"Beni tanımadın mı?"Bir süre ona şüpheyle gözümü kısmış bir şekilde bakarken,gülümsemesi şaşkınlığa dönerek hayretle sorguladı.
Bir yerden tanıdık geliyor...umm,daha önce hiç karşılaşmışmıymıdık ki?
Etrafta gergin bir sessizlik oluşurken,ona dik dik bakmaya devam ediyordum.Çocuk benim kendisini hatırlamadımdan dolayı hayrete kapılmıştı.
"Öyle bakmayı kes! Gerçekten beni hatırlamadığını söyleyemezsin"Şaşkınlığı uzun sürmeden kaşlarını çatarak bana doğru yürüdü.Parmağını bana doğrulturken sinirle haykırdı.
Bu davranış...
"Senin yüzünden anaokulundan kavulmuştum,seni lanet olası fahişe,beni nasıl hatırlamazsın?!"Yüzüme eğilirken,içindeki bütün nefretini bildiğin üzerime kusuyordu.Gözlerim şaşkınlıkla açılırken,bi yanımda gizlenmiş olan sinirim yavaş
yavaş ortaya çıkıyordu.
Benim yüzümden?!...Hatırlıyorum,hatırlıyorum.
Yüzüne bir yumruk atarak,bana eğilmiş yüzünü yamulmuş bir şekilde acıyla yere düşürdüm.Zaten yeteri kadar moralim bozuk bide üstüne bu büyümüş meymenetsizle karşılaşmam tahammül edilecek bir şey değildi.O gün herâlde bakıcılar müdahale etmeseydi anaokulu yıkılacak yada ikimizden biri ölecekti.Ve tek kavga eden biz değildik,bizi gören diğer çocuklarda gaza gelmiş,bağırarak birbirlerine oyuncak atıyorlardı.
"Asıl biz senin yüzünden kovulduk,bana takılıp duran sendin!"Yerdeki yanağını tutan çocuğa sinirle bağırdım.Fakat bunu umursamamış bir şekilde kafasını çevirmeden gözlerini bana çevirdi.Eliyle ağzını hafif aralayarak gülümsediğini bana gösterdi.
"Hiç değişmemişsin..."Fısıltıyla söylerken,bir an şaşırsamda gözlerimi devirip,kafamı başka yere çevirerek kolarımı göğsümde birleştirdim.Bir şey yada herhangi bir tepki vermeden sadece sessizce o eski günlerimi hatırladım.
"Adın Toshiro değil mi?"Kısa bir süre sessizlikten sonra fısıltıyla ona bakmadan sorguladım.Benim bu hâlime şaşırsada,ayağa kalkarken gülmeye başladı.
"Her neyse...sadece benden uzak dur.Okuldan da kavulmak istemiyorum."Gülmesinden dolayı sinirim bozulurken,hızla arkamı dönüp umursamayarak onun yanından ayrılmaya çalıştım.Tekrar eski anılarıma ve o güne dönmek içimdeki vicdan azabını körüklemeye yetmişti.
Anıların hepsi Güzeldi...eğer kurtarabilseydim bu devam edebilirdi...
Bir iç çekip,bıkkınlıkla yürümeye başladım.Kafamı hafif aşağı indirmiş,Ai'nin kolları boynuma dolandığı zamanki hatıram tekrar önüme geliyordu.
Her şey değişti...Hiç bir şey eskisi gibi kalmadı.
Sinirle yumruklarımı sıkarken önceki hâlime geri dönüyordum.Dudağımı ısırırken,kararlılıkla merdivenlere doğru ilerledim.
Bana ve kardeşlerime yaşattığı onca şeyden sonra ona eziyet çektirmeden bırakmıcam.Ölmeyi isteyene kadar acı çektirecem!!...
"Senden uzak durmıcam,1 sene boyunca bana yaptıklarını unutmadım"Omzumde bir elle birlikte kulağımda çocuğun fısıltılı sesini duydum.Bir an şaşkınlık ve panik geçirirken gözlerim fal taşı gibi açılarak,ayağım tam merdivenin ucunda olduğu için dengemi kaybederek kaymaya başladım.Bütün merdivenlerden kalçam üzerinde hoplaya hoplaya düşerken onun gülme sesini duyabiliyordum.
"Ohoho,merdivenlerden hızlı inmenin yolunu bulmuşsun!"Bir yandan hâlâ gülerken,aşağıda acıyla kıvranan bana bağırdı.
