İçeriğe geç

Oshi No Ko Evreni

Bölüm 7 · 10 dk okuma

Oshi No Ko Evreni

Bölüm 7

6.Bölüm

✨Başarızlığın Kaynağı,başarısız olma korkusudur.✨

3 yıl ne ara geçip gitti bilmesemde... Artık bu evrene ve aileme daha çok alıştığımı söylemeliyim.

Ama hâlâ cevapsız sorular ve yapmam gereken önemli bir şey var.Şimdi sadece sorularımı cevaplamalıyım...zamanı gelince yapmam gerekeni yapacağım.

İlk oyunculuğumdan bu yana,baya bir zaman geçmiş.İzleyicileri ve orda bulunanları etkilemiş olsamda asla Ai gibi olamazdım.Ve dizinin parlayan ışığı o oldu...

Zaten animede de böyle oluyor...Artık kendisi tamamen ünlü olmuş bir yıldız,yine eskisi gibi göklerde,gerçi o artık daha parlak...

Ben bu ışığı sürdereceğim,ailemizin dağılmasına izin vermeyeceğim...Buraya gelme amacım bu olduğuna inansam da,o kızın dediği hâlâ aklımda tekrarlanıp duruyor.

Acaba gerçekten başka bir amaç için burdaysam...?

Elimde annemin telefonunu almış,bir odaya çekilerek,düşüncelerimle bir kaç bigi edinmeye çalışıyordum.Araştırdığım şeye bakarken,gözlerimi kısarak yazıyı tekrar tekrar okuyordum.

"Oshi no ko ile ilgili hiç bir sonuç bulunamadı"

Tabi olmıcaktı...Çünkü ben onun içindeyim...ama garip bir şekilde bunla ilgisi olmayan birkaç sonuç çıkmasını bekliyordum

İç çekerek sayfayı birkaç kez yeniledim.Ama hep aynı yazıyı görmemle,pes ederek sekmeyi kapattım.

O kızı bulmam gerekicek gibi...benim bilmediğim şeyler biliyor olabilir.Belkide beni buraya sürükleyen o dur?...

"Burda napıyorsun?"Aqua'nın sesiyle bir an yakalanmak korkarak,hızla telefonu kapadım.Ayağa kalkıp,kapı aralığından bana baktığını fark ettim.

"S-sen burda ne yapıyorsun?"Bir an kekelesemde,kendimi toparlayarak hızla düzelttim.Bir an şüpheyle bana baksada parmağıyla arkasını işaret ederek.

"Gitme vaktimiz geldi,Ai her yerde seni arıyordu."Bir an şaşırarak,saatin ne kadar hızlı geçtiğini düşünüyordum...Onun bana meraklı bakışını fark ettiğimde,yalandan gülümseyerek kafamın arkasını okşadım.

"Hehehe,zaman ne kadar da hızlı geçmiş."Aqua bu durumuma iç çekerken,odadan çıkıp telefonu saklayarak onun yanından geçtim.Onun meraklı bakışları üzerimde olduğunu çok iyi hissedebiliyordum.

"Ah,sonunda seni buldum!!"Ai'nin koltuğun altına bakıp,doğrulurken beni görmesiyle gözleri parladı.

ŞAKA YAPIYOR OLMALI...KOLTUĞUN ATINDA NE İŞİM OLSUN?!

"Hadiii...anaokulunuzun ilk günününden geç kalmak istemeyiz!!"Yanıma gelip,elimden tutarak odamıza kadar sürükledi.Bir yandan heyecanlı bir şekilde konuşuyordu.

Daha ne olduğunu anlamadan,yataktaki hazırlanmış kıyafetleri alıp.Üstümü hızlı bir şekilde giydirip,sarı şaçlı peruk takarken hepsi göz açıp kapama anında oldu.Son olarak kafama mor bir fiyonk takarken,aynada kendime baktım.

N-n-ne ara giyindim?!

