Otelin İki taraflı sarı parlak camlı giriş kapısının önünde duran resepsiyon görevlisi çok heyecanlıydı; Çünkü bugün işte ilk günüydü bir akrabasının onu çağırmasıyla sokakları boş kasabasından gözlerini kamaştıran bu şehre gelmişti; Uzun boylu esmer tenli ve çokça güler yüzlü bir beyefendi edası vermekten geri kalmazdı. Bir gece her zamanki gibi çayı demlemiş ince belli bardağına doldurduktan sonra içine attığı limon ile küçük bir yudum alıp tabağa geri bırakırken kapı aralanmıştı. İçeri giren kadın 20'li yaşlarının başında sarı saçlı gayet alımlı ve gözleri yeşil tırnakları bakımlıydı; Elindeki gazetenin ekonomi kısmını görünce otel sahibi konuşmadan durmamıştı; "Siz de mi hisse senedi yatırımı yapıyorsunuz diye sordu ? "
Kadın hiç duymamış gibi başını çevirip "ne söylemiştiniz ?"
Otel sahibinin keyfi kaçmış sessiz kalmayı tercih etmiş; Konuyu başka bir yere çevirmişti;
"Tek başınıza mı kalacaksınız ?" 11 numaralı odanın anahtarını parlak cilalı tahta masaya bırakmıştı; kadın anahtarı ellerinin arasına aldıktan sonra bir deste parayı masaya bırakmayı ihmal etmemişti; Sonra uzun adımlar ile merdivenleri çıkarken saçları rüzgarda uçuşuyor adama aşkı hatırlatıyordu. O yukarı çıktıktan beş dakika sonra bir isteği varmı diye sormak için ben de yukarı çıkmıştım; Kapıyı çalmadan önce kıyafetlerime çeki düzen verdim;
" Müsait Misiniz bir isteğiniz var mı diye sormak istedim? ; Bir de elektrikler kesilirse diye bir mum getirmiştim; " Kadın hiç ses çıkarmadan kapının sürgüsünü açıp " teşekkür ederim bayım iyi geceler. " Size de bayan deyip aşağı kendi odamın bulunduğu alana doğru gitmiş içeri girmiştim; Çünkü bu saatten sonra kimsenin gelmeyeceğini düşünüyordum; ki İçeriye 70 li yaşlarda kahverengi paltosu ve beyaz gömleği siyah şapkası ile bir iş adamı havası veren gayet dinç biri girmişti; " Burada kimse yokmu. " Diyerek seslenince yardımcı olmak için koşarak resepsiyon konsolunun arkasına geçtim. " Buyurun beyefendi otelimize hoşgeldiniz "
" Teşekkürler ben bir oda isteyecektim; "
"Tabi buyrun 21 numaralı odanın anahtarını uzatınca sessizce alt taraftaki odadan içeri girdi. Halinden gayet memnun görünmesi onu da mutlu etmişti; Adam yukarı çıkarken sarışın kadınla çarpışmışlardı; İkisi de birbirinden özürler diledikten sonra adam kadına "Hayatta gördüğüm en nadide çiçeksiniz" diyerek tebbesüm etmesine neden olmuştu; olumsuz bir cümle kurmamın sebebi biraz kıskanmış olmamdı; Öfkem beni ele geçirmek üzereydi. Bir erkek sevdiği kadın için ne yapabilirdi; Ama ilk önce ona olan hislerimin gerçek olup olmadığını anlamam gerekiyordu; Cesaretimi toplayıp kadınla konuşmak için odasının bulunduğu kata gitmiştim ki hiç beklemediğim bir şeyle karşılaşınca şoka uğramıştım. Kadın otele gelen yaşlı adamın odasının kapısını açmaya çalışıyordu bunu neden yaptığını ilk başta anlamamış sessizce olacakları izlemeye karar vermiştim. Kadın her zamanki gibi gayet şık siyah ve gümüş yıldızlarla çevrili bir kıyafet giymişti;. ayağındaki beyaz ayakkabılar ona bir hanımefendi edası verirken gözlerimi güzelliğinden ayırıp ne yapacağını anlamaya odaklama lıydım;Biraz sonra kapı açılmış sert bir rüzgar kadının yüzüne vurmuş olmalıydı ki sarı saçları iki yana bir kısrak yelesi gibi savrulunca heyecanı yüzünden okunuyordu. İçeri girip ne yapacağını biliyor gibi hızla dışarı çıkmıştı; Adımlarını atarken elindeki siyah bont çanta da ileri geri sallanıyordu. Merakıma yenik düşerek onu takip etmeye karar vermiştim. Tehlikeli biri olacağını varsaydığım için elimde bir sopayla gidiyordum; Beni görmediğini düşünmüştüm ama öyle olmamış koşarak otelden çıkmaya çalışıyordu. Burada benden kaçması imkansız bir şeydi yıllardır girmediğim delik keşfetmediğim otel odası kalmamıştı.. 