Uhuh...Ah...Bide dalga geçiyor.Bu sefer sadece yumruk atmıcam.Bekle sen...b-ir...ka-l-ka-bil-irsem...ugh..çok acıyor lan.
"SENİ YAŞAT-MICAM.BU SEFER KİM-SE ELİMD-EN SE-Nİ ALAMICAK!!!"Acıyla kıvranmaya devam ederken sızlanarak bağırdım.O kadar acı vericiydiki gözlerime yaşlar doluyo,her kıvranışım da kalçam fena bir şekilde acıdan sızlıyordu.
"Daha ayağa kalkamayan birine göre büyük konuşuyorsun!"Gülmesine ara verirken bir elini beline koymuş bir şekilde bana yukardan dalga geçercesine söyledi.Sinirden elim ayağım titriyor bir yandan ayağa kalkmak için uğraşıyordum.
"NEFRET EDİYORUM SE-NDEN!!"Sesim titreyerek acı ve sinirle ellerimi sıkarken bağırdım.Hiç bir şekilde hareket edemiyordum,azcık bir hareketimde bile bütün acı benliğimi ele geçiriyordu.Ellerimi yere sabitlemiş,kendime destek veriyordum.Ağlamamak için dişlerimi sıkarken,bir yandan kendimi sabit tutmaya çalışıyorum.
Dikkatimin dağılmasına izin vermemliydim,kahretsin...çok acıyor.Nerden karşıma çıktı ki bu meymenetsiz!?
Bir anda buraya doğru koşma sesleri gelirken,kafamı merakla kaldırıp buraya gelenlere baktım.Bu sesleri tek ben duymamış olmalıyım ki,meymenetsiz görünmemek için ortadan kaybolmuştu.
"Aimi!"Aqua ve yanında bir kızla bana doğru gelirken,adımı seslendi.Gözlerimde yaşlarla ona baktım,bir an gördüğü şeyle ikisininde gözleri açılırken.Hala ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.Aqua bir şey olduğunu anlamışçasına gelip,yanıma çökerek merakla bana baktı.
"Noldu,o sesler neydi?"Elini sırtıma koyarak yüzüme bakarak endişeli bir şekilde sordu.Gözlerimdeki yaşları artık tutamadığım için ellerimle gözümü silerek,nefesimi içime sesli bir şekilde çektim.
"mmm m-erdivenden düştüm,ugh..."Sesim titreyerek,acıyla yere bakarken sızlandım.Gözyaşlarımı silmeme rağmen hala akmaya devam eden yaşlar yanağımdan yuvarlanarak yere damlıyordu.Burnumu çekip,sıkmaktan beyazlaşmış ellerime bakıyordum.Aqua'nın iç çekmesi kulaklarıma gelirken,bana daha çok yaklaştı.
"Hareket edebiliyor musun?"Merakla ve sesinde hafif endişeyle bana sorarken,hala yere bakmaya devam ediyordum.Kafamı iki yana sallayarak,acıdan dolayı dudağımı ısırıyordum.Benim cevabımdan sonra sırtındaki elini kalçamda hissettiğimde,hafif baskı uyguladı.
"Ahh!"Ani bir acı bütün benliğime yayılırken,bir anda bağırdım.Gözümde yaşlarla kaşlarımı çatarak Aqua'ya sinirle bakıp bunu neden yaptığını anlamaya çalışıyordum.
"Kalçanı incitmişsin..."Fısıltıyla bana söylerken bizi izleyen kız duymuş şaşkınlıkla gözleri açılmıştı.Sinirli yüzüm gitmiş onun yerine mahcup bir şekilde kafamı yere eğdim.
"Bunu nasıl anladın?"Kız bize daha çok yaklaşırken,Aqua ayağa kalkmış kızın şaşkın ve meraklı yüzüyle karşılaştı.
"Sadece bir tahmin.Gerçekten incinip incinmediğini hastane de öğrenebiliriz."Aqua gözlerini kapatıp,eskiden doktor olduğunu saklayarak sorusunu cevapladı.Kız anlamışçasına şaşkınlığı kaybolurken,bana baktı.
"Neyse...Beni buraya kadar takip ettiğine göre yardım etde kardeşimi sırtıma alıyım."Duygusuz bir şekilde söylerken,önüme gelerek sırtını bana dönüp çömeldi.Kızın dikkati dağılırken,çömelmiş Aqua'ya baktı.
