İçeriğe geç

OTEL AŞKLARI VE CİNAYET

Bölüm 2 · 9 dk okuma

OTEL AŞKLARI VE CİNAYET

Bölüm 2

Bölüm 2: Bir Kadının Peşinde

Adresi almış olduğu Cesur Magazin Kanalının görkemli binasının önündeydi; Bina dışarıdan parlak beyaz kırmızı dalgalarla çevrili bir panoya sahipti bu panonun genç yaşlı herkesin içini kıpır kıpır edeceğini düşünmüşlerdi; Yerde ise kırmızı ve beyaz çizgilerle süslenmiş bir halı vardı. Hızlı adımlarla Derya Denizin olduğu odayı bulmak için merdivenleri ikişer ikişer adımlarla çıkıp nerede olduğunu öğrenebileceği bir masanın önüne gelmişti; Masanın karşısındaki adam telefonla görüştüğü için onu farketmemişti; Beklemeye başladı; Ama konuşmanın uzun süreceğini düşünüp ona yardımcı olması için "Bayım bakar mısınız acaba " dedi; Adamda telefonun ahizesine elini kapatıp biraz öfkeyle karışık bir vaziyette "NE VAR " dedi Adam da "ben Derya Denizi soracaktım ? Dedi ama resepsiyon görevlisi onu pek ciddiye almayınca "onunla konuşmam gereken önemli bir konu var bir arkadaşınız gelmiş diye söylerseniz çok sevinirim. " dedikten sonra adam ısrarlara dayanamayıp Derya Denizi aradı " Derya hanım burada sizinle görüşmek isteyen biri var kendisi çok ısrarcı" demiş ama Derya Deniz onu reddetmişti; "Çünkü tanımadığı kişilerle görüşmediğini söyledi; Deyince adam daha fazla dayanamadı;

"Lütfen Derya hanımın oda numarasını söyler misiniz ? diye sordu; Ama adam öfkeli bakışlarından korkup güvenmemiş sessiz kalmayı tercih etmişti; Onun yerinde kim olsa güvenmezdi; Israrlara daha fazla dayanamayıp güvenlik güçlerine haber verdi; Biraz sonra uzun boylu kaslı vücutları ve düzgün fizikleri ile iki memur önüne dikilmişler kendi isteği ile çıkmasını bekliyor gibiydiler; Olanlardan sonra yapamayacağı tek şey güvenlik güçlerine sorun çıkarmak olacak yeri geldiğinde aklını kullanıp sakin kalabilme yi çok severdi; Böylece akıllı ve yerinde kararlar verir; En az zararla işin içinden sıyrılır -dı hem insan hatalarından ders almayı bilmeli ona göre kendine çeki düzen vermeliyim derdi; Güvenlikten birine yaklaşıp "Peki gideceğim ama kendisine bir not ulaştırabilirmisiniz ?"

Güvenlik onun alçak gönüllü ve anlayışlı olmasından ötürü hiç düşmeden; " Tabiki ulaştırırım beyefendi siz söylenecekleri buraya yazın yeterli; " deyip sessiz kaldı; Eline verdiği kağıda ismini ve telefon numarasını yazmıştı; Böylece olanlar hakkında detaylı bir çok şey öğrenebilecek hiçbirşey havada kalmayacaktı; Ulaştıracağım sözünden sonra sakince geldiği gibi çıkıp gitmişti; Oteli kaç gündür başıboş bıraktığının farkındaydı bunu yapmasının yakışık olmayacağına karar verip otele yuvasına dönmek için bir taksi çevirdi; yarım saat süren bir yolculuktan sonra otele gelmişti; Otelden içeri girer girmez resepsiyonda bulunan telefonun sesi kulaklarında yankılandı; İçinde korku ile karışık bir merak vardı; Akşamın bir vakti arayan kim olabilirdi; sesindeki tizliği düzeltmek için hafif bir öksürükten sonra " Buyrun ben otel çalışanı Faysal Bülbül " dedi sonra karşı taraftaki kadın sesi " beni tanımadınız mı diye sorunca " Hayır diye net bir cevap verdi. Sonrasında ne söyleyeceğini merakla beklemeye başladı; "Faysal bey benim ben Derya Deniz deyince Faysal öfkelenmiş ama yinede olacakları beklemek için ağzını açmamıştı; Hem kendisi arasın diye ona numarasını bırakmıştı; Ama bu kadar çabuk olacağına kendisi de inanmıyordu; " Aslında ben sizinle gerçekleri konuşmak istiyorum; diye söyledi size bir iş teklif edeceğim ve bu işte beraber hareket edeceğiz dedi; Sonrasında Faysal ne olabilir ki deyip iki dirhem bir çekirdek vaziyette hazırlandı başında kırmızı bir şapka ve üstünde ise beyaz bir takım elbise vardı; Ayakkabıları da siyah rugan dı onu tanıyan tanımayan herkes bu durumuna eriyip bitiyor bir bakan birdaha bakıyordu. Nasrettin hocanın kürke hürmet meselesi hiçbir zaman değişmeyeceğini gösteriyordu. Kadının yani Derya Denizin yanına sonunda gelmiş pastanenin kapısından içeri girdikten sonra kızıl bir alev gibi yanan elbisesi ile gözleri kamaştıran Derya Deniz bütün ihtişamıyla karşısında duruyordu. Yanına yaklaşıp hemen selam verdikten sonra oturduğu yerde biraz soluklanıyordu; Çünkü Olanların heyecanıyla ne ara giyinip buraya gelmişti; Bunu kendisi de bilmiyordu. "Nasılsınız Derya hanım dedikten sonra ne konuşacaksınız can kulağı ile dinleyeceğim dedikten sonra beklemeye başladı; Derya limonata sından bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı;