Şaşkın şaşkın bakışımı fark etmiş olacak,yanakları kızararak ne kadar tatlı olduğumu söyledi.Ardından elimden tutarak,Aqua ve Ruby'nin yanına gittik.

Şimdi fark ediyorumda...onlar çoktan hazırlanmış bile.Anlaşılan,Ai bizden daha çok heyecanlı...

(TimeSkip)

Anaokulunun girişinde

"YAAAA! Siz çocuklar her zamanki gibi çok tatlısınız!!"Üçümüz kapının önünde sıra olmuş,Ai bizi tatlı yüzü ve sözleriyle şımartıyordu.

"Anneniz daha tatlı gerçi"Son anda u dönüşüyle kafama bir şey çarpmış gibi hissettim.

Eh..

"Siz çocuklar,ilk gününüzde uslu uslu durun ve bolca eğlenin tamam mı?"Hepimizin başını sıra sıra okşarken sordu,sonda bir gözünü kırpıp bizden onay bekledi.

"Bolca eğlenicez!!!"Ruby heyecanla iki elini havaya kaldırıp bağırarak ilan etti.Ai,buna hafif kıkırdayıp,Ruby'nin başını bir kez daha okşayarak,

"Hehe,uslu durmayıda unutmayın."Ruby buna başını sallarken,Ai son kez bize sarılıp veda etti.Ai gözden kaybolunca Ruby ağlayarak sızlanmaya başladı.

"Annemi özledim!!,Neden buraya geldiiik!!?..Annemin yanına gitmek istiyorum.!!"Aqua bir elini yüzüne koyarak, bıkkınlıkla nefes verdi.Ben ise onların bu hallerine gülümserken,Ruby'nin hızla tutup onu içeri sürükledim.

"Eğleneceğini söyledin değil mi?..."Bir yandan koşarken hafif kafamı ona çevirip,gülümseyerek sordum.Şaşkınlıkla gözleri açılmış bir şekilde bakarken,gözlerindeki yıldızların parladığını fark ettim.

"Hadi gidelim!!"Kafamı önüme çevirip,daha hızlı koşarak bağırdım.O sırada önümüzde duran bakıcıyı hiç fark etmemiştim ve...

"Ah!"İkimiz birlikte yere düşerken,ben Ruby'nin üstüne düşmüş olabilirim.O yüzden arkadan hafif bağırma sesi duydum.

"Oh,ben çok üzgünüm,iyi misiniz yavrular?"Kadın bizi fark etmiş olacak ki,bizim boyumuza çömerek,bizi kaldırdı.

"Siz yeni yavrular olmalısınız ha?...biraz daha dikkatli olun,tamam mı?"Kadına bön bön bakarken,o Ruby'le ilgileniyordu.

Bize neden yavru diyor...?

"Canın acıyor mu?"Ruby'nin koluna hafif dokunurken,ağlamaklı gözleriyle kafasını iki yana salladı.Kadın gülümseyip,diğer çocuklarlar ilgilenmek için ayrılırken Ruby'e döndüm.

"Ş-şey,B-ben üzgünüm..."Ellerimle tedinginlikle oynarken,Ruby'nin kafasının eğik olduğunu fark ettim.Bana bakmadan fısıltıyla konuştu...

"Sorun değil,senin hatan değildi."Yanımdan hızlı bir şekilde ayrılırken,onu tutmak istedim ama birinin omzumu tutmasıyla başımı merakla arkama çevirdim.Aqua kafasını iki yana sallayarak,yalnız bırakmamı söylüyordu.

Ama...ya canı çok yandıysa.

Bir an tereddütlü bir şekilde bir Aqua'ya bakıp,birde Ruby'nin gittiği yöne baktım.

O benim kardeşim...kimse onun yanında olmadığı zaman bile yanında olmam gerekir.