"Düzgünce rica edebilirsin!"Kız duyduğu şeyle kaşlarını çatmış bir şekilde sesi yüksek çıkarak ona doğru bağırdı.
"Yapar mısın?"Aqua kafasını yarım bir şekilde ona çevirerek komik bir şekilde ona bakarken fısıldayarak söyledi.Kız bir an bu tavrından dolayı bir şey diyecektiki vaz geçti.Bıkkınlıkla nefes vererek bana doğru yürüdü.Yavaşça beni kollarımdan kaldırıp,Aqua'ya doğru sürüklerken,acıyla inliyordum.Çocukluğumuzda ona dediklerimden sonra,böyle bir şey yapması sinirini bozduğu çok belliydi.Sonuçta ağlatmıştım ve o günden sonra bu hafızasında kalıcı bir anı oluşturmuştu.Ama yinede bir yanı hep bu yaşına kadar bana minnattar kalmıştı...Dediğim şey aklında hep soru oluşturmuştu.Kendisinin profosyenel olup olmadığını hep sorguladı.Bu sorular yaşadığı olaylar yüzünden cevaplanırken,o eski kibirli havası sönmüş,artık kendisini insanların üzerinde görmemeye başladı.
Zaman Atlaması(Hastaneden sonra)
"Tahmin ettiğim gibi,kalçanı incitmişsin."Aqua sırtında beni taşırken,bir yandan yolda yürüyerek söyledi.Ben dediklerini duysamda,doktorun verdiği acıyı dindirmek için kullanılan uyuşturucu yüzünden gözüm yarı açık sırtına yığılmış bir halim vardı.
"Seni biri mi itti?...Birine bağırdığını duydum."Sorusunu duyduğumda aklıma yine o memenetsizin yüzü gelirken,içimde yine bir sinir oluşmaya başlamıştı.Ama kendimi o kadar yorgun hissediyordum ki bu sinir sadece hafifti.
"B-bir meymenetsiz yüzünden."Sayıklayarak söylerken,dediğim şey Aqua'nın şaşkınlıkla gözlerinin açılmasını sağladı.Tam bu kişinin kim olduğunu ve olayın nasıl olduğunu sorgulayacaktı...fakat arkadan gelen bağırma sesiyle konu hızlıca kapanarak,yürümeyi durdurup kendilerine doğru koşan kıza baktı.
"BENİ BEKLEYİİİİN!!!"Bende Aqua gibi yavaşça kafamı arkaya çevirerek gelen kıza baktım.Kim olduğunu anında anladım,o zaman merdivenlerde de ve hastaneye eşlik eden de Arima Kana'dan başkası değildi.
"Neden hala bizi takip ediyon?"Aqua duygusuz bir şekilde söylerken,ben tekrar önüme dönüp kafamı omzuna koyarak,gözlerimi kapadım.
"Kardeşinin durumunu merak ettim.O nasıl?"Arima bana arkadan yaklaşarak,uyuya kalmış yüzüme bakıp sordu.Aqua onun meraklı yüzüne bir an bakıp tekrar önüne döndü.
"Sadece kalçasını incitmiş,bir kaç gün dinlenmesi gerek..."Aqua sözlerini bitirdikten sonra bir anlığına garip bir sessizlik oluşmuştu.Arkalarında güneşin batan ışığı,önlerinde gölge oluştururken,Arima onunla bir şeyler konuşmak için sorular bulmaya çalışıyordu.Rüzgar hepimizin yüzüne okşuyor,bir yandan akşam serinliği hafif üşümemi sağlarken,uykulu bir şekilde farkında olmadan kafamı ona daha çok gömdüm.
"Bu arada...Onu hep dergilerde görüyorum,oyunculuğa da devam ediyor mu?"Kısa süre sonra aklına bir soru gelirken hem bana hemde Aqua'ya bakarak sorguladı.
"Hayır"Ani bir cevap hızla kulaklarına vardı.Bir an bu kadar hızlı olduğu için ne olduğunu anlamayarak yürümeyi bırakarak durakladı.Fakat onlar gitgide uzaklaşırken,kısa sürede kendine gelerek kafasını bize çevirdi.
"NE?...NEDEN?!...BİR DAKKA,YOKSA SENDE Mİ OYUNCULUĞA DEVAM ETMİYORSUN?"Bize yetişmek için bir yandan koşarken diğer yandan merakla ve şaşkınlıkla bağırıyordu.Hemen yanımıza geldiğinde,Aqua'nın yüzünü görmek için hafif eğilmiş bir şekilde ne diyeceğini merak ediyordu.