1. kata inmeden dışarı çıkamayacağı için arka taraftaki yangın kapısından koşarak önünü kesmiştim, Peşinde koşarken spor yapmam gerektiğini söylemeye çalışıyordum. Çabuk fikir değiştirdiğim için bundan da hemencecik vazgeçmiştim. Kadının geleceği çıkışa yangın merdivenleri sayesinde erkenden inmiş onunla göz göze gelmiştim; İkimizde koştuğumuz için nefes nefese kalmıştık. Ama kadın ne yapacağını biliyor gibi eline küçük bir bıçak aldı nereden bulduğuna şaşırmıştım; Ama kendimi geriye doğru çekip sırtımdaki ceketi çıkardım. Koluma sarıp hamle yapmasını bekliyordum; Ama hamle yapmadan önce kendine çok güvendiği bir cümle kurmadan duramadı; " Seni öldürmek istemiyorum bırak elimdekilerle buradan çıkayım. Bu soyguna göz yummayacak kadar kararlıydım. Hem bir kahraman olabilirim diye düşünmeden edemezdim; Kadın bıçağı profesyonel bir şekilde üstüme savururken ben de boş bir anını kolluyordum; Bu sayede işler istediğim gibi devam edebileceğini biliyordum. Elimdeki sopayla bıçağa vurabilmek için yaptığı hareketlerin durmasını bekliyordum. Çünkü duyduğu endişe yüzünden aklını kullanmadan hareket ediyordu.Ya da ben öyle olduğunu düşünmek istiyordum; Böylece kendime daha çok güvenecek kadını alt edip parayı elinden alacağım derken 70 yaşındaki adam da otelin tuvaletinden çıkınca bizimle göz göze geldi; Kadın çok akıllı bir hamle yaparak "Bu adam oteli temizleme bahanesiyle odanızdan çantayla çıktı deyince ağzım açık kalmış söylenenleri şaşkınlıkla dinliyordum; Bir çıkış yolum olmadığını anlayınca "yalan söylüyor bayım hem sizin kapınızın önünde duran kendisi ben hırsız olsam kapının önünde ben olurdum; Diyerek haklı bir sebep sunmayı başarmıştım; Kadının güzelliği ile mest olan adam sanki beni duymuyor dünyada bir tek o kadın ve kendisi varmış gibi göz süzüyordu; "Bu yaşta ne göz süzmesi kendinize gelin bu kadın sizi güzelliği ile büyülüyor kandırmaya çalışıyor onun oyununa gelmeyin." desem de hiçbir faydasını görmemiştim. Kadın konuşmasını bitirdikten sonra yaşlı adam ani bir ıslık çalınca içeriye 5 ,10 adam birden dolmuştu; Beni kıskıvrak yakalamışlar ve söylenenleri yapmak için bekleyen er gibi sıraya dizilmişlerdi; Ne kadar ellerinden kurtulmak için çabalasamda hiçbir işe yaramamıştı; Adamlarına bunu alın ve kimsenin bulamayacağı bir yere kapatın deyince şimdi hapı yuttuğumu anlamıştı. Elleri bağlı bir şekilde uzun bir koridordan içeri girip yürümeye başladılar; Bu sırada adımlarını saymak akıl ettiği iyi bir şeydi. En az 120 adım sağa sonra 50 adım ileriye 22 adımda sola doğru yürüdükten sonra durmuşlardı; Bir anahtar şıngırtısı ndan sonra demir kapının ağırca aralanışı kulaklarını tırmalamıştı; İçeri de keskin bir koku vardı; onu öylece içeri atmadan önce kelepçeyi önden kollarıma bağlamışlardı; Aslında bundan sonra ne olacağını merak ediyor; Onun için sabırla bekliyor