Faysal bunu nasıl yapacağının muhakemesi içinde çırpınırken hala daha çekingen ve ürkek,ti ama yine de aşkın galip geleceği bir boş cesareti kalbinde bir kuş gibi çırpıyor kanat açıyordu; “Faysal yarın sabah benim evime gel plan yapalım diyeceğim ama yakışık almaz; O yüzden olayların başladığı güzide mekanımızda olacağız yani otelde en son buradan harekete geçeceğiz.” Bu konuşmadan sonra akşamki buluşma için heyecanlı bir şekilde oturduğu yerden kalkan Faysal evine yani oteline doğru yürüyordu; Tam o sırada otomobili ile Peşinden bir adam geliyordu; Hızlanmaya başlayınca Faysal da bunun farkına vardı; Üstüne doğru geldiğinden emindi ama düz yolda kaçacak bir yer bulamadığından yaldır yaldır aşağı doğru koşuyordu; Bu adam kimdi ondan ne istiyordu; dedikten sonra öğrenmesi gecikmedi; “ Benim elimden kurtulabileceğini mi düşünüyordun” Faysal ise sen kimsin tanımadığın bir adamın peşinden neden geliyorsun diye sordu? “ Ama kim olduğunu biliyordu; Ben ünlü iş adamı Hakan Ay şu otel de yarım kalan hesabımızı görelim; Ben Derya Denizi çok seviyordum; “ Sen mi ? “ Evet ben Derya bunun sorun olmadığını söyledi; Yaş önemli değil aramızdaki sevgi ve muhabbet önemli derdi; “Seni kandırmıştır ya Hakan bey bir kadın ya para için birliktedir yada gerçekten seviyor mudur diyorsun yani ? “ Öyle demiyorum gerçek sevgi olsa şu an yanında olur senden kaçmazdı demek istiyorum. “ Ama yine de sen olmasan benden ayrılmazdı; “ Ne ara işin ucu bana döndü ben bile onunla kavga ettim hatırlarsan cümlelerini tartarak konuşmaya çalışıyordu; Çünkü bu adamın sağı solu belli olmaz tatlı canından olabilir diye endişeleniyordu;
“Peki şimdi ne yapacağız Faysal bey kardeşim ? “ “Konuşmalarından kendisine karşı yumuşadığını ve ılımlı yaklaşacağını anlamıştı; Tabi ki aslında ilk yapmanız gereken sizi sevmeyen ve istemeyen bir kadından uzak durmak olacaktır.” “Ama nasıl duracağım bu da kalp söz dinlemiyor ki; “ Emin olun mutlu olamıyorsunuz; “Siz neden bu duruma bu kadar taktınız Beyefendi yoksa Derya,dan mı hoşlanıyorsun? “ Ben mi o kadından mı “ Neyi var gayette alımlı bir kadın Faysal bey her görenin etkilenmesi doğal gençlik heyecanı ama sonrasında pişman olacağımız şeyler yaptırabilir biz erkekler biraz keyfine düşkün varlıklarız bilirsiniz Faysal bey “ Öyleyiz ama ben yanlışlardan uzak durmayı severim aklım kaymasın diye kadınlardan uzak duruyorum ya beyefendi “ Asosyalsiniz yani ? “ Bu kelimeyi nereden öğrendiniz bir yabancı gazetesinde okumuştum; Daha doğrusu bulmaca da çözdüm; “ Ya sizde mi bulmaca çözüyorsunuz bende çok seviyorum birde sherlock holmes hayranıyım 6 ocak 1854 te Britanyalı hayali bir dedektif kendisi Arthur conan doyle'un yazdığı zeki biri maceraları çok hoşuma gidiyor hatta yenileri çıkınca bir solukta okuyorum;
“ Azizim bende çok severim seninle iyi anlaşırız biz aslında deyip kafasını bulandırmayı denedi bir an kitapların büyülü dünyasında kaybolurken neyse biz konumuza dönelim;” diyerek kendine çeki düzen verdi. Hakan cebinden çıkardığı sakızı ağzına atıp çiğnemeye başladı; Sakızın sesi onu sinir etsede ses etmemeye karar verip sustu. “ Deryayı seviyorum ama bunu ona söylemedi; Hakan yani ona bir daha yaklaşma demeyi çok istemişti Ama Derya onun hiçbir şeyi değildi; O sır olarak kendinde kalacaktı artık “ işte beni duydun Derya senden rahatsız oluyor bir daha ona yaklaşma dedi; Ama Hakan nefes alıp konuşmaya başladı; “ son bir kozum var Faysal ona hislerimi açacağım sevdiğimi söyleyeceğim senden de yardım isteyecektim aslında her zaman fikir alacak bir erkeği aramıştı; Pek anlamam bu konulardan hiç bir kıza hislerimi açmadım bugüne kadar sen bana bir iki tüyo versen bu evliliğe bir ön ayak olsan “ Faysal bu Hakan’ın başına nereden türediğini bilmiyordu; Ama sonunun ne olacağını da merak etmiyor değil di şimdi de sevdiği kadını elinden alacak diye endişelendi Hem iplik fabrikasının zengin sahibinin paralarını çalacak ve hayatına rahat devam edecekti. Ama aslında kafasında böyle birşey olmadığını herkes biliyordu; Nereden bulaşmıştı bu aşk meşk işlerine hiç kendine göre değildi; Ne güzel işinde gücünde sade bir hayatı vardı; Diye iç geçirdikten sonra sessizliğini bozup konuşmaya başladı; “ Kız seni istemiyor diyorum sen evlilikten bahsediyorsun ya” dedikten sonra derin bir nefes aldı. Gözünden yaş aktığını görünce hislerinin gerçek