"Bizim o gün otel de karşılaştığımız adam zengin bir iplik fabrikasının müdürü serveti o kadar fazla ki neredeyse bütün şehir ondan alışveriş yapıyor; Eğer sen o gün karşıma çıkmasaydın ben onu kandırıp paralarını hiç edecektim; Ama merakın yüzünden şimdi beraber çalışmak istiyorum. " Ve gayet yakışıklısın da böylece senden kimse şüphelenmez biz bir dahaki sefere kendimizi iki aşık gibi veya kardeş gibi tanıtıp birçok kişinin parasını alacağız; " " Benim böyle bir şeyi kabul edeceğimi nasıl düşünebilirsiniz siz kafayımı yediniz diye öfkelenmişti. Diğer söylenenleri dinlemeye gerek duymadan cebinden çıkardığı parayı masaya bırakıp aceleyle çıktı; Derya ise arkasından " Ay şaşırdın mı sen be adam ne oldu şimdi" diye anlamaya çalışarak konuşuyordu; Ama kendisi de yaptığı bu teklifin yanlış olduğunu bal gibi biliyordu; Ama hayatı boyunca başka iş denemediği için bundan başkasını gözü kesmiyordu; Hem alışkanlıktı bir kere ne kadar uzak kalmaya çabalasada bunda pek muvaffak olmamıştı; Sırtına siyah kürklü montunu geçirdikten sonra Faysal ın peşinden koşuyordu; Ayağındakiler topuklu siyah deriden ayakkabılar olduğundan ona yetişmesi çok zor görünüyordu; En sonunda yetişemeyeceğini anlamış; " Dur bakalım sana yetişmeme izin ver diyerek kendisini beklemesini istemişti; Faysal'ın çok kötü bir huyu olduğundan konuşma bitmişse bitmiş demekti inatçılığı keçiyle yarışırdı; Şimdi Derya Deniz onu ikna etme çabalarının sonuçsuz kaldığını anlamış vazgeçmişti. Kendini yoluna giderken son bir kez seslendi "eğer benimle çalışırsan otelde çalışmana gerek kalmayacak rahat bir hayat yaşayacaksın;" Ama Faysal bunu istemiyordu; Dürüst bir hayat istiyordu; Kendi yağında kavrulmak sözü onun için söylenmiş olmalıydı; "Beni rahat bırakın hanımefendi ben sizinle görüşmek isterken normal bir sohbet umuyordum; Ama siz beni suça teşvik ediyorsunuz." Bunları söylerken artık hislerinde de bir soğuma olmuştu. Kötü bir insanla görüşemez- di İçi rahat bir şekilde oteline doğru yola çıktı; Derya ise gecenin karanlığında buğulu gözlerle onun gidişini izliyordu. Ama bu işin peşini bırakacak biri değildi; Ortağını bulmuştu; Şimdi kendinden hiç beklenmeyen bir şeyi yapmış Faysal'ın nerede yaşadığını öğrenmek için onu gizlice takip etmişti; Bunu neden yapıyordu; Hayatında heyecan mı eksik diye düşünüyordu; Ama herkesin bir ortağa ihtiyacı olduğuna inanıyordu; Yoksa tanımadığı bu adama hayranlık mı duyuyordu; Kafasındaki sesleri susturmaya karar verdi. Daha iki gün önce suçladığı biriydi; Derya ben yoksa şıpsevdi miyim diye kendinden emin olamıyordu; Yine şu saçma fikirlere kapılıp ilk amacından sapıyordu ki kızım kendine gel sen Derya Denizsin diyerek kendine hafifçe vurdu; Heyecanı azalmıştı; Ama yinede soğuk, soğuk terler döküyor du elleri karıncalanıyordu; Bu saçma heyecanıyla beraber Faysalın evim dediği yere otel'e gelmişti; Bu adamın sorunları olduğu kesindi daha bir iki gün önce buradan kaçırılmıştı; Ama yinede pervasızca otelin kahverengi kumaş koltuğuna kurulmuştu; Sessizce otururken masanın üstünde yarım bıraktığı bulmacası duruyordu; Eline alıp çözmeye başladı; Kana kırmızı rengini veren madde yukarıdan aşağıya 10 harf ortaokuldaki fen bilgisi kitabından aklında kaldığı şekilde alyuvarlar olarak yazmıştı; Sonunda sıkılıp kalem ve bulmacayı masaya bırakırken otelin kapısı aralanmış heyecanı yüzünden okunmuştu; Ama gelen ondan başkası değildi; Derya Deniz "sen yine mi geldin ? " derken hafifçe sırıtıyordu; "Seninle çok iyi ortak olacağımızı düşünüyorum; Gel teklifimi kabul et derken küçük bir tebessümü de ihmal etmemiştir. Faysal söze girerek" İlk konuşmak istediğimde ben size karşı bir hayranlık besliyordum. Ama bu ısrarlarınız ve yanlış iş teklifiniz beni soğutmaya yetti artık benden uzak durmanızı rica edeceğim; Diyerek gitmesini söylesede kadın ikna olmamıştı; " İlk ve son bir iş sonra sizi asla rahatsız etmeyeceğim Faysal bey bundan emin olabilirsiniz; " " peki kabul etmezsem ne olacağını öğrenebilir miyim? " "Hergün ısrarla otelin kapısına gelmeye devam edeceğim den emin olabilirsiniz; Çünkü bu ortaklığa ihtiyacım var." " peki ben size bir miktar para versem bu işi yapmaktan vazgeçer misiniz ? "

