Bende de durum aynıydı. Ama öncesinde yanlışımı düzeltip ona her şeyi anlatmam lazımdı.
H: "Evde ağrı kesici var eğer istersen. Ya da başka bir şeye ihtiyacın varsa söyleyebilirsin."
Ben daha konuşamadan o hızlıca kelimeleri dizmeye başlamıştı bile. Nasıl davranacağını, ne yapacağını bilmiyor oluşu aşırı tatlıydı. Ama bu benim hayatımın bir parçası olmuştu. Artık alışıktım bu duruma, her ne kadar istemesem de.
H: "Belki sıcak bir şeyler içmek istersin? İyi gelir mi? Yapayım mı?"
Gülümseyerek yan döndüm ve sırtımı koltuğun koluna yaslayarak az önce Hyunjin'in katladığı kıyafetimin kollarıyla oynamaya başladım.
F: "Doğduğumdan beri böyleyim.."
Nereden anlatmam gerekiyordu ya da nasıl başlamalıydım hiçbir fikrim yoktu. Sadece içimde birikenleri anlatacaktım ona.
F: "Annemin çocuğu olmuyordu. Zor da olsa tüp bebek yaptırmışlardı ve düşük riski çok fazla olmuş. Bilinçsiz bir doktor yüzünden annem fazla hormon takviyesi almış düşük yapmamak için.."
Durmadan her şeyi anlatmak, bugün tüm bu yüklerimden kurtulmak istiyordum. Bakışlarımı kaldırıp Hyunjin'in tepkisine bakamıyordum bile.
F: "Yanlış tedavi sonucu erken doğmuşum. Ciğerlerimi doğum öncesi ilaçla açmayı başarmışlar ama kalbim tam gelişmediği için ölmek üzere doğmuşum. Tabii tek yan etkisi bu da değildi..."
Gözlerimden bir damla yaş üzerimdeki sweatin koluna damlayıp orada iz bıraktığında sanki onu temizleyebilecekmişim gibi silmeye çalıştım.
F: "Çift cinsiyetle doğmuşum"
Sesim giderek daha da kısılıyordu. Anlatmaktan korktuğum konulara geldikçe susmak ve zamanı geri almak istiyordum.
Gergin bir şekilde parmaklarımla oynamaya başladığımda görüş açıma Hyunjin'in elleri girdi. Hala başımı kaldırıp da gözlerine bakacak cesaretim yoktu.
Uzun parmaklarını usulca elimin üzerinde gezindirerek birbirine dolanmış parmaklarımı açtı ve iki elimi de kendi elleri arasına alarak okşamaya başladı.
Böyle yapması bana o kadar cesaret veriyordu ki.. ama hem de kendime kızmama neden oluyordu. Onu da endişelendirmiştim her şeyi saklayarak.
F: "Ama yani kötü olan.. yani kötü bir şekilde"
Nasıl açıklayacağımı bilmiyordum. Cümlelerim yarım yamalak kalıyordu. İçimde saklamaya çalıştığım hıçkırıklarım konuşmama izin vermiyordu.
Tek elini elimden uzaklaştırarak işaret parmağıyla baş parmağını çeneme sardı ve başımı yukarı kaldırdı.
Onun hareketlerine ayak uydurup başımı kaldırmış olsam da hala gözlerine bakmıyor bakışlarımı kaçırıyordum ondan.
H: "Kötü olan ne Felix?"
F: "Yani farklı türleri var.. sadece hormon bozukluğu olanlar, ya da sadece belli bir yaşa kadar geçecek olanlar var. Ama bende kötüydü işte."
O da benim gibi koltukta yan dönerek bağdaş kurdu ve bana daha çok yaklaştı. İkimizin de dizleri birbirine temas edecek kadar.
H: "Hala kötü olanın ne olduğunu anlayamadım"
Çeneme sarılı olan elini kendi elimle tutarak uzaklaştırdım ve tekrar başımı öne doğru eğdim. Çok zordu.
Konuşmak istiyordum ama olmuyordu. Sanki kötü bir kabustaydım. Ne kadar çığlık atsam da sesimin çıkmayacağı o kabuslarda.