olduğuna inanmış kendi hislerini feda etme pahasına “ tamam ben sizin aranızı yapacağım diyerek kabul etti yarın akşam yine burada buluşalım Hakan Bey kardeşim sen şimdi git kendine bir çeki düzen ver bende Derya ile konuşup yarın için ikna edeceğim dedikten sonra oturduğu yerden kalkıp dışarıya çıktı; Yukarıya doğru çıkan arabalardan birini durdurup otelinin önüne çekmesini istedi; Yarım saat sonra aşık olduğu güzeller güzeli oteldeydi” Faysal ne olursa olsun bu otel aşkından vazgeçmeyen tuhaf davranışları olan bir adamdı; Ama kim çalıştığı yerden vazgeçerdi,ki neredeyse ömrünün tamamı bu yıldızlı dört duvarda geçmiş ama kimse Derya Deniz gibi buralarda iz bırakmamış hatırasında kalmamıştı; Bu yaşadıklarını yazabilse roman olurdu diye düşünmeden edemedi; Ama her hayat yaşayan yaşadıkları olayları olay sırasına düzünce bir metin elde etmiyor muydu; önemli olan insanlara bir şeyler verebilen şeyleri ele almaktır derdi; Mesela yaptığı hiçbir şeyi kimseye tavsiye etmiyordu; Bir aşk dahi olsa gözü karartıyorsa O aşktan uzak durulmalıdır. Muhterem babası hep öyle derdi; Oğlum her yaptığın iyilik ve doğruluk üzerine olsun diye tavsiye ederdi; şimdi burada olsa okkalı bir tokadı yanağının sağ tarafına yemişti bile tokadın hayali bile korkmasına yetmişti; Babasının hayali gözünün önünden geçip kayboldu ama kalbindeki aşk ateşi bir türlü sönmüyor gün geçtikçe artıyordu; Kolay vazgeçilen birşey olsa zaten Deryanın peşini çoktan bırakmıştı; Ama şimdi ne yapacaktı eskiden bir rakibi yoktu; Rakip mi bir an düşündüğü şeyin bir eşya değilde kadın olduğunu hatırlayıp kendinden utandı. Sevda yabancıların gazetelerde söylemeye çalıştığı beynin karşıdaki kişiye ilgi duyması olarak adlandırılıyordu. Ama Faysal buna inanmayan biri değildi; Yeni fikirlere açık bilgiyi arayıp bulmasını seven bir karaktere sahipti; Araştırmadan bir şeye körü körüne inanmaz dı; İlk iş olarak Hakan'dan kurtulacağı bir yol bulması lazım diye düşündü hemen üstüne bir şeyler alıp kendisini karanlık sokağa attı bir mağazaya girip kendi kıyafetini değiştirdi kendisini Hakan,a farklı biri olarak tanıtmak belki Derya dan uzak olmasını sağlayabilir di. Zaten şimdisi için bir çıkış yolu da bilmiyordu; Denemekten bir zarar gelmeyeceğine emin oldu bir tanede kurusıkı tabanca buldu; Amacı öldürmek değildi; Yine de ihtiyacı olduğuna kanaat getirdi; İçeriye yavaş adımlarla yürürken arkadan sert bir rüzgar esip sinema salonlarındaki aksiyon filmlerine benzer bir hava solutmuştu kendine tabi ayda bir yada yılda bir uğruyordu ama neyse deyip ortamın havasını bozmadan içeri girdi; Etrafında kimseyi görmemişti; Yoksa Hakan kaçmış,mıdır diye düşündü; İçeriye yeni girdiğini gözleriyle görmüş bu nasıl olabilir diye şaşkınlığa düşmüştü; Etrafta sessizce dolaşırken Hakan,ın banyodan çıktığını görmüştü. Bağırarak “Hakan buraya bak” dedi; Hakan yavaş,ça kafasını ona doğru çevirip konuşmaya başladı; “ Benden ne istiyorsun ? “
“ Ben mi “ “Seni sevmeyen bir kadından uzak durmanı istiyorum.” “Nedenmiş ben onu seviyorum Derya,dan uzak duramam; Bunu benden bekleme diye sözünü kestirip attı. “Benimle inatlaşma Hakan Derya,dan uzak dur demiş ama eline Hakan,ın sessizliğinden başka birşey geçmemişti. İkisi böyle inatlaşmaya devam ederken Hakan adamlarını çağırmak için bağırınca Feyyaz endişeye kapılıp silahı ateşleyince Hakan acıyla kıvranarak yere yığılmıştı. “Ben sana sakin olmanı söylemiştim. Hakan sonuçlarının ağır olacağını biliyordun;” “ Bu sana ders olsun Deryadan uzak dur yoksa bir dahaki sefere ölümün için ateşlerim bu silahı demişti;” Ama öyle birşeyi yapmayacağını kendisi de biliyordu; sakince geldiği gibi kapıdan çıkıp karanlıkta kayıplara karıştı Hakanın adamları da geldiklerinde geride siyah bir gölgeden başka birşey bulamamışlardı. Adamlarından biri “patron iyimisin ne oldu deyince Hakan sessiz kalmayı seçti çünkü hesaplaşmaları daha yeni başlıyordu; Ama Faysal için herşey bitmişti; Bunu yaşadığı kısacık anda Hakan da anlamıştı ama anlamamış gibi yapmak işine geliyordu. Bir kadına duyduğu hastalıklı hisler onu iyice dibe çekiyordu. Ama her şeyde ölçülü olunması gerektiğini bildiği halde Derya Deniz,in güzelliğinden mest oluyor sesi soluğu kesiliyordu; Sonunda kendisi de bunu kabullenmek zorunda kalan Hakan şimdilik sessiz kalmayı seçmiş olacak ki yakınında bulunan kuş tüyü koltuğa yığıldı.