Kadın biraz düşünüp kabul edecek gibi oldu; Ama kesin bir kararlılıkla;

" Hayır kabul edemem." diyerek reddetti hem ben sizden para istemiyorum. " Ee sorun para değilse ne istiyorsunuz o zaman diyerek işin iç yüzünü öğrenmek istedi; " Ben sizde farklı bir şeyler görüyorum; Geçmişte çok kırılmış ve duygularınızı dışarı kapattığınızı o yüzden kimseye güvenmediğini düşünüyorum; " Biraz sessiz kaldıktan sonra " öyle olsa ne olacak diyerek ben suça bulaşmak istemiyorum; Siz duygulardan bahsediyorsunuz nasıl konudan konuya geçiş yapıyorsunuz anlamıyorum sanırım kafanız çok dağınık benim sade yaşantımdan uzak durmanızı isteyeceğim; Bunu yapabilir misiniz hanımefendi ? " Bence deneyin yoksa bu işin sonu hiç iyi olmayacak sizi polise şikayet edeceğim; " Dedikten sonra Derya söylenenlere hiç ikna olmamıştı; Biraz sonra yapacağı şey de bunun en büyük göstergesi olacaktı zaten " Beyefendi boş odanız var mı ? "Bu ne demek tabiki var; Bir aylığına kiralamak istiyorum; Bu süre zarfında ise şunu düşünmenizi istiyorum; " Eğer dediğimi kabul etmeseniz otele geri döndüğünü zü kaçtığınız yere haber vereceğimden emin olabilirsiniz. Zaten benim pek kaybedecek birşeyim yok artık gerisini siz düşünün " "Bunu neden yapıyorsunuz ? " Sizinle beraber çalışmak istiyorum ve çok işime yarayacağını düşünüyorum;" "ne yani beni kirli oyunlarınıza emel etmek için mi peşimde koşuyorsunuz?