oteldeki sarışın yeşil gözlü kadınla tekrar karşılaşmayı umuyordu. Hem celladına hayranlık beslememiş kaç ademoğlu vardır ki şu dünyada aşk zehiri bal diye içmekti onun gözünde artık; Etrafta kelepçeyi çıkarabilmek için bir demir tel ince bir toka yada öyle birşeyler arıyordu; Çünkü hayatının baharında insan aşkı bulmuşken ölmek istemezdi; Ama unuttuğu birşey vardı; Ölmek yada yaşamak bizim takdirimizde olan birşey değildi; Allahın dilemesiyle olan birşey için ne korku ne endişe duyuyordu; Aksine hayatında hiç olmadığı kadar cesurdu; Bu fikirler kafasının içinde dönerken kelepçeyi çözmeyi başarmış; Şimdi içeriye bir bahane bulup birilerini çağırma vakti gelmişti. " BOĞULUYORUM yardım edin nefes alamıyorum" diye bağırdı. Dışarıdaki adamlar olacaklardan korktukları için kapıyı açıp adamı kontrol etmek istiyorlardı; Ama patronlarının sert mizacından da çekinmiyor değillerdi; içlerinden iki durumda da öleceğiz zaten aç bir kontrol edelim; Belki ciddi bir şeyi vardır. Patron da bize kızmaya,bilir hem bu adamın kim olduğunu tam anlamış değiliz diyerek arkadaşını kapıyı açmaya ikna etti. Bu yaptığı en büyük hatalardan biriydi çünkü bizimki de böyle bir hatayı gözle bekliyordu; Adamları bir dövüş ustası gibi haklamış darbe üstüne darbe alıp vermiş sonrasında kendisini çıkış kapısında bulmuştu; Kaç gündür burada olduğunu kendisi de bilmediği için gidecek başka bir yer bulmalıyım diye düşündü; Hem oteldeki sarışın kadın kimdi bu adam onun neyi oluyordu; Buda onun merak ettiği bir şeydi bunca olaya karışmışsa zaten onu rahat bırakmayacaklarını bilmekteydi; Hayat çok garipti daha düne kadar otelin de oturup müşteri beklerken şimdi kim olduğundan emin olmadığı kişilerden kaçıyordu; Peki bu kadın kimdi diye düşünerek gecenin karanlığında yürüyordu ona eşlik eden cılız sokak lambalarından başka kimse yoktu etrafta yada kaçarken gözü kimseyi görmemiş yanlış bir yola mı sapmıştı; Ama nereye gidiyordu ki bunu kendisi de bilmiyordu; Şimdilik bir şey bilmesine gerek olmadığını düşünerek güzel bir banyodan sonra rahat bir uyku çekmek istiyordu; Kendisininde alışkan olduğu en rahat yerlerden birine gitmeyi düşünüyordu sıcak bir duşu olan bir otelebiri girip ilk önce kendine güzel bir yemek söyledi; Dışarıda olduğu için acıkmış nereye gideceğini bilmediği için de amaç sızdı işte amacı olmayan olarak kendini düşününce bir kötü oldu; Ama sonra bir amacım var benim dedi; Sarışın kadının kim olduğunu bul yaşlı adamın kim olduğunu bul diyerek bir yandanda duşunu alıp üstüne hızlıca bir mavi gömlek ve siyah pantol geçirip otelin yan tarafında bulunan lokantadan içeri girdi; Lokantının adı huzur lokantasıydı; Ama yaşadıklarından dolayı onda huzur kalmamıştı; lokantanın kırmızı renkli kapısını aralayıp öndeki tahta sandalyelerden birine oturdu; Kendine ağzına layık bir döner söyledikten sonra lokantanın içinde bulunan televizyona gözü kaymıştı; Gördüklerine inanamıyordu; Bu nasıl olabilirdi sarışın yeşil gözlü kadın bütün endamıyla televizyon ekranını süslüyordu; Hemen televizyonunun sesini açın diye bağırmaya başladı; Garson televizyonun sesini açtığında "Bugün karşımızda ünlü model Derya Deniz var diyerek söyleyince sonunda adını da öğrenmişti. Deryanın nerede olduğunu bilmiyordu; Ama magazin kanalının adını biliyordu.