"Evet,bende bıraktım."Tekrar dediği şeyle duraklarken,gözleri şaşkınlıkla açılmış bir şekilde kalakaldı.Aklında milyonlarca soru dönüp dolaşıyor,neden bıraktıklarını anlayamıyordu.O gün kendisinden çok daha iyi bir performans sergilemişlerdi.Ve böyle bir yetenekleri varsa kesinlikle bu konuda daha fazla ilerleyeceklerini düşünmüştü.Bıraktıklarını duymak onu biraz hayal kırıklığı yaşatmıştı.
"BEKLE,BİRAZ DAHA KONUŞALIM!"Aqua onun donmuş bir şekilde öylece kalakalmışlığını umursamadan,yürümeye devam ediyordu.Arima bu açıklığı bir süre fark edince endişeyle,tekrar bize yetişmek için bağırarak koşmaya başladı.Hala kafasında bir sürü soru varken,onları bırakmak istemiyordu.
"Anlamıyorum,siz benden bu konuda çok daha yeteneklisiniz.Bu işte çok iyi yerlere gelebilir ve güzel paralar kazanabilirsiniz.Buna rağmen niye oyunculuğa devam etmiyorsunuz?"Arima onlara yetişmiş,kafasındaki sorusunu onlara yöneltirken meraklı ve heyecanlı bir şekilde ne diyeceğini bekliyordu.Fakat Aqua sadece sessiz kalarak gözlerini kısmış bir şekilde yere bakıyor,etrafta olan kuşların sesine yer bırakıyordu.
"Kişisel sorunlardan dolayı mı?"Arima artık dayanamamış,konuyu biraz daha iğneledi.Bu kendisini ilgilendirmeyen bir konu olsa bile onların bu yeteneklerini heba etme düşüncesi onun sinirini bozuyordu.
"Neden bu kadar merak ediyorsun?..Yeteneğimin olması oyunculuk yapacağım anlamına gelmez."Aqua artık dayanamamış,duraklayarak kaşlarını çatmış bir şekilde onun meraklı yüzüne doğru dik dik bakarken söyledi.Arima onun bu sinirli yüzünden biraz korktuğu için hafif ürpererek yutkundu.
"H--Hak-lısın....Yani..uhm...aslında sadece bu kadar oyunculukta iyi birinin bırakmasının arkasındaki nedeni merak ettim.Ama söylemek istemiyorsan,anlarım."Alnında ter oluşurken,tedirginlikle kekeleyerek söyledi.Aqua bir an ona bakıp tekrar kafasını önüne çevirip bıkkınlıkla nefes verdi.
"Önemli bir şey değil.O zamanlar yeteneğimin olduğu kanısına kapıldım.Ve bu düşüncenin eseri olan filmlerde bayağı kötü sonuçlandı."Tekrar yürümeye başlarken,artık hemen evine gitmek istiyordu.Aslında direktörün yanına gitmeyi planlamıştı ama Aimi'yi hastaneye götürdüğü için çok geç olmuş,ve bu saatte rahatsız etmek doğru olmayacağını düşündü.Ve şuan çok yorulmuştu,Aimi hafif olsada bir ağırlığı vardı yinede.
"Demek öyle,anlıyorum"Arima dediklerini anlamışçasına kafasını hafif salladı.Etraf yine sessizliğe bürünmeye başlarken,kafasını yukarı kaldırıp,turuncu olan gökyüzündeki bulutların yavaş hareketlerini izledi.
"Anlaşılan,sen hala oyunculuğuna devam ediyorsun"Aqua hala yere bakarken sessizliği bozarak sorguladı.Bir an duyduğu soru karşısından gözleri şaşkınlıkla açılarak,kafasını ona çevirdi.
"Tabikide!...Çocukluğumdan beri bunu yapıyorum.Hatta şuan başrolde oynadığım güzel bir proje var.Gerçi hala bazı roller boşta."Arima heyecanla söylerken son kelimeler birer fısıltıya dönüştü.Aqua bir an ona bakış atıp sonra tekrar önüne dönüp yere bakmaya devam etti.
"Bugün güzel olacak"Shoujo mangasının diziye uyarlanmışı.Nasıl ama?...bu çok ünlü bir manga,illaki duymuşsundur."Arima ondan bir cevap almasa bile,konuşmasına devam etti.