" Evet öyle de denebilir ama ben sizden uzaklaşmak istemediğimden beraber çalışmak istiyorum; " Bu biraz erken bir itiraf olmadı mı sizce de ? " Bu söylediklerim her tarafa çekilebilir ucu açık söylemler o yüzden pek birşey umut etmemenizi rica edeceğim. " Peki gelelim asıl soruya bu adamı tanıyorsanız neden ilk gördüğünüzde tanımıyormuş gibi yaptınız ? " Hayır tanımıyorum; " "Nasıl yani ?" Ben onun bir iplikçi fabrikası olduğunu gazeteden okudum. Ve bu zenginlikte olan birinin yanında güçlü adamları olacağını hesaba katmadım; İşte burada hata yapmıştım; Daha iyi bir araştırma yürütmeyi başarabilseydim şu an bu anlaşmayı yapmak zorunda kalmayacaktım; Parayı alıp çoktan kaçmıştım; " "Ee bu adam seni niye yakalanmadı da sadece benim hayatım tehlikeye girdi; "Aslında seninle görüşmeye gelmeden onun yanındaydım; Sen bu adamı tanımıyorsun değil mi ? " Yok be kuzum ne tanıması dedim ya sana gazete'de gördüm; Araştırdım biraz o kadar o gece senin oteline ilk ben geldim böyleyece yerleşeceği odayı görecek parasını çalacaktım. Ama senin cengaverliğin tuttuğu için kavgaya tutuşmak zorunda kaldık;" "Ee sen beni yakalattın ? " " o zaman öyle yapmam gerekiyordu yoksa kendimde yakayı ele verecektim; Tanımadığım birini ateşe atmak daha cazip geldi." Peki şimdi tanıyorsun ama yaptıklarından sonra sana nasıl güvenebileceğimi söylermisin ? " "Kimse yeni tanıdığı birine güvenmemeli yani ben olsam güvenmezdim; Bunu açıkça söyleyeyim ; " Ama sen ben değilsin mi diyeceksin? " Ve bu tatlı sözlere inanmanı umacağım" derken hafif bir kıkırdamıştı; Ama bunu duymazdan gelmeye karar verdi. Böylece bu kadınla sonunun nereye gideceğini yaşayarak tecrübe edebilecek ti; Hem durgun hayatına bir heyecan gelecekti; Başına bela olduğunu düşünüyordu; “Peki bunun karşılığında iş bittikten sonra benden uzaklaşmanı isteyeceğim sen çok belalı bir kadınsın seninle karşılaşan belayla kardeş olmuş gibi oluyor hayatımda bu kadar aksiyonu sadece film izlerken yaşayan ben şimdi neler neler düşünür hale geldim.” Tabi ki nasıl dersen öyle olsun bana sabrediyorsun sonuçta kolay değil. “ Bir de bana sor hadi şimdi mi başlıyoruz ilk hareketimiz ne olacak “ “ Aa biraz yavaş ol ya yarın sabah güzel bir plan yapalım Faysal sonrasında o plandaki gibi hedefimize ulaşalım; “ Ee tamam patron sensin sonuçta hemen bitsin kurtulayım da senden;” “ O kadar çok mu istiyorsun ya benden kurtulmak öyle birşey söylüyorsun ki kendimi olmaması gereken bir hastalık gibi hissetmeye başladım; “ “Estağfirullah ben bu sıkıntılı işler bitsin istiyorum yoksa seninle olan muhabbetim hoşuma gidiyor deyince bu kez ikimiz de gülmüştük ; “ Hayatım da hiç bu kadar mutlu olduğu başka bir an yoktu; “ Sanki Faysal In yanında çocukluğuna masumiyetine kucak açıyor iyi şeyler yapıyor gibi hissediyordu. Ama yaptığı iş bir suçtu ve bu yapılmaması gereken kötü bir şeydi; Faysal bu işten sonra kendine çeki düzen vermeye çalışacağına dair söz vermişti; Ama ne olacağını kim bilebilirdi; Uçuk kaçık bir hayata Derya Deniz,i yanına aldığında bodoslama olayın içine dalıyor bunu yaparken korkunun zerresini hissetmiyordu; Aşkın insana güç verdiğini onu gördüğü ilk an anlamıştı; Ama ona kapılırsa başına birşey geleceğinden de korkmuyor değildi; Ama şimdilik olacakları kabul etmek zorunda böyle yaşamaya alışmalıyız dedi içinde bir volkan yanıyordu; Bir kadının aşkı bir erkeğin aklını almaya yeten tek şey olabiliyordu ; Bunu yaşayarak öğrenmişti;

Bölüm sonu

1 yorum

  • Yeni tanışmış iki insan olmalarına rağmen birbirlerine çok fazla duygu yüklüyorlar ileride üzülecekler gibi bi vibe aldım