Kendi evrenimde,erkek kardeşim her ne kadar beni sinir etsede,bilgisayarı vermemek için türlü türlü numaralara başvursada.Ona vurduğumda yada acıttığımda içim sızlıyordu...bir abla olarak ona sahip çıkar,onu severdim.Kardeş dediğin hem dövülür hem sevilir...hehe.

Aqua'yı umursamayarak,yanından hızla ayrıldım.Etrafta Ruby'i aramaya başladım,ilk birkaç çocuğa sordum sonra bir cevap alamayınca bakıcılardan bir kaçına sordum.Ve birkaç bilgi öğrenmemle bahçeye çıktım.O sarı kafasıyla hemen onu fark ettim.Kaydırağın başında oturuyor,düşüncelere dalmış bir hâlle kaydırağa bakıyordu.

Hmm,aklıma çok eğlenceli bir fikir geldi...ben hiç akıllaıcam anlaşılan.

Ruby'e görünmeden parkın etrafında gizli gizli dolaştım.Merdivenin başına gelene kadar,saklanarak sessiz sessiz ilerledim.

"Napıyorsun?"Arkamda ses duymamla korkarak titredim.Kaşlarıma çatarak,sesin sahibine döndüm...Onun kıyafetinden çekip,saklandığım çalılağa soktum.

"Şşşşt!"Bir parmağımı dudağıma koyarak,susmasını söyledim.Bana tuhaf tuhaf bakarak,sinirle ayağa kalktı.

"Ne saçmalıyorsun,benim ki-"Daha sözünü söyletemeden kıyafetinden tekrar tutup aşağa çektim.Yüzüne eğilerek,

"Keser misin sesini?!"Bana şaşkın şaşkın bakarken,onu umursamayarak,Ruby'e odaklanmaya devam ettim.

Şimdi ona yakalanmadan,nerden gidebilirim?

"S-s-en napıyorsun?"Çocuğun kekeleyerek fısıltılı sesini duyduğumda, bıkkınlıkla iç çektim.Kafamı yavaşça ona dönerek,elimi sallayarak gözlerimi kıstım.

"Tmm,tmm,Şimdi burdan gidebilirsin."Hızla önüme dönüp,hızla koşarak uzaklaştım.

"SEEEN!!...."Bağırarak bir şeyler diyecektiki,beni göremeyince dondu kaldı.O kadar sinirlenmiştiki,eliyle çimenleri sinirle yolarak etrafa saçtı.Çalılıktan başını kaldırıp,etrafta beni aradı...

İşte oradasın...

Beni merdivenden çıkarken görünce şeytanca gülümsedi.Tam bana doğru gelicektiki,birisinin yanına gittiğimi fark edince,olduğu yerde durup sadece izledi.

Yavaşça merdivenlerden çıkmış.Ruby'nin arkasında ona doğru geliyordum.

"~Bak,burda kimler varmış?"Ona arkadan sarılırken,gülerek söyledim.Bir an şaşırarak merakla arkasını dönüp,benimle göz göz geldi.

"Canını o kadar çok mu acıttım?"Ruby tuttuğu yerleri bırakıp,telaşla iki elini sallarken hafif sesi yüksek çıktı.

"HAYIR,HAYIR!...B-b-en..."Daha devam bir an dengemi kaybederek,Ruby'le kaydıraktan düşüyorduk.O bağırıken,telaşla bir elimle demiri tutarken diğer elinle Ruby'i tutuyordum.

Waaaağ!!...Kollarım bedenimden ayrılcak!!

Ağzımdan ses bile çıkaramıyordum.Dişlerimi sıkıyor Ruby ile kendimi kaldırmaya çalışıyordum.Ta ki Aquayı önümde görene kadar...

"Aquaaa!...SEN KURTARICIMIZSIN,BİZİ KURTAAAAR!...DAHA İKİMİZDE ÇOK GENCİZ!!"Aqua gözlerini kısmış,komik bir şekilde bana bakıyordu.Yavaş yavaş bize doğru yürüyüp,bizi çekeceğini sandım ama o demirlikten elimi çekti.