F: "Bende hem hormon olarak hem de görünüş.. yani organlar farklı. İki cinsiyetin de.."
Sona doğru sesim kısıldı ve son cümlemi tamamlamadım. Tamamlamak istemedim. Yapamadım.
Benim onun yüzüne bakmayacağımı anlamış olacak ki eğilerek yüzüme bakmaya çalıştı.
H: "Bu yüzden mi benimle sevgili olmak istemedin?"
Çok basit bir şeymiş gibi soru sorduğunda cevap verecek kadar cesaretli değildim. Sadece başımı sallamakla yetindim.
H: "Yani tek sorun bu? Yoksa benimle sevgili olurdun? Beni seviyorsun?"
Tekrar başımı sallayarak onu onayladığımda kalbim bu sefer sırtımda atmaya başlamıştı. Aniden iki sıcak elini de yanağımda hissetmem hiç de yardımcı olmamıştı durumuma.
Başımı kaldırarak yanaklarımı okşadı. Bu sefer iki eliyle de tutuyordu beni gözlerimi kaçırmamam için. Ama haberi yoktu ki kalbim patlamak üzereydi.
H: "Felix, ben sen öleceksin diye kaç gecedir uyumuyorum. Gerçekten sadece bunun için mi?"
Gözlerimden sakince akan yaşları baş parmağıyla temizledi. Gerçekten utanıyordum. Ama onun da beni anlaması gerekiyordu. Bu kolay bir şey değildi.
F: "Ben farklıyım Hyunjin. Vücudum farklı ya beni istemezsen"
H: "Bunun benim sana olan hislerimle hiçbir alakası yok ki sulu göz. Söyle bakalım bir kolum olmasaydı, ya da fazladan parmağım olsaydı beni sevmez miydin?"
Örnekleriyle dudaklarımı büzerek gözlerimi kaçırdım. Tamam mantıken aynı şeydi ama işte o kadar basit değildi.
F: "Tabii ki severdim Hyunjin ama bu böyl-"
H: "Öyle ya da böyle Felix ben seni seviyorum. Sen olduğun için. Geri kalanı umrumda değil. Benimle uzun bir ömür geçirebilecek kadar sağlıklı olduğun sürece"
Gözlerimi, ağlamamı durdurmak için kırpıştırdım ama daha fazla akıyordu yaşlar. Durduramıyordum kendimi. O, gerçekten mükemmeldi.
Ellerimi kaldırarak yanaklarımı saran ellerinin bileğine sardım ve soğuk parmaklarımın sıcak tenine temas ederek ısınmasına izin verdim.
F: "Ben de seni seviyorum Hyunjin. Hem de çok seviyorum. Sen beni istemezsin diye ben öyle dedim. Yoksa asla öyle şeyler demek istemezdim"
Ağlayarak konuştuğum için şu an fazlasıyla çirkin gözüktüğümün farkındaydım ama içimdekileri dökmek o kadar güzel bir histi ki. Tamamen hafiflemiştim.
Üzerime doğru biraz daha eğilerek alnını alnıma yasladığında ağlamamı da durdurarak nefesimi tuttum. Bu kadar yakın olmak çok gericiydi.
H: "Biraz kırıldım dediklerine. Ama telafi etmenin bir yolu var"
Başımı onaylar anlamda salladım hızlıca ve burnumu çektim. Kötü şeyler söylemiştim ve telafi etmeyi çok isterdim.
Başımla onu onayladıktan sonra sıcak ellerini yanaklarımdan uzaklaştırarak ayağa kalktı ve üzerime doğru eğilerek bağdaş kurduğum bacaklarıma sardı ellerini.
H: "Uzat bakalım bacaklarını"
Şaşkın yüz ifademle ona bakarak bacaklarımı uzattım ve koltuğun diğer tarafındaki yastığı alarak arkama yerleştirmesine izin verdim.
H: "Uzan ki yanında bana da yer kalsın"
Başımı kaldırarak önümde dikilen uzun bedenine baktım. Yanlış mı duyuyordum?
H: "3 gecedir gram uyumadım Felix. Sana sıkıca sarılarak tatlı kokun eşliğinde uyumak istiyorum"
_________________
Sonra da sikişin taam mı?