"Duymadığımı söylesem yalan olur.Aimi'nin odasında bu mangayı görmüş olabilirim."Aqua yürümeye devam ederken,kafasını önünde tutarak fısıltıyla söyledi.Birkaç gün önce odasına girdiğinde mangaları gözüne çarpmıştı,bunlara bütün parasını yatırdığı için rahatsız olsada kardeşi bunu hiç umursamıyordu.
"Ha?...Aimi,böyle mangaları mı okuyor?"Arima duyduğu şeyle gözleri şaşkınlıkla açılarak bir bana birde Aqua'ya bakıp merakla sorguladı.Muhtemelen onun böyle mangaları hiç okuyucayanı düşünmemişti.
"Genelde içinde savaş geçen mangaları okur ama kütüphanesinde buna benzer birkaç kitabı var."Aqua evlerinin önünde dururken Arima'ya bakarak açıkladı.Kızın duyduğu şeyle yüzü komik bir hal alırken,onun savaş mangaları okumasına hiç şaşırmamıştı.Gözlerini devirip,onun küçükken kendisine karşı nasıl şeytan olduğunu hatırlarken yüzünün üstü karanlığa büründü.O zaman gerçekten bir şeytan olduğunu düşündü,gerçekten berbattı...Ara sıra o o bakışları, söyledikleri her şey bu yaşına kadar hep kabusları olmuştu.Aqua onun yüzünü umursamayarak,çok yorgun olduğu için hızlı adımlarla eve yürüme başladı.
"Bir dakika,bekle!"Arima onun gittiğini fark ederken,dikkati dağılıp aklına bir fikir gelerek gitmemesi için bağırdı.Aqua bir an ne olduğunu anlayamayarak,bir kaşını merakla havaya kaldırıp arkasındaki kıza döndü.
"Hani...boş roller olduğunu söylemiştim.Eğer girmek istersen...benim refansımla rol alma şansın daha büyük olur."Arima kafasında cümlerler kurarak konuştu.Aqua bunu hızla reddedip evine girecekti.Fakat kız onun konuşmasını beklemeden yanakları hafif pembeleşirken bir parmağıyla burnunu gururla okşayarak konuştu.
"Ehehe...Anlayacağın üzere yapımcı kaburagi bana çok düşkün."Aqua duyduğu isimle gözleri fal taşı gibi açıldı.Söyleyeceği şeyleri unutarak aklı başka bir konuya gitti.
"Kaburagi mi?...Kaburagi Masayadan mı bahsediyordun?!"Heyecanlı bir şekilde sorduğu için Arima'nın bir kaşını merakla kaldırmasını sağladı.
"Evet,yani?"Duyduğu cevapla gözleri büyüyen Aqua bütün yorgunluğunun üzerinden çekildiğini hissetti.Geçmiş günlerine geri dönerken,Ai'nin babalarıyla görüşüp görüşmediğini öğrenmek için arkasında bıraktığı üç telefonu incelemişti.Birisi iş için ve diğeride kişisel kullanım içindi.Ama üçüncüsü Ai'nin hamile kalmadan önceki telefonuydu.Saf gibi gözüksede,sırrını korumak için tedbirliydi.Zaten telefonları böyle kullanmasından anlaşılır bir şey...Fakat bu üçüncü telefonun bataryası ölmüş Ve eski bir telefon olduğu için bunu çalıştırması daha da zor oldu.Ama şifreyi kırmak bunların yanında çok daha zorlu kalıyordu.Aqua,tam olarak...4 sene boyunca bununla uğraşmış ve 45.510 denemeden sonra bulmuştu.Ve kayıtlı telefon numaralarına baktığında bu adamın adı yazılıydı.
"Kaburagi Masaya"
"Yapımcıyla benim için iletişime geç,katılmak istiyorum."Arima bir anda böyle bir kararı duymasıyla şaşkınlığa büründü.Bunu bu kadar hızlı kabul edeceğini hiç düşünmemişti.
"Ha?...Az önce sen-..."Şaşkınlıkla dişlerinin arasından kafası karışmış bir şekilde fısıldarken Aqua arkasını dönmüş eve doğru yönelmişti.Kapıyı açarken arkasında ne olduğunu anlayamayan sokak lambasının altında kalakalmış bir Arima bıraktı.
O adamın Ai'yle ne ilişkisi olduğunu öğrenmem lazım...Bunun için oyuncu olacaksam sorun değil.Hedefim için basılması gereken bir basamak sadece...