"WAAAAAAĞ!!!"Bağırarak yavaş yavaş düşerken,Aqua duygusuz bir şekilde yukardan konuştu.

"O sadece bir kaydırak..."Aşaga baktığımda,çoktan ikimizde kaydırağın ucunda durmuştuk.

"Ah,doğru...bir kaydırak."Dibimdeki Ruby'e bakarken fısıldayarak söyledim.O buna kahkahalarla gülerken,utanarak onu yere doğru ittim.

"YANLIŞ ANLAMIŞ OLABİLİRİM!!"Utancımdan yüzümü başka yere çevirirken,Ruby o sırada kuma yapışmıştı.Doğrulduğunda itmemi umarsamışa benzemiyordu.

"BU ÇOK EĞLENCELİYDİ,BİR DAHA YAPALIM!"heyecanla elimi tutarak merdivene doğru sürükledi.Aqua o sırada iç çekerek,bir kenara oturarak kitabını okumaya başladı.İlk başta kimsenin dikkatini çekmesede,biraz zaman geçince diğer çocuklar ve bakıcılar ona kitap okumasından dolayı garip baktı.Ruby'le kaç defa kaydıraktan kaydığımızı bilmesemde,o kadar yorulmuştuk ki,nefes nefes Aquanın yanına oturdum.

"Noldu?"Aqua bir an kafasını kitaptan kaldırarak meraklı gözleriyle yüzüme baktı.Hâlâ nefes almak için uğraşıyordum,onun dediğini bile tam duymamıştım.Gözlerimi yavaşçâ yorgunlukla kapatırken,onun omzuna düştüm.Aquanın bir an irkildiğini fark etsemde,bir şey demeden kitabına odaklanmaya devam etti.

Ah,o zamanlarda böyle yapan kardeşim olmuştu...Uykusu gelince omzuma çökerdi...Biraz fazla yığılsada,beni sevdiğini hissederdim.Kendisini bana nasılda özletti şimdi...Acaba onlarda beni özlüyorlar mıdır?

Aqua'ya bakmak için gözlerimi açarken,beni takmıyormuş gibi kitabını okumaya devam ediyordu.Kitaba bakıp,biraz incelerken,değişik ve tuhaf kelimeler olduğunu fark ettim.

"Ne okuyorsun?"Dişlerimin arasından çıkan fısıltılı sesi duyarak,kitabın kapağını bana doğru gösterdi.

"Kyouhgoku Natsuhiko'nun bir kitabı..."Bir an şaşırsamda,anime de böyle bir şey olduğunu hatırladım.

Yazarı tanımasamda,kitap bâyâ karmaşık görünüyor...Eh,sonuçta kendisi bir doktor.Böyle kitaplar okumasına o kadar şaşırmamak lazım...

Aqua'nın biraz telaşlı olduğunu hissettim.Kitabı hızla kapatarak,benden uzaklaştırıyordu.

"Sorun ne?"şaşırmışçasına bana baktı.Biraz tedingin bir şekilde alnında ter birikiyordu.

"Dediğimi duymadın mı?"Neden tedingin olduğunu anlarken,içimden gülümsedim.

Anlaşılan,bana yakalanacağı için endişelenmiş.Hehehe...ama ben zaten biliyorum.

"Üzgünüm,o sırada bir şey dediysen duymadım...Bir daha söyleyebilir misin?"Hafif kafamı kaldırarak onun gözlerine baktım.Gözlerini kapatırken,kitabını açarak hafif mırıldandı.

"Önemli bir şey değil"Sesini duymamla,önüme dönerek gözlerimi kapadım.Şimdilik birşey bilmediğimi düşünsünler,başıma bela açmamak için bende onlarmış gibi davranmalıyım.Bir an sessizlik oluşurken,Ruby'nin zar zor nefes alma sesi artık kulağıma daha yakın geliyordu.Bir kaç ayak sesinden sonra yanımıza oturup,yorgunlukla Aqua'ya yaslandığım gibi bana yaslandı.

"ÇOOOOK YORULDUUUM!!"Zar zor Ruby'nin bağırmalı sesini duyduk.Ardından Aqua bıkkınlıkla nefes verirken,hâlâ kitabını okumaya devam ediyordu.Ruby ve ben bunu umursamayarak,birbirimize yaslanarak dinlenmeye devam ettik.Bir süre sessizlik oluşurken,Aqua 'nın kitabını kapatma sesi ile hafifçe gözlerimi açtım.

"Bu arada,ikiniz Reenkarnasyondan önce ne yapıyordunuz,gerçek yaşınız neydi?"Gözlerimi ona çevirirken gülümsedim.

"Ben 15 yaşındaydım..."Bir an kafasını bana çevirirken şaşırdığını gördüm.Bir şey diyemeden önüne döndü,Ruby anlaşılan uyumasa bile yaşını söylememek için numara yapıcak.Merakla göz ucuyla ona baktım ama galiba gerçekten uyuyordu...

"Haydi yavrular!...Bugünlük bu kadar oyun yeter,şimdi bir şeyler öğrenme zamanı."Bahçe kapısı açılırken,ilk başta çarparak tanıştığımız yaşlı bakıcı,yumuşak sesiyle hepimizi çağırdı.Bütün çocuklar dikkatlerini bakıcıya çevirirken,Ruby'i tutarak kafamı yavaşça Aqua'nın omzundan kalkarak,hafifçe uyanması için dürttüm.Yavaşça gözlerini açarken elleriyle gözlerini ovuşturdu.Uykulu sesiyle,

"E-eve geldik mi?"Onun bu tatlılığına gülümserken,ona içeriye gireceğimizi açıkladım.Biraz hayalkırıkliğına uğramış bir hâli olsada elimden tutarak,Aqua'nın arkasından içeriye girdik.Bütün çocuklar bakıcılar8n yönlendirmeleriyle yerlere otururken,bizede gösterilen yere oturduk.İlk birkaç dakika şarkılar ve hikayeler söyledik,sonra ise yaşlı kadın bize bir şeyler öğretmeye çalıştı.

Ugggh,bunları zaten biliyorum...

Sıkıntıyla çorabımla oynarken,kadının konuşmasını bitirmesini bekliyordum.Hafif kafamı kaldırıp,yanımda olan Aqua ve Ruby'e baktım.İkiside sıkılmışa benziyordu...

Lütfen,artık bu eziyet sona ersin.

Kafamı kadına kaldırarak,içimden yalvardım.Durmadığı aşikâr ama yüzüne karşı sôyleyecek bir hâlim yok yani.Bir süre sonra saatine baktıktan sonra çıkma zamanımız geldiğini anlayınca dikkatimizi tekrar kendisine çekerek,bu sefer heyecanlı görünüyordu.

"~Yavrulaaar!!...Bir festival düzenleyeceğiz."Herkes ona merakla bakarken,ben ise Ruby'e odaklandım.

Bu...

"Aileniz sizi dans ederken izlemesi için davet edeceğiz,o yüzden sıkı çalışın"Kadın konuşmasına devam ederken Ruby'nin elini tuttum,bir an telaşlı görünerek bana baktı.Onu rahatlatmak için gülümsesemde bir fayda vermedi,hızla ayağa kalkıp bağırarak uzaklaştı.

"HAYIR! BUNU İSTEMİYORUM"Ruby hızla koşarken,arkasından onu takip ettim.Aqua bu duruma şaşırarak,arkamızdan kendiside geldi.

Bakıcı ise ondan daha çok şaşırmıştı,hepimizin arkasından çaresizce seslendi.Ruby bahçeye koştuğunda,bir ağacın altına oturup,dizlerini göğsüne çekip kafasını gömmüştü.

"Ruby?"Sesimi duymasına rağmen tepki vermedi.Yavaşça yaklaşarak yanına oturdum,merakla kafasını kaldırarak bana baktı.

"Dans konusunda endişelisin dimi?"Ona sırıtarak sordum.Şaşkınlıkla gözleri açılarak,gözlerimin içine baktı.

"Bunu...nerden anladın?"Fısıltılı bir şekilde sorgularken,ona gülümseyerek bakmaya devam ettim.

"İnsanların geçmişinde neler yaşadığını bilmesemde,onları az çok anlayabiliyorum."Ruby'nin gözlerinin içine daha çok bakarken, gülümseyerek açıkladım.

İnsanlarla empati kurabilsemde...senin geçmişini biliriyorum Ruby...Seni anlamamın tek sebebi bu.

"Aslındaa...bende endişeliyim,gerçi yapmak istemiyorum."Gökyüzüne bakarken,o gülümsemem sönmüştü.Sesimde hüzünlü geliyordu.

"Neden yapmak istemiyorsun?"Ruby'nin meraklı sesiyle,yere doğru baktım.Yüzüm kızarıyordu,bir parmağımla çenemi utanarak okşarken,gözlerimi başka yere devirdim.

"Şeeey...bu biraz utanç verici işte."Kafamı tamamen gözümle baktığım yere çevirip,Ruby'den yüzümü saklamaya çalıştım.

"Utanç?"Ruby kafasını hafif yana eğmiş,yüzüme bakmaya çalışırken merakla anlamadığını gösterdi.

"Tamam,tamam!...Öyle bakmayı kes!!İnsanlar bunu neden bu kadar tuhaf buluyor bilmiyorum ama bir topluluğun önünde dans etmekten utanıyorum."Bağırarak,dizlerimi göğüslerime

doğru çekip,hüzünle önüme döndüm.

"Ama televizyona çıktın,neden bundanda utanısın ki?"Ruby tepkime biraz korkmuş olsada merakını gizleyemiyordu.

Duruma bak!...Onun morelini düzeltmek için geldim kendi derdimi ortaya koydum...konuyu değiştirmem gerek...Sonuçta kendim için burda değilim onun için.

"Hehe,bunun ne önemi var şimdi, değil mi?"Gülmeye çalışarak,kafamı ona çevirdim.Bana kafası karışmış bir şekilde bakıyordu...

"Utanç duysamda,bunun üzerine gidip bu duygudan tamamen kurtulcam"Gözlerimi kapatarak daha çok gülümsedim.Bana etkilenerek,gözleri parlarken baktı.

"Eğer sende utanıyorsan,bunu birlikte yapalım mı?"Gözlerimi açıp,gülümsemeye devam ederken elimi uzattım.Hâlâ donmuş bir şekilde ydi,ne tepki verdiğini yada ne hissettiğini anlayamıyordum.

"B-ben...dans etmekte iyi olduğum söylenmez."Gözlerini devirirken,yüzü düştü.Tekrar eski

top gibi hâline dönerken,elini tuttum.

"Sorun değil,bende dans etmekte iyi değilim."Kaşlarını çatarken,elini hızla kendisine çekti.

"ÖYLE DEĞİL!!"Bağırırken,ona şaşkınlıkla baktım.Kafası kollarının üzerine koyup,hüzünle bir yere odaklandı.

"Daha önce hiç dans etmedim..."Fısıldayarak söylerken sesi titriyordu.Yüzünü kollarına gömmüş,üzgün yüzünü göstermiyordu.

Ruby...

"Birkaç kez denedim ama yapamadım.Atletik olabilirmişim gibi hissetmiyorum"Ben sessizce onu dinlerken,o kollarının arasından boğuk sesiyle konuşmaya devam etti.Son sözlerinden sonra ikimizde sessiz kaldık.Etrafta rüzgar serin bir şekilde esip,saçlarımızı okşarken,birkaç yaprak yerlere düşüyordu.Onu rahatlatıcak,bir kaç kelime düşünüyordum ama pek bir fikir gelmeyince,son çare doğaçlamaya başvurdum.

"Bir daha dene..."Ona sarılırken,arkasından kulağına fısıldadım.İrkilerek,hafif bana kafasını çevirdi.

"Başarana kadar birlikte yapalım!"Gülümseyerek sesim yüksek çıktı.Sarılmayı bırakarak biraz geri çekildim.

"Ama..."Daha bir şey demesine izin vermeden,elinden tutup hızla ayağa kaldırdım.

"Korkmana gerek yok..."Onun gözlerinin içine gülümseyerek bakarken söyledim.

"Benimde utanmama..."Ona şakasına göz kırparak,dilimi çıkardım.Gözleri daha çok açılırken,gözlerinde yaşlar birikti.Benim gibi gülümsemeye çalıştı,onun diğer elinide tutup,bir elini havaya kaldırarak,dans etmeye çalıştım.

"Beni takip et."Hafif döndürürken,tedirgin olduğunu fark ettim.Onu sakinleştirmek için gülümseyerek fısıldadım.Bir ayağımı öne atarken,oda benimle attı.Yavaş bir şekilde hareket ederken,rüzgar daha fazla hızlanmıştı...Saçlarımız rüzgarda uçuşurken,Ruby ile hareketlerimiz yavaştan birbirine uyum sağladı.Yavaşça onun elini fark etmeden bıraktım,devam edeceğini düşünmüştüm.Ama o endişeyle hareketleri birbirine dolanarak,ayakta duramayarak düştü.

"Bunu yapamayacağımı biliyordum..."Ruby yerde fısıldarken,hüzünle gözleri kısıldı.Onun arkasından yanına gelip,kucaklayarak yavaşça kaldırdım.Kulağına fısıldayarak arkasından uzaklaştım...

"

Yapabileceğini biliyorum..."Onun elini tutarak,tekrar dans ettirmeye çalışarak,hareketlerimizi yine sekronize ettirmeye çalıştım.

"Kendine inan...yapabileceğine inan!"Bu sefer elimden geldiğince,daha hızlı hareketler yapmaya çalıştım.Biraz endişelensede,onun diğer elinide tutarken,döndürerek gözüne gülümsedim.Birlikte kolumuzu yukarı uzatarak,ayaklarımızı hareket ettirdik.Kendine bakıyor,bunu yapabildiğini görünce heyecanla gözleri parladı...Bir süre sonra nefes nefese onun elini bırakırken,kendisini çoktan kaptırmıştı.Yere çökereken aşağıdan ona baktım,hâlâ dans ediyor.Ve bunu tek başına yaptığını bile fark etmemişti...Ona hayranlıkla bakarken,gözlerim parlıyordu.Rüzgarda uçuşan yapraklar onunla birlikte dans ediyor,güneş sahnenin ışığını sağlıyordu.O sırada Aqua'nın yanımda olduğunu fark ederek,yorgunlukla kafamı ona çevirdim.Düşüncelere dalmış bir hâlde Ruby'nin dansını izliyordu.

"Çok güzel dans ediyor değil mi?"Aqua'ya kafamı çevirip,merakla onun fikirlerini sordum

"Evet..."Fısıldayarak söylerken hâlâ onun dansını seyrediyordu.

"Az önce korkutucu bir şeyi hayal ettim."Benim duymamı istemezcesine daha çok sessiz bir şekilde söylerken,kafasını başka yere çevirdi.

Ama az da olsa onun dediğini duymuştum,zaten bunu daha öncede duyduğum için gözlerimi kapatarak şeytanca gülümseyerek gökyüzüne baktım.Gözlerimi hafiften açarak,kirpiklerimin arasından bulutları izledim.

Gelecekte bunun gerçek olduğunu bilsen napardın Aqua